Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1947 E. 2026/1360 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1947
- Karar No
- 2026/1360
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1947 - 2026/1360 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ- D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N E S A S H A K K I N D A K A R A R)
ESAS NO : 2022/1947 KARAR NO : 2026/1360
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 21.04.2022 ESAS-KARAR NUMARASI : 2021/162 E., 2022/343 K.
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) KARAR TARİHİ : 18.06.2026 YAZIM TARİHİ : 18.06.2026
Davacı ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkilinin sorumluluğundaki tesislere ait hizmet binalarının ve açık alanların temizlik ve destek hizmetlerini teminen yüklenici firmalarla imzalanan sözleşme hükümleri çerçevesinde yüklenici firmalar bünyesinde çalışmakta olan ...’nin sözleşmesinin 18 koduyla 31.10.2020 tarihinde sona erdirildiğini, dava dışı işçiye 01.12.2020 tarihinde 33.688,29 TL kıdem tazminatı ile kıdem tazminatı tutarına ilave olarak 257,65 TL damga vergisi tutarı olmak üzere toplam 33.945,94 TL kıdem tazminatı, 1.741,27 TL izin ücreti tutarının ödenmesi ile izin ücreti tutarına ilave olarak 16,68 TL damga pulu, 439,49 TL gelir vergisi tutarı olmak üzere toplam 2.197,44 TL izin ücreti olmak üzere 36.143,38 TL ödendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ödenen bedelin işçinin davalı yüklenici firmalarda çalıştığı dönem oranınca hesaplanması ile ödeme tarihi olan 01.12.2020 den itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan rücuen tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ......Ltd. Şti., .....Ltd. Şti., ......A.Ş. ......Ltd. Şti. vekili özetle: Taraflar arasında imzalanan sözleşme ve eklerinde iş akitlerinden doğan alacaklardan hangi tarafın ne oranda sorumlu olduğu hususunda bir düzenleme bulunmadığını, ödeme tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi talebinin hukuka aykırı olduğunu savunarak, davanın reddine, karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalı ......A.Ş. vekili özetle: Zamanaşımı ve görev itirazında bulunduklarını, ne taraflar arasında imzalanan sözleşmede ne de bunun eki niteliğindeki teknik şartnamede kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hüküm yer almadığını, davacı tarafından müvekkiline ihale bedeli içerisinde kıdem payı ödenmediğini, bu sebeple müvekkilinin kıdem tazminatından sorumluluğu olmadığını, müvekkilinin davacıya ödenecek kıdem tazminatı ve tali nitelikte işçilik alacaklarında sorumlu olacağı düşünülse dahi yasal mevzuat gereği bu sorumluluğun davacı ile müteselsil olarak ve yarı yarıya hesaplanması gerektiğini savunarak işçinin asıl işvereni davacı olduğundan davanın müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Davacı kurum ile davalılar arasında düzenlenen sözleşmelerde sözleşme süresince yüklenici şirket bünyesinde çalıştırdığı işçilerin işe alınması, işten çıkarılması neticesinde doğabilecek tüm yükümlülüklerin yüklenici şirketlere ait olacağının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Kıdem tazminatı alacağı yerleşik Yargıtay kararları uyarınca (23. H.D'nin 2014/5216 E-2015/4986 K) her bir işverenin işçinin kendi çalıştırdığı döneme isabet eden miktarla sınırlı olarak sorumlu olup, son işveren ise yıllık izin ücreti alacağı ve fesih ihbar alacağından sorumludur. (11. H.D'nin 2013/166 E -18061 K) Bahse konu hizmet alım sözleşmesinin ve eklerinin imza tarihi ile sözleşmede açıkça davalı yüklenici Şirketlerin işçilik alacaklarından hukuki sorumluluğu öngörülmesine göre, davacı kurum, davalı yüklenici Şirketlerden çalıştırdığı işçinin işçilik hakları bağlamında işçiye kıdem tazminatı ile yıllık izin ücret ödemesi ile davalılara rücu hakkını haiz olup dava konusu ödemenin Mahkememiz’ce de benimsenen bilirkişi raporunda hesaplanan kısmını davalılardan rücuen talep etmekte hukuken haklıdır. Bir kısım davalılar vekilinin sunduğu mazeret dilekçesinin incelenmesinde mazeretini delillendirmediği ve usul ekonomisi de dikkate alınarak 21/04/2022 tarihli duruşmada mazeret isteminin reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Bu bağlamda, toplanan delillere göre açıklanan gerekçelerle; davanın kabulü ile Mahkememiz'ce de benimsenen bilirkişi raporunda hesaplanan toplam 36.143,38-TL alacağın davalılardan ... Hiz. San. Ltd. Şti ile ... Hizmetleri A. Ş. 3.480,53, ... Otom. Tem Tic. Ltd. Şti. ile ... Sosyal Hiz. İnş. Gıda San. Tic. Ltd. şirketi 3.071,15 TL, ... Sağ. Gıda Tic. Ltd. Şti ile ... İnş İth. İhr San. A.Ş 10.183,78 TL, ... Hiz Tic Ltd Şti ile ... Org İnş. Tic. Ltd. Şti. 6.373, 82 TL, ... Hiz. Bilg. Dan. İnş. Teks. San. Ve Tic. Ltd. Şti. 2.578, 18 TL, ... İnş Taah. Ltd. Şti ile ... Hiz bilg. Dan. İnş. Tic. Ltd. Şti. 10.455,92 TL’lik kısmı ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla ödeme tarihi olan 01/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine gerektiği kanaatine varılmış olup açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olduğu, müvekkilinin her bir davalıdan ayrı ayrı manevi tazminat talep ettiğine ve davalılar arasında müşterek sorumluluk da bulunmadığına göre her bir davalı için ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği, yargılama giderleri ve harçlara ilişkin sorumluluğun davalıların payları oranında belirlenmemesinin hatalı olduğu nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalılar ... ...Limited Şirketi, ... ...Limited Şirketi, ......Limited Şirketi ve ... ...Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davacı ile müvekkilleri arasında imzalanan hizmet alım sözleşmelerinde işçilik alacaklarından hangi tarafın hangi oranda sorumlu olacağına ilişkin açık bir düzenleme bulunmadığı, buna rağmen işçilik alacaklarının tamamının davalı şirketlere yükletilmesinin hukuka aykırı olduğu, sözleşme ve ekleri incelendiğinde işçilerin işe alınması, çalışma koşulları, denetimi ve işin yürütülmesine ilişkin yetkilerin önemli ölçüde davacıda bulunduğu, davacının asıl işveren sıfatını koruduğu, rücuya esas alınabilecek yükümlülüklerin sözleşmede veya sözleşme eki belgelerde açık şekilde düzenlenmesi gerektiği, yalnızca şartname hükümlerine dayanılarak davalılar aleyhine sorumluluk yüklenemeyeceği, ihale sürecinde müvekkillerine dayanılan genel şartnamenin sunulmadığı, müvekkillerinin ihale sürecine davacı tarafından verilen ihale dokümanlarına göre katıldıkları, sonradan haberdar olunmayan şartname hükümleriyle sorumluluk yüklenmesinin hukuka aykırı olduğu, mahkemece dava dışı işçiye yapılan ödemenin ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmesinin de hukuka aykırı olduğu, dava dışı işçinin kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti talepleri bakımından yalnızca davacıya başvurduğu, müvekkillerine herhangi bir başvuru veya talepte bulunmadığı, davacının yaptığı ödemeyi müvekkillerinden talep etmeksizin doğrudan dava açtığı, bu nedenle müvekkillerinin temerrüde düşürülmediği, davacı tarafından yapılan ödemenin müvekkillerinin taraf olduğu bir mahkeme kararı veya icra takibi sonucunda yapılmadığı, davalıların ödeme tarihini ve miktarını bilme imkânlarının bulunmadığı, temerrüt gerçekleşmeden faiz talep edilemeyeceği, bu nedenle ödeme tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğu, dava dışı işçinin çalışma süresi boyunca tüm emir ve talimatlarını doğrudan davacıdan aldığı, iş organizasyonu ve işin yürütülmesinin davacı tarafından gerçekleştirildiği, dava dışı işçinin yıllık izin kullanıp kullanmayacağına ilişkin kararların da davacı tarafından verildiği, izin taleplerinin doğrudan davacıya yöneltildiği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının davalılardan rücuen tahsili taleplidir. 1-HMK'nin "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341. maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı "Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 41. maddesi ile de maddede yer alan "binbeşyüz" ibaresi, "üçbin" şeklinde değiştirilmek suretiyle söz konusu kesinlik sınırı üçbin Türk Lirasına çıkarılmış ve her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir. Diğer taraftan 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanunun 20 maddesi ile HMK Ek 1/2 madde değiştirilmiş olup "... 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas..." esas alınacaktır. Buna göre asliye ticaret mahkemeleri yönünden kesinlik sınırı ilk derece mahkemesinin dava tarihi 18.03.2021 itibariyle 5.880 TL olarak uygulanacaktır. Dava konusu edilen alacak miktarı 36.143,38 TL olup mahkemece davanın kabulüne, davalılar ... Limited Şirketi ve ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'den 3.071,15 TL'nin tahsiline karar verilmiştir. Görüldüğü üzere, davalılar ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ve ... İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nce istinafa getirilen bu miktar HMK 341/2. madde gereğince ilk derece mahkemesinin dava tarihi itibariyle istinaf kesinlik sınırının altında kaldığından davalılar ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ve ... İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekilinin bu davalılar yönünden istinaf kanun yoluna başvurma hakkı bulunmamaktadır. HMK'nin 346/1. maddesi uyarınca istinaf dilekçesi kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir. Ayrıca 352. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde kararın kesin olması halinde fıkra uyarınca mahkemece gerekli kararın verileceği belirtilmiştir. Öte yandan 360. madde gereğince de bu bölümde aksine hüküm bulunmayan hâllerde ilk derece mahkemesinde uygulanan yargılama usulü Bölge Adliye Mahkemesi'nde de uygulanacaktır. Bu nedenle davalılar ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ve ... İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekilinin bu davalılar yönünden istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir. 2-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına; göre; davacı vekilinin tüm; davalılar ... ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ve ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi vekilinin bu davalılar yönünden aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer hususlara yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3-Diğer davalılar ... ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ve ... ...Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi yönünden yapılan inceleme sonucunda, davacı tarafça dava dilekçesinde ödeme tarihinden itibaren faiz talep edildiği, ancak dosyaya temerrüdün oluştuğuna dair belge sunulmadığı, bu durumda ... ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ve ... ...Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi yönünden temerrüdün davanın açıldığı tarihte oluştuğu anlaşılmıştır. Buna göre ilk derece mahkemesince, dava tarihinden itibaren avans faizi yütürülmesine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçelerle ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu durumda Dairemizce, davalılar vekilinin ... ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ve ... ...Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi yönünden istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK 353/1.b.2. madde uyarınca, ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak yeniden esas hakkında karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalılar ... ...Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ve ... ...Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekilinin bu davalılar yönünden istinaf dilekçesinin reddine, 2-) Davacı vekilinin istinaf sebeplerinin HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 3-) Davalılar ... ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ve ... ...Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi vekilinin bu davalılar yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile: HMK m. 353/1.b.2 gereğince, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/162 E., 2022/343 K. sayılı, 21.04.2022 tarihli kararını düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesine, Buna göre: "1-Davanın KABULÜ İLE; dava konusu toplam 36.143,38-TL alacağın davalılardan ... Hiz. San. Ltd. Şti ile ... Ve Hizmetleri A. Ş. 3.480,53, ... . Tem Tic. Ltd. Şti. ile ... Hiz. İnş. Gıda San. Tic. Ltd. şirketi 3.071,15 TL, ... Hiz Tic Ltd Şti ile ... Org İnş. Tic. Ltd. Şti. 6.373, 82 TL, ... Hiz. Bilg. Dan. İnş. Teks. San. Ve Tic. Ltd. Şti. 2.578, 18 TL, ... İnş Taah. Ltd. Şti ile ... sosyal Hiz bilg. Dan. İnş. Tic. Ltd. Şti. 10.455,92 TL’lik kısmı ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla ödeme tarihi olan 01/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 10.183,78 TL'nin dava tarihi olan 18/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... Sağ. Gıda Tic. Ltd. Şti ile ... ... İnş İth. İhr San. A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Alınması gerekli 2.468,96-TL nispi karar ve ilam harcı için peşin alınan 617,24-TL harcın mahsubu ile noksan olan 1.851,72-TL harcın davalılardan alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydına, 3-Arabulucu ücreti olarak yatırılan 1.320.00 TL ücretin davalılardan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 5.421,50-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Bu dava kapsamında davacı tarafından yatırılan 617,24 TL peşin harç 59,30 TL başvurma harcı, 8,50TL vekalet harcı olmak üzere toplam 685,04 TL harcın davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Bu dava kapsamında davacı tarafından yapılan 1.948,50 TL posta/tebligat/bilirkişi gideri olan yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE," 4-a) Peşin alınan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalılar ... ...Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, ... ...Sanayi Ticaret Limited Şirketi, ... ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ve ... ...Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'ne iadesine, b-) Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın düşümü ile kalan 651,30 TL harcın davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına, 5-a) İstinaf kanun yoluna başvuran davacı ve davalılar ... ...Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ve ... ...Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, b-) Davalı ... ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından istinaf aşamasında yapılan 86 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 6-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 18.06.2026
Başkan Üye Üye Katip