Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1870 E. 2026/1423 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1870
Karar No
2026/1423
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1870 - 2026/1423 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ)

ESAS NO : 2022/1870 KARAR NO : 2026/1423

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 07.07.2022 ESAS-KARAR NUMARASI : 2020/348 E., 2022/502 K.

DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 25.06.2026 YAZIM TARİHİ : 25.06.2026 Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkili ile davalı arasında özel güvenlik hizmeti alımı yönünde 03.12.2018 tarihli özel güvenlik hizmetleri sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin tüm yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmiş olmasına rağmen hizmet fatura bedellerini tam olarak alamadığını, davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, akabinde 23.010 TL'lik ödeme yapıldığını, başlatılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, davalının Ankara 8. İcra Müdürlüğü'nün 2020/2701 sayılı icra takip dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin 1.100.144,75 TL üzerinden devamına, icra takibine konu asıl alacak 1.123.154,75 TL'nin %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle: Müvekkilinin almış olduğu hizmetler kapsamında ödemediği herhangi bir faturanın söz konusu olmadığını, talep edilen faiz tutarının fahiş olduğunu, müvekkiline açılan icra takibinin ödenmiş faturalara dayandırılarak açılmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu savunarak, davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, BA/BS formları, taraf firmaların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarına göre; taraflar arasında Güvenlik Hizmeti Sözleşmesi akdedildiği, davacının vermiş olduğu hizmetler karşılığında düzenlenen bir kısım fatura bedellerinin ödenmediği iddiası ile davalı aleyhinde icra takibi başlatıldığı, icra takibine konu faturaların BA/BS formlarında ve taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin cari hesap şeklinde devam ettiği, takip öncesi usulüne uygun temerrüdün oluşmadığı, 21/02/2020 icra takip tarihinden sonra 28/02/2020 tarihinde 23.010,00 TL ödeme yapıldığı, davacı yanın icra takip talebindeki asıl alacaktan daha fazla alacaklı olduğu tespit edilmiş ise de taleple bağlı kalınarak 1.058.812,35 TL'den 23.010,00 TL'nin mahsubu sonucu davacının icra takip tarihi itibariyle 1.035.802,35 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla davacının kısmen kabulü ile alacağın belirlenebilir olduğu gözetilerek icra inkar tazminatına..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkili tarafından düzenli olarak yerine getirilen güvenlik hizmeti karşılığında düzenlenen 6 adet faturanın dava tarihine kadar ödenmediği, icra takibinin işlemiş faizle birlikte 1.123.154,75 TL üzerinden başlatıldığı, takipten sonra yapılan 23.010 TL ödemenin haricen tahsil olarak icra dosyasına bildirildiği, buna rağmen mahkemenin davayı 1.035.802,35 TL üzerinden kısmen kabul etmesinin hatalı olduğu, mahkemece reddedilen kısmın, taraflar arasındaki sözleşme gereğince talep edilen işlemiş avans faizine ilişkin olduğu, bu nedenle fazlaya ilişkin taleplerinin de kabul edilmesi gerektiği, taraflar arasındaki sözleşme gereği alacağın tahsili veya temerrüt için ihtar gönderilmesinin zorunlu olmadığı, gönderilen ihtarnamenin yalnızca uyuşmazlığın sulh yoluyla çözülmesini amaçladığı, ihtar tarihinden sonra muaccel hale gelen faturaların ayrıca ihtara konu edilmesine gerek bulunmadığı, bu faturaların da usulüne uygun şekilde icra takibine ve davaya dahil edildiği, icra takibine konu edilen faturaların taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bilirkişi raporlarıyla da davalının bu faturaları ödemediğinin ve alacağın sabit olduğunun tespit edildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 9.3 maddesinde temerrüt tarihinin açıkça düzenlendiği, hizmet bedelinin vadesinde ödenmemesi halinde yüklenicinin avans faizi talep etme hakkının kararlaştırıldığı, müvekkilinin davalıyı ayrıca ihtarla temerrüde düşürme yükümlülüğünün bulunmadığı, temerrüdün ödeme vadesinin sona ermesiyle kendiliğinden gerçekleştiği, TBK 117. madde uyarınca da borcun ifa günü sözleşmeyle belirlenmişse ayrıca ihtara gerek bulunmadığı, mahkemenin ara kararı üzerine 23.010 TL mahsup edildikten sonra asıl alacak ve işlemiş faiz kalemlerinin ayrıntılı şekilde açıklanmasına rağmen bu açıklamaları dikkate almadan hüküm kurduğu, bilirkişi raporlarındaki hesaplamalara aykırı şekilde 1.035.802,35 TL üzerinden takibin devamına karar verilerek fazlaya ilişkin talebin reddedilmesinin hatalı olduğu nedenleriyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın düşümü ile kalan 651,30 TL harcın davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 25.06.2026

Başkan Üye Üye Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/1870, K. 2026/1423, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1870-e-2026-1423-k-dc1a28ac3712