İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/809 E. 2026/650 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/809
Karar No
2026/650
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/809 Esas KARAR NO : 2026/650

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/01/2021 KARAR TARİHİ : 23/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sürücüsü ve sahibi olduğu ... plakalı otomobil ile dava dışı ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonetin karıştığı trafik kazasında ...’ın kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, eksper tarafından ... plakalı otomobilin hasar tutarının KDV dahil 17.974,24 TL olduğunun tespit edildiği ve 318,14 TL ekspertiz bedeli ödendiğini, Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvurunun usulden reddedildiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.900 TL hasar tutarı ile 10 TL değer kaybı olmak üzere toplam 5.910 TL alacağın temerrüt tarihi itibariyle avans faiziyle ve 318,14 TL ekspertiz bedelinin yargılama gideri kapsamında tahsilini talep ve dava etmiş; 27/08/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle talep ettiği tutarı bakiye hasar onarım bedeline ilişkin 11.863 TL ve değer kaybı bedeline ilişkin 2.500 TL'nin ticari işlerde uygulanan en yüksek temerrüt faiz oranı üzerinden ve kaza tarihinden, kabul görülmez ise ihtar tarihinden itibaren işletilecek en yüksek temerrüt faiziyle birlikte tazminini ve dava konusu hasar onarım bedelinin tespiti için yapılan 318,14 TL ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın ZMSS teminatları altında olduğu; STK tarafından hasarlı aracın sigorta şirketine gösterilmemiş; kendilerinde yaptırılan ekspertiz incelemesi dışında herhangi bir belge sunulmamış olması nedeniyle davacının başvurusunun usülden reddedildiğini, davacı tarafından eksiklikler tamamlanmadan işbu davanınn ikame edilmesinin doğru olmadığını, kusur, değer kaybı ve hasar tutarının bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiğini, sigorta şirketine haber verilmeden eksper atandığını ve atanan eksper eksist sisteminden seçilmediği için ekspertiz bedelinin talep edilemeyeceğini, davacının avans faizi talep ettiğini, kazaya karışan araç ile müvekkil şirkette sigortalı olan aracın kullanım tarzının hususi olduğunu, ticari amaçlı kullanılmadığını ve haksız fiilden doğduğunu zarar görenlerin arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığını ve istenilebilecek faiz türünün sadece yasal faiz olacağını, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmilini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, trafik tescil kayıtları, hasar dosyası, tramer kayıtları, Tüvturk müzekkere cevabı, bilirkişi raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan hasar tazminatı ve değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir. Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında, davanın kabulü ile 11.863 TL hasar onarım bedeli ve 2.500 TL değer kaybı ile 318,14 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 14.681,14 TL 'nin temerrüt tarihi de dikkate alınarak 24/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davalı taraf istinaf kanun yoluna başvurduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40.Hukuk Dairesinin 13/05/2025 tarih 2021/2229 E.-2025/797 K. sayılı kararı ile mahkememiz kararının kaldırıldığı ve dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere mahkememize gönderildiği görülmüştür. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesinin 13/05/2025 tarih 2021/2229 E.-2025/797 K. sayılı karar ilamı ile; "Mahkemece kusur, hasar ve değer kaybı tazminatı yönünden bilirkişiden 18/08/2021 tarihli rapor alınmış, dava dışı sürücü ...'ın idaresindeki ... plakalı kamyoneti ile toprak alandan karayoluna katılırken karayolunda normal seyreden ... plakalı otomobile yol vermeyerek çarptığı için kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'in kusurunun olmadığı, davacıya ait otomobilin onarım bedelinin KDV dahil 11.863 TL, kaza öncesindeki rayiç değerinin 65.000 TL, onarıldıktan sonra 62.500 TL ve piyasa şartlarında değer kaybının 2.500 TL olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi raporunun kusura ilişkin ve hasar tazminatına ilişkin değerlendirmesi olayın oluşuna ve dosya kapsamına uygundur. Ancak değer kaybı tazminatı yönünden; davalı ... tarafından aracın 2017 yılında karıştığı kaza yönünden çekme belgeli ağır hasar kaydının olduğu yönünde ekspertiz raporunda tespit yapıldığı, Mahkemece Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine tramer kayıtlarının istenilmesi yönünde müzekkere yazılmasına rağmen buna müzekkereye cevap verilmediği, Mahkemece aracın daha önceki ağır hasar kaydı olup olmadığının tespitine ilişkin önceki hasar kayıt dosyaları dosya içerisine alınmadan bilirkişi tarafından bu husus değerlendirilmeden karar verildiği anlaşılmıştır. O halde mahkemece, öncelikli olarak davacıya ait aracın daha önce karıştığı kazalarda oluşan eski hasar dosyalarının, araç muayene kayıtlarının celbi sağlanarak araç değer kaybı konusunda bilirkişiden tüm dosya kapsamına göre; davacının aracının varsa daha önceki tarihlerde karıştığı kazalar nedeniyle eski hasarının bulunduğu gözetilerek, bu hasarların derecesi, aracın modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi, hasarının nitelik ve niceliği, hasar bölgeleri vs. gibi hususlara göre, kaza tarihi itibariyle serbest piyasadaki 2. el piyasa rayiç değeri ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki haline göre serbest piyasadaki 2. el piyasa değeri arasında fark olup olmayacağı belirlenerek, bu hususlarda ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına" karar verilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesinin 13/05/2025 tarih 2021/2229 E.-2025/797 K. Sayılı ilamı uyarınca eksiklikler giderilmiş, dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; Tazminata konu ... plakalı, ... marka tipi, 2012 model, 06.05.2017 tarihinde karıştığı kazada trafikten çekilmiştir belgeli pert olmuş, 16.02.2020 tarihinde, 7 yıl 9 ay ve 83.461 km kullanıldıktan sonra tekrar kazaya karışmış, ... adına tescilli hususi otomobilin dava konusu kaza tarihinde rayiç değerinin hasarsız 39.000 TL, onarıldıktan sonra 38.500 TL ve piyasa şartlarında değer kaybının 39.000 – 38.500 = 500 TL olduğu; ... Sigorta A.Ş.’nin ... sayılı KZMSS poliçesiyle kazaya karışan ... plakalı ve ... adına tescilli kamyonetin 15.04.2019 – 15.04.2020 tarihleri arasında, kazanın meydana geldiği 16.02.2020 tarihini de kapsayacak şekilde teminat altına alında ve kaza tarihinde maddi teminat limitinin 41.000 TL olduğu; Tazminata konu ... plakalı otomobil 06.05.2017 tarihinde karıştığı kazada trafikten çekilmiştir belgeli ağır hasarlı olduğu için dava konusu 16.02.2020 tarihli kazada meydana gelen 500 TL değer kaybının KZMSS teminatı altında olmadığı, Davacının talep edebileceği tazminat olmadığı; Yönündeki tespit, görüş ve kanaatini bildirmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve2011/17-142 E. - 2011/411 K., 22.2.2012 tarih ve 2011/17-787 E. - 2012/92 K., 16/1.2013 tarih ve 2012/17-1491 E. - 2012/411 K. ve Yargıtay 17. HDBnın 20/05/2013 tairh ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. sayılı ilamları) Dolayısıyla, trafik kazası nedeniyle davacının zararından davalı ... şirketinin, sigortalı sürücücünün kusuru oranında sorumlu olduğunu amirdir. Zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti davalı ... üzerinde olup, sigorta şirketinin zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir. Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli 2019/40 E-202/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. (Yargıtay 17. HD'nin 03.12.2020 tarih 2019/6271 E. -2020/8104 K.). Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir. Dava tarihinden sonra 19.06.2021 tarihinde yürürlüğe giren 7327 sayılı Kanunun 18. maddesiyle KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklikle bu maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinden sonra gelmek üzere "Bu tazminatlardan; a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı olarak dikkate alınarak.... hesaplanır" ibareleri eklenmek suretiyle Anayasa Mahkemesinin iptal kararına uygun şekilde bir düzenleme yapılmıştır. Böylelikle poliçe tarihi itibariyle ister eski genel şartlar ister yeni genel şartlar yürürlükte olsun Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararından sonra değer kaybı tazminatının yeni genel şartlara göre hesaplanması mümkün değildir. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmelidir. (Yargıtay 17. HD 07.03.2016 tarih ve 2015/15003 E.- 2016/2856 K. sayılı ilamı) Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yide zarar görene ödemek zorundadır. (Yargıtay 17 HDB'nın 05.06.2014 tarih ve 2014/9038 E. - 2014/9078 K. sayılı ilamı) Yine, hasar bedeli, araç rayicinin %50'sini aştığı durumlarda aracın tamirinin ekonomik olmadığı açıktır. Bu durumda, araç pert total kabul edilerek aracın sovtaj bedeli de belirlenmek sureti ile hasarsız piyasa rayici ile sovtaj bedeli arasındaki farkın hasar miktarı olarak belirlenmesi gerekir.(Yargıtay 17. HDB'nın 18.05.2016 tarih ve 2016/3196 E. - 2016/6047 K. sayılı ilamı) Davacı vekili 27/08/2021 tarihli ıslah dilekçesinde; dava dilekçelerinin sonuç ve istem kısmında talep ettikleri; 5.900,00-TL hasar onarım bedeli ve 10,00-TL değer kaybı olmak üzere toplamda 5.910,00-TL olan alacak taleplerini bilirkişi raporu doğrultusunda, bakiye hasar onarım bedeline ilişkin 11.863,00-TL ve değer kaybı bedeline ilişkin 2.500,00-TL'nin ticari işlerde uygulanan en yüksek temerrüt faiz oranı üzerinden ve kaza tarihinden, kabul görülmez ise ihtar tarihinden itibaren işletilecek en yüksek temerrüt faizi ile birlikte tazminine ve dava konusu hasar onarım bedelinin tespiti için yapılan 318,14-TL ekspertiz ücretinin ( TTK 1448/3 maddesi gereği sigortacı hasarın tespitine ilişkin masrafları ödemekle yükümlüdür.) HMK 323/F gereğince yargılama gideri talepli ıslah etmiştir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ait ... plakalı otomobil ile davalı ... AŞ'de Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı, dava dışı ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet arasında 06.05.2017 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile davacı aracının hasarlandığı ve değer kaybı oluştuğu iddiası ile eldeki tazminat davasının açıldığı, mahkememizce yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekilinin istinaf yasa yoluna başvurduğu ve kararın kaldırıldığı görülmüştür. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesinin 13/05/2025 tarih 2021/2229 Esas, 2025/797 Karar sayılı kararı ile; Bilirkişi raporunun kusura ilişkin ve hasar tazminatına ilişkin değerlendirmesi olayın oluşuna ve dosya kapsamına uygun olduğu ancak değer kaybı tazminatı yönünden yapılan değerlendirmenin eksik olduğu gerekçesi ile değer kaybı tazminatı yönünden yeniden değerlendirmek yapılması için kararın kaldırılarak dosyanın mahkememize gönderildiği görülmüştür. Eksik belgeler getirtildikten sonra dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Hazırlanan raporda; davacıya ait aracın ağır hasarlı olduğu, davacının talep edebileceği değer kaybı tazminatı bulunmadığı tespit edilmiştir. Hazırlanan raporun dosyadaki delillere, olayın oluş şekline ve yasal mevzuata uygun olduğu görüldüğünden; davalının istinafa başvuru nedenleri ve usuli kazanılmış hak ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesinin 13/05/2025 Tarih 2021/2229 Esas, 2025/797 Karar sayılı kararının sadece değer kaybı tazminatı yönünden kaldırılmış olması dikkate alınarak mahkememizin önceki kararı aynı şekilde kurulmuş, yalnızca değer kaybı tazminatı yönünden davanın reddine karar verilmiş, açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulü ile; 11.863,00 TL hasar onarım bedeli ve 318,14 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam: 12.181,14 TL'nin temerrüt tarihi de dikkate alınarak 24/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, değer kaybı tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, 11.863,00 TL hasar onarım bedeli ve 318,14 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam: 12.181,14 TL'nin temerrüt tarihi de dikkate alınarak 24/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, değer kaybı tazminatı talebinin reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 832,09 TL karar ve ilam harcının başlangıçta alınan 100,93 TL peşin harç ve 144,40 TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 586,76 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 59,30 TL başvurma harcı ve 100,93 TL peşin harç ve 144,40 TL ıslah harcı toplamı 304,63 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 4-Bozma öncesi yargılama gideri ile bozma sonrası yargılama giderleri; Davacı tarafça yapılan (700+4.000,00:4.700,00) TL bilirkişi ücreti, (842,10+154,90:1.000,00) TL posta masrafı ve müzekkere masrafı olmak üzere toplam 5.700,00 TL'nin kabul ve red oranı dikkate alınarak 4.729,37 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.320,00 TL ara buluculuk ücretinin kabul ve red oranı dikkate alınarak 1.095,22 TL'sinin davalıdan, kalan 224,78 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 12.181,14 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı vekili kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 2.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak ile davalıya verilmesine, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinden yatıran tarafa iadesine, Dair karar, davacı vekilini yüzüne karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 23/09/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/809, K. 2026/650, T. 23.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-809-e-2026-650-k-5d04e3181dbd