İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/805 E. 2026/488 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/805
Karar No
2026/488
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/805 KARAR NO : 2026/488

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/09/2025 KARAR TARİHİ : 04/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin personel taşıma hizmeti yürüttüğünü, müvekkilinin sahibi olduğu araçlardan ---- plakalı aracın 14/01/2025 tarihinde davalı-----plakalı aracın çarpması neticesinde kazaya karıştığını, müvekkiline ait araçta kaza nedeniyle hasar meydana geldiğini ve serviste kaldığını, müvekkilinin personel taşıma ve servis hizmetleriyle gelir elde ettiğini, aracın serviste kaldığı süre boyunca maddi zarara uğradığını, dava değerinin tam ve kesin olarak belirlenemeyecek olduğundan dolayı davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, dava konusu kaza neticesinde müvekkilinin uğramış olduğu zarardan işletenin sorumlu olduğunu, araçtan mahrum kalan müvekkilinin araç mahrumiyet bedeli ile ticari kazanç kaybı bedeli isteme hakkının doğduğunu, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını iddia ederek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davasının kabulünü, şimdilik 100,00 TL araç mahrumiyet ve ticari kazanç kaybı bedellerinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avansı faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davacının iddialarının haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacının taleplerinin açık ve net olmadığını, dava dilekçesinde hem araç mahrumiyet bedeli hem de ticari kazanç kaybının aynı anda talep ettiğini, miktarlarını belirtmediğini, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davaya konu aracın kaza tarihinde başkasının zilyetliğinde olduğunu, kazayı gerçekleştirenin müvekkili firma olmadığını, dava konusu aracın kaza tarihinde ... kullanımında olduğunu, bu durumun kaza tutanaklarında belirli olmasına rağmen davacı tarafından sürücünün davaya dahil edilmediğini, kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, hasar onarım süresinin gerçeği yansıtmadığını savunarak; davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.

DELİLLER : ---- Bilgi Ve Gözetim Merkezi Müdürlüğü , ----- müzekkere yazıldığı görüldü. Davacı vekili tarafından 11/05/2026 tarihli bedel artırım dilekçesi sunulduğu görüldü. Makine Mühendisi Bilirkişi ----- tarafından hazırlanan 03/03/2026 tarihli raporda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür. A-) ----- sevk ve idaresindeki ----- plakalı aracı ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Yönetmeliğin ilgili bentlerinde açıklanan hükümler gereği, trafik kurallarını ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda birinci derecede etkenlik arz ettiği için 6/8 ORANINDA %75 KUSURLU OLDUĞU, B-) Sürücü --- sevk ve idaresindeki ----- plakalı aracı ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Yönetmeliğin ilgili bentlerinde açıklanan hükümler gereği, trafik kurallarını ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda ikinci derecede etkenlik arz ettiği için: 2/8 ORANINDA %25 KUSURLU OLDUĞU C-) 14.01.2025 tarihinde meydana gelen kaza da Trafik kazası tespit tutanağındaki bilgiler ve dosya içeriğinde bulunan hasar bilgilerinin, ---- plakalı araçta üzerinde oluşan hasarlı parçalar değerlendirmesi yapılmıştır. D-) Yargıtay ---. Hukuk Dairesi ---- Esas, ------ Kararda: "...Aracın tamir süresi belirlenirken, gecikmeler, parça teminin beklenmesi, ekspertiz raporunun hazırlandığı tarih değil, araçta kaza sonucu meydana gelen hasarın giderilmesi için gerekli makul sürenin gözetilmesi gerekir. Gecikmeler vs. Aracın hasarının giderilmesi giderilmesi için makul tamir süresinin tespiti .. ve buna göre ikame araç bedeli veya kazanç kaybının tespiti .. gerekir. Ayrıntıları belirlenmiş bilgiler dâhilinde ---plakalı, ---- maraka,----- model araçta oluşan dava konusu araç mahrumiyet bedelinin: ARAÇ MAHRUMİYET BEDELİ = 51.410,30 TL x 0,75 (kusur oranı) = 38.557,73 TL olarak hesap edilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, davacının maliki olduğu ----- plakalı araç ile davalının maliki olduğu ------ plakalı aracın karıştığı 14/01/2025 tarihli trafik kazası nedeniyle araç mahrumiyeti zararının giderilmesine ilişkin tazminat davasıdır.Davacı vekilinin "fazlaya ilişkin haklarımızın saklı tutulmasına, 38.557,73 TL araç mahrumiyet bedeli alacağımızın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini" talebini içerir bedel artırım dilekçesi ibraz ettiği görülmüştür. Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. Maddesi uyarınca "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (...)"6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. Maddesi uyarınca "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın davacının maliki olduğu ---- plakalı araç ile davalının maliki olduğu ---- plakalı aracın karıştığı 14/01/2025 tarihli trafik kazası nedeniyle araç mahrumiyeti zararının giderilmesine ilişkin tazminat davası olduğu, her ne kadar davalı tarafından aracın fiili hakimiyetinde bulunmadığı, aracı sevk ve idaresi altında tutan ----- sorumlu olduğu savunulmuş ise de, davalınına aracın maliki (somut olayda işleteni) olması nedeniyle KTK 85 uyarınca işleten sıfatıyla zarardan aracı sevk ve idaresi altında tutan üçüncü şahıs ile bunun kusuru oranında müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, davacının tazminat elde edebilmesi için dava dışı araç sürcüsünün hukuka aykırı fiilini, kusurunu, zararını ve zarar ile hukuka aykırı fiil arasındaki nedensellik bağını ispatlamakla mükellef olduğu, somut olayda bilirkişi raporu dikkate alındığında davalıya ait araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğunun kabulünün gerektiği, raporun somut olayın gerçekleşme biçimine, hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu, araç mahrumiyetine ilişkin zarar miktarı belirlenirken yerleşik yargı içtihatları uyarınca "aracın makul tamir süresi ile aynı vasıftaki aracın kiralanması için gerekli bedelin ne kadar olduğu belirlendikten sonra, davacının aracını kullanamadığı döneme ilişkin olarak bakım giderleri, amortisman vs. tasarruf ettiği miktarlar da düşülmek suretiyle hesaplanması” gerektiği, bilirkişi raporunda bu esasa uygun olarak hesaplama yapıldığı, bu kapsamında aracın fiilen ne kadar tamirde kaldığının değil, tamirde kalması gereken makul sürenin önem arz ettiği, yine bilirkişi tarafından yapılan hesaplamadan aracın amortisman tasarruf bedelinin düşülmesinin de hukuka uygun olduğu, bu sebeplerle somut olayda davacının araç mahrumiyeti zararının kusur durumu da dikkate alınarak 38.557,73 TL olduğu, temerrütün TBK 117 maddesi uyarınca haksız fiil tarihinde gerçekleştiği, davalının şirket (tacir) olduğu dikkate alındığında haksız fiilin ticari iş kapsamında gerçekleştiği ve onun yönünden ticari faiz işletilmesi gerektiği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere, 1-Davanın KABULÜ ile, araç mahrumiyeti zararına ilişkin 38.557,73 TL maddi tazminatın 14/01/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (38.557,73 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 2.633,88 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 615,40 TL peşin harç ve 657,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 1.361,48 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan 1.318,30 TL dava açma masrafı, 657,00 TL tamamlama harcı ve 9.005,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 10.980,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendileri üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine, 6-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (38.557,73 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 38.557,73 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/805, K. 2026/488, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-805-e-2026-488-k-f17f377cec6b