Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1883 E. 2026/1592 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1883
- Karar No
- 2026/1592
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1883 KARAR NO : 2026/1592
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MUĞLA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/06/2025 NUMARASI : 2023/32 Esas 2025/584 Karar DAVANIN KONUSU : Alacak (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 25/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/06/2026
Katılma yoluyla davacı vekili ile davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının müvekkilinin oğlu olduğu, ... isimli yatın inşası tamamlanınca müvekkiline devredileceğine dair ailevi bağlardan kaynaklanan güvene dayalı inanç sözleşmesi yapıldığının, Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/9529 soruşturma sayılı dosyası ile şikayette bulunduğunun, .... isimli göcek/2617... bağlama kütüğüne kayıtlı ticari yat kaydının iptaline karar verilerek donatan müvekkilinin adına tescilinin ve iadesinin, iptal ve tescil mümkün olmaz ise içerisindeki emtialar ile birlikte dava tarihindeki söz konusu yat rayiç bedelinin, HMK madde 107 kapsamında belirsiz alacak olarak şimdilik 10.000 TL sinin dava tarihinden itibaren işleyecek bankalarca uygulanacak en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesinin, yargılama sonuçlanıncaya kadar teminatsız olarak yatın üçüncü kişilere devrinin engellenmesinin, göcek limanına çekilmesi ve limandan çıkış izinlerinin iptaline yönelik ihtiyati tedbir talebine karar verilmesinin, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde iddia edildiği üzere '...' isimli teknenin davacı tarafın kendi kullanımı veya kendisi için yat yaptırdığı iddiaları tamamen asılsız ve kötü niyetli olduğunu, bahse konu tekne en başından bu yana müvekkil tarafından yaptırılmış ve müvekkile ait bir tekne olduğunu, Aksi yöndeki iddiaları kabul etmek mümkün olmadığını, Sunulan deliller ve ilgili kurumdan istenilen belgeler de davacı yanın iddialarının aksini kanıtlar nitelikte olduğunu, Zira davacı yanın iddia ettiğinin aksine davaya konu tekne müvekkil tarafından yaptırılmış, müvekkil adına tescil edilmiş ve müvekkil tarafından işletildiğini, Davacı taraf sadece ve sadece teknenin bir kısım ödemelerini yapmakla teknenin kendisinin olduğunu iddia ettiğini, Davacı tarafın iddialarında müvekkillin 2022 yılının mart ayında ... isimli yatı davacının zilyetliğinden kaçırdığı iddia edildiğini, Bu iddiaları kabul etmek mümkün olmadığını, Müvekkil kendisine ait yatı kaçırması söz konusu olmayacağı gibi bahse konu tekne üzerinde davacı taraf hiç bir zaman zilyet olmadığını, Müvekkilin rızası dahilinde yatta bir süre konakladığını, Bu durumda müvekkilin zilyetliğini ...'a bıraktığını göstermediğini, Kaldı ki davacı taraf bahse konu tekne de kaldığı kısa süreli tatillerinde müvekkilin personeli teknede yer aldığını, ayrıca dava dilekçesinde yer alan ve başka davaya konu olan müvekkilin çocuklarının özel okul masraflarının karşılandığı, villalardan elde edilen gelirler hususlarını da kabul etmediğini, Bu hususların iş bu dava bakımından da sunulması dava konusu dışında olduğunu, Davacı tarafın sunmuş olduğu deliller iş bu dava bakımından iddiaları ispatlamada yeterli olmayıp, sunmuş olduğumuz delillerimiz davacının iddiaların aksini ispatlar nitelikte olduğunu, Haksız açılan davanın REDDİNE, İptal ve tescil mümkün olmaması halinde yatın rayiç değerinin tazmini için açılan belirsiz alacak davasının REDDİNE, İhtiyati tedbir talebinin REDDİNE, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasını müvekkil adına talep etmiştir. MAHKEMECE: "...,Tüm dosya kapsamı itibariyle; dava sözlü inanç sözleşmesine dayalı ... isimli yatın davalı adına olan kaydının iptali ile davacı adına tescili talebi isteminden ibarettir. İnanç sözleşmesi, 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak, yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır. Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da, yanlar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukusuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belge varsa HMK'nın 202.maddesi uyarınca inanç sözleşmesi "tanık" dahil her türlü delille ispat edilebilir. Yazılı delille veya yazılı delil başlangıcı yoksa inanç sözleşmesinin ikrar, yemin gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. Somut olayımızda, davacı taraf; ... isimli yatın inşası tamamlandıktan sonra öncelikle ticari yat olarak davalı adına kaydının yapılması sonrasında ise ailevi bağlardan kaynaklı güvene dayalı olarak yapılan sözlü anlaşma kapsamında ilgili yatın davacıya devrinin gerçekleştirilmesine ilişkin anlaşma sağlandığını, bir kısım işlerin davalı tarafından yaptırılmasına ve davalı tarafından bir kısım ödemeler yapılmış olmasına rağmen ilgili teknenin yapım işlerinin kendisi tarafından takip edildiğini ve gerekli masrafların tamamının kendisi tarafından karşılandığını iddia etmiş ve bir kısım ödeme belgeleri ibraz etmiştir. Davacı taraf tescil maliyetlerinin düşürülebilmesi için teknenin ticari olarak tescilinin kararlaştırıldığını ve davacı tarafın mesleği nedeniyle ticari işlerle iştigal etmesi yasak olduğundan kendisine devredilmek üzere ... isimli teknenin davalı adına tescil edildiğini ve davalı adına denize elverişlilik belgesi düzenlendiğini beyan etmiştir. Göcek Liman Başkanlığı'nın 12/01/2023 tarihli yazı cevabı incelendiğinde; ... isimli ticari yatın davalı ... adına kayıtlı olduğu görülmüştür. Yine ... isimli ticari yata ait 540....seri numaralı bağlama kütüğü ruhsatnamesi uyarınca gemi sahibinin davalı ... olduğu ve .... adına denize elverişlilik belgesinin düzenlendiği tespit edilmiştir. Davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan belgeler incelendiğinde; para makbuzu başlığı altında davacı tarafından .... Şirketine para makbuzu başlıklı belge ile bir kısım ödemeler yaptığı, ... Ştine tahsilat makbuzu adı altında bir kısım ödemeler yaptığı, yine .... Ştine 12/06/2020 tarihli, 13/07/2020 tarihli, 08/08/2020 tarihli kredili mal teslim fişi başlığı adı altında ödemeler yaptığına dair evraklar sunduğu görülmüştür. Davacı vekili ayrıca elden yapılan ödemelerinde mevcut olduğunu ifade etmiştir. Davalı taraf ise; davacı tarafın sadece teknenin bir kısım ödemelerini yaptığını, davacı tarafın ödediğini iddia ettiği yat masraflarının davacıya ödendiğini, ....Mahallesi....Sokak No:... Fethiye Muğla adresinde yer alan taşınmazını 2020 yılı Nisan ayında 650.000,00 TL ye satarak elde edilen paranın 345.000,00 TL sinin davacı ... hesabına geçmesi için ....banka yazılı talimat verdiğini ve kalan parayı da yatın inşaatında kullandığını beyan etmiştir. Ayrıca davalı kendisi tarafından davacı tarafa birden çok kez para gönderildiğini ifade etmiştir. Davalının beyanına istinaden davacı taraf, davalının cevap dilekçesinde bahsi geçen evin kredi borcunun tamamının kendisi tarafından ödendiğini, kendi talimatı ile oğlu olan davalının evini sattığını ve satış bedelinin bir kısmının kendisine gönderdiğini, davalı tarafın sattığı evin davacıya ait olduğunu, ödemelerinin tamamının kendisi tarafından karşılandığını ifade etmiştir. Tapu kayıtları incelenmesi sonucu, tarafların cevap ve cevaba cevaplarına konu .... Mahallesi ..... parselde yer alan .. m² lik taşınmazın, davalı adına kayıtlı iken 09/04/2020 tarihinde satışının yapıldığı, ilgili taşınmazın alımına yönelik ... Bankasından çekilen krediye yönelik getirtilen kredi sözleşmesinde kredi sözleşmesi muhattabının ... olduğu ve bankadan gönderilen CD içerisindeki kredi ödemesine yönelik kayıtların incelenmesinde; davacı ...'ın konut kredisi kapatılması adı altında 35.650,00 TL ödeme yaptığı başkaca ödeme kaydının gönderilen kayıtlarda bulunmadığı davacının iddia ettiği üzere kredi ödemelerinin tamamının davacı tarafından yapıldığından ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Tarafların baba- oğul olması ve dava dilekçesine ekli ödeme evrakları gözetilerek tanıklar dinlenmiş olup; davacı tarafın tanıkları, yukarıda beyanları geçtiği üzere davacı beyanlarını destekler şekilde ifade vermişlerdir. Mahkememizce keşif yapılarak davaya konu ... isimli tekne üzerinde Gemi Mühendisi eşliğinde üzerinde inceleme yapılmış, taraflar arasındaki para alışverişlerini ve ödeme kayıtlarını incelemek üzere mali müşavir bilirkişiden de rapor alınmıştır. Gemi Mühendisi bilirkişi; gemi üzerinde yapılan inceleme sonucu ... teknesinin maddi olarak değerinin 12/06/2024 tarihli raporu doğrultusunda 3.350.000,00 TL olduğunu belirtmiştir. Mahkememizce gemi tescilinin iptali ile davacı adına tescili talep edildiğinden davaya konu teknenin değeri itibariyle harç tamamlama işlemi yaptırılmış olup dosya heyete devredilmiştir. Tarafların iddiaları ve savunmaları kapsamındaki sunulan belgeler ve getirtilen tüm banka kayıtları incelenmesi sonucu; hazırlanan bilirkişi raporunda davacı ve davalı tarafların birbirlerine göndermiş oldukları para gönderim kayıtları incelendiğinde; 13/04/2020 tarihli ve 17/05/2021 tarihi aralığında, ....'ın ...'a gönderdiği meblağın 236.198,00 TL olduğu, davalı ...'ın ....'a gönderdiği meblağın ise 510.110,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Rapor devamında davacının iddia ettiği ve banka kayıtlarında yer alan ekstreler uyarınca davacının yapmış olduğu ödeme toplamının 542.700,00 TL ve 1.787.00 Euro olduğu anlaşılmıştır. Davacının yapmış olduğu ödemelerin dava tarihi olan 20/07/2022 tarihi itibariyle güncel değerinin hesaplanmasına yönelik mali müşavir bilirkişinin 24/02/2025 tarihli ek raporu uyarınca 20/07/2022 dava tarihi itibari ile 542.700,00 TL ödemenin güncel değerinin 1.114.651,77 TL, 1.787.00 Euronun ise dava tarihindeki güncel kur değeri karşılığının 32.085,41 TL olup toplam yapılan ödemenin dava tarihi itibari ile güncel değerinin 1.146.737,18 TL olduğu belirlenmiştir. İlgili raporların dosya usul ve esasına uygun olduğuna kanaat getirilerek raporların hükme esas alınmasına karar verilmiştir. Davacı vekilinin sözlü inanç işlemine dayalı davalı adına tekne tescilinin iptali ile teknenin davacı adına tesciline talepli dava açtığı görülmüş ise de yapılan yargılama kapsamında davacının tekneye yönelik tüm ödemeleri yaptığı ve inançlı işlem kapsamında teknenin kendisine ait olduğu iddiasını ispatlayamadığı kabul edilmiştir. Rapor içerikleri incelendiğinde her iki tarafında tekne yapımına ilişkin ödemeler yaptığı ve birbirlerine havale yolu ile para gönderdiği bu suretle tekne tescilinin iptaline yönelik ispat şartının davacı tarafça yerine getirilemediği anlaşılmakla bu davasının reddine karar verilmiştir. Her ne kadar davacı taraf teknenin tescilinin iptal edilerek davacı adına kaydına dair davasını ispat edememiş ise de yapılan yargılama kapsamında davacı tarafın dava tarihi itibariyle tekne yapımına ilişkin 1.146.737,18 TL para harcadığı gözetilerek yapılan harcama kapsamında davacının bu meblağı talep edebileceğine kanaat getirilerek ilgili meblağın dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avansı faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur," gerekçesi ile; "Davanın kısmen kabul , kısmen reddi ile; Davacının tescil talebinin reddine, 1.146.737,18-TL'nin dava tarihi olan 20/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,"şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı katılma yoluyla davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde iddia edildiği üzere '...' isimli teknenin davacı tarafın kendi kullanımı veya kendisi için yat yaptırdığı iddialarının tamamen asılsız ve kötü niyetli olduğunu, bahse konu teknenin en başından bu yana müvekkili tarafından yaptırılan ve müvekkiline ait bir tekne olduğunu, sunulan deliller ve ilgili kurumdan istenilen belgelerin de davacı yanın iddialarının aksini kanıtlar nitelikte olduğunu, davacı yanın iddia ettiğinin aksine davaya konu teknenin müvekkili tarafından yaptırılmış, müvekkil adına tescil edilmiş ve müvekkil tarafından işletildiğini, davacının sadece teknenin bir kısım ödemelerini yapmakla teknenin kendisinin olduğunu iddia ettiğini, ancak davacı tarafa müvekkilinin yapılan ödemelerden fazlasını banka yoluyla kendisine ödediğini, davacı tarafın iddialarında müvekkillinin 2022 yılının mart ayında ... isimli yatı davacının zilyetliğinden kaçırdığının iddia edildiğini, müvekkilinin kendisine ait yatı kaçırmasının söz konusu olmayacağı gibi bahse konu tekne üzerinde davacı tarafın hiç bir zaman zilyet olmadığını, müvekkilinin rızası dahilinde yatta bir süre konakladığını, davacı tarafın bahse konu tekne de kaldığı kısa süreli tatillerinde müvekkilinin personelinin teknede yer aldığını, müvekkilinin banka kredisi ile almış olduğu .... Mah. ... Sk. No:...Fethiye/MUĞLA adresinde yer alan taşınmazı 2020 yılı Nisan ayında 650.000,00 TL'ye sattığını, taşınmazın satımından elde edilen paranın 345.000,00 TL'sini ... adına geçmesi için ... bankasına yazılı talimat verdiğini, bu hususların sunulan evraklar ve yerel mahkeme kararında da bahsedildiği üzere sabit olduğunu, davacı tarafın müvekkilinin yatı yaptıracak maddi gücü olmadığını iddia etse de müvekkilinin 2007 yılına kadar iştigal ettiği işlerde yönetici konumunda çalıştığını daha sonrasında kaptan olarak çalıştığını, davacı tarafın kendi iddialarını doğruymuş gibi göstermek uğruna resmi makam önünde yapılan işlemleri, bankalar aracılığıyla yapılan işlemleri adeta yok saydığını beyanla ve açıkladıkları diğer nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. Katılma yoluyla davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; inanç sözleşmesinin ispatı için her ne kadar yazılı ispat koşulu aransa da Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere yazılı delil başlangıcı bulunan durumlarda tanık dahil her türlü delil ile iddiaların ispatının mümkün olduğunu, 20.07.2022 tarihli dava dilekçesinin 5 nolu ekinde sunulan ve inkar edilmeyen 2021 yılındaki muhtelif Whatsapp konuşma kayıtlarında davalının, teknenin yapımı için gerekli masrafları ve tescil edildikten sonra doğan sigorta gibi ek giderleri müvekkiline bildirdiği, müvekkilinin de bu masrafları ödemesi için davalıya para gönderdiği, davalının tekneye yapılacak işlemler hususunda müvekkilinden talimat aldığının görüldüğünü, tekneyi direkt olarak inşa eden ... Şirketinin yetkilisi ...'in 07.02.2024 tarihli celsede vermiş olduğu beyanda, davaya konu olan tekneyi kendisinin yaptığını, yapımı için müvekkili ile anlaşma sağladığını, ödemeleri müvekkilinden aldığını, davalının sadece müvekkili olmadığı zamanlarda gelip tekneyi kontrol ettiğini ve en önemlisi tescil anında müvekkilinin işi nedeniyle şuan tekneyi kendi üzerine alamayacağından dolayı geçici olarak davalı oğlu adına tescili için gerekli evrakları davalı adına olacak şekilde hazırladıklarını belirttiğini, müvekkilinin, yapım maliyetini düşürmek için tekneyi sicile ticari olarak davalı oğlu adına kaydettirdiğini ancak ilerleyen süreçte anlaşmaya aykırı bir şekilde davalının teknenin mülkiyetini müvekkiline geri vermeye yanaşmadığının tanık beyanları ile ispat olunmuş olup yazılı delil başlangıcı sayılan belgelerle beraber tanık beyanları dikkate alındığında inanç sözleşmesinin ispat edilmiş olduğunun sabit olduğunu, dosyada mübrez olan belge ve banka ödeme dekontları, davaya konu olan teknenin inşa masraflarına müvekkilinin katlandığını gösterdiğini, ayrıca, davaya konu olan uyuşmazlıkta TMK. hükümleri uygulanması gerekirken hatalı bir şekilde TTK. hükümleri gözetilerek karara varıldığını, davaya konu olan ... isimli teknenin mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunun tanık beyanları, banka kayıtları, tahsilat ve teslim makbuzları, Whatsapp ve Mail konuşma kayıtları ile ispat edildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesine istinaf başvuru sebebi oyarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, inanç sözleşmesine dayalı bağlama kütüğüne kayıtlı ticari yat kaydının iptaline karar verilerek donatan adına tescilinin ve iadesinin, iptal ve tescil mümkün olmaz ise içerisindeki emtialar ile birlikte dava tarihindeki yat rayiç bedelinin tahsili istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davacının tekneye yönelik tüm ödemeleri yaptığı ve inançlı işlem kapsamında teknenin kendisine ait olduğu iddiasını ispatlayamadığının, davacı tarafın dava tarihi itibariyle tekne yapımına ilişkin ödemiş olduğu bedeli davalıdan talep edebileceğinin anlaşılmasına göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Muğla 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/06/2025 tarih, 2023/32 Esas ve 2025/584 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 116,60 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 78.333,61 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 19.583,14 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 58.750,47 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın re'sen taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.. 25/06/2026