İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/253 E. 2026/722 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/253
Karar No
2026/722
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/253 Esas KARAR NO : 2026/722 Karar

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/04/2024 KARAR TARİHİ : 11/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 01/08/2023 tarihinde imzalanan Fuara Katılım Sözleşmesi uyarınca müvekkil şirketin davalıya 7-9 Mart 2024 tarihleri arasında ....'da düzenlenecek mobilya fuarı için stand alanı tahsisi, tasarımı ve nakliye hizmeti vermeyi üstlendiğini, davalının ise bu hizmet karşılığında 36.450 EUR ödemeyi taahhüt ettiğini, sözleşmeye istinaden 36.450 EUR bedelli faturanın düzenlenerek davalıya gönderildiğini ve ticari defterlere işlendiğini, davalının 18/1/2024 tarihinde haksız şekilde iade faturası düzenlediğini, müvekkil şirket tarafından gönderilen 19/1/2024 tarihli ihtarnamenin 24/1/2024 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davalının borcu inkar ettiğini, akabinde davalının ... 2. Noterliği aracılığıyla gönderdiğ... tarihli ihtarnamede sözleşmeyi hem feshettiğini bildirip hem de imza inkarında bulunarak çelişkili beyanlar sergilediğini, davalı hakkında ... 29. İcra Dairesi'nin 2024/5816 E. sayılı icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız ve kötü niyetli itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, zorunlu arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını, sözleşmedeki imzanın davalı şirket yetkilisi Nayit Eren'e ait olduğunu ve taraflar arasındaki akdi ilişkinin ticari defterler ile sabit bulunduğunu belirterek davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalının asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; İstanbul mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, genel yetkili mahkemenin davalının yerleşim yeri olan İnegöl mahkemeleri bulunduğunu, 19.01.2024 tarihinde müvekkiline haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bir ihtarname gönderildiğini, müvekkilinin imzalamadığı ve tarafı olmadığı sözleşmenin ifasının talep edildiğini, bu ihtarnameye süresinde cevap verilerek itiraz edildiğini, 12.02.2024 tarihinde davacıya gönderilen ihtarnamede borcun bulunmadığının ve imzanın müvekkile ait olmadığının bildirildiğini, sözleşmenin tarafı olunduğu varsayılsa dahi hukuka aykırı hükümler içermesi sebebiyle fesih hakkının bulunduğunu, davacının iddialarının asılsız olduğunu bildirmelerine rağmen ... 29. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, uyuşmazlığın çözümü için başvurulan arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, sözleşmenin genel işlem koşullarına aykırılık barındırdığını, Türk Borçlar Kanunu'nun 20. ve 21. maddeleri uyarınca karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girmediğini, bu koşulların yazılmamış sayılması gerektiğini, müvekkilinin sözleşmeyi imzalamadığına dair beyanlarını yinelediğini, sözleşmenin hukuka aykırı unsurlarının mevcut olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddini, davacının yüzde 20'den az olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, itirazın iptali davasıdır. Huzurdaki davada davacı taraf, Davalı şirket ile 1/8/2023 imza tarihli Fuara Katılım Sözleşmesi imzalandığını bu sözleşme ile davacının davalıya ...2024 tarihinde ... Ülkesi'nin başkenti ...'da düzenlenecek olan mobilya temalı uluslararası fuarda "90 m2 stand alanı tahsisi+stand tasarımı ve uygulaması+nakliye" konusunda organizasyon hizmeti vermeyi, davalı da bu hizmet karşılığında 36.450 EUR ödemeyi yükümlendiğini, davalının fatura bedelini ödememesi sebebiyle davalı hakkında ... 29. İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı icra takibimiz başlatıldığını, davalının takibe itiraz ederek durmasına neden olduğunu belirterek takibe yapılan itirazın iptalini talep etmiştir. ... 29.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı .... Ltd. Şti, borçulunun dosyamız davalısı ...Ltd. Şti. Olduğu, alacak kaleminin 36.450,00 Euro cari hesap alacağı olduğu anlaşılmıştır. Davalı borçlunun icra dairesine yaptığı itirazda yetkili icra Müdürlüğünün İnegöl İcra Müdürlüğü olduğu gerekçesi ile icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmiş olduğu görülmüştür. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 24. Maddesinde itilaf halinde İstanbul mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olduğu kararlaştırıldığından davalının icra dairesinin yetkisine ve mahkemenin yetkisine yaptığı itiraz mahkememizce reddedilmiştir. Davalı taraf sözleşmedeki bazı hükümlerin genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu belirterek sözleşmenin geçersiz olduğunu belirtmiş, sözleşmedeki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır. Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Dosyada ispat külfeti davacı yan üzerinde olup davacı taraf taraflar arasındaki sözleşme sebebiyle davalıdan alacaklı olduğunu ispatlamak durumundadır., Davalı tarafça sözleşmedeki imzaya itiraz edilmesi sebebiyle sözleşme üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde bilirkişinin dosyaya sunduğu raporda; ... antetli 1.8.2023 tarihli, İştirak Edilen Fuar ve Tarihi (7/9 Mart 2024 ...yazılı, Müşteri ... Şirketi ile ... arasında düzenlenmiş iki sayfa halindeki Fuara Katılım Sözleşmesinde; ... Şirketine atfen atılmış iki adet imzanın şirket yetkilisi ...'in eli ürünü OLDUĞU yönünde rapor ibraz edilmiştir. Davalı ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi için yazılan talimat neticesinde dosyaya sunulan bilirkişi raporunda Davacının alacak iddia ettiği ... nolu faturanın davalı ticari defter kayıtlarında 9 nolu yevmiye maddesi ile kayıtlı olduğu, ancak faturayı kabul etmeyerek aynı tarihli aşağıda unulan iade faturasını düzenledikleri ve 101 nolu yevmiye maddesi ile kayıt ettikleri, kayıtlarına göre; 20.02.2024 takip tarihi itibariyle davalının davacıya borcunun olmadığı kayıtlardan tespit edilmiştir şeklinde rapor ibraz edilmiştir. Davacı defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde dosyaya sunulan raporda; Davacı tarafça düzenlenen 18.01.2024 tarihli katılım bedeli faturası ile işbu faturaya karşılık davalı tarafça düzenlenen iade faturası elektronik ortamda temel fatura olarak düzenlenmiş olduğundan, her iki fatura yönüyle de e-fatura sistemi üzerinden kabul/red seçeneğinin bulunmadığı, bu itibarla her iki tarafça da ticari defterlere işlenme zorunluluğu bulunan faturaların ve buna bağlı olarak bakiyesiz görünen ticari defter kayıtlarının ihtilafın çözümüne her hangi bir katkı sağlamayacağı, Taraflar arasındaki fuar katılım sözleşmesi ile davacı şirkete karşı 36.450,00 EUR ödeme taahhüdü altına giren davalı tarafın ödeme planında belirtilen tarihlerde üstlendiği ödemeleri yapmamış olduğu, Taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli bir sözleşme olduğunun kabulü durumunda davalı tarafın 19.02.2024 takip tarihi itibarıyla takip tutarı kadar borçlu olduğunun kabul edilmesi gerektiği yönünde rapor ibraz edilmiştir. Tarafların 1/8/2023 imza tarihli Fuara Katılım Sözleşmesi imzaladıkları sözleşme üzerindeki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği ve davalının fuara katılım sözleşmesi karşılığında davacıya 36.450,00 Euro ödeme yapacağının taraflarca kararlaştırıldığı ve ödeme planında davalı şirket yetkilisinin de imzası bulunmasına rağmen davalının davacıya ödeme yapmadığı, davalının iade faturası kesmesinin tarafların anlaşmasını ve davalının davacıya olan borcunu sona erdirmeyeceği anlaşılmakla davanın kabülü ile, davalının ... 29. icra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin 36.450,00 Euro asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 36.450,00 Euroya takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında faiz işletilmesine, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABÜLÜ ile, Davalının ... 29. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının İPTALİNE, takibin 36.450,00 Euro asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 36.450,00 Euroya takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında faiz işletilmesine, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 86.499,11 TL karar harcından peşin alınan 14.610,48TL'nin mahsubu ile bakiye 71.888,63 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ve 14.610,48 TL peşin harç bedelinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 14.170,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 195.278,22 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 6-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL bedelin davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, 7-Bakiye gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/09/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/253, K. 2026/722, T. 11.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-253-e-2026-722-k-7fdeddb43b5a