İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1096 E. 2026/475 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1096
Karar No
2026/475
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/1096 KARAR NO : 2026/475

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/12/2025 KARAR TARİHİ : 02/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili ile davalı taraftan verilen mal ve hizmete mukabili düzenlenen faturalara ilişkin alacağının bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından ----- Nolu 02.11.2023 Tarihli 147.115,68 TL Miktarlı Fatura , ----- Nolu 09.01.2024 Tarihli 24.054,12 TL Miktarlı Fatura ,---- Nolu 13.02.2024 Tarihli 1.320,00 TL Miktarlı Fatura ,---- Nolu 20.10.2023 Tarihli 3.696,00 TL Miktarlı Fatura ,------- Nolu 03.10.2023 Tarihli 2.286,00 TL Miktarlı Faturalar tanzim edildiğini, davalı tarafa gönderildiğini, davalı tarafından ödeme yapılmadığını, ödeme yapılmaması üzerine ----İcra Dairesi ----- esas sayılı dosya ile icra takibi yapıldığını, davalının kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, davalı firmanın talebi üzerine faturalara konu hizmet ve malların verildiğini, bu durumun faturalar ve teslim tutanakları ile sabit olduğunu, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını iddia ederek; davanın kabulünü, itirazın iptali ile takibin devamını, %2/'den aşağı olamamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Dava dilekçesi ve tensip zaptının davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiği, davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.

DELİLLER : ---- Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı görüldü. SMMM Bilirkişi ---- tarafından hazırlanan 22/04/2026 tarihli raporda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür. 1. Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin ibraz ettiği 2023 yılı ticari defterlerinin noter açılış onamaları ile yevmiye defterinin noter kapanış onamasının sürelerinde yaptırılmış olduğu görülmüştür. Davacı şirketin ibraz ettiği 2024 yılına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64, 66, V.U.K. m.220-226 ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliği’ne göre açılış ve kapanış Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür.Davalı taraf incelemeye gelmediğinden ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığından davalı hesap incelemesi yapılamamıştır. 2. Takip Konusu Alacak Yönünden: Davacı tarafından davalı taraf adına yürütülen 2023 yılı 120.01.290 kodlu, 2024 yılı ----- kodlu muavin defter kayıtlarına göre taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacının 03.10.2023 tarihli ---- seri numaralı faturası ile başladığı. Davacı tarafından 03.10.2023 – 13.02.2024 tarihleri arasında davalı tarafa 5 adet fatura ile 178.471,68 TL tutarında satış yaptığı. Bu süreçte davalıdan herhangi bir ödeme almadığı ve 31.12.2024 tarihi itibarıyla davacının davalıdan olan alacağının 178.471,68 TL olduğu görülmüştür. Dosyaya sunulan teslim tutanaklarına göre toplam 85 adet ürünün teslim alındığına dair, tutanaklarda yer alan isimlerin okunaklı olmamakla beraber, teslim alan bölümünde imzaların mevcut olduğu, takibe konu fatura içeriklerinin, ilgili teslim tutanaklarındaki ürün adetleri ve kalemleri ile uyumlu olduğu görülmektedir. Takip konusu alacağını oluşturan 5 adet 178.471,80 TL tutarlı e-faturaların "Temel Fatura" senaryosuyla düzenlenerek GİB portalı üzerinden davalıya iletildiği, dosya kapsamında, davalı tarafın bu faturalara karşı TTK 18/3 maddesinde öngörülen usullerle (noter, KEP vb.) yasal süresi içerisinde itiraz ettiğine dair belgeye rastlanılmamıştır. Bu durum, TTK 21/2 uyarınca fatura içeriklerinin davalı tarafça kabul edildiğine karine oluşturduğunun, dosya sunulan teslim tutanaklarına göre faturalara konu ürünlerin davalı tarafa teslim edildiğinin Sayın Mahkemece kabulü halinde; davacının 15.01.2025 icra takip tarihi itibarıyla davalıdan olan asıl alacağının 178.471,80 TL olduğu. 3. İşlemiş Faiz Yönünden: Takip alacaklısı davacı taraf 15.01.2025 tarihli takipte 178.471,80 TL asıl alacağına 84.877,00 TL işlemiş faiz ve asıl alacağına takip tarihinden itibaren TTK 1530 uyarınca faiz yürütülmesini talep etmiştir. Takibe konu 5 adet 178.471,80 TL tutarlı e-faturaların, GIB portalı üzerinden davalı tarafa teslim edildiğinden fatura tarihine 30 günlük sürenin eklenmesiyle temerrüdün oluştuğu kabul edilerek, her bir faturanın temerrüt tarihinden 15.01.2025 icra takip tarihine kadar 6102 sayılı TTK’nın 1530. maddesi uyarınca, yılık %11,75 oranında ve değişen oranlarda kademeli olarak işlemiş faizin 89.450,46 TL hesaplanmış olup, davacı tarafından takipte 84.877,00 TL talep edilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında ticari satıştan kaynaklanan faturalara dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan ----. İcra Dairesi'nin --- Esas sayılı takibine vaki davalı itirazının iptali davasıdır.---- İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı takibi incelendiğinde, davacının davalı aleyhine 15/01/2025 tarihinde "----- Nolu 02.11.2023 Tarihli 147.115,68 TL Miktarlı Fatura , ---- Nolu 09.01.2024 Tarihli 24.054,12 TL Miktarlı Fatura ,---- Nolu 13.02.2024 Tarihli 1.320,00 TL Miktarlı Fatura ,---- Nolu 20.10.2023 Tarihli 3.696,00 TL Miktarlı Fatura ,------ Nolu 03.10.2023 Tarihli 2.286,00 TL Miktarlı Fatura olmak üzere Toplam 178.471,80 TL fatura Alacağı .... Alacaklı Eski Ünvan : ------ 178.471,80 TL" alacak sebebine dayalı olarak 178.471,80 TL asıl alacak ve 84.877,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 263.348,80 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, borçlunun 20/01/2025 tarihli itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 83. Maddesi uyarınca "(1) Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. (2)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır."6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddesi uyarınca "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın belirtildiği gibi fatura alacağına dayalı itirazın iptali davası olduğu, davacı alacaklının hukuki ilişkiyi ve alacağın varlığını, davalı borçlunun ise borcun ifa veya sair sebeple bulunmadığını ispatlamakla mükellef olduğu, davanın hukuki ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda faturaya ve ticari defterlere dayandığı, ticari defterlerin yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca mahkememizce resen de incelenebileceği, bu doğrultuda taraflara verilen kesin süre içerisinde davacı tarafın ticari defterlerini ibraz ettiği, davalının ise verilen kesin süre ve usulüne uygun ihtara rağmen ibrazdan kaçındığı, bu sebeple davacının usule ve kanuna uygun tutulmuş açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulamış defter kayıtlarının kendisi lehine kesin delil teşkil ettiği, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği ve yukarıda açıklandığı üzere kesin delil niteliğindeki davacı defterlerinde 178.471,80 TL alacağın varlığının görüldüğü, bu sebeple davacının alacağını ispatladığı, borcun ödendiğine veya sair sebeple istenemeyeceğine dair davalı tarafından herhangi bir savunmada bulunulmadığı gibi bir delil de ileri sürülmediği, yine temerrütün TTK 1530 uyarınca fatura tarihlerinden 30 gün sonra kendiliğinden gerçekleştiği, buna göre bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere takipte talep edilebilecek faiz miktarının 89.450,46 TL olduğu, davacı tarafından takipte 84.877,00 TL faiz talep edildiği, talebi aşar nitelikte hüküm kurulamayacağı, dava konusu alacağın faturaya dayanması ve likit olması, alacaklının talebinin bulunması ve davalının itirazında haksız çıkması nedeniyle borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere, 1-Davanın KABULÜ ile, davalı borçlunun --- İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı takibine yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin DEVAMINA, 2-Takip konusu alacağın (263.348,80 TL) yüzde 20'sine karşılık gelen 52.669,76 TL icra ve inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (263.348,80 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 17.989,36 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 3.180,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 14.808,76 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan 3.883,50 TL dava açma masrafı ve 11.095,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 14.978,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine, 6-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (263.348,80 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ---- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/1096, K. 2026/475, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1096-e-2026-475-k-f1d227cc6d87