Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/451 E. 2026/1738 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/451
- Karar No
- 2026/1738
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2022/451 KARAR NO : 2026/1738
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 12/10/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2020/306E., 2021/595K. DAVA : iflas Sıra Cetveline İtiraz KARAR TARİHİ : 15/10/2026 YAZIM TARİHİ : 16/10/2026
Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Davalı ... Anonim Şirketi'ne ait işyeri sigortalılarından ...'un geçirdiği iş kazası nedeniyle oluşan davacı kurumun zararının tazmini talebiyle açtıklarıAnkara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/18 Esas ve 2003/556 Karar sayılı dosyası ile yapılan yargılamada gerçek zarar miktarı ve kusur oranının belirlendiğini ve kararın kesinleştiğini, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/18 Esas sayılı dosyası ile görülmekte olan davada dava konusu gelirin %70'i istenilmiş ise de yargılama sonucunda davalıların toplam kusur oranının % 100 olarak belirlendiğini, bu nedenle kusur farkından kaynaklanan ilk gelirin %30'u gerçek zarar miktarı ile sigortalının gelirinde meydana gelen artış sonucu oluşan bakiye zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin gerektiğini ileri sürerek; ilk gelirin kusur farkından kaynaklanan 338,70 TL'nin gelir onay tarihi olan 16/05/1996 tarihinden, gelir artışı olan 2.353,50 TL'nin gelir onay tarihi olan 13/08/1997, 4.887,54 TL'nin gelir onay tarihi olan 23/09/1998, 6.524,26 TL'nin gelir onay tarihi olan 27/07/1999, 3.145,30 TL'nin gelir onay tarihi olan 28/08/2000, 2.891,24 TL'nin gelir onay tarihi olan 11/07/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle: Davanın müflis şirket yönünden kayıt kabul davasına dönüştüğünü, dava konusu alacağın iflas masasına kaydının istenmesi gerektiğini, alacak başvurusuna ilişkin bir açıklamanın bulunmadığını, dosya kapsamında yer alan herhangi bir belgenin de İflas İdare Memurluğu'na gönderilmediğini, ilk gelir bağlama onay tarihi 16/05/1996 olup kusur farkından kaynaklanan 338,70 TL alacağın dava tarihi olan 13/10/2006 tarihinde zamanaşımına uğradığını, ... Şirketinin 12/04/2002 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayımlanan genel kurul kararı ile ... Anonim şirketi ile birleştiğini, bu nedenle ilk davaya ilişkin kararın nasıl kesinleştiğinin anlaşılamadığını, davaya konu sonradan ortaya çıkan gelir artışlarının talep edilemeyeceğini, davacı kurumca talep edilebilecek tutarın sadece bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı ile sınırlı olduğunu savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...Kuşadası Asliye hukuk mahkemesinin 2006/582 esas sayılı dosyasında bilirkişi raporu alınmış olup raporda özetle; Davalıların %30 kusur farkına isabet eden PSD gelir 329,71 TL olduğu, davalılardan müştereken ve müteselsilen yasal faizi ile tahsili gerekeceği, Kurum sigortalı veya hak sahiplerine bağladığı gelirin peşin değerinin kusur karşılığını isteyebileceği, gelir artışlarını talep edemeyeceği, bu nedenle kurumun bağladığı ilk peşin değer miktarının esas alınması gerektiği, gelir artışlarının reddi gerekeceği bildirilmiştir. Kuşadası Ticaret sicil müdürlüğünün 13/07/2017 tarihli 2007/2486 sayılı yazısında; davalı ... Anonim şirketinin 04/04/2002 tarihinde ... Anonim şirketi ile birleşmesi sonucu tasfiyesiz infisah yolu ile kapandığı anlaşılmıştır. Yine Ankara 3 Asliye ticaret mahkemesinin 2003/367 esas 2003/354 karar sayılı ilamı ile ; 21/07/2006 tarihinde davalı şirketin iflasına karar verildiği, kararın Yargıtay onayından geçerek 10/07/2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Kuşadası Asliye Hukuk mahkemesinin 2006/582 esas sayılı dosyasında davalı şirket yönünden tefrik kararı verilerek ve sonrasında görevsizlik ve yetkisizlik kararı verilerek dava dosyası mahkememize gönderilmekle esasa alınarak yargılama yapılmıştır. Ankara 21 İcra Müdürlüğü iflas masasına müzekkere yazılarak müflis ... Anonim şirketini temsil eden iflas idare memurları tespit edilmiş ve tebligatlar çıkartılmıştır. Kuşadası Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/582 esas sayılı dava dosyasının 13/10/2006 tarihinde açıldığı, bu davada davalı olan ... Anonim şirketinin( 04/04/2002 tarihinde ... A.Ş ile birleşmekle) 21/07/2006 tarihinde iflasına karar verildiği, davalı şirketin dava tarihinden önce iflas etmesi nedeni ile ; davalı şirketi iflas idaresi temsil etmekle iflas idaresine karşı açılan kayıt kabul davası olduğu ve mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır. Esas yönünden yapılan incelemede; Davacı dava dışı sigortalıya bağlanan ilk gelirin kusur farkından kaynaklanan farkını, ve gelir artışlarını talep etmektedir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere ve içtihatlar ile kurumun sigortalı veya hak sahiplerine bağladığı gelirin ilk peşin değerinin kusur karşılığını isteyebileceği, ancak gelir artışlarını talep edemeyeceğinden gelir artışları yönünden açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir. İlk peşin değerin kusur karşılığı yönünden açılan dava açısından ise zaman aşımı itiraz olduğu, ilk peşin değerin dava dilekçesinde de açıkça belirtildiği üzere 16/05/1996 tarihinde onaylandığı, zaman aşımı süresinin ilk gelir onay tarihi olan 16/05/1996 tarihinde başladığı, davanın 13/10/2006 tarihinde 10 yıllık zaman aşımı süresi geçildikten sonra açıldığı anlaşılmakla, ilk peşin değerin kusur farkı için açılan davanın zaman aşımı, gelir artışları açısından açılan davanın ise esastan reddine..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davalının zamanaşımı defi süresinde olmadığından ve davanın açıldığı tarih dikkate alınarak gelir artışlarının istenebileceği dikkate alınarak davanın kabulü yerine reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, kurumlarınca davanın açıldığı 13.10.2006 tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre gelir artışlarının istenebileceği, davanın açılmasından sonra verilen Anayasa Mahkemesinin iptal kararının mevcut davalara uygulanması halinde ise davanın konusuz kaldığı, o halde mahkemece gelir artışları yönünden davanın reddine değil davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, dava tarihi itibari ile dava açmakta haklı oldukları dikkate alınarak kurumları lehine masraf ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, işçilik alacağından kaynaklanan iflas sıra cetveline itiraz taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK 355/1 madde gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-) Davacı harçtan muaf olduğundan bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 15/10/2026
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...