İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/960 E. 2026/500 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/960
- Karar No
- 2026/500
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/960 KARAR NO : 2026/500
DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/12/2024 KARAR TARİHİ : 09/06/2026
---- Asliye Hukuk Mahkemesinin -- Esas, ----- sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilen Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 15/07/224 tarihinde müvekkilinin maliki olduğu ---- plakalı aracın davalının maliki olduğu ---- plakalı aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle davalı tarafından müvekkil şirket ve sürücü hakkında icra takibi başlatıldığını, dava konusu kaza nedeniyle tarafların kusurunun net olarak belli olmadığı halde davalının kusursuz olduğu, aracın 4 gün süreyle onarım gördüğü ve 3.500,00 TL hak mahrumiyeti iddiası ile 14.000,00 TL 4 günlük hak mahrumiyeti ve 1.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 15.000,00 TL üzerinden---İcra Müdürlüğü ----- esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin ise ihtirazı kayıt ile toplam 20.213,96 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, davalının dava konusu icra takibinde aracının onarımda kaldığı süreyi 4 gün olarak belirttiğini, bu durumun tespit edilmediğini, davalının 4 gün üzerinden abartılı ve fahiş taleplerde bulunduğunu, davacının onarım süresinin, sigorta eksperinden, sigorta şirketinden, tamirciden, yedek parça tedarikçisinden veya diğer etkenlerden dolayı uzaması nedeniyle davacının zararının artmasının kazaya karışan diğer tarafa yüklenmesi adalet ve hakkaniyetle bağdaşmayacağını, 1.000,00 TL değer kaybı tahsilatının da haksız olduğunu, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla davalının ----.İcra Dairesinin ---- esas sayılı takip dosyası eliyle haksız ve yersiz şekilde müvekkilinden tahsil ettiği meblağdan şimdilik 10.000,00 TL için menfi tespiti ve ödenen bu kısmın ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ve icra tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, davalılar aleyhine davaya konu alacağın %15 oranında sözleşmesel vekalet ücreti ile 5.000,00 TL den az olmamak üzere disiplin para cezasına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, dava konusu ----. İcra Müdürlüğü’nün -----. sayılı takip dosyasına dayanak teşkil eden alacak kalemlerinin tamamen somut vakıalara ve hukuki dayanaklara dayandığını, dava konusu takibe konu edilen 15.000,00 TL tutarındaki asıl alacağın 1.000,00 TL araç değer kaybı ve 14.000,00 TL araç mahrumiyet bedelinden (4 gün x 3.500,00 TL) oluştuğunu, davacının meydana gelen kazada %100 kusurlu olduğunun sabit olduğunu, kusuruyla başkasına zarar veren işleten ve sürücünün bu zararı tam olarak gidermekle yükümlü olduğunu, bir aracın onarım süreci yalnızca fiili işçilikten ibaret olmadığını, hasar tespiti, sigorta eksperi incelemesi, gerekli yedek parçaların tedarik süreci ve boya kuruma süreleri gibi teknik aşamaları kapsadığını, bu bağlamda, 4 günlük onarım süresi hayatın olağan akışına ve makul onarım sürelerine tamamen uygun olduğunu, araç mahrumiyet bedeli olarak belirlenen günlük 3.500,00 TL tutarın ise, kaza tarihindeki ekonomik koşullar ve müvekkil aracının segmentine uygun ikame araç kiralama bedelleri göz önüne alındığında son derece makul olduğunu, 1.000,00 TL tutarındaki değer kaybı tazminatının tahsiline yönelik itirazlar da hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak; davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER : ---- Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi Müdürlüğü, --- müzekkere yazıldığı görüldü. Makine Mühendisi Bilirkişi ---- tarafından hazırlanan 15/05/2026 tarihli raporda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür. A-) Sürücü ---- sevk ve idaresinde bulunan ----- plakalı aracı ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Yönetmeliğin ilgili bentlerinde açıklanan hükümler gereği, trafik kurallarını ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda birinci derecede etkenlik arz ettiği için: % 100 KUSURLU OLDUĞU, B-) Sürücü ---- sevk ve idaresindeki ------ plakalı aracı ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı yönetmelikte belirtilen sürücülerin uyması zorunlu kurallara riayet ettiği bu kazanın oluşumunda alabileceği herhangi bir tedbir ve önlem bulunmadığından kendisine kusur izafe edilmesinin uygun görülmediği ve kazanın meydana gelişinde ATFI KABİL KUSURU bulunmadığı, C-) 15.07.2024 tarihinde meydana gelen kaza da Trafik kazası tespit tutanağındaki bilgiler ve dosya içeriğinde bulunan ---- tarafından sunulmuş hasar bilgilerinin,---- plakalı araçta üzerinde oluşan hasarlı parçalar ile uyumlu ve kazanın meydana geldiği yerin karayolu niteliğinde olduğu değerlendirmesi yapılmıştır. D-) Yargıtay uygulamaları doğrultusunda ‘’aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının ne olduğunun, daha önce aracın karıştığı kazaların neler olduğu ve bunların değer kaybına etkisinin olup olmadığı’’, hususları çerçevesinde yapılan teknik incelemede: Bu bilgiler dâhilinde --- plakalı, ---- marka, -------model araçta oluşan Değer Kaybı ve araç mahrumiyet bedeli için, “ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle, DEĞER KAYBI BEDELİ = 20.000,00 TL, ARAÇ MAHRUMİYET BEDELİ = 9.330,00 TL olarak hesap edilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, davacının maliki olduğu ----- plakalı araç ile davalının maliki olduğu ----- plakalı aracın karıştığı 15/07/2024 tarihli trafik kazası nedeniyle,--- İcra Dairesi'nin------ Esas sayılı takibinde 12/09/2024 tarihinde ihtirazı kayıt ise 20.213,96 TL ödeme yapan davacının bu bedeli davalıdan istirdadına dair alacak davasıdır.----İcra Dairesi'nin---- Esas sayılı takibi incelendiğinde davalının davacı aleyhine 23/08/2024 tarihinde "tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 15.07.2024 tarihinde maliki/sürücüsü bulunduğunuz ----plakalı aracın %100 kusurlu olması sebebi ile müvekkilime ait ----- plakalı araca vermiş olduğunuz hasar nedeniyle oluşan değer kaybı bedeli ve 4 günlük hak mahrumiyetinin müştereken ve müteselsilen tahsili talebinden ibarettir. (1.000 TL değer kaybı ve 14.000 TL hak mahrumiyeti) (hak mahrumiyeti; 1 gün x 3.500 TL üzerinden hesap edilmiştir.)" alacak sebebi ile 15.000,00 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, takibin kesinleştiği, davacının davalıya 12/09/2024 tarihinde 20.213,96 TL ödeme yaptığı görülmüştür. Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın belirtildiği gibi istirdat davası olduğu, davacının eldeki davayı 15/07/2024 tarihli trafik kazasında davacıya ait araç sürücüsünün kusursuz olduğu iddiasına dayalı olarak açtığı, davaya konu (davacının borçlu olduğu) icra dosyasında davalı tarafından 15.000 TL değer kaybı ve araç mahrumiyeti zararının tahsilinin talep edildiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davacıya ait araç sürücüsünün 15/07/2024 tarihli trafik kazasının gerçekleşmesinde tamamen kusurlu olduğu, olayın oluş biçimine göre bilirkişi raporunun hukuka ve hakkaniyete uygun olarak düzenlendiği, hükme esas alınabileceği, davacının KTK 85 uyarınca araç sürücüsü ile müteselsilen sorumlu olduğu, raporda tespit edildiği üzere davacının olayın gerçekleşmesinde tamamen kusurlu olması ve bilirkişi raporu dikkate alındığında zarar miktarının ispatlanmış olması nedeniyle davacının dava konusu takipte borçlu olduğu edimi ifa ettiği bu sebeple sebepsiz zenginleşme bulunmadığı gibi davacının istirdat hakkının da bulunmadığı, istirdat alacağının bulunmaması ve likit olmaması nediyle davacının kötüniyet tazminatı talebinin de reddinin gerektiği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Her ne kadar kısa kararda istinaf yolu açık olmak üzere hüküm kurulmuş ise de, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 7550 sayılı Yasa'nın 20. maddesi ile değişik ek 1 maddesi uyarınca dava tarihi itibariyle dava değerinin (eldeki dava kısmi dava olup, HMK 341/3 uyarınca alacağın tümü de kesinlik sınırının altında kalmaktadır) kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşılmış kesin olmak üzere aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere, 1-Davanın REDDİNE, 2-Davacının kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının dava açılırken peşin olarak alınan 427,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 304,40 TL’nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan vekalet harcına ilişkin 104,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine, 7-Davalı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (10.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi.