Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/823 E. 2026/1442 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/823
- Karar No
- 2026/1442
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/823
KARAR NO: 2026/1442
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (KAPANAN)
TARİHİ: 15/03/2023
NUMARASI: 2022/12 Esas - 2023/257 Karar
DAVA: Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/07/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin dijital baskı işi ile iştigal ettiğini, ... Makinesini davalıdan KDV dahil 168.000,00 TL bedelle satın aldığını, davalı firma yetkililerinin davacılar ile yaptıkları görüşmeler ve ... üzerinden yaptıkları görüşmelerde dava konusu makinenin KDV dahil 168.000,00 TL bedel ile alımı hususunda anlaşmaya vardıklarını, söz konusu bedelin 50.000,00 TL'si peşin olarak, kalan 118.000,00 TL'sinin muhtelif tarihli senetlerle ödendiğini, peşin olarak ödenmesi kararlaştırılan 50.000,00 TL'nin davalı yetkilisi olan ...'in şahsi hesabına açıklama yazmadan gönderilmesinin istendiğini, davacı ...'ın şahsi hesabından davalı şirket yetkilisi ...'in şahsi hesabına 04.01.2021 tarihinde 50.000,00 TL gönderildiğini, taraflar arasında 07.01.2021 tarihinde sözleşme yapılarak davacı tarafından senetlerin davalıya teslim edildiğini, davalı tarafından da makinenin teslim edildiğini, makinede sürekli arıza çıkmaya başlayınca, teknik servis çağrıldığını, ancak makinedeki sorunların gitmediğini, tarafların makinenin ve makinede kullanılmak üzere alınan boyaların iadesi hususunda anlaştıklarını, 14.09.2021 tarihinde makinenin davalı şirkete iade edildiğini, makinenin iadesi sonrasında davacı tarafından davalıya verilen vadesi gelmemiş toplam 83.400,00 TL'lik senedin iade edildiğini, vadesi gelmiş senetlerle ödenen bedeller iade edilse de davacı ... tarafından şirket yetkilisinin hesabına ödenen makine bedeli peşinatı olan 50.000,00 TL'nin iade edilmediğini, .... Noterliği'nin 26.10.2021 tarih, ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 50.000,00 TL'nin ödenmesinin ihtar edildiğini, davalı tarafından davacı şirkete satışı yapılan ürünün iadesi kapsamında bakiye alacak olarak kalan 50.000,00 TL'lik tutarın ihtarname tarihinden itibaren başlamak üzere ticari faiz işletilerek davalılardan alınarak davacılara verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın bahsettiği whatsapp yazışmalarındaki yazışmaların hangi firmadan alınan ürün konusunda olduğunun açık olmadığını, makinenin den alındığını, diğer davalı ... ile bir ilgisi bulunmadığını,50.000,00 TL peşin bakiye taksit senetlerle ödenmesi hususunda anlaşma olduğunu 50.000,00 TL'nin ... yetkilisi ...'in hesabına ödendiği belirtmişse de ... ’in ... yetkilisi olmadığını, gönderilen 50.000,00 TL'nin açıklama kısmında bir şey yazmadığından, gönderilen paranın ne için gönderildiğinin ispat külfetinin davacıda olduğunu, davaya konu makinenin iade edilmesinin ayıptan kaynaklı olmayıp, davacının senetleri ödemede zorlanmasından kaynaklandığını, iyi niyet çerçevesinde iade teklifinin kabul edildiğini, malın iadesinin gerçekleştiğini ve malın değerinin geri verildiğini, davacının senetlerin iade edildiği, senetler ve senede karşı miktarların iade edildiğini açıkça kabul ettiğini, ... adına gönderilen 50.000,00 TL'nin iade edilmediği ve kullanma bedeli olarak alınmadığı iddia edilmişse de bu iddiasının hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacı davalıların makinesini boya sipariş ederek kullandığını malda eskimeye sebebiyet verdiğini, Buna rağmen makine için alınan bedellerin iade edildiğini, ... hesabına ödenen 50,000,00 TL davalılara yapılmış bir ödeme olmayıp ... hesabına yapılan borç kapama ödemesi olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Taraflar arasındaki uyuşmazlık ... davacılardan ... tarafından davalılardan ... adına gönderilen 50.000,00 TL'nin davacı şirket hesabından dijital baskı makinesinin alımına ilişkin ön ödeme olarak davalı şirket adına davalı ...'e yapılıp yapılmadığı, ödemenin ... adına borç kapama ödemesi niteliğinde olup olmadığı, bedelin iadesinin gerekip gerekmediği hususunda toplanmakta olup davalı savunmasında yapılan ödemenin borç kapama ödemesi olduğu, ödemeyi makine ödemesi için yapmadığı yönündedir. Banka havalesine dayanılmış olup havale kural olarak bir ödeme aracıdır. Başka bir ifade ile havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal bir karine mevcuttur.
Bu yasal karinenin aksini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) iddia eden bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür. Bu yasal karinenin aksini iddia eden davacı taraf olduğundan ispat yükü davacı üzerindedir. Tarafların temsilcisi oldukları şirketin ticari ilişkisi dışında ve dijital baskı makinesinin alımı dışında aralarında ticari ilişki bulunmadığı 09.02.2023 tarihli rapor ile de sabittir. Gerek taraflar arasındaki yazışmalar, gerekse de dinlenen tanık beyanlarından davacının yaptığı bu ödemenin baskı makinesi için gönderildiği, makinesi iadesi ile davalının da ön ödemenin iadesi yükümlülüğünün doğduğu, şirkete ait işlemlerin tarafların kendi hesaplarından yapıldığı ve yine yazışmalar ve bunu doğrular nitelikteki tanık beyanlarından açıklama yazılmamasının davalı tarafından özellikle talep edildiği anlaşılmakla davacının karinenin aksini ispat ettiği anlaşılmakla açılan davanın kabulüne karar verilerek ödemiş olduğu 50.000 TL'nin temerrüt tarihi olan 06.12.2021 tarihinden işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ...'in diğer davalı şirket ile herhangi bir bağının mevcut olmadığını, davalı taraf ...'in hesabına yapılan borç ödemesinin davalı şirket ile davacının arasında mevcut olan alım-satım ilişkisiyle ilgili olmadığını, şirket ile ilgisi bulunmayan kişilerin aralarında gönderdikleri havale paralarının şirketlerin bu ilişkisi ile bağdaştırılmasının taraflarınca anlaşılamadığını, yazışmaların taraflar arasındaki yazışma olmayıp şirket ile ilgisi bulunmayan kişiler arasındaki yazışmalardan ibaret olduğunu, gerekçede tanık beyanlarından ödemenin baskı makinesi için gönderildiğinden bahsedilmişse de bu durumun tanık beyanı ile kanıtlanmasına yasal imkanın bulunmadığını, davacı şirket hem makine bedelinin 118.000,00 TL olduğu yönünde sözleşmeyi imzaladığını hem de iade protokolünü onaylamışken bu kez bundan kaynaklı fazlaca bir talepte bulunamayacağını, şirket dışı davacı ile davalı şahısların birbirlerine gönderdiği paranın bu protokollere rağmen bu işten kaynaklı olduğunun kabulünün açıkça hukuka aykırı olduğunu, bilirkişice arz edilen davalı şirketle davacı arasında başkaca ticari ilişki olmadığından şirket dışı kişiye gönderilen paranın şirkete gönderilmiş para olarak telakki edilip talep edilebileceği yönündeki görüş ve mahkemece bu yönde karar ihdası verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının davası bir hakkın doğumu talebini de içerdiğinden davanın toplam tutarına da bakıldığında görüleceği üzere "senetle ispat zorunluluğu" mevcut iken salt tanık beyanlarına göre hüküm kurulamayacağını, ..... yazışmalarını yaptığı iddia edilen kişilerin davalı şirketin bir temsilcisi veya çalışanı olmamasın dan dolayı söz konusu hukuki işlemin varlığını muhtemel olarak gösterdiğinin kabulü ile delil başlangıcı sayılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı yan ödemeyi davalı ...'e göndermişse de makine için gönderdiğinin ispatını yapamadığını, davacı tarafın davalı şirketten makine iade bedelini aldığını ve bu sebeple de şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığını, davacı yanın tanıkları dava sürecinde de salt duyumlardan ibaret beyanda bulunduklarını ve bu sebeple de tanıklık beyanları dava sürecini yönlendirecek niteliği haiz olamadığını, dava sürecinde defaten belirtildiği...de ne şirket temsilcisi ne de şirket çalışanı olduğunu ve dosyaya sunulan mesajlaşmaları esas alınarak karar ihdasının hukuka aykırı olduğunu, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Dava, dava konusu ödemenin makine alımı için ödendiği iddiasıyla, makine iade edildiği için ödenen bedelin iadesi davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, sunulan dekontlardaki havalenin taraflar arasındaki makine alım satım ilişkisi için verilip verilmediği, iadesinin gerekip gerekmediği noktasındadır. Dosya arasında bulunun ... dekontuna göre, davacı ... tarafından davalı ... hesabına 04.01.2021 tarihinde 50.000,00 TL hesaptan EFT gönderilmiştir.
Davacı tarafça, ... Makinesini davalıdan KDV dahil 168.000 TL bedelle satın aldığını, söz konusu bedelin 50.000,00 TL'si peşin, kalan 118.000,00 TL'sinin senetlerle ödendiğini, peşin olarak ödenmesi kararlaştırılan 50.000,00 TL'nin davalı şirketin yetkilisi olan ...'in şahsi hesabına açıklama yazmadan gönderilmesinin istendiğini, müvekkili ...'ın şahsi hesabından davalı şirket yetkilisi ...'in şahsi hesabına 04.01.2021 tarihinde 50.000,00 TL gönderildiğini, 14.09.2021 tarihinde makinenin davalı şirkete iade edildiğini, makinenin iadesi sonrasında davalıya verilen vadesi gelmemiş toplam 83.400,00 TL'lik senedin iade edildiğini, vadesi gelmiş senetlerle ödenen bedeller iade edilse de ödenen makine bedeli peşinatı olan 50.000,00 TL 'nin iadesi talep edilmiş olup, davalı, ... hesabına ödenen 50,000,00 TL'nin müvekkiline yapılmış bir ödeme olmayıp ... hesabına yapılan borç kapama ödemesi olduğu savunmasında bulunmuştur.
Havale, kural olarak bir borç ödeme vasıtasıdır. Dekontta başka amaçla havale yapıldığına dair bir açıklama yazmaksızın yapılan havale bir borcun ödendiğine karine teşkil eder. Bunun aksini ileri süren davacı ispatla yükümlüdür(Yargıtay 11. HD'nin 14/10/2015 tarih, 2015/3797 E. - 2015/10463 K. Sayılı kararı).
Mahkemece tarafların defterleri incelenerek düzenlenen bilirkişi raporunda, davacı tarafından davalıdan 07.01.2021 tarihinde 118.000,00 TL bedelle Dijital Baskı Makinesi satın alındığı, davacının davalıya fatura bedeli olarak 118.000,00 TL'lik senetlerle ödeme yaptığı, davacının 14.09.2021 tarihinde dava konusu makineyi davalıya iade ettiği, iade faturasının da 118.000,00 TL olduğu, davalının iade makine bedelini, gerek davacıdan alınan senetlerin geri iadesi gerekse davacıya malzeme satışı ile 118.000,00 TL olarak ödediği, davacının davalıdan alınan makinenin gerçek bedelinin 118.000,00 TL değil, 168.000,00 TL olduğunu iddia ettiği ve davalı adına ... hesabında ...'e açıktan ödenen 50.000,00 TL'nin iadesini talep ettiği, davalının ise ... hesabından gönderilen 50.000,00 TL'nin borç kapaması için gönderildiğini iddia ettiği, davacının iddia ettiği 50.000,00 TL'nin ... hesabından ... hesabına 04.01.2021 tarihinde gönderildiği, havale dekontunda herhangi bir şerh olmadığı, davacı ve davalı arasında dava konusu makine ve makineye malzeme alınması haricinde başka bir ticari ilişki gözükmediği, sunulan ... yazışmalarının sadece dava konusu makinenin alımı ve sonrasında makinede meydana gelen arızaları içerdiği, ... yazışmalarında makinenin 50.000,00 TL’lik kısmının resmi olmayan hesaplardan ödeneceği ve 100.000,00 TL + KDV olarak fatura kesileceğinin bildirildiği, 50.000,00 TL’nin gönderilme tarihi 04.01.2021 dava konusu makinenin faturasının tarihinin ise 07.01.2021 tarihi olduğu, tüm bu tespitler ışığında davacının ... hesabından ...'e gönderdiği 50.000,00 TL’nin dava konusu makine için gönderildiğinin gözüktüğü, davacı dava konusu makineyi iade ettiğinden, resmi olan 118.000,00 TL’lik kısım haricinde ödemiş olduğu 50.000,00 TL’yi de talep edebileceği tespit edilmiştir.
Havale, kural olarak bir borç ödeme vasıtasıdır. Dekontta başka amaçla havale yapıldığına dair bir açıklama yazmaksızın yapılan havale bir borcun ödendiğine karine teşkil eder. Bunun aksini ileri süren davacı ispatla yükümlüdür(Yargıtay 11. HD'nin 14/10/2015 tarih, 2015/3797 E. - 2015/10463 K. Sayılı kararı).
Davacının sunduğu EFT dekontunda söz konusu 50.000,00 TL'nin davalıdan alınan makineye ilişkin ödeme olarak yapıldığına ilişkin bir açıklama bulunmamaktadır. 04.01.2021 tarihli havale dekontunda ise taraflar arasındaki ticari ilişkiye dair herhangi bir açıklama yoktur.
HMK’nın 190/2. maddesine göre, kanuni bir karineye dayanan tarafın, sadece karinenin temelini oluşturan vakıayı ispatlaması yeterli olup, karinenin aksini iddia eden taraf bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Bu kapsamda dosyaya sunulan ve ödemenin henüz mal teslim edilmeden yapıldığına ilişkin bir açıklama içermeyen havale dekontu, davacının iddialarını ispatlamaya elverişli değildir. Ayrıca alınan bilirkişi raporuna göre davacının defterlerinde dava konusu ödemeler de kayıtlı değildir. Bu haliyle davacı iddialarını yasal delillerle ispatlayabilmiş değildir.
Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasında makine alım satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğu sabit olup, davacının davalıya peşinat olarak ödediğini iddia ettiği 50.000,00 TL'yi talep ederek whatsapp yazışmalarına dayanmışsa da, davacı tarafından sunulan whatsapp yazışmalarının davalı tarafından kabul edilmediği, söz konusu yazışmaların davalıdan sadır olduğu da dosya kapsamından ispatlanamadığı gibi yazılı delil başlangıcı olarak bile kabul edilemeyeceği, dava konusu ödemeye ilişkin banka dekontunda herhangi bir açıklama bulunmadığı da görülerek, havalenin bir borcun ödendiğine karine teşkil ettiği, davacının aksini ispat edemediği görülerek Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsiz görülmüştür.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle:
Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 853,88 TL harcın mahsubuyla kalan 121,88 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 22.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
5-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine,
6-İstinaf yargılamasına ilişkin olarak;
a-Davalılar vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,
b-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 984,00 TL, posta ve tebligat gideri 101,00 TL olmak üzere toplam 1.085,00 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
c-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.09/07/2026