Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1469 E. 2026/1366 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1469
- Karar No
- 2026/1366
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2026/1469
KARAR NO : 2026/1366
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 24/03/2026
NUMARASI : 2025/63 Esas (Derdest Dosya)
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 04/06/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Dava ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası nedeni ile maddi manevi tazminat talebi ile birlikte ihtiyati haciz talebine ilişkindir.
Mahkemenin 03/02/2017 tarihli ara kararı ile ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın istinafı üzerine Dairemizce; "... İhtiyati haciz kararı verilmek ve teminat miktarı değerlendirilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine," karar verilmiş,İlk Derece Mahkemesi'nin 21/07/2017 tarihli ara kararı ile, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin, dava değerinin %15'i oranında teminat yatırılması kaydıyla kabulüne karar verilmesi üzerine davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusu gereği Dairemizce;" İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, İ.İ.K.'nın 259. Ve 260. Maddelerine uygun olarak ihtiyati haciz kararı verilmek üzere dosyanın, mahkemesine gönderilmesine, " karar verilmiştir.
Davanın ilk açıldığı Körfez 2.Asliye Hukuk Mahkemesince 30/05/2018 tarihinde ticaret mahkemesi görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından; "Davalı ... hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı ...'in destekten yoksun kalma tazminat talebi yönünden davalı ... A.Ş. ile sulh olduğu, maddi tazminatın konusuz kaldığı anlaşılmakla, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davacı ...'in destekten yoksun kalma tazminat talebinin davalılar ... ve ... yönünden reddine, davacıların ...plaka sayılı aracın hasarına ilişkin talep etmiş oldukları maddi tazminat taleplerinin reddine, davacıların manevi tazminat taleplerinin reddine" dair verilen kararın davacılar vekili tarafından istinafı üzerine;
Dairemizce; "Mahkemece alınan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunmaktadır. Aynı kaza nedeni ile ceza yargılamasının devam ettiği de anlaşılmaktadır. Ceza dosyasında kesinleşen olayın oluş şekline ilişkin maddi olgu hukuk hakimi için bağlayıcı olacağından ceza dosya akıbeti araştırılarak karara çıkması ve kesinleşmesi beklenerek bu davada kesinleşen olayın oluşuna ilişkin maddi olgu ile bağlı kalınarak kazanın oluşumunda kusur dağılımını belirleyen gerekçeli kusur raporu alınması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır " gerekçesiyle kaldırılmasına karar verilmiştir.
Davalılar vekili 17/03/2026 tarihli duruşmadaki beyanında ihtiyati haczin kaldırılmasını, eğer ihtiyati haciz kaldırılmayacaksa teminat belirlenerek işbu teminata haciz konulmasını ve müvekkilinin araçları üzerindeki haczin kaldırılmasını talep etmesi üzerine mahkemece 24/03/2026 tarihli ara kararı ile; "1-Aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen vekilinin Körfez Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/12 Esas sayılı dosyasındaki 21/07/2017 tarihli ve Mahkememiz 2018/529 Esas sayılı dosyasındaki 18/12/2018 tarihli konulan ihtiyati haciz kararlarının kaldırılması talebinin reddine,
2-İİK'nun 266.maddesi gereğince Körfez Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/12 Esas sayılı dosyasında alınan 21/07/2017 tarihli ve Mahkememiz 2018/529 Esas sayılı dosyaların 18/12/2018 tarihli ihtiyati haciz kararlarında geçen Davalılar ... ve ...'in taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü şahıslarda olan hak ve alacaklarının ihtiyati haczine ilişkin olarak Mahkemece belirlenen 950.000,00 TL tutarın 10 gün içerisinde mahkemeye nakit veya süresiz ve kesin teminat mektubunun sunulması halinde mahkememiz Körfez Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/12 Esas sayılı dosyasında alınan 21/07/2017 tarihli ve Mahkememiz 2018/529 Esas sayılı dosyaların 18/12/2018 tarihli ihtiyati haciz kararlarında kaldırılmasına, süresi içerisinde teminat yatırıldığı takdirde ilgili icra mürürlüklerine müzekkere yazılmasına, " karar verilmiştir.
Bu ara karara karşı davacılar vekili; Davalıların Adli Tıp Kurumu Raporlarına göre asli ve tam kusurlu olduklarının sabit olması, ... raporundaki maddi tazminat rakamının güncel rakamı, olayın ölümlü kaza olması ve davacıların miras bırakanı olan eş ve babalarının ölmüş olması, benzer olaylarda diğer mahkemelerce verilen emsal kararlarda dikkatte alınarak, ilk derece mahkemesinin 2025/63 E. Sayılı dosyada verdiği 24.03.2026 tarihli Ara Kararındaki teminat rakamın düzeltilerek 5.000.000,00 TL olarak belirlenmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığının incelenmesinde;
İİK'nun 257/1. fıkrasına göre “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Bu hüküm gereğince alacaklı, bir para alacağı için ancak vadesinin gelmesi hâlinde ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir.
İİK'nun 258/1. fıkrası gereğince “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur…” Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi gerekmez. Bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Başka bir anlatımla ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralı gereğince mahkemenin alacaklının alacağı hakkında kanaat sahibi olması yeterlidir.
Davacılar tarafından iddia olunan zarar, haksız fiilden kaynaklandığından, tazminat, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki "muacceliyet" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2019/2782 Esas ve 2019/11935 Karar 12/12/2019 tarihli kararı)
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/8964 Esas 2022/15530 Karar sayılı ilamında "...Uyuşmazlığın giderilmesi istemine konu olan davalar, haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemiyle açılmıştır. Zarar haksız eylemden kaynaklandığından tazminat, haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki muacceliyet kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. Borçlunun temerrüdüne ilişkin 6098 sayılı TBK’nın 117. maddesine göre haksız eylemlerde eylemin işlendiği tarih itibariyle borçlunun temerrüde düşmüş olacağı düzenlenmiştir. Az yukarıda açıklanan yerleşik yargısal içtihatlarda da bu hususlara işaret edilmiştir. Haksız eylemden kaynaklı manevi tazminat istemiyle açılan davalarda ihtiyati haciz kararı verilmesini engelleyen yasal bir hüküm mevcut olmadığı gibi, İİK’nın 257 vd. maddelerinde de bu yönde bir hüküm bulunmamaktadır. Haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat davalarında İİK’nın 257 vd. maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi mümkün olup, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8., 9. ve 40. Hukuk Dairelerinin yukarıda açıklanan ve benimsenen kararları da bu yöndedir." denilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, dosya kapsamı ile mahkemece; davacının niteliği itibariyle ihtiyati haczin teminata kaydırılması talebinde bulunduğu aşamada, davacının Körfez Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/12 Esas sayılı dosyasında almış olduğu 21/07/2017 tarihli ve Mahkememiz 2018/529 Esas sayılı dosyasındaki 18/12/2018 tarihli konulan ihtiyati hacizlerin teminata kaydırılması, İİK 264. Madde gereğince dava sonuçlanmadığından ve ihtiyati haczin şartları devam ettiğinden esas takibe mahkeme kararı sonrasında geçileceğinden ihtiyati haczin kaldırılması talebinin reddiyle hacizlerin dosyaya yatırılacak 950.000,00 TL teminat veya nakit sunulduğunda haczin teminata kaydırılmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.
Bu nedenlerle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacılar vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Peşin alınan harç yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi04/06/2026