Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2087 E. 2026/1124 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/2087
- Karar No
- 2026/1124
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2087 KARAR NO : 2026/1124
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/06/2016 (Dava) - 06/07/2023 (Karar) NUMARASI : 2016/839 Esas - 2023/494 Karar DAVA : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) BAM KARAR TARİHİ : 16/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/06/2026
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/07/2023 tarihli 2016/839 Esas ve 2023/494 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 04/02/2015 tarihinde, davalı sürücü .... idaresinde bulunan .... plaka sayılı aracı ile İzmir istikametinden Aydın istikametine seyir halinde iken Bahçelievler Işıklı Kavşağı'n geldiği sırada kırmızı ışığa rağmen durmayarak seyrine devam etmiş, Serdar Genç Caddesi'nden gelip kırmızıda durup yeşilde hareket eden davacı ....'in sevk ve idaresinde bulunan tescilsiz motosikletin sol ön far kısımlarından çarpması neticesinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, trafik kazası sonucu kaza tespit tutanağında .... plaka sayılı kamyonet sürücüsü....”'ın 2918 sayılı yasanın 84/a ve 47/1-b-c kurallarını ihla ettiğinden asli ve tam kusurlu olarak tespit edildiğini, ayrıca iş bu kazaya ilişkin Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/891 Esas sayılı dosyasında alınan kusur raporunda ....'ın asli ve tam kusurlu tespit edildiğini, kaza nedeniyle müvekkili ... ..'in ağır şekilde yararlanarak hayati tehlike atlattığını, anılı kaza nedeniyle uzun süre yoğun bakımda kaldığını, kaza sonucu davacının kulağını kaybettiğini ve duyma sıkıntısı çektiğini, daha birçok yeri ağır şekilde yaralandığını, bakıma muhtaç olan davacı ... kendi ihtiyaçlarını (yemek, tuvalet, giysi değiştirme vs.) kendisi göremediğini, başkasının yardımına ihtiyaç duyarak hayatını idame ettirdiğini, ....'in yoğun bakımda kalması, vücudunun bir çok yerinde kırık olması, duyma kaybı yaşaması gibi nedenlerle ağır bir psikolojik travma geçirdiğini, sosyal hayatının yok olma safhasında olduğunu, tedavisi için hastaneye her gidiş gelişte vücudunda aşırı derecede ağrı olmasından dolayı kendisinin ve ailesinin yeme-içme ulaşım masraflarının ailesi tarafından karşılandığını, manevi olarak hassas olan, çöküntüye uğrayan davacılarda, bir de maddi açıdan zorlayıcı, telafisi güç zararlar meydana geldiğini, davacı ... için; kaza nedeniyle meydana gelen beden gücü ve efor kaybının yarattığı ruhsal ve yaşamsal olumsuzluklar, kaza nedeniyle çekmiş olduğu derin ıstırap, acı, elem, keder ve bundan böyle yaşam süresi sonuna kadar yoksun kalacağı zevkleri, dilediğince gezip dolaşma olanaklarından yoksunluk nedeni, geri kalan hayatı boyunca hiçbir zaman istediği her işte rahatlıkla çalışamayacağı, genç yaşı düşünüldüğünde hayatının tadını çıkaramayacak olması ve davalıların ağır kusuru da gözetilerek 20.000,00 TL, ayrıca her zaman ve her koşulda yanında olan aynı acı, elem ve sıkıntı çeken davacı çocuklar ... . için 5.000,00 TL, .... için 5.000,00 TL, ....için 5.000,00 TL,... için 5.000,00 TL manevi tazminat istendiğini belirterek, tüm talepler için fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, haklı davanın kabulüne, trafik kazasında yaralanarak beden gücü ve efor kaybına uğrayan davacı ....için, 6100 sayılı yasa'nın 107. maddesi gereğince, toplanacak deliller ve bilirkişi raporuna göre fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00.-TL beden gücü ve efor kaybı, 500,00.-TL bakıcı ve bakım gideri, 500,00.-TL tedaviye bağlı (medikal aletler, ilaç, yol ve diğer tüm giderler) giderlerden oluşan maddi tazminat tutarının işleten ve sürücü yönünden 04/02/2015 olay tarihinden ve .... yönünden (sigorta limiti aşılmamak üzere) dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizleri, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle ortaklaşa ve zincirleme sorumluluk kurallarına göre tahsiline, 6100 sayılı yasa'nın 107. maddesi gereğince, toplanacak deliller ve bilirkişi raporuna göre fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik davacı ... adına 20.000,00 TL, davacı çocuklar; .... için 5.000,00 TL, .... için 5.000,00 TL, .... için 5.000,00 TL, .... için 5.000,00 TL manevi tazminatın sadece işleten ve sürücü yönünden olay tarihinde İşletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte tahsiline, davalı .... adına kayıtlı ...plaka sayılı araç üzerine “ihtiyati tedbir” konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir CEVAP : Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu olay sebebiyle, dava öncesi müvekkili kuruma başvuru yapılmadığından, davanın reddedilmesi gerektiğini, 6100 sayılı Kanununun 116. maddesi gereğince yetkisiz mahkemede açılan davaya karşı ilk itirazlarını sunduklarını, ... aleyhine zarar görenlerce açılacak davalarda genel yetki kurallarının uygulanması gerekeceğini, müvekkilinin adresinin "... Cad. ... Sok. ...Plaza ... Blok No.... Levent/ÎSTANBUL" olduğunu, bu nedenle "İstanbul- Merkez Mahkemeleri ve İcra Daireleri" yetkili olduğunu, bakıcı ve bakım giderleri, efor kaybı ve tedaviye bağlı giderler gibi taleplerin muhatabının ...olmadığını, söz konusu talepler teminat dışı olduğundan, davanın esastan reddi gerektiğini, ....'nın trafik kazasından kaynaklı olan sürekli sakatlık dolayısıyla tazminat taleplerinin muhatabı olup olay anında geçerli olan trafik sigortası teminat limitleri dâhilinde olaya karışan araca atfedilen kusur oranı ile sınırlı olacak şekilde üçüncü şahısların uğrayacağı sürekli sakatlık zararlarından kaynaklı tazminatın giderimi yükümlülüğü altında tutulabileceğini, 2918 sayılı Kanunun 92. Maddesine (i) bendi olarak "Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası şenel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içerisi dışında kalan talepler" ibaresi eklendiğini ve söz konusu taleplerin teminat dışında kaldığı açıkça belirtildiğini, vekil eden kurumun sorumluluğu olaya dahil somut delillerle ispat edilmesi halinde sigortasız araca atfedilen kusur oranı ve kaza tarihindeki teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kaza sebebiyle ödenmesi gereken miktar varsa kusur oranı ve kazadan kaynaklı sürekli maluliyet oranı gözetilerek uzman bilirkişiler tarafından hesaplanması gerekiğini, davacı tarafın iddialarını asla kabul anlamına gelmemek kaydı ile vekil eden kurum ....'nın sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 93. maddesi ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik) Genel Şartlarının A.l. maddesi gereğince kaza tarihinde geçerli olan 2015 yılına ait Trafik Sigortası teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, yapılacak yargılama sonunda vekil eden kurum aleyhine hüküm kurulduğu takdirde tahsiline karar verilecek miktar için gerek T.B.K. 62/ II maddesi, gerekse 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14/(7). Maddesi ile ... Yönetmeliği'nin 16 ve 17. Maddeleri gereğince trafik kazasına sebebiyet verdiği iddia edilen haksız fiil faili diğer davalılara rücu haklarını saklı tuttuklarını, müvekkili Kurum'un dava konusu olay ile ilgili olarak hiçbir sözleşmesel ilişki içerisinde bulunmadığını, müvekkili Kurum'un sigorta sözleşmesinden doğan bir sorumluluğu söz konusu olmayıp sadece kanundan doğan sorumluluğu söz konusu olduğundan, faize ilişkin taleplerin de reddi gerektiğini belirterek, 6704 sayılı Kanun numarasıyla 2918 sayılı KTK 97. Maddesinde yapılan değişiklik gereği dava açmadan önce müvekkili kuruma yazılı başvuru koşulu gerçekleştirilmediğinden davanın usulden reddine, Sayın Mahkemenin yetkisizliği sebebiyle dava dilekçesinin reddine, talep edilen bakıcı ve bakım giderleri ile tedaviye bağlı giderler, efor kaybı gibi kalemler ...'nın sorumluluğunda olmadığından davanın reddine, esas bakımından dahi haksız ve mesnetsiz açılmış bulunan davanın reddi ile avukatlık ücreti dâhil her türlü yargılama giderinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İlk derece mahkemesince; "... davacı ....'in sürücüsü olduğu motosiklet ile davalı ....'in işleteni olan ve davalı ... .'ın sürücüsü olan ve kaza tarihi itibari ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmayan aracın karıştığı trafik kazasında davalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, bu nedenle sürücünün davacının yaralanmasından doğan zarardan sorumlu olduğu, davalı işletenin de kaza nedeniyle doğan zarardan sorumlu olduğu, ayrıca davalı aracın Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi bulunmaması nedeniyle davalı ....'nın davacının yaralanmasından doğan cismani zarardan sorumlu olduğu, kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre ATK İkinci İhtisas Dairesi Üst Kurulu tarafından düzenlenen raporda davacının %25 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğu ve 9 ay süre ile geçici maluliyetinin bulunduğu, ayrıca kaza nedeniyle bakıcı ihtiyacının bulunmadığının tespit edildiği, davacının talep etmiş olduğu maddi tazminat alacak kalemleri yönünden Doktor-aktüerya bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda davacının 614.808,64 TL sürekli maluliyet ve 9.240,99 TL geçici iş göremezlik tazminat alacağı ile SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri alacağı toplam 1.250,00 TL zararının bulunduğu, davalı araç işleteni ve araç sürücüsünün bu zararların tamamından sorumlu olduğu, davalı ....'nın ise kaza tarihindeki poliçe limiti kapsamında iş göremezlik zararları yönünden 290.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu, davacı .... vekili tarafından sunulan değer artırım dilekçesinde davacı yönünden davalı ... tarafından poliçe limiti belirtilerek 290.000,00 TL sürekli iş göremezlik zararının davalı ... .'ndan talep edildiği, bakiye sürekli iş göremezlik zararı ile geçici iş göremezlik zararı ve tedavi gideri alacağının davalılar .... ve ....'tan talep edildiği, davacı vekilinin değer artırım dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak davalı .. ...'nın 290.000,00 TL poliçe limiti ile sorumlu olduğu, bakiye sürekli iş göremezlik zararı ve geçici iş göremezlik zararı ile tedavi giderinden davalı işleten ve sürücünün sorumlu olduğu, davacının bakıcı ihtiyacı bulunmadığından bakıcı gideri talebinin reddi gerektiği, davalı aracın kullanım amacının hususi olması nedeniyle hüküm altına alınan maddi tazminata davalı işleten ve sürücü yönünden kaza tarihinden davalı .... yönünden dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerektiği kanaatine varılmakla, davacı ....'in maddi tazminat davasının kısmen kabulü ve kısmen reddine karar verilmiştir. Davacılar ..., ...., ... ve .... tarafından açılan dava işlemden kaldırıldığından ve süresinde yenilenmediğinden bu davacılar yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Davacı ....'in manevi tazminat istemi yönünden yapılan değerlendirmede; ATK İkinci İhtisas Dairesi Üst Kurulu tarafından davacı hakkında düzenlenen 27.10.2022 tarihli raporda, kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre davacının % 25 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğu ve Geçici Maluliyet süresinin 9 ay olarak kabulünün uygun olacağının belirlendiği, davacının maluliyet oranı ve tarafların kaza nedeniyle kusur durumu ve davalı araç sürücüsünün kusur oranı dikkate alındığında; davacının yaralanması nedeni ile araç sürücüsü ve maliki işleteninin manevi tazminattan sorumlu olduğu, bu nedenle davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği vicdani kanaatine varılarak, manevi tazminatın, zenginleşme aracı olmadığı gibi, manevi tatmin duygusu oluşturacak miktarda olması gerektiği, yine özel durumların da mahkemece res'en dikkate alınması gerektiği anlaşıldığından, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın meydana geliş şekli, kusur durumu, kaza tarihi dikkate alınarak hakkaniyete uygun miktarda manevi tazminata karar verilerek manevi tazminat talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...'' gerekçesiyle; ''...Davacılar ..., ....,.... ve ... tarafından açılan maddi ve manevi tazminat davası yönünden DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, Davacı ....'in maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE; 614.808,64 TL sürekli iş göremezlik tazminatının (davalı ....'nın kaza tarihindeki poliçe teminat limiti olan 290.000,00 TL ile sınırlı olması kaydıyla) davalı ...yönünden dava tarihinden davalılar .... ve .... yönünden olay tarihi olan 04.02.2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ....'e verilmesine, 9.240,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.250,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 10.490,00 TL maddi tazminatın 04.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı....'e verilmesine, Davacı ...'in bakıcı gideri talebinin REDDİNE, Davacı ....'in manevi tazminat davasının KABULÜ İLE; 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 04.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...ve ....'tan alınarak davacı ....'e verilmesine..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; başvuru şartı yokluğundan davanın reddi gerekmekte iken kabulüne karar verildiğini, 26.04.2016 tarihli ve Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren, 6704 sayılı Torba Kanun ile yapılan değişiklikte 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 97. maddesi gereği müvekkili kuruma usulüne uygun şekilde başvuru koşulu getirildiğini, bu düzenlemede kaza tarihi değil dava tarihinin esas alındığını, emsal nitelikteki kararlarda yasada belirtilen şekilde başvurunun yapılmamasına dair eksikliğin dava tarihinden sonra giderilemeyeceği bu sebeple davanın reddi gerektiği hususunun benimsendiğini, hükme dayanak yapılan raporlara itirazlarının değerlendirilmediğini, kusur incelemesine dair raporun Adli Tıp Kurumundan düzenlenmediğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun uygun yönetmeliğe göre tespit edilmediğini, tazminat hesaplamasında TRH-2010 yaşam tablosu ile progresif rant sistemi kullanıldığını, kaza tarihi itibariyle PMF yaşam tablosunun dikkate alınması aksi halde teknik indirimi uygulanması gerektiğini, pasif dönemde çalışma olmadığını, AGİ düşülmeden hesaplama yapıldığını, davacı emekli olduğundan emeklilik tarihinden sonra da aktif dönem hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, davacının kullandığı aracın tehlike yaratacak araçlardan olduğu ve koruyucu tertibat kask, dizlik, vs. tespit edilemediği gözetildiğinde, müterafik kusur indirimi uygulanmamış olmasının hatalı olduğunu belirterek İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/839 E. 2023/494 K. sayılı 06.07.2023 tarihli kararına karşı HMK 350-353 maddeleri gereğince yaptıkları itirazlarının kabulüne, re'sen gözetilmesi gereken hususlar ve dilekçede bildirdikleri istinaf sebepleri gereğince ilk derece mahkemesi kararının vekil eden yönünden kaldırılarak davanın reddine, vekalet ücreti dâhil tüm yargılama giderlerinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasıdır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı .... vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. 1. Dosya kapsamına, İlk Derece Mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirilmesine, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunmasına, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulmasına, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edilmesine, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olmasına, mahkeme hükmünün yasal unsurları taşımasına, somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmamasına, davalı/sürücünün kırmızı ışıkta geçmiş olması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olmasına, her ne kadar davacı tarafça davadan önce davalı GH' na KTK' nın 97. maddesi uyarınca başvuru yapılmamış olsa da başvuru eksikliğinin yargılama esnasında giderilmiş olmasına, hesaplama yönteminde TRH 2010 progresif rant yönteminin kullanılmış olmasında usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmamasına, kaza tarihinin 01/06/2015 tarihinden önce olmasının sonuca etkili olmamasına, İstanbul ATK 2. İhtisas Üst kurulundan alınan 27/10/2022 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olması nedeniyle hükme esas alınmasında bir yanlışlık bulunmamasına ve 6100 Sayılı HMK' nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmamasına göre davalı GH' nın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda aktif ve pasif dönem için AGİ dahil hesaplama yapıldığı, bilirkişi raporunun davalı GH vekiline 19/04/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı GH vekilinin 30/04/2023 tarihli dilekçesi ile aynı gerekçelerle bilirkişi raporuna itiraz ettiği, ancak itirazlar konusunda mahkemece olumlu ve olumsuz bir değerlendirme yapılmadığı, bir karar verilmediği anlaşılmaktadır. 25.12.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7349 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesine göre 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 32 nci maddesinde düzenlenen Asgari Geçim İndirimi (AGİ) uygulaması kaldırılmış ve bu hükmün 01.01.2022 tarihinden itibaren ücret ödemelerine uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir. Asgari geçim indirimi bedeli, fiili çalışmanın karşılığı olan bir ödeme olup fiilen çalışmayan kişiler için efor kaybı tazminatı hesaplanırken ücrete dahil edilmesi mümkün değildir. Bu itibarla ev hanımı olan ve gelir getirici bir işte fiilen çalışmayan ve 01.01.2022 tarihinden itibaren Asgari Geçim İndirimi uygulamasının da kaldırılmış olması nedeniyle davacı için, iş gücü kaybı (efor kaybı) tazminat hesabı yapılırken tazminat hesabının yapıldığı tüm dönemlerde (aktif dönem olarak kabul edilen dönem için de) AGİ dâhil edilmemiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerekir. Bu nedenle bilirkişi raporu hatalıdır (bkz aynı yönde Yargıtay 4. H.D.' nin 09/04/2025 tarihli ve 2023/7984 esas - 2025/5415 karar sayılı ilamı). Açıklanan nedenlerle; davacının AGİ dâhil edilmemiş net asgari ücret üzerinden tazminat hesabının yapılması için rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi kararın kaldırılmasını gerektirmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı ....vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılmasına, (hükmün sadece davalı .... tarafından istinaf edilmiş olması nedeniyle davacılar lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın mahkemece yeniden kurulacak hükümde nazara alınmasına), davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı .... vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜNE; İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/07/2023 tarihli 2016/839 Esas ve 2023/494 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davalı ... vekilinin diğer istinaf itirazlarının REDDİNE, 4-İSTİNAF AŞAMASINDA; davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine), 5-İstinaf aşamasında davalı .... tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359-(3) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.16/06/2026