Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1697 E. 2026/761 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1697
Karar No
2026/761
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/1697

KARAR NO: 2026/761

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 09/12/2021

NUMARASI: 2018/394 Esas - 2021/482 Karar

DAVA: Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/04/2026

Taraflar arasındaki Tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirkete ait ... nolu Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atık Zorunlu Mali Sorumluluk sigorta poliçesi bulunan ... plakalı tanker; ... ... Rafinesinde 10.12.2016 tarihinde dolum yaparken araçta çıkan yangın sebebiyle belirtilen tankerde ve dolum rafinesinde hasar meydana gelmiştir. Davacı şirket ile dava dışı şirket olan ...A.ş. (eski Ünvanı: .... A.Ş.) arasında Taşıma Sözleşmesi bulunmakta olup, bu sözleşmeye istinaden dava dışı şirketin tehlikeli madde taşıma işlemi yapılmaktadır. Dava dışı şirketin; dolum işlemi yapılırken davacı müvekkilin aracının yanması sonucu ... Rafinesinde meydana gelen hasardan dolayı ... tarafından davacı müvekkil şirketin asıl işvereni olan ...A.ş. ‘ne zararın tazmini için başvuru yapılmış ve asıl işveren tarafından ...’a ödeme yapılmıştır. Olayla ilgili olarak yangının çıkış nedeni, yangın tespit tutanağı ve oluşan hasar maliyet tablolarına ilişkin olarak ... tarafından dava dışı şirkete gönderilen belgeler de ekte sunulmuştur. Aynı şekilde oluşan zararı tazmin eden asıl işveren-dava dışı şirket tarafından alt işvereni olan davacı müvekkil şirketten ... Rafinesinde oluşan zarar tazmin edilmiştir. Bu hususa ilişkin olarak yapılan ödeme belgeleri dava dilekçemize ekli delil listemiz ile beraber dosyaya sunulmuştur. Davacı müvekkil şirket tarafından 3. Kişinin uğramış olduğu zarar tazmin edildikten sonra davalı sigorta şirketinden karşılanan hasar bedelinin tarafımıza ödenmesi talep edilmiş ise de; davalı sigorta şirketi tarafından davacı şirkete zararın tazminine ilişkin ödeme yapılamayacağı bildirmiştir. Davalı şirketin davacı şirkete ödeme yapmaması usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; zira gerek davacı müvekkil şirket ile davalı şirket arasında imzalanan poliçede gerekse de Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atık Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’ nda yukarıda belirttiğim şekilde gerçekleşen hasarların teminat dışı olduğuna dair herhangi bir hüküm yoktur. Davacı müvekkil şirket tarafından poliçede ve genel şartlarda belirtilen tüm yükümlülükler yerine getirilmiş ve tüm primler zamanında yatırılmıştır. Zamanında yapılan bildirime rağmen ve diğer bütün şartları gerçekleşmişken davalının zararın tazmininden imtina etmesi poliçe ve genel şartlar hükümlerine, dahası kanun hükümlerine aykırıdır. Dava dışı ... A.Ş.’ye verilen zararın ödenmesine ilişkin olarak Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atık Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A2 bendinde yer aldığı üzere; ‘’ Bu sigorta, Kararda belirtilen tehlikeli maddelerle ilgili mesleki faaliyette bulunan gerçek ve tüzel kişilerin söz konusu mesleki faaliyetleri dolayısıyla meydana gelebilecek bir kaza sonucunda, kusurları olsun olmasın üçüncü kişilerin doğrudan doğruya uğrayacakları bedeni ve maddi zararlara karşı sorumluluklarını, poliçede yazılı tutarlara kadar, aşağıdaki şartlar dairesinde temin eder. Sigorta, sigortalının Karar kapsamına giren tüm mesleki faaliyetlerini kapsayacak şekilde yapılır. ‘’ hükmü yer almaktadır. İlgili madde gereğince davacı müvekkil şirket tarafından karşılanan zararın, davalı sigorta şirketi tarafından tazmin edilmesini sağlamak amacıyla mahkemenize başvurmak zorunluluğu doğmuştur. fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla davacı müvekkil şirket tarafından karşılanan 3. Kişinin uğramış olduğu zarar olan 454.014,99 TL' nin şimdilik 10.000,00 TL 'nin zararlandırıcı olayın meydana geldiği tarihten itibaren işletilecek reeskont faiziyle birlikte davalı sigorta şirketi tarafından davacı şirkete ödenmesine ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten iddia ve talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı yanca, huzurdaki dava ile talep edilen hasarların tazmini için 13.07.2017 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonu'na ...sayılı başvuru yapılmış olup, söz konusu başvuru neticesinde 25.10.2017 tarihli K-2017/48200 sayılı Uyuşmazlık Hakem Kararı ile davacıdan talep edilen ve sigortalı ile zarar gören arasındaki ilişkinin mahiyetini açıklayan bilgi ve belgelerin temini ile sorumluluk sigortalarında sigortalının tazminat talebinde bulunabilmesi için zarar ve zıya doğrudan tazmin ederek zarar görenin haklarına halef olması şartına bağlı bulunduğundan ... ... Rafinerisinde oluşan hasarların sigortalı tarafından tazmin edildiğine ilişkin evrakların dosyaya ibraz edilmemesi sebebiyle başvurunun usulden reddine karar verildiğini, söz konusu karara karşı davacı tarafından itiraz edilmiş olup, İtiraz Hakem Heyeti tarafından yapılan değerlendirme neticesinde 08.02.2018 tarihli 2018/İHK-971 sayılı karar ile, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından istenen belgeler yerine dosyada mübrez evrakların tekrar sunulmuş olması sebebiyle davacı yanın itirazlarının reddine karar verilmiş olup. söz konusu İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı kanun yoluna başvurulmaması sebebiyle Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen kararın kesinleştiğini, somut olayda, davacı şirketin Sigorta Tahkim Komisyonuna yapmış olduğu başvuru ile huzurdaki davaya konu edilen tazminat taleplerinin tamamına ilişkin olarak dava öncesinde kesin hüküm teşkil eden kararın bulunduğunun kabulü gerektiğini, aynı konunun yeniden dava konusu yapılması hukuken imkan dahilinde olmadığını, davacı tarafın aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, davaya konu edilen hasarın sigorta poliçe teminatı dahilinde bulunmadığını, davacı şirket ile müvekkil sigortacı şirket arasında akdedilen ...nolu Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atık Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında yer alan tehlikeli maddeler teminatı; sigortalının ürettiği, taşıdığı, depoladığı, sattığı tehlikeli maddenin kaza sonucu patlaması, parlaması, yanması, sızması vb. durumlar neticesinde 3. Şahıslara verilebilecek maddi ve bedeni zararlara karşı koruma sağlamakta olup, söz konusu yangın olayının araç kabinin ısıtılması amacıyla kullanılan cihazın patlaması sonucu meydana gelmesi sebebiyle davaya konu hasar tehlikeli madde sigortası teminatı dışında kaldığını beyan ile, öncelikle, davanın esasına girişilmeden önce, huzurdaki davanın dava şartı yokluğundan reddini, husumet itirazının kabulü ile, aktif husumet yokluğu nedeni ile huzurdaki davanın reddini, davanın esası bakımından da, haksız ve yasal dayanağı bulunmayan davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı yana yükletilmesine karar verilmesini, iddia ve talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ... Davacı vekilince 3. Kişinin uğramış olduğu zarar olan 454.014,99 TL' nin şimdilik 10.000,00 TL 'nin zararlandırıcı olayın meydana geldiği tarihten itibaren işletilecek reeskont faiziyle birlikte davalı sigorta şirketi tarafından davacı şirkete ödenmesi talepli dava açılmıştır. Davacı vekili tarafından dava kısmi dava olarak ikame edilmiş ve davalı vekili tarafından ıslah dilekçesinin tebliği sonrasında arda kalan kısım için zaman aşımı definde bulunulmuştur. Sigorta Genel Şartları, yasa ve içtihat hükümleri ile davacı iddia ve talepleri bakımından zamanaşımı süresi 2 yıldır. Bu kapsamda,Söz konusu karar da dikkate alındığında dava konusu olayımızda hasar tarihinin 10.12.2016, dava tarihinin 02.04.2018, ıslah tarihinin ise 16.06.2021 olmasından ve de davacı tarafça talep davacının söz konusu dilekçe ile artırdığı tutar gerek olay tarihi, gerek ihbar/dava tarihi ve gerekse ödeme tarihi itibarıyla itibariyle 2 yıl süreli zamanaşımı süresi sona ermiştirDavanın kısmi dava olarak açılmış olduğu, zamanaşımının sadece dava konusu edilen kısım yönünden kesilmiş olduğu ve ıslahla arttırılan kısma ilişkin zamanaşımı süresinin işlemeye devam ettiği, ıslah talebine karşı süresi içerisinde zamanaşımı defi ileri sürüldüğünden ıslah ile arttırılan kısma ilişkin zamanaşımı defi kabulü edilerek zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesi gerekmektedir. Tüm bu nedenlerle sigorta teminatı kapsamında kalan alacak için davanın kısmen kabulüne " karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirket nezdinde tanzim edilen ... no'lu Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atık Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan davacı tarafın, ... ... Rafinerisinde meydana gelen zararlar için ödemiş olduğu tutarı konu poliçe kapsamında müvekkilinden talep ettiğini, yangın raporunda da hasar nedeninin ... plaka sayılı aracın reformet dolumu yaparken araç kabin ısıtıcısı olan ... marka ısıtma cihazının patlaması sebebi ile oluştuğu beyan edildiğini, bu kapsamda Mahkeme tarafından yapılan incelemeler neticesinde konu poliçenin tehlikeli maddeler ile ilgili mesleki faaliyetler dolayısı ile meydana gelebilecek kazaya yönelik maddi zararları karşılayacağından ötürü dava konusu zararın poliçe kapsamında olduğu belirtilerek, davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, ancak kazanın oluş şekli itibari ile poliçede mevcut bulunan riziko hallerinden birini ihtiva etmemesi sebebi ile verilen kararın hatalı olduğunu, söz konusu dosya kapsamında bilirkişilerce yapılan değerlendirme sonucunda yangının nasıl meydana geldiğinin ayrıntılı olarak açıklandığını, ilgili raporlar incelendiğinde meydana gelen yangının, davacı tarafa ait araçta yer alan kabinin içerisinde bulunan ... marka ısıtma cihazından kaynaklandığının tespit edildiğini, işbu cihazın çalışır vaziyette olduğu esnada iş güvenlik kurallarına riayet edilmeden aracın dolumu gerçekleştirilmiş olduğundan cihazda meydana gelen arıza sebebi ile yangın çıktığını; davacı tarafın bu hususta dikkatsizliği ve ihmali bulunduğunun saptandığını, raporda söz konusu zararın oluşmaması için davacı tarafından alınması gereken tedbirlerin, işlemlerin ne olduğu tek tek açıklanmadığını ancak davacı tarafından işbu önlemlere riayet edilmemesi neticesinde söz konusu hasarın oluşmasına sebebiyet vermiş olduğu hususu açık olmakla zarar gören davacı tarafın TBK m.52 uyarınca zararın artmasını önleyecek tedbirleri almakla yükümlü olduğu dikkate alındığında oluşan fazla zararın davalı müvekkile yüklenmesi hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca davacı yönünden kısmen ret kararı verilmiş olduğunu, işbu ret yönünden tarafları lehine 5.100,00 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, ancak konu davanın davacı yönünden tam ret olmadığını, kısmen ret olduğu dikkate alındığında AAÜT m.13/1 hükmü kapsamında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken; maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması ilgili hükme aykırılık teşkil ettiğini, açıklanan nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 09.12.2021 tarihli kararının "davanın kısmen kabulü"ne ilişkin kararın kaldırılarak, davanın tüm talepler bakımından reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece eksik inceleme neticesinde karar verilmiş olup yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, her ne kadar Mahkemece yapılan değerlendirmede görülmekte olan işbu davanın kısmi olarak ikame edildiği, taraflarınca ıslah edilen tutarın gerek olay tarihi, gerek ihbar/dava tarihi ve gerekse de ödeme tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığı ifade edilmiş ise de söz konusu kararın eksik incelemeye dayalı olarak verildiğini, davanın, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş olursa uzamış zamanaşımının dikkate alınması gerektiğini, somut olayda, mahkemece salt hasarın meydana geldiği/ödemenin yapıldığı tarihler baz alınmak suretiyle fazlaya ilişkin taleplerinin zamanaşımına uğradığının kabul edildiğini, meydana gelen olayda, Genel Güvenliğin Tehlikeye sokulması suçunun oluştuğunu, nitekim Mahkemenin de kabulünün bu yönde olduğunu, Hukuk mahkemesi hakiminin, ceza soruşturmasının varlığını dahi araştırmasına gerek bulunmamakta olup basit bir inceleme ile eylemin suç oluşturduğunu düşünüyorsa uzamış zamanaşımının uygulanacağını, Genel Güvenliğin Tehlikeye Sokulması suçunda davanın zamanaşımı süresinin 8 yıl olup, tazminat için de söz konusu sürenin baz alınmasının elzem olduğunu, açıklanan nedenlerle kanun ve hukuka aykırı olarak verilmiş olan İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/12/2021 tarih, 2018/394 E. 2021/482 K. sayılı ilâmının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine ilişkin kısmının usûle, yasaya, oluşa, dosya kapsamına ve yerleşik yargıtay uygulamalarına aykırı olması nedeniyle, istinaf incelemesi sonucu ortadan kaldırılmasına (bozulmasına), istinaf mahkemesinde yeniden yargılama yapılarak, haklı ve sübut bulmuş davalarının tamamen kabulüne, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE : Dava, davacıya ait tankerde meydana gelen yangın nedeniyle dava dışı üçüncü kişiye ödendiği iddia olunan tazminatın tehlikeli madde ve tehlikeli atık zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, Mahkemece eksik incelemeye dayalı karar verilip verilmediği, ıslah talebinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasındadır.

Davacı ile davalı arasında .../2 nolu 24.03.2016-24.03.2017 tarihlerini kapsayan tehlikeli madde ve tehlikeli atık zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi tanzim edilmiş olup, tehlikeli madde taşıması yapılan ... plakalı araç poliçeye kayıtlanmıştır.

Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atık Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, tehlikeli atıkların üretimi, taşınması, depolanması ve bertarafı sırasında üçüncü kişilere verilebilecek zararları teminat altına alan, zorunlu bir çevre sorumluluk sigortasıdır. Bu sigorta, tehlikeli maddelerle ilgili mesleki faaliyette bulunan gerçek ve tüzel kişilerin söz konusu mesleki faaliyetleri dolayısıyla meydana gelebilecek bir kaza sonucunda, kusurları olsun olmasın üçüncü kişilerin doğrudan doğruya uğrayacakları bedeni ve maddi zararlara karşı sorumluluklarını, poliçede yazılı tutarlara kadar temin eder. Hasara yol açan kazanın çıkış nedeninin yanıcı, yakıcı, parlayıcı, patlayıcı maddeler olması halinde öncelikle Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atık Sorumluluk Sigortası işlemeye başlar.

Genel şartların "Tazminatın Kaldırılması veya Azaltılması Sonucunu Doğuran Haller" başlıklı B.3 maddesinin üçüncü paragrafında, sigortalıya tazminatı gerektiren olayın, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasdi bir hareketi sonucunda meydana gelmesi; bahsi geçen maddelerin çalınması veya gasp edilmesi sonucunda meydana gelmesi halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilmesi; tehlikeli maddelerin ve tehlikeli atıkların nakledilmesi sırasında, aracın Kara Yolları Trafik Kanunu hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan kimseler tarafından sevk edilmesi sonucunda meydana gelmesi; tehlikeli maddelerin ve tehlikeli atıkların nakledilmesi sırasında, sürücünün uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında ya da bu kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri gelmesi halinde rücu edilebileceği düzenlenmiştir.

Dosya kapsamına sunulan bilgi ve belgelerden davacı şirket ile dava dışı ...A.Ş (eski Ünvanı: .... A.Ş.) arasında taşıma Sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşmeye istinaden dava dışı şirketin tehlikeli madde taşıma işlemi yapıldığı, 10.12.2016 tarihinde Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atık Zorunlu Mali Sorumluluk sigorta poliçesi bulunan ... plakalı tankere ... ... Rafinesinde dolum yapılırken tankerin şoför mahallinde bulunan ek kabin ısıtma sisteminin patlaması sonucu alevli bir yangın meydana geldiği , yangın sonucunda dolum rafinesinde ve tankerde hasar meydana geldiği anlaşılmaktadır .

Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda, ... dolum işlemlerinde aracın motorunun stop edilmesi, aracın topraklanması ve tüm elektriksel donanımlarının devre dışı bırakılması ve araç ve çevresinde iş güvenliği tedbirleri alındıktan sonra tanker dolumu yapılması gerekir iken somut olayda bu iş güvenli kurallarına riayet edilmediği, aracın dolumu sırasında ... marka ek ısıtma sisteminin çalışır vaziyette olduğu, sistemde oluşan her hangi bir arıza nedeniyle ... marka ısıtma cihazında patlama sonucu alevli bir yangın olayın meydana geldiği, dava dışı ...A.Ş tarafından Dava dava dışı ... A.Ş. ne ödediği hasar bedeli nedeniyle 28.03.2017 tarihli fatura ile 603.551,45 TL tutarında davacı şirket adına hasar faturası düzenlendiği, davacı tarafından bu bedelin 149.536,46 TL' lik kısmı hakkında ...A.Ş 'ye 18.05.2017 tarihli ... nolu iade faturası düzenlendiği, bakiye 454.014,99 TL' lik bedelin davacının dava dışı ...AŞ'den olan nakliye alacaklarından tahsil edildiği diğer bir deyişle cari hesap akışı içerisinde ödenmiş olduğu belirtilmiştir.

Dosyaya sunulan itfaiye raporu, olay yeri inceleme tutanağı ve alınan bilirkişi raporuna göre ... marka ek ısıtma sisteminde oluşan arıza nedeniyle patlama meydana gelmiştir. Taraflar arasında akdedilen sigorta poliçesinde öngörülen teminat, tehlikeli maddelerle ilgili mesleki faaliyette bulunanların söz konusu mesleki faaliyetleri dolayısıyla meydana gelebilecek bir kaza sonucunda, kusurları olsun olmasın üçüncü kişilerin doğrudan doğruya uğrayacakları bedeni ve maddi zararlara karşı sorumluluklarını kapsamakta olup, hasara neden olan yangının tehlikeli maddenin patlaması sonucu meydana geldiği gözetildiğinde dava dışı ... Rafinerisi'nde oluşan hasar, teminat kapsamındadır. Bu nedenle davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf istemi yerinde görülmemiştir.

Zamanaşımı, borcu ortadan kaldıran bir olgu olmayıp, doğmuş ve var olan bir hakkın istenebilirliğini ortadan kaldıran bir savunma aracıdır. Bu nedenle zamanaşımı alacağın varlığını değil, istenebilirliğini ortadan kaldırır. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 154. maddesinde zamanaşımını kesen sebepler sayılmış olup bunlardan biri de dava açılmasıdır. Davanın tamamen ıslahında dava baştan beri (dava dilekçesinden itibaren) ıslah edildiği için ıslah edilen kısım içinde davanın açıldığı tarihte zamanaşımı kesilmiş olur. Kısmi davada ise zamanaşımı yalnızca dava edilen kısım için kesilir. Henüz açılmayan (saklı tutulan) ve daha sonra ıslahla arttırılan bölüm için zamanaşımı işlemeye devam eder.

TTK'nun 1420. maddesinde; sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemlerin, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482. madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemlerin her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir.

Eldeki dava, haksız fiil faili aleyhine açılan bir tazminat davası olmayıp, tehlikeli madde ve tehlikeli atık zorunlu mali sorumluluğu sigortası poliçesine dayalı olarak davacının akidi olan sigorta şirketi aleyhine açılmış olup, ceza zamanaşımı/uzamış zamanaşımının haksız fiilde, haksız fiil mağdurunun haklarını korumak için uygulan bir zamanaşımı olduğu gözetildiğinde ceza zamanaşımı/uzamış zamanaşımının somut olayda uygulanması mümkün değildir.

TTK'nun 1427. maddesinde, sigorta bedelinin rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her halde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan 45 gün sonra muaccel olacağı belirtilmiştir. TTK'nun 1475.maddesinde de sigortalının sorumluluğunu gerektirecek olayları, on gün içinde sigortacıya bildirmesi gerektiği, TTK'nın 1476/1.maddesinde bildirim tarihinden itibaren beş gün içinde, zarara uğrayanın istemleriyle ilgili olarak ve sigortalının adına, fakat sorumluluk ve tüm giderler kendisine ait olmak üzere, gerekli hukuki işlemlerin gerçekleştirilip, kararların alınmasını ve ayrıca savunmaya yardımda bulunmayı üstlenip üstlenmeyeceğinin sigortalıya bildirileceği aksi hâlde bu maddenin dördüncü fıkrasında yazılı sigortalı aleyhine kesinleşen tazminatı ödeyeceğine ilişkin hükmün uygulanacağı düzenlenmiştir.

TTK'nın 1420.maddesinde yazılı iki yıllık zamanaşımı süresinin başlangıcı, alacağın muaccel olduğu tarihtir. Somut olayda davacının ... ... Rafinerisinde oluşan ve rücu yoluyla kendisinden talep edilen zarar için davalı sigorta şirketine başvurduğu, davalı sigorta şirketince 25.05.2017 tarihli yazıda hasarın teminat kapsamında olmadığı belirtilerek talebin reddedildiği gözetildiğinde sigorta tazminatının bu tarih itibariyle muaccel olduğunun kabulü gerekir. Buna göre ıslah ile artırım talebinde bulunulan 16.06.2021 tarihi itibari ile iki yıllık zamanaşımı süresi geçmiş olup, zamanaşımını kesen veya durduran başka bir nedenin varlığının da davacı tarafından iddia ve ispat edilmemesine göre davanın ıslah edilen kısmı için zamanaşımı gerçekleşmiştir. Bu nedenle mahkemece ıslah ile arttırılan kısma ilişkin davalının zamanaşımı defi kabul edilerek bu kısma yönelik davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.

Diğer yandan ıslah ile arttırılan kısma ilişkin zamanaşımı definin kabulü nedeniyle reddedilen kısım yönünden davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olup, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/3.maddesinde maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği düzenlenmiştir. Bu durumda mahkemece davanın kabul edilen kısmı yönünden davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedildiği gözetildiğinde davanın ıslah ile arttırılan ve zamanaşımı nedeniyle reddedilen kısım yönünden de davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur.

HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı ve davalı vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.

KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;

1-Davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 170,77 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 561,23 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,

5-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/04/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/1697, K. 2026/761, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1697-e-2026-761-k-7c8c7b7d8a80