Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1032 E. 2026/1569 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1032
- Karar No
- 2026/1569
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2026/1032 Esas
KARAR NO : 2026/1569
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: (Kapatılan) İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 14/05/2024
NUMARASI : 2015/1196 E. - 2024/373 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/10/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan 20.000,00 TL borç aldığını, karşılığında aldığı borçtan daha fazla olarak 30.500.00 TL bedelli ve 20.06.2011 tanzim tarihli, 01.10.2012 ve 01 ocak 2012 şeklinde iki ayrı vadesi olan bir adet bono verdiğini, bonodaki tek vade tarihi davalı tarafından tahrif edilerek iki ayrı vade tarihi oluşturulduğundan kıymetli evrak hükmünde olmadığını, anlaşmaları üzerine davacının borcunu elden ve aydan aya davalı ...'a ödediğini, davalı aldığı her taksiti bir defter yaprağına sıralı olarak ve kendi el yazısı ile yazdığını, Mayıs 2012 tarihinde son taksiti de ödediğini ve bono sebebiyle borcunun kalmadığını, ancak bononun davalı da kaldığını, son taksitin ödenmesinden sonra bononun iadesini istediğini, davalının ise müvekkilini oyaladığını, daha sonra 30.500.00 TL bedelli bonoyu müvekkile vermek için fazladan ve tefecilik anlamında 12 adet 750.00 TL bedelli senet vermesi halinde senedi verebileceğini belirtmesi üzerine müvekkilinin senedi almak için davalının istediği 12 adet ve her biri 750.00 TL bedelli sıralı bonoları vermek zorunda kaldığını, davalının tefecilik yaptığını, müvekkilin zor duruma düşmesini kullanarak 20.000.00 TL'ye karşılık önce 30.500.00 TL senet-bono aldığını, bedelin tamamen ödendiğini, ancak senedi iade etmesi için bu kerre 12 adet 750.00 TL bedelli senetler-bonolar almasına rağmen davalı bedeli ödenen 30.500.00 TL tutarındaki senedi müvekkile vermeyerek İstanbul Anadolu 16.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla takibe koyduğunu, 12 adet senedin de yedinde tutulduğunu, takibe ve borca süresinde İstanbul Anadolu 14.İcra Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasıyla itiraz edildiğini, itirazın reddedildiğini, ancak faiz yönünden kısmen kabul kararı verildiğini, müvekkilinin, İstanbul Anadolu 16.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takibe konu olan 30.500.00 TL bedelli bono ile ilgili hiçbir borcunun bulunmadığını, bono bedelinin ödendiğini, davalının kendi el yazıları ile sabit olduğunu, ayrıca davalı hakkında tefecilik yapması nedeniyle takip konusu 30.500,00 TL bedelli bono ile bu bono için tefecilik anlamında karşılıksız olarak davalının müvekkilden aldığı 12 adet 750.00 TL bedelli bonoların da karşılığının bulunmadığını, bu bonolardan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, tüm bonoların iptaline, icra takibine konu 30.500.00 TL bedelli bonoda vade tarihi olarak ayrı ayrı 01.10.2012 ve 01 ocak 2012 şekline iki tarih olması nedeniyle bono kıymetli evrak hükmünde olmadığından takibin ve senedin iptaline, icra veznesine girecek paranın davalıya ödenmemesi için teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalının kötü niyet tazminatın hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafın davaya cevap vermediği tespit edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesi 2015/1196 esas, 2024/373 karar sayılı, 14/05/2024 tarihli kararı ile; "Somut olayda davaya konu edilen Anadolu 16. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına konu edilen 30.500,00 TL bedelli bono yönünden yapılan incelemede işbu bonoya yönelik iddialar yönünden Anadolu (kapatılan) 77. Asliye Ceza Mahkemesinde tefecilik-bedelsiz senedi kullanma suçlarından dolayı 2014/1618 Esası ile dava açıldığı ( Anadolu 66. Asliye Ceza 2016/577 Esas) yapılan yargılama neticesinde işbu davamıza da konu edilen bono yönünden tefecilik suçundan beraat, bedelsiz senet kullanma suçundan ise davalı için mahkumiyet kararı verildiği ve dosyanın kesinleştiği, davacının davaya konu bonodan dolayı 18.795 TL'Sinin ödemiş olduğu ve haczedilen araçtan dolayı da 13.200,00 TL ödemesiyle beraber 32.995,00 TL ödeme yaptığı anlaşılmakla davacının davaya konu edilen bono yönünden Anadolu 16.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, ayrıca yapılan ceza yargılaması, verilen mahkumiyet kararı ve ödeme belgeleri dikkate alındığında davalının kötüniyetli olduğu anlaşılmakla;
Davanın KABULÜ ile;
1-Davacının İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibe konu edilen 30.500,00 TL bedelli 20.06.2011 düzenleme tarihli bono yönünden davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE ve bononun iptaline,
2-Davalının 30.500,00 TL'nin %20'si olan 6.100,00 TL kötü niyet tazminatına mahkum edilerek bu bedelin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" karar vermiştir.
İSTİNAF:
Davalı asil istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 8.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 14.05.2024 tarihinde verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, söz konusu bono senedinin iki ayrı vade içermesi nedeniyle bono vasfını taşımadığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/3048 Esas ve 2020/1093 Karar sayılı 10.02.2020 tarihli kararı uyarınca davanın arabuluculuğa tabi olduğunu, arabuluculuk süreci işletilmeden hüküm kurulduğunu, bu nedenle kararın iptal edilerek dosyanın İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini talep ettiğini, davacı ile aralarındaki anlaşma gereği 30.500 TL tutarında bono verilmesinin kararlaştırıldığını, bu senet karşılığında 12 adet 750 TL'lik toplam 9.000 TL değerindeki bonoların ...'a teslim edildiğini, midibüsün teslimiyle birlikte 750 TL tutarındaki senetlerin de iade edildiğini, taraflar arasında herhangi bir alacak borç ilişkisi kalmadığını, açılan menfi tespit davasının hukuka aykırı olduğunu, İstanbul Anadolu 66.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/577 Esas ve 2020/128 Karar sayılı ilamı kapsamındaki grafolog ve bilirkişi raporlarında davacı tarafından ibraz edilen tek sayfalık belgedeki tutarların toplamının 32.900 TL olarak, sanık tarafça ibraz edilen iki sayfalık belgedeki tutarların toplamının ise 18.795 TL olarak hesaplandığını, borçlu tarafından 18.795 TL tutarının ödendiğini, icra takibine konu senedin bir kısmının bedelsiz kaldığını, senedin iptali için İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne dava açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıdan midibüsü almak için icra takibi başlattığını, davacının kendisini ödemek zorunda olmadığı bir borçtan dolayı tehdit ettiğini, aslında kendisinin menfi tespit davası açması gerektiğini, borçlunun borçlu olmadığının ve alacaklının alacağının bulunmadığının tespiti için korunmaya değer hukuki menfaat gerektiğini, borçlunun menfi tespit davası açmasından sonra alacaklının aynı alacak için icra takibi yapabildiğini, midibüsün teslim edilmemesi üzerine icra takibi yaparak midibüsü aldığını, yaptığı işlemlerin hukuka uygun olduğunu, aleyhine açılan menfi tespit davasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararının bozulmasını, kararın iptal edilerek kaldırılmasını, dosyanın mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davanın arabuluculuk kanuna tabi olmadığını, arabuluculuk kanununda sayılan dava şartları arasında bulunmadığını, dolayısıyla mahkemenin kararının yerinde olduğunu, bilirkişi raporunda davalıya dava konusu 30.500,00 TL tutarındaki bononun 18.795,00 TL'sinin elden ödendiğini ve ayrıca davalının İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasında borca mahsuben davacının aracını 13.200,00 TL bedelle haczen satın aldığını, toplamda 32.995,00 TL tahsil edildiğini ve davacının, davalıya borcu kalmadığını, davacıdan alınan 12 tane 750,00 TL lik bono olduğunu ve bononun iade edilmediğini belirterek, İstanbul Anadolu 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.05.2024 tarih ve 2015/1186 esas ve 2024/373 karar sayılı davanın kabulüne dair kararı usul ve yasaya uygun olduğunu, davalının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibine konu 20.06.2011 düzenlenme tarihli, 01.10.2012 ve 01.01.2012 ödeme tarihlerini içerir 30.500- TL bedelli senet yönünden menfi tespit istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, davalı asil tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.
Davalı asil tarafından dava kapsamında arabuluculuk başvurusunun dava şartı olduğu ve bu şart yerine getirilmeden dava açıldığı istinaf sebebi yapılmış ise de 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi uyarınca; bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar (Değişik ibare: 7445 - 28.3.2023 / m.31 / m.43/1-a) “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında” dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak belirtildiği yasal düzenleme, 7445 sayılı Kanun'un 31 ve 43. maddesi gereğince 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe girmiş olup menfi tespit davasının 07/05/2015 tarihinde açıldığı, bu hâli ile davanın açıldığı tarih itibari ile arabulucuya başvurmanın zorunlu olmadığı anlaşılmıştır.
Dosyanın tetkikinde; İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibine konu 20.06.2011 düzenlenme tarihli, 01.10.2012 ve 01.01.2012 ödeme tarihlerini içerir 30.500-TL bedelli senet keşidecisinin davacı, lehtarının davalı olduğu görülmüştür. TTK'nın 778. maddesinin atfı kapsamında uygulanması gereken TTK'nın 703/2. maddesi gereğince birbirini takip eden çeşitli vadeleri içermesi nedeni ile senedin bono/ kambiyo senedi vasfında olmadığı, senedin temel ilişki yönünden delil başlangıcı niteliğinde olup davanın tarafları keşideci ve lehtar olduğundan aralarında temel ilişkinin bulunduğu görülmekle, alacağın mevcudiyeti bakımından ispat yükünün davalı taraf üzerinde olduğu anlaşılmıştır.
İspat yükü üzerinde olan davalının cevap dilekçesi sunmadığı gibi senet bedeli kadar alacaklı olduğunu ispata elverişli delil sunmadığı, mahkemece kesinleşmesi bekletici mesele yapılan İstanbul Anadolu 66. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/577 esas, 2020/158 karar sayılı ceza dosyası kapsamında davalı/ sanık yönünden tefecilik suçundan beraat, bedelsiz senedi kullanma suçundan istinaf incelemesi neticesinde şuç işlediğinin sabit olmaması ve kastının bulunmaması nedeni ile beraatine karar verildiği, dosyanın 06.07.2021 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Kesinleşen ceza dava dosyası içeriğinden, ceza mahkemesince 30.500-TL bedelli senedin, taraflar arasındaki araç satışında araç devri yapılmadığı için verildiğini kabul ettiği, ancak davalı sanığın sunduğu belgeye göre 18.795,00 TL'lık kısmının ödendiğinin sabit olduğunun saptandığı, bu durumda davacının takipten önce 18.795-TL ödeme yaptığı sabit olmasına rağmen, takibe konu edilmesinin kötüniyetli olduğu anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesi tarafından alınan mali rapor kapsamında, takip dosyası kapsamında davacının aracının 24/03/2015 tarihinde haczedildiği,13/05/2015 tarihinde aracın davalı ... tarafından alacağa mahsuben satın alındığı, mahkemece toplam 32.995-TL ödeme yapıldığı tespit edilerek davanın tümü yönünden kabulüne karar verilmiş ise de 13.200-TL'lik alacağın dava açıldıktan sonra 13.05.2015 tarihinde mahsup edildiği anlaşılmakla, işbu alacak yönünden davanın konusuz kaldığı, mahkemece hatalı karar verildiği anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalı asilin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davalı asilin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,
2- (Kapatılan) İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/05/2024 tarih, 2015/1196 E., 2024/373 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,
3- Davanın KISMEN KABULÜ ile,
3/a- Davacının İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takibe konu edilen 30.500-TL bedelli 20.06.2011 düzenlenme tarihli senet nedeni ile 18.795-TL yönünden davacının takip tarihi itibarıyla davalıya borçlu olmadığının tespitine, 13.200-TL yönünden dava konusuz kalmakla karar verilmesine yer olmadığına,
3/b- Davacı yararına 18.795-TL'nin %20'si olan 3.759- TL kötüniyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
4/a- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.283,88 TL karar harcından peşin alınan 520,87 TL'nin mahsubu ile 763,01 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
4/b-Davacı tarafından peşin olarak alınan 27,70 TL başvurma harcı, 520,87TL peşin harç, 4,10 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 552,67TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
4/c- Davacı tarafında yapılan 1.800,00 TL bilirkişi ücreti, 991,20 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.791,20 TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 1.702,63 TL'sinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
4/ç-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama gideri bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, 18.795- TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı asil tarafından yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 2.671,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 3.840,40 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,
5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6- HMK'nın 333. maddesi gereğince mevcut ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 09/10/2026