Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/791 E. 2026/1272 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/791
- Karar No
- 2026/1272
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/791
KARAR NO : 2026/1272
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: (KAPATILAN) İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/179
KARAR NO : 2022/124
DAVA TARİHİ: 19/03/2021
KARAR TARİHİ: 22/02/2022
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 14/10/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalıya sıfır-ikinci el araç satışları ile ilgili olmak üzere 01.10.2017 ile 31.10.2019 tarihleri arasında müşavirlik hizmeti verildiğini, sözleşme konusu işlerin sadece müvekkil tarafından yapılacağının kararlaştırıldığını, müvekkiline iş verildiği için davalıya 350.000 TL'lik çeklerle komisyon bedeli verildiğini, çeklerin ödendiğini, davalının 01.10.2017-31.10.2019 dönemi sıfır araç satışlarının %50'nin altında kaldığını, sözleşme gereği müvekkilin yapması gereken ikinci el araç satış işlemlerinin hiç yaptırılmadığını, bu nedenle sözleşmenin otomatik olarak fesih olunduğunu, az sayıda yapılan işlem ücretlerinin zamanında ödenmediğini, davalının 2019 yılında işyerini tasfiye ettiğini ve bu yılda müvekkiline hiç trafik müşavirliği işlemi göndermediğini, sözleşme şartlarına aykırılık nedeniyle davalıya 10.04.2019 tarihinde noter üzerinden 350.000 TL tutarlı komisyon bedeli iadesi için ihtarname gönderildiğini, ihtarnamenin davalıya 12.04.2019 tarihinde teslim edildiğini, ödemenin yapılmaması nedeniyle icra takibi başlatıldığını ancak takibe itiraz edildiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamınına ve davalının icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ne ikinci el ne de sıfır araç satışlarını başkasına yaptırmadığını, iddianın doğru olması halinde bunun sözleşmenin 6.maddesi kapsamında rekabet ihlali sayılamayacağını zira maddenin sıfır km araç satışlarını kapsadığını fakat ikinci araç satışlarını kapsamadığını, ilgili maddede işlemlerin ikinci bir müşavirlik firmasına yaptırılmasının yasaklandığını ancak müvekkili firmanın bu işlemleri kendisinin yapması konusunda bir yasak bulunmadığını, sözleşme ile araç adedi konusunda davacıya hiçbir taahhüt verilmediğini, davacının sözleşmenin 18 ayından yararlanıp son 6 ayda müvekkil firma iş hacminin düşmesini fırsat bilerek tüm komisyon bedelini iade alma niyetinde olduğunu, davacı iddialarının doğru olması ihtimalinde bile tüm komisyon bedelinin geri istenemeyeceğinii sözleşmenin 7/B maddesinde kalan aylar için alınan komisyon bedelinin iadesinin istenebileceğini, sözleşmede geri ödeme için 15 gün süre verilmiş olunmasına karşılık ihtarnamede 3 gün süre yazıldığını beyanla, haksız ve kötü niyetli davanın reddini, davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; "...Eldeki uyuşmazlıkta, gerek ihtarname içeriği gerekse dava dilekçesi içeriği göz önüne alındığında, davalının satış işlemlerinin aşırı düşük kaldığı iddiasıyla sözleşme davacı tarafından fesh edildiğinden, komisyon bedelinin iadesine ilişkin ikinci yöntem olan, sözleşmenin 7/b maddesindeki iade protokolü uygulanmalıdır. Hükme esas alınan bilirkişi raporu ile sözleşme süresine konu dönemde ... markasının ve genel ... payının olağan dışı düşüş göstermemesine rağmen davalının davacıya yaptırmış olduğu işlemlerin sıfır km araç bazında 3 senede toplam 620 olduğu, davacının elde ettiği komisyon bedelinin toplamda 164.314,85 TL olduğu ve ikinci el araç satış gerçekleştirilmediği tespit edilmekle davacı tarafından sözleşme fesih şartlarının oluştuğu kanaatine varılmıştır. Davacının sözleşmeyi fesh ettiği tarih itibariyle sözleşmenin 7/b maddesinde düzenlenen hükümler göz önüne alındığında fesih sonrası kalan aylar için toplamda (fesih tarihi ile sözleşmenin olağan bitimi arasındaki 6,8 ay için ) 99.164,64 TL komisyon iadesi talep edilebileceği kanaatine varılmıştır. Sözleşmenin 7/b maddesinde mehil olarak fesih ihtarnamesinin tebliğinden itibaren 15 gün beliritlmekle her ne kadar ihtarname de 3 iş günü süre verilmişse de sözleşmede belirli vade belirlendiğinden, ihtarname tebliğ tarihi olan 12/09/2019 tarihinden 15 gün sonrasına isabet eden 27/04/2019 tarihinin resmi tatil olması sebebiyle 6098 sayılı TBK'nın 93.maddesi uyarınca bu tarihi izleyen tatil günü olmayan ilk gün olan 30/04/2019 tarihinde temerrüdün gerçekleştiği görülmüştür. 30/04/2019 tarihi ile takip tarihi olan 07/09/2020 tarihi arasında kabul edilen asıl alacak olan 99.166,64 TL'ye işleyen temerrüt faizinin (avans faizi ) 21.083,10 TL olduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar davalı vekili tarafından ,söleşmede işleyecek faizin yasal faiz olarak beliritldiği dile getirilse de sözleşmenin 7/b maddesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sözlşemenin feshi bedeniyle davacının yapacağı masrafların bir bütün olarak talep edilebileceğinin belirtildiği ve komisyon bedelinin ''yasal faizlerinin '' iadesi ifadesinin genel ifade olarak kullanıldığı ve yasal olarak talep edilebilecek faizlerin yerine geçmek üzere yer aldığı görülmekle faiz türü olarak yasal faize değil avans faizine hükmedilmiştir. Alacak belirli olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine ve davacının fesih iradesinin sözleşmeye uygun olmasından dolayı reddedilen kısım açısından kötü niyetli sayılamayacağından kötü niyet tazminatı talebinin reddine..." karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; sözleşme süresi boyunca davalı tarafından 2.el araçlara yönelik bir işlem yaptırılmadığını, sözleşmenin bu nedenle ve sıfır araçlardaki satış işlemleri önceki yıllara göre çok düşük kaldığı için feshedildiğini, bu durumda sözleşmenin 6 ve 7/a maddesinin değerlendirilmesi gerektiğini, anılan maddelerde ihlal halinde süre ve miktar sınırlaması olmadığını, komisyon bedelinin tamamının iade edileceğinin hüküm altına alındığını beyan ederek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, tacirler arası hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile davacı tarafından 350.000,00 TL asıl alacak + 81.204,80 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 431.204,80 TL alacağın tahsili için takip başlatılmış, borcun sebebi "01.10.2017 ile 31.10.2019 tarihleri arası için yapılan sözleşmenin ihlali nedeniyle sözleşmede verilen 350.000,00 TL'nin 10.04.2019 tarihli Üsküdar 7. Noterliğinin ... yevmiyeli ihtarına binanen ödenmesi talebimizdir." şeklinde belirtilmiştir. Ödeme emrinin tebliği akabinde davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine eldeki dava hak düşürücü sürede açılmıştır.
İhtilaf taraflar arasında imzalanan sözleşmeden kaynaklanmaktadır. Sözleşmede davacı "...", davalı "..." olarak anılmaktadır. Sözleşme 01/10/2017-31/10/2019 tarihleri arasındaki 24 aylık süreyi kapsamaktadır.
Sözleşmenin "Yapılacak İşin Konusu" başlıklı 2.maddesinde; "..., ... tarafından verilen sıfır km araçlar ve 2 el araçlara ait trafik tescil işlemlerinin takibini vergi dairesi, emniyet müdürlüğü, karayolları muayene istasyonu gibi devlet dairelerinde takip edecek buralara ödenmesi gereken harç ve resmi evrak bedellerini yasal sürelerde ödeyerek işlemlerini mücbir bir sebep yok ise en geç iki iş günü içerisinde neticelendirilip ...'e eksiksiz olarak teslim edecektir."
"Rekabet Yasağı" başlıklı 6.maddesinde; "Sözleşme süresi içerisinde ... tarafından satılan km araçların tescil işlemleri müşterilerin bizzatı kendi müşavirleri tarafından yapılması harici (asbis işlem ücreti ... müşavirliğine ödendikten sonra) 2.bir müşavirlik firmasına yaptıramaz. Yaptırdığı takdirde ... tarafından ...'e verilen komisyon bedelinin tamamını 15 gün içerisinde ... yasal faizi birlikte ...'e ödeyeceğini kabul beyan ve taahhüt eder."
"Komisyon Bedeli" başlıklı 7.maddesinde; "A) İş bu sözleşmeyle alakalı olmak üzere ..., ...'e toplamı 350.000,00 TL olan komisyon bedeli vermiş olup, ... 01.10.2017 ile 31.10.2019 tarihleri arasında sıfır km, ikinci el diğer müşavirlik araç işlemini ...'e yaptırmaması, durumunda sözleşme otomatik olarak fes olmuş sayılacaktır, bu durumda ... alınan komisyon bedeli iade edilecektir.
B) ... ...'e vermiş olduğu 350.000,00 TL'lik komisyonu 24 ay için vermiş olup aylık komisyon bedeli 14,583,33 TL'dir. Kanunlarda bir değişiklik olması, satış adetlerinin geçmiş yıllara göre aşırı düşük kalması sonucunda işlemleri ...'in yapmaması durumunda yada 4 ve 6.maddelerin ihlali sonucunda ...'in işi bırakmak istemesi durumunda ...'in noter kanalı ile yapacağı feshnameyi mutakip onbeş gün içerisinde ... geri kalan aylar için almış olduğu komisyon bedelini nakden iade edecektir. İade etmediği taktirde almış olduğu komisyon bedelinin tamamının yasal faizlerini avukatlık ücretlerini tüm masraflarını ödemek zorundadır." hükümleri yer almaktadır.
Davacı tarafından Üsküdar 7. Noterliğinden 10/04/2019 tarihinde keşide edilen ihtarnamede; taraflar arasındaki müşavirlik hizmetinin yürütülmesinin olanaksız hale geldiği, satış plazasının son bir ayda boş olduğu, yapılan işlemlere dair ödemelerin süresinde yapılmadığı, 2.el işlemlerinin yaptırılmadığı, 01/10/2017 tarihinden beri verilen verilen müşavirlik hizmetinin davalıdan kaynaklanan nedenlerle sıfır araç satışının durdurulması sebebiyle iş gelmeyeceğinden, iş yapma durumu kalmadığından feshedildiği bildirilerek, davalıya komisyon ödemesi olarak yapılan toplam 350.000,00 TL'nin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 iş günü içerisinde ödenmesi ihtar edilmiş, 12/04/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Mahkemece mali müşavir ve ... sektör uzmanı bilirkişi heyetinden alınan raporda; davalı taraf ticari defterlerini ibraz etmediğinden sadece davacı ticari defterlerinin incelendiği, 07/09/2020 takip tarihi itibariyle davacı nezdinde davalı 72.899,98 TL borçlu olarak göründüğü, davacının davalıya 2017-2018-2019 yıllarında toplamda 620 adet karşılığı sıfır araç satışı gerçekleştirdiği, bu satışlar karşılığında toplamda 164.314,85 TL tutarlı komisyon geliri elde ettiği ve ikinci el araç satışı gerçekleştirmediği, sözleşme 24 aylık (01/10/2017-31/10/2019) dönemi kapsayacak şekilde imzalandığından sözleşmenin feshedildiği 10/04/2019 tarihinden bitim tarihi olan 31/10/20109 tarihine kadar kalan sürenin 6,8 aya denk geldiği, 350.000,00 TL olan bedelin bu süreye isabet eden tutarının 350.000,00 / 24 X 6,8 = 99.166,64 TL olduğu, yıllık değişen avans faizi oranlarının dikkate alınması neticesinde 17/04/2019 temerrüt tarihinden 07/09/2020 takip tarihine kadar 99.166,64 TL tutarlı komisyon anaparası üzerinden istenebilir birikmiş faiz tutarının 21.631,91 TL olarak hesaplandığı, davalıdan istenebilir komisyon bedelinin 350.000,00 TL olması gerektiği kanaati halinde ise birikmiş faiz tutarının 76.347,95 TL olacağı, 2014-2019 yılları ... pazarı değerlendirildiğinde 2014 yılında otomobil ve Hafif ticari araç pazarı %10,04 daralırken, ...'ın ... payı %11.61, ...'nin ... markasındaki payı %1,18 olduğu, 2015 yılına gelindiğinde ... 2014 yılına göre %26 büyüdüğü, ...'ın ... payı %11,31 olarak hemen hemen aynı kaldığı, ... ... markasındaki payının %1,33 olduğu, 2016 yılı bir önceki yıla göre %1,6 büyüyerek ...'ın payı %10,78 olurken ... nin markadaki payının %1,14 olarak pazara ve Marka payına paralel seyrettiği, 2017 yılında ... bir önceki yıla göre %2,8 daralırken ...'ın ... payının %12,55 büyüdüğü buna karşılık ...'nin markadaki payının %0,88 düştüğü, 2018 yılında ... bir önceki yıla göre %35 daralırken ...'ın payını %11,28 ile diğer yıllara göre koruduğu buna rağmen ...'nin markadaki payını koruyamadığı ve %0,44 düştüğü, 2019 yılına gelindiğinde ... bir önceki yıla göre %23 daralmış olmasına rağmen ...'ın Pazardaki payını %15,91 çıkardığı ancak ...'nin markadaki payını %,0,03 e düşürdüğü, her ne kadar ... yıllara göre büyüme ve küçülme göstermiş olsa da ...'ın ... payını korumuş olmasına rağmen bayisi olan ...'nin 2017-2018-2019 yıllarında ... payında ciddi bir düşüş yaşandığı belirtilmiştir.
Sözleşme 01/10/2017 tarihinde yürürlüğe girmiş olup fesih tarihi olan 10/04/2019 tarihine kadar yaklaşık 1,5 yıllık sürede davalı tarafından 2.el satışlar yönünden davacıya işlem yaptırılmamıştır. Ancak bu süre içerisinde davacının da 2.el satışlar için fesih bildirimine kadar davalıya gönderdiği bir talep, ihtarname bulunmamaktadır. Taraflar arasında ihtilaf sıfır araçların satışının ciddi şekilde düşmesi sebebiyle meydana gelmiştir. Davacı taraf her ne kadar sözleşmenin 6 ve 7/A maddesinde bu yönde bir süre sınır olmadığını, her zaman sözleşmenin feshedilebileceğini savunsa da taraflar arasındaki ticari ilişkinin işleyiş şekli ve hayatın olağan akışı gözetildiğinde bu iddiası yerinde görülmemiştir. Ayrıca taraflarca imzalanmış sözleşmenin yürürlüğü sırasında, hak ve borçların kullanımı ile ifasında da hukukun genel ilkelerinden olan Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi gereğince dürüstlük kurallarına uyması gerekmektedir, bir hakkın sırf başkasını zarara sokacak şekilde kötüye kullanılmasını kanun himaye etmez. Davacının 1,5 yıllık sürede 2.el araçlar yönünden hiçbir işlem yapmadığı halde bu hususa ses çıkarmayarak, sözleşmeden faydalanıp sıfır araçlara ilişkin işlemleri yaparak gelir elde etmesine rağmen kalan 6 aylık sürede 2.el araç işlemlerinin hiç yaptırılmadığını ileri sürerek 24 aylık süre için ödediği tutarın tamamını talep etmesi TMK'nın 2. maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı, hakkın kötüye kullanması mahiyetinde olduğundan hukuk düzeninde himaye görmemesi gerektiğine kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle taraflar arasında süregelen ilişki itibariyle davacının feshinin, davalı tarafından yapılan sıfır araç satışının ciddi oranda düşüş göstermesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Zira gerek kayıtlarda yapılan inceleme gerekse ... ... A.Ş'nin 17/08/2021 tarihli "0 km araç" satış bilgilerini içerir müzekkere cevabına göre 2017 yılı 10.ayından itibaren yıl sonuna kadar 287, 2018 yılında 310, 2019 yılında 25 olmak üzere toplam 622 adet davalı ... tarafından "0 km" araç satışı yapılmış, bunlardan 620 adetine davacı tarafından işlem yapılmıştır. Yine kayıtlara göre 2015 yılında 1458, 2016 yılında 1218, 2017 yılında 1063 olan toplam satış miktarı 2018 yılında 310'a, 2019 yılında 25'e düşmüştür. Söz konusu miktarlar sözlemenin 7/B maddesindeki "satış adetlerinin geçmiş yıllara göre aşırı düşük kalması" nedeniyle feshi haklı kılmıştır. Bu durumda ise sözleşmenin 7/B maddesi uyarınca kalan süre nazara alınarak hesaplama yapılması gerekmektedir. Bilirkişi raporunda kalan süre nazara alınarak hesaplama yapılmış, mahkemece işlemiş faiz yönünden sözleşme uyarınca hesaplama yapılmış ve bu tutarlar çerçevesinde karar verilmiş olup kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. İstinaf incelemesi HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı re'sen gözetilmiş, verilen kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı gibi kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davacı tarafından yatırılan 80,70 TL 'nin mahsubu ile bakiye 651,30 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 7550 sayılı Yasa'nın 20.maddesi ile değişen 6100 sayılı HMK'nın Ek 1.maddesi ve HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 14/10/2026