Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1283 E. 2026/1613 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1283
Karar No
2026/1613
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1283 - 2026/1613 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2026/1283 KARAR NO : 2026/1613

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 23/12/2025 ESAS-KARAR NUMARASI : 2025/256E., 2025/819K. DAVA : Alacak KARAR TARİHİ : 01/10/2026 YAZIM TARİHİ : 01/10/2026

Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkili ile davalı arasında beton pompası kiralanması için kira sözleşmesi yapıldığını, sözleşme kapsamında beton pompasının aylık 19.000 TL+KDV aylık kira bedeli ve mesaiye kalınması durumunda mesai saat ücreti 60 TL+KDV olacak şekilde davalı firmanın ...’taki şantiyesinde 23/11/2015-20/01/2016 tarihleri arasında çalıştırılacağının kararlaştırıldığını, bu kapsamda müvekkilinin beton pompasını sözleşmede kararlaştırdığı şekilde şantiyede hazır ettiğini ve işbaşı yapıldığını, beton pompasının davalıya ait şantiyede 40 gün çalıştırıldığını ve bu süreçte 41 saat fazla mesai yapıldığını, davalının sözleşme süresinden önce herhangi bir haklı gerekçe ve yazılı bildirim olmaksızın kira sözleşmesini feshederek beton pompasının işine son verdiğini, müvekkilinin 40 gün çalışma ve 41 saat fazla mesai karşılığı olarak 32.795,97 TL bedelli faturayı davalıya ilettiğini ancak davalının yılsonu defter kapsamında yaptıklarını ileri sürerek söz konusu faturayı ticari defterlerine kaydetmekten imtina ettiğini, diğer taraftan davalı tarafından 05/03/2016 tarihli çekle 15.000,00 TL ödeme yapıldığını ancak bakiye 17.795,97 TL fatura bedelinin müvekkilinin taleplerine rağmen ödenmediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla faturaya konu alacağın bakiye 17.795,97 TL’lik kısmı, 1.300,00 TL motorin bedeli ile beton pompasının süresinden önce iade edilmesi sebebiyle sözleşmenin 4. maddesi uyarınca uğranılan zarar yönünden şimdilik 1.000,00 TL olmak üzere toplam 20.095,97 TL’nin sözleşme tarihinden itibaren işletilecek en yüksek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle: Müvekkiline usulüne uygun olarak tebliğ edilen bir faturanın bulunmadığını ve davacı tarafın kendi defterlerine işlediğini iddia ettiği bu sanal fatura ile hiçbir hak talebinde bulunamayacağını, davacıya ait kiralık aracın işe giderken ve kendi operatörünün kullandığı sırada şanzımanının dağıldığını, aracın tamir edilmeye çalışılmasına rağmen gönderilen parçanın uyum sağlamadığını ve arızası devam ettiğinden çalışmadığını, davacı tarafından iddia edildiği gibi sözleşmenin haksız nedenle değil haklı nedenle aracın uzun süren ve yapılamayan arızası nedeniyle feshedildiğini, 03/12/2015 tarihinde müvekkilince davacıya 15.000 TL ödeme yapıldığını, taraflar arası sözleşmenin 9.maddesine göre 2 günü aşan arıza süresinin aracın hakedişinden kesildiğini, davacı tarafından yapılması gerekip yapılmayan birçok ödemenin müvekkili tarafından yapıldığını ve hakkedişlerden kesildiğini, davacının sözleşme gereğince kendisine ait olmasına rağmen pompa operatörünün ücretini dahi ödemediğini, operatörün ücreti olan 1.300 TL’nin bile müvekkili tarafından ödendiğini, müvekkilinin aracın kullanılmaması nedeniyle başka bir araç ile işlerini devam ettirmek zorunda kaldığını, davacı tarafa 3.230,37 TL borçlarının bulunduğunu ve bu miktarı kabul ettiklerini fakat davacı tarafından fatura kesilmediğinden dolayı ve defalarca kendisinden istenilmesine rağmen usule uygun ve gerçek hakediş üzerinden fatura gönderilmediğinden dolayı bu borcun ödenmediğini savunarak; davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "... taraflar arasında tanzim edilen 22/11/2015 başlangıç tarihli beton pompası kira sözleşmesinde aylık kiranın 19.000 TL + KDV olduğu, 2 aylık kira süresinin 23/01/2016 tarihinde biteceği, 31/12/2015 tarihine kadar 1 ay 8 gün çalıştığı KDV dahil 28/398,65 TL normal kira bedeli, bu miktardan 01/01/2016 tarihinde iş makinesi arızası nedeniyle sarf edilen 13.162,28 TL ile davalının 05/04/2016 tarihli çekle ödediği 15.000 TL düşüldüğünde bakiye 3.139,17 TL kira alacağı hesap edildiği, davalı bu kısım bakımından biraz fazlası olan 3.237, 30 TL kabul ettiğinden bu miktar kira alacağının tahsiline fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Davacının haksız fesih iddiasıyla tazminat talebinin incelenmesinde; kiracının yazılı fesih ve ihbarı bulunmuyor ise de; davalı tarafından dosyaya ibraz edilen iş makinesi arızasına ilişkin faturalar, ödeme kayıtları, yazışmalar incelendiğinde kira sözleşmesi sürerken 01/01/2016 tarihinde oluşan arızanın önemli ve akdin başındaki gibi teslim edilip sürdürülmesine mani olduğu TBK 301 maddesi uyarınca kiralananın amacına kullanımının ortadan kalktığı, kiraya verenin operatörü ile kiraladığı aracın arızasında kusurun kiracıda olmadığı, iş makinesinin çalışmadığı 22 günlük süre için KDV dahil 16.441,33 TL'nin davalıdan talep edilemeyeceği kabul edilerek haksız fesih nedeniyle tazminat ve çalışmayan dönem kirası tahsil talebinin reddine, Kira sözleşmesi 6 maddesi hükmüne göre kiralanan aracın şantiye gidiş-dönüş yakıt bedeli iş verene (kiraya verene) ait olduğundan davalı yan şantiyesine gidiş motorin giderini karşılayan davalının 1.300 TL bedeli rücuen talebe haklı olduğu hükme esas alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı..." gerekçesiyle; açılan davanın kısmen kabul-kısmen reddine, kira alacağı tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.237,30-TL nin dava tarihi itibari ile işletilecek avansı faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, yakıt bedeli tazminat talebinin kısmen kabulü ile 1300,00-TL nin dava tarihi itibari ile işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine , fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının haksız fesih tazminatı talebinin ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 9. maddesi gereğince 2 günü aşan arızalarda arıza süresince aracın hak edişinden kesileceğinin kararlaştırıldığı, davalıya fesih hakkı verilmediği, arızanın davalı beyanına göre 01.01.2016'da gerçekleştiği, ancak o günün yılbaşı olması dolayısıyla resmi tatil olduğu ve iş makinesinin o gün çalışmadığı, arızanın gerçekte 02.01.2016 günü gerçekleştiği ve davalının bir gün sonra başka bir firmayla anlaşma sağlayarak işine devam ettiği, davalının sözleşmede belirtilen arızanın onarımı için 2 günlük süreyi dahi beklemeden sözleşmeyi feshettiği, feshin haksız olduğu, arızanın bilirkişi raporlarının aksine bir günde giderilebilecek bir arıza olduğu, kök rapor ve ek raporun aynı bilirkişilerce hazırlanmasına rağmen raporlar arasında ciddi bir çelişki bulunduğu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için başka bir bilirkişi kurulu tarafından rapor hazırlanmasını talep ettikleri, ancak mahkemece bu taleplerinin dikkate alınmadığı, giderlerin alacaktan mahsubunun doğru olmadığı, davalının tamir-onarım için ödediğini iddia ettiği miktarların fahiş olduğu, davalının müvekkiline herhangi bir ayıp ihbarı da yapmadığı, davalının müvekkilince düzenlenen faturalara da 8 günlük sürede itiraz etmediği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. . DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesi uyarınca alacak ve tazminat taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK 355/1 madde gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 732 TL istinaf harcının davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 01/10/2026

Başkan Üye Üye Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1283, K. 2026/1613, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1283-e-2026-1613-k-827133b1c8c3