Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1513 E. 2026/1585 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1513
- Karar No
- 2026/1585
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2024/1513 KARAR NO : 2026/1585 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 18/04/2024 NUMARASI : 2023/147 E. - 2024/112 K. DAVANIN KONUSU: Haysiyet Kurulu Kararının İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/10/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nun Türkiye ... yönetim kurulu üyesi olduğunu ve ... yönetim kurulunun 28.03.2022 tarihli ve 1264-6-(b) sayılı kararı ile ... haysiyet kuruluna sevk edildiğini, haysiyet kurulunun 28.03.2023 tarihli ve 1264-6-(b) sayılı kararı gereği toplandığını, 30.03.2023 tarih 2.4/0804 sayılı kararı ile savunma yapması için müvekkiline 12.04.2023 tarihine kadar süre verildiğini, talep edilen savunma dilekçesinin süresinde ... haysiyet kuruluna sunulduğunu, müvekkilin savunma dilekçesi vermesine müteakip toplanan ... haysiyet kurulunun 17.04.2023 tarih ve ... sayılı kararı ile ... üye disiplin yönergesinin 8. maddesinin (f) fıkraları uyarınca müvekkili hakkında üyelikten çıkarılma kararı verildiğini, verilen kararın hukuksuz olduğunu, belirterek ... haysiyet kurulunun 17.04.2023 tarih ve ... sayılı kararının iptaline ve davacının üyelik haklarının iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...'nun, ... Yönetim Kurulunun 28.03.2023 tarihli ve 1264/6-(b) sayılı kararı uyarınca, 26.03.2023 tarihinde ... isimli sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımları nedeniyle Haysiyet Kuruluna sevk edildiğini, ... Haysiyet Kurulunun 17.04.2023 tarihli ve ... sayılı "Üyelikten Çıkarma" kararına karşı, ... tarafından sunulan 16.05.2023 tarihli ve 27.1/1133 kayıt sayılı itiraz dilekçesinin incelendiğini ve itiraz dilekçesinde belirtilen hususların gerçeği yansıtmadığını, dosya üzerinden inceleme yapan Haysiyet Kurulunun kararının kaldırılmasını gerektiren bir durum olmadığı gerekçesiyle yapılan itirazın reddine karar verdiğini, üyelikten çıkarılma kararının ... Üye Disiplin Yönergesinin 8. maddesine göre usulüne uygun olarak verildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi 2023/147 esas, 2024/112 karar sayılı, 18/04/2024 tarihli kararı ile; "Dosya kapsamındaki belge ve delillerin tetkiki ile varılan vicdani kanaat neticesinde; karara dayanak gösterilen davacı paylaşımlarının ırk, devlet, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep farklılığı gibi hususlarda nefrete dayalı ayrımcılık niteliğindeki paylaşımlar olmadığı, paylaşım ve mesajlardaki beyanların eleştiri sınırları içerisinde kaldığı anlaşılmıştır. Nitekim topluma örnek teşkil eden sanatçıları temsil eden ve onlar adına hareket eden Meslek Birliği yöneticilerinin bulunduğu makamın, kamuya mâl olmuş kişiler gibi eleştiriye, bu eleştiriler sert nitelikte dâhi olsa daha fazla katlanmaları gerekmekte olup davacının eleştiri sınırlarında kalan ifadelerinden dolayı kendisine üyelikten çıkarılmaya yönelik hak mahrumiyeti cezası verilmesinin hakkaniyete uygun olmadığı kanaatine varılmakla; 1-Davalı Meslek Birliği Haysiyet Kurulu tarafından davacı hakkında verilen 17.04.2023 tarihli ... sayılı üyelikten çıkarılma kararının iptaline, davacının tüm üyelik haklarının iadesine," karar vermiştir. İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından 18.04.2024 tarihinde verilen ve ... Haysiyet Kurulu bünyesinde alınan 17.04.2023 tarihli ... sayılı üyelikten çıkarma kararının iptaline ilişkin hükmün hukuka aykırı olduğunu, davacı ...'nun sosyal medya paylaşımları ile müvekkili kurum yöneticilerine ve üyelerine yönelik hakaret, iftira ve mesnetsiz ithamlarda bulunduğunu, bu eylemlerin sistematik bir şekilde devam ettirildiğini, ... Haysiyet Kurulu tarafından gerçekleştirilen disiplin sürecinin ... Üye Disiplin Yönergesi'nin 8. maddesine uygun olarak titizlikle yürütüldüğünü, davacıya savunma hakkının tanındığını ve yapılan itirazın 22.05.2023 tarihinde reddedildiğini, yerel mahkemenin davacının eylemlerini sadece eleştiri sınırları içerisinde değerlendirmesinin hatalı olduğunu, davacının kurumun onur ve saygınlığını zedelemeyi amaçladığını, bu nedenle tesis edilen üyelikten çıkarma yaptırımının ölçülü ve hakkaniyetli olduğunu, ... Haysiyet Kurulu tarafından alınan kararın usul ve yasaya uygun bulunduğunu, yerel mahkeme kararının bu yönüyle bozulması gerektiğini, istinaf incelemesi neticesinde hatalı kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; karşı tarafın yaptığı istinaf başvurusunun haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davalının müvekkili ... üye disiplin yönergesini ihlal ettiği ve kuruma kasıtlı zarar verdiği yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, ... Haysiyet Kurulu tarafından müvekkili hakkında verilen üyelikten çıkarma kararının gerekçesiz ve mesnetsiz olduğunu, disiplin yönergesinin 8. maddesinin (d), (e) ve (f) fıkralarının uygulanması için gerekli olan somut delillerin ortaya konulmadığını, müvekkilin kurumu zarara uğrattığına dair herhangi bir ispatın bulunmadığını, zararın varlığına ve miktarına ilişkin bir tebligatın yapılmadığını, toplum vicdanında infial uyandıracak bir suç işlendiğine dair kesinleşmiş bir mahkeme kararının mevcut olmadığını, müvekkilin herhangi bir kişi veya gruba karşı nefrete dayalı ayrımcılık yaptığına dair somut bir eylem veya sosyal medya paylaşımının bulunmadığını, ... Haysiyet Kurulu’nun tarafından alınan kararın keyfi olduğunu, müvekkili aleyhine başlatılmış herhangi bir cezai soruşturma bulunmadığını, internet röportajı içeriğinin kurumun zararına yol açtığı iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalının istinaf dilekçesindeki iddiaların soyut ve süreci uzatmaya yönelik olduğunu belirterek davalının istinaf başvurusunun reddine, haklı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; davacı hakkındaki Üye Disiplin Yönergesinin 8.maddesi kapsamında üyelikten çıkarma yaptırımına ilişkin ... Haysiyet Kurulunun 17.04.2023 tarihli ... sayılı kararının iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Somut uyuşmazlıkta davalı taraf ..., 5846 sayılı FSEK 42. maddesi uyarınca kurulan, statüsü ve kuruluşu yasa tarafından belirlenen, müzik eserleri alanında faaliyet gösteren meslek birliği olup ... Üye Disiplin Yönergesinin 8. maddesine göre; "Üyelikten Çıkarma" yaptırımı "... çalışanları veya diğer üyeler hakkında yüze karşı veya gıyaben ya da basın yayın organları, internet, sosyal medya (... vb.) aracılığıyla ırk, devlet, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep farklılığı gibi hususlarda nefrete dayalı ayrımcılık yapan davranış ve paylaşımlarda bulunmak" şeklinde düzenlenmiştir. Yönerge'nin 9.maddesi gereğince ...’a kayıtlı üyeler hakkında işbu Yönerge’de öngörülen yaptırım uygulama ve disiplin cezası verme yetkisi ... Haysiyet Kuruluna ait olmakla birlikte ceza hukuku alanında olduğu gibi idari yaptırımlara ilişkin düzenlemelerde de kuralların, önleme ve değiştirme amaçlarına uygun olarak ölçülü, adil ve orantılı uygulanması gerekmekte olup hukuka aykırı eylem ile yaptırım arasında hakkaniyet ilkelerine uygunluk bulunması şarttır. Bu kapsamda dosya kapsamındaki belge ve delillerin tetkiki ile varılan vicdani kanaat neticesinde; karara dayanak gösterilen davacının ... sosyal medya hesabındaki ifadelerinin ırk, devlet, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep farklılığı gibi hususlarda nefrete dayalı ayrımcılık yapan davranış ve paylaşım niteliğinde olmadıkları, mesajlardaki beyanların eleştiri sınırları içerisinde kaldığı anlaşılmıştır. Nitekim topluma örnek teşkil eden sanatçıları temsil eden ve onlar adına hareket eden Meslek Birliği yöneticilerinin bulunduğu makamın, kamuya mâl olmuş kişiler gibi eleştiriye, bu eleştiriler sert nitelikte dâhi olsa daha fazla katlanmaları gerekmekte olup davacının eleştiri sınırlarında kalan ifadelerinden dolayı kendisine üyelikten çıkarmaya yönelik hak mahrumiyeti cezası verilmesinin hakkaniyete uygun olmadığı kanaatine varılmıştır. Dolayısıyla mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 18/04/2024 tarih ve 2023/147 E., 2024/112 K. sayılı kararına karşı, davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 09/10/2026