Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/811 E. 2026/1160 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/811
Karar No
2026/1160
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/811

KARAR NO : 2026/1160

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/495

KARAR NO : 2022/87

DAVA TARİHİ: 17/09/2020

KARAR TARİHİ: 22/02/2022

DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 30/09/2026

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... Tic. Ltd. Şti.'nin davalı firma ... ....Ltd.Şti. ile aralarındaki ticari ilişkiden doğan alacağını tahsil etmek üzere gerekli ihtar ve ihbarları yaptığını ancak davalı firmanın bu ödemeleri yapmaya yanaşmadığını, bunun üzerine İstanbul 18. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosya ile ilamsız takip başlatıldığını ancak davalı firmanın borca itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk şartı yerine getirildiğini ancak anlaşma gerçekleşmediğini, Son kertede davalı şirketin haksız ve mesnetsiz itirazlarına istinaden haklı davanın açma zarureti hasıl olduğunu, davacı şirket ...'ın gerek yurt içinde gerekse uluslararası sahada fuar organizasyonları düzenlediğini, taraflar arasında 30.11.2018 tarihli ...-13 Temmuz 2019 ...fuarına katılım sözleşmesi düzenlendiğini, anılan sözleşme uyarınca fuara katılım bedeli olarak 4152,76 Euro ödenmesi kararlaştırıldığını, davalı tarafa 300 € iskonto yapıldığını ve davacı şirket tarafından 24.06.2019 tarih ve ... sıra nolu 3.852,76 Euro bedelli fatura düzenlendiğini, ayrıca ekstra talepler için de 18.06.2019 tarih ... sıra nolu 215,00 Euro bedelli fatura düzenlendiğini, faturaların davalı tarafa mail ile gönderildiğini ve 24.06.2020 tarihinde teslim edildiğini, davalı tarafın faturalara süresi içerisinde itiraz etmediğini, sözleşmede belirtilen tarihlerde fuar gerçekleştirildiğini, davacı şirketin sözleşmeden kaynaklanan tüm edimlerini yerine getirdiğini, buna rağmen davalı tarafın borcunu ödemediğini ve haksız bir biçimde, fuarın gerçekleşmesinden ve itiraz süresinden sonra Kadıköy 24. Noterliği'nin 16.07.2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname ile faturaların şirkete iade ettiğini, davalı tarafın borcunu ödememesi, şifahi görüşmelerin neticesiz kalması üzerine, 23.07.2019 tarihinde İstanbul 18. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra dosyasının 28.08.2019 tarihinde taraflarına incelenmesi neticesinde borçlu şirketin takibe haksız biçimde itiraz ettiğinin anlaşıldığını, itiraz üzerine 29.08.2019 tarihinde taraflarınca arabuluculuk başvuru yapıldığını, süreç sonucunda anlaşma sağlanamaması nedeniyle 03.10.2019 tarihli son tutanak düzenlendiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile; davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptalini ve takibin devamını, kötü niyeti sabit olan davalının takip konusu tutarın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın 17.09.2020 tarihli dava dilekçesi ile müvekkil şirketin borcunu ödememesi nedeniyle icra takibi başlattığını beyan ederek işbu icra takibine taraflarınca yapılan itirazın iptalini talep ettiğini, ne var ki davacının, davalı şirket ile aralarında olan husumeti ve işbu dava konusu ettiği alacağa ilişkin olan ihtilaflı durumu, aralarında geçen yazışmaları mahkemeye sunmayarak ve bu hususlardan bahsetmeyerek haksız ve dayanaktan yoksun alacak iddiasına gerekçe oluşturmaya çalıştığını, hâlbuki dava dilekçesinde arz edilen hususların gerçeği yansıtmadığını, tarafların davacı şirketin organizatör olduğu Irak ve ... fuarlarına katılma konusunda anlaştıklarını, önce Irak fuarının gerçekleştiğini ve davalı şirketin organizasyondan ve fuardan hiç memnun kalmadığını, bu durumu davacı şirkete ilettiğini ve aynı şekilde olacaksa ... fuarına katılmak istemediklerini de belirttiklerini, ancak davacı şirket yetkilisi ...'in davalı ... ziyaret ederek iki ülke pazarının birbirinden tamamen farklı olduğunu, ... fuarının sektör açısından daha iyi geçeceğini ifade ettiğini ve davalı ... ikna ettiğini, akabinde fuar organizasyonuna katılım süreci ile ilgili müvekkili şirket adına fuara katılacak ihracat sorumlusu ...ile davacı şirketin iletişimi sürdürdüğünü, ...'ın İran vatandaşı olduğunu ve bu durumun davacı şirkete özellikle belirtildiğini ve vize işlemlerinde sorun yaşanıp yaşanmayacağının sorulduğunu, davacı şirkettin her defasında bir sorun olmadığını ve vize çıkacağını ifade ettiğini, davacı şirketin çözüm ortakları olduğunu söylediğini... Ltd Şti.'ye müvekkili şirketi yönlendirerek vize, uçak ve konaklama işlemlerini bu şirketin yürüteceğini belirttiğini, bunun üzerine müvekkili şirketin... şirketi ile iritbata geçerek istenen bilgileri verdiğini ve ödemeleri gerçekleştirdiğini, ilgili dökümanlar, yazışma ve dekontların mahkeme dosyasına sunulduğunu, davacı şirket ile... firması ortak olarak organizasyonu yürütmekte olup sunulan belgelerinde de sözleşme evraklarında da logolarını yan yana kullandıklarını ve ortak çalıştıklarının açıkça görüldüğünü, davalı şirketin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdikten sonra beklemeye geçtiğini ve 9 Temmuz 2019'da uçulacak şekilde biletlerin ve otel rezervasyon işlemlerinin tamamlandığı bilgisinin karşı taraftan iletildiğini, tüm sürecin davacı ve çözüm ortağı şirket tarafından yürütülürken daha evvel hem davacı şirket hem... şirketi tarafından vize çıkacağı garanti edilmişken uçuştan bir gün öncesinde vizenin çıkmayacağının kesinleştiğini, davalı şirkete bildirilen gerekçenin de ...'nın İran vatandaşlarına vize vermemesi olduğunu, esasında vizenin çıkmayacağının birkaç gün önce belli olmaya başladığında davacı şirket ve ... şirketinin ...'daki yetkilileri olan ... isimli kişiye yönlendirdiğini ve davalı şirketten fuara katılacak ...bu kişi ile whastapp üzerinden irtibata geçerek ileitşim sağladığını, ... isimli kişide son güne kadar vizenin çıkacağını ifade ettiğini, ... isimli şahısın ...'a ilettiği mesajlarda vizenin kesin çıkacağını ve hiçbir sorun olmadığını ilettiğini ayrıca gerekirse ekstra ödeme yapacağından bahsettiğini, nihai aşamada gelinen noktada davalı şirketin son dakikaya kadar oyalatıldığını ve son gün vizenin çıkmayacağının kesinleştiğinin belirtildiğini, bu konu ile ilgili hem davacı şirket sorumlusu ... hem de... sorumlusu ... ve fuarın ... sorumlusu ... ile yazışmaların mevcut olup bu yazışmalarda davalının haklılığını dile getirdiğini ve sorumluluktan kaçma adına muhatap olarak davacı şirketin 212 Turizim şirketine; ... şirketi de davacı şirkete yönlendirmeye başladığını, tüm whatsapp yazışmalarının dilekçeleri ekinde sunulduğunu, davalı şirket tarafından davacı ilk önce Irak fuarına ve akabinde ... fuarına sergilenmesi için gönderilen malzemelerin de geri getirilmemiş olup malzemelerin akıbeti hakkında da hiçbir bilgi verilmediğini, söz konusu malzemelerin de yine davacı şirketin organizatörlüğünde gönderildiğini ancak iade süreci ile ilgili hiçbir sonuç alınamadığını, bu hususta taraflarınca ayrıca dava ikame edileceğini, ilgili sevk irsaliyesinin sunulduğunu, davacı, müvekkili ile aralarında geçen ihtilaflı hususları ve sözleşmede kararlaştırılan edimin yerine getirilememesinin kendi kusuru ve ihmalinden kaynaklı olduğunu, davacının işbu haksız taleplerinin reddine karar verilmesinin hak ve hukuka uygun olacağını, davacının hak ve hukuka aykırı olarak başlattığı davanın reddini, davacının haksız ve kötüniyetli olması nedeniyle alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; "...Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda; takibe konu faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının 4.067,76 Euro alacaklı olduğu, davacının gerek lojistik gerek fuar alanında davalı yana stant yeri tanzimi gibi, davalı yanın lojistik ihtiyaçları için gereken yükümlüklerini yerine getirdiği, davalı adına mesai ve harcama bütçesi belirlediği, lojistik, fuar alanı kirası, fuar alanı stant bedeli gibi masrafları, davalı tarafın fuara katılması amacıyla üstlendiğinin sabit olduğu tespit edilmiştir.

Dosya kapsamından, davalı taraf çalışanının vize alamaması sebebi ile davalının fuara katılmadığı görülmektedir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, vize işlemlerinin gerçekleşmemesinde davacının bir kusuru olup olmadığı, sözleşmeden kaynaklanan alacağını talep edip edemeyeceği noktasına odaklanmaktadır.

Uyuşmazlığın bu şekilde nitelendirilmesiyle yapılan inceleme sonucunda; tarafların kabulünde bulunan karşılıklı yükümlülükleri içeren sözleşme içeriğinde, davacı tarafından vize hizmetinin verileceğine dair açık bir yükümlülüğünün bulunmadığı, davacının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiği, dava konusu faturalarda belirtilen alacağa hak kazandığı, vize işlemlerinin dava dışı... Ltd.Şti tarafından yürütüldüğü..." gerekçesiyle davanın kabulü ile alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, taraflar arasında düzenlenen fuar katılım sözleşmesinin ifa imkansızlığına dayalı feshinden kaynaklı ödenen bedelin iadesi için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

11-13 Temmuz 2019 tarihinde Nijeryada gerçekleştirilecek olan ... fuarına katılım hususunda taraflar arasında 30/11/2018 tarihinde fuar katılım sözleşmesi imzalanmıştır. Katılım bedeli 4.152,76 Euro olarak belirlenmiş, bu bedelin 10 Haziranda verilecek 01/07/2019 vadeli çek ile ödeneceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmede davacı "Organizatör", davalı "Müşteri" olarak anılmaktadır.

Sözleşmenin 3.maddesinde; "Fuar Katılım Sözleşmesi'ni birlikte düzenleyen, kabul ederek imzalayan, belirlenen fuara katılmayı taahhüt eden Müşteri, fuara kalmaktan vazgeçse dahi sözleşmede yazılı ödeme yükümlülüklerini yerine gelirmek zorundadır..."

4.maddesinde; "Fuar katılım bedeline dahil olan hizmetler şunlardır. Sözleşmede belirlen kadar birim alanın MÜŞTERİYE stant alanı olarak fuar koşullarında tahsis edilmesi, ilgili yasa, yönetmelik, genelge va tebliğler doğrultusunda, fuarın genel güvenliğinin temin edilmesi, fuarın tanıtımı ve duyurulması, fuar süresince ve fuar alanı içinde ortak kullanım alanlarının (genel kullanım alanları) temizlik hizmetleri (stant alanı ve içi temizlik hizmeti ücrete dahil değildir), fuar kataloğu yapıldığı takdirde katılımcı firmanın adı, adresi, telefon ve faksından oluşan standart tanıtımına yer verilmesi, sözleşmede ayrıca ve açıkça belirtilmişse katılımcıya tahsis edilen fuar alanında standının kurulması, sözleşmede belirtilen haklar çerçevesinde genel standart donanımın sağlanması, firma isminin standart karakter, punto ve renk ile azami 25 harf olarak standa yazılması, sözleşmede açıkça "bedelsiz navlun" veya "kısmen bedelsiz navlun" yazılı olmak kaydı ile katılımcıya bedelsiz navlun hizmeti verebilir."

18.maddesinde; "Bu sözleşme ile MÜŞTERİNİN, Türkiye Cumhuriyeti ve fuarın organize edildiği ülkenin yasaların bildiği kabul edilmektedir. MÜŞTERİ özelikle gümrük ve kambiyo hukuku mevzuatını araştırmayı, öğrenmeyi gidilecek ülke mevzuatlarına göre kanunen üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmeyi uluslar arası genel hukuk prensipleri dahilinde kabul ve taahhüt etmiştir..." şeklinde hükümlere yer verilmiştir.

Davacı tarafından 18/06/2019 tarihli 215,00 Euro bedelli ve 24/06/2019 tarihli 3.852,76 Euro bedelli iki adet fatura düzenlenmiştir. Davalı tarafından faturalar süresi içerisinde noter ihtarı ile iade edilmiş, bunun üzerine davacı tarafından toplam fatura bedeli 4.152,76 Euro üzerinden harca esas değeri TL gösterilerek dava konusu takip başlatılmıştır.

Mahkemece alınan bilirkişi raporlarında; davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve takibe konu edilen faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve takibe konu edilen faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir.

Davacı taraf, fuar katılım sözleşmesinden kaynaklanan fatura bedellerinin ödenmediği iddia etmekte, davalı taraf ise davalı adına fuara katılacak kişinin İran vatandaşı ...olduğunu, davacı tarafça bu kişiye vize çıkartılacağının taahhüt edildiğini, ancak vize işlemlerinin oluşsuz sonuçlandığını, ... devletinin İran vatandaşlarına vize vermemesi sebebiyle fuara katılamadıkları için bedel ödeme yükümlülüklerinin bulunmadığını savunmaktadır.

İspat; dava konusu yapılan hakkın gerçekten var olup olmadığının anlaşılması, maddi hukukun o hakkın doğumunu veya sona ermesini kendisine bağladığı vakıaların doğru olup olmadığının tespit edilmesi sonucunda mümkün olur ve dava konusu hak ile buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları yönünde mahkemeye kanaat verilmesi işlemidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda 187/1.maddesinde "İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir." şeklinde düzenlenmiştir. Vakıa (olgu) ise, kendisine hukuki sonuç bağlanmış olaylardır. İspatı gereken olaylar, olumlu vakıalar olabileceği gibi olumsuz vakıalar da olabilir. Hakim, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediğini, kural olarak kendiliğinden araştıramaz. Bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini taraflar ispat etmelidir. Bir davada ispat yükünün hangi tarafa ait olacağı hususu ise HMK'nın "İspat Yükü" başlıklı 190. maddesinde yer almakta olup; "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Yani ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı iddia ve savunmada bulunana düşer. Kendisine ispat yükü düşen taraf için bu bir yükümlülük (mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür (külfettir). Zira taraf kendisi tarafından ispatı gereken bir vakıayı ispat edemezse, karşı taraf (ve mahkeme) onu mutlaka ispat etmesini isteyemez (yükümlülük). Kendisine ispat yükü düşen taraf, o vakıayı ispat edememiş sayılır; mesela, kendisine ispat yükü düşen ve fakat bunu yerine getiremeyen taraf davacı ise, davasını ispat edememiş sayılır ve dava bu nedenle reddedilir (Kuru, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, 6. b., 2.c., s.1972).

Sözleşme hükümlerinin ilgili maddelerine yukarıda yer verilmiş olup davalının fuara katılmasa dahi ödeme yükümlülüğü olduğu düzenlenmiştir. Davalının bedel ödeme yükümlülüğüne karşılık davacının vereceği hizmetler ise stant alanı tahsis edilmesi, fuarın genel güvenliğinin sağlanması, fuarın tanıtımı ve duyurulması, fuar süresince ortak kullanım alanlarının temiz tutulması, fuar kataloğunda davalının bilgilerine yer verilmesi, sözleşmeye dahil olduğundan fuar alanında standının kurulması, genel standart donanımın sağlanması, standa firma isminin yazılması, sözleşmede belirlenen m3 dahilinde navlun hizmeti verilmesinden ibarettir. Ayrıca sözleşmede davalının fuarın organize edildiği ülkenin yasalarını bildiğinin kabul edildiği hükmü yer almaktadır. Sözleşmede davacının vize işlemlerini yürüteceği yada davalı adına fuara katılacak İran vatandaşı ...isimli kişi adına vize çıkartılacağına dair bir hüküm bulunmamaktadır. Yine sözleşmenin imza tarihi olan 30/11/2018 tarihinden önce taraflar arasında bu yönde yapılan bir yazışma, sözleşme de yoktur. Davalının cevap ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar ise sözleşmenin imza tarihinden sonra gelişen olaylar olup sözleşmenin imza tarihinden sonra vize aşamasında davacı taraf, davalı tarafı dava dışı... Ltd. Şti.'ne yönlendirmiş, işlemler bu şirket tarafından yürütülmüştür. Ancak açıklandığı gibi davacının vize işlemlerinin yürütülmesi hususunda bir yükümlülüğü, yine vize işlemlerin olumlu sonuçlanacağına dair bir taahhüdü bulunmamaktadır. HMK'nın 200.maddesi uyarınca davanın açıldığı 2020 yılı itibariyle senetle ispat sınırı 4.480,00 TL olup dava değeri 36.167,00 TL olduğundan tanık beyanına dayalı hüküm kurulması ise mümkün değildir. İstinaf incelemesi HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı re'sen gözetilmiş, verilen kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı gibi kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,

3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 617,65 TL'nin mahsubu ile bakiye 114,35 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,

5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,

6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/811, K. 2026/1160, T. 22.02.2022, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-811-e-2026-1160-k-29e879b8ce4e