İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/672 E. 2026/475 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/672
- Karar No
- 2026/475
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/672 Esas KARAR NO : 2026/475
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/07/2025 KARAR TARİHİ : 28/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/05/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalı borçlu ...’e ahşap palet satışı yapıldığını, bu satışlara ilişkin toplam 7 adet faturanın düzenlenerek borçluya gönderildiğini, ancak fatura bedellerinin ödenmediğini bu nedenle Büyükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibin tamamına, faize ve ferilerine 02.04.2025 tarihinde itiraz ederek takibi durdurduğunu, yine borçlunun yetki itirazının yerinde olmadığını, zira borçlunun mernis adresinin Esenyurt olması nedeniyle takibin Büyükçekmece İcra Dairelerinde açılmasının usule uygun olduğunu, ayrıca dava öncesinde zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu, davalının toplantıya katılmadığını, alacağın faturalara dayalı ve likit nitelikte olduğunu bütün bu sebeplerden itirazın iptalini, takibin devamını ve davalı aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, ayrıca, taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisinin tahsili sürecinde davacı şirket yetkilisine yönelik ağır nitelikte saldırı gerçekleştiği ve bu hususta ceza soruşturması bulunduğu da ifade edilmiştir. Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın icra takibine konu faturalar karşılığında davacı şirketin cari hesap alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 2.089.120,00TL toplam alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu, itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mahkememizce yapılan yargılamada ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişiden rapor alınmıştır. Alınan bilirkişi raporuyla; tarafların ticari kayıtlarında davaya konu işlemlere ilişkin kayıtlar bulunmakta ise de, dosyada mevcut iade faturalarının alacağı ortadan kaldırıp kaldırmayacağı, bunların geçerli ve mahsup doğurucu nitelikte kabul edilip edilmeyeceğine bağlıdır. Bu itibarla, iade faturalarının mahsup doğurduğunun kabulü halinde bakiye alacak kalmayacağı, aksi halde takibe dayanak faturalar yönünden asıl alacak bakiyesinin devam edeceği teknik olarak değerlendirilmiştir. Faiz yönünden yapılan incelemede ise, dosya kapsamında takip öncesinde davalının usulüne uygun şekilde temerrüde düşürüldüğünü gösteren ihtarname, noter ihtarı, KEP kaydı veya benzeri açık bir belge tespit edilemediğinden, takip talebinde yer alan 289.000,00 TL işlemiş faiz talebinin dosya kapsamındaki mevcut belgelere göre doğrulanamadığı değerlendirilmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli olduğu, davalı tarafça kesilen iade faturalarının dayanaksız olduğu, iade faturalarının fiili mal iadesini ve karşı tarafça kabul edilmiş mahsup iradesini tevsik eden diğer belge ve kayıtlarla desteklenmediği anlaşılmakla davacı defterleri hükme esas alınmıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; asıl alacağın 1.800.120,00 TL olduğu, işlemiş faiz talebinin temerrüt şartları oluşmadığından yerinde olmadığı, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ayrıca, likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda yazılı olduğu üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazının 1.800.120,00TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren talebi aşmamak kaydıyla değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Hükmedilen alacağın %20'si olan 360.024,00TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 122.966,19TL ilam harcından peşin alınan 25.231,35TL harcın mahsubu ile bakiye 97.734,84TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 615,40TL Başvuru Harcı, 25.231,35TL Peşin Harç olmak üzere toplam 25.846,75TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca 4.600,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 3.963,65TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca 4.600,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 636,34TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 7-Davacı tarafından sarf edilen 6.000,00TL bilirkişi ücreti, 567,50TL posta masrafı olmak üzere toplam 6.567,50TL den kabul red oranına göre hesaplanan 5.658,97TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 270.016,80TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 46.240,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 10-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/04/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır