İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2021/640 E. 2026/353 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2021/640
- Karar No
- 2026/353
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/640 Esas KARAR NO : 2026/353 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 08/10/2021 KARAR TARİHİ : 16/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 10.02.2021 günü saat 20.15 sıralarında --------Mevki -------- Sokak ile -------- Caddesi kesişiminde müvekkili --------- idaresinde bulunan --------- plakalı motosiklete davalı ---------- sevk ve idaresinde bulunan ---------- plakalı aracın çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilim ali Kasay ağır yaralanmış ve bedensel zarar uğradığını, Mezkur kaza; sürücü ---------- kusurundan kaynaklanmış olup, her ne kadar kaza tarihi olan 10.02.2021 tarihinde olay yerine gelen polis ekiplerince düzenlenen Trafik Kaza Tespit Tutanağında kusur oranları yanlış ve hatalı belirtilse dahi sonra bağımsız bir eksperden alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığı ortaya çıktığını, müvekkilinin geçirdiği kaza neticesinde kaza sonucunda meydana gelen bedensel zararlar için dava şartı olarak davalı ---------Ş.ye 02.08.2021 tarihinde başvuru yapıldığını, başvuru neticesinde sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili ---------- babası ---------- ve Annesi --------- lehine manevi tazminat istemlerinin olduğunu da belirterek, davaya konu yaralanmalı trafik kazasında müvekkilim --------- yaralanması nedeniyle, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile, yargılama aşamasında belirlenecek müvekkili ---------, için geçici iş görmezlik tazminatı, sürekli iş görmezlik tazminatı, manevi tazminat ve 26.618,00 TL sağlık giderlerinin; müvekkili ---------- için 30.000,00 TL manevi tazminatın, müvekkili ----------- için 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı -----------Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle;-------- plakalı kazaya karışan araç müvekkili şirkete 04.01.2021-04.01.2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere --------- numaralı Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı sorumluluklarının, sigortalının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda şahıs başına azami 430.000-TL ile sınırlı olduğunu, poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluklarının poliçe limitiyle sınırlı olup, keza masraf ve vekalet ücreti sorumluluklarının da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, poliçe limiti maktuen ödenecek rakam olmadığını, zorunlu trafik sigortası sorumluluk sigortası olup, bu nedenle bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanması amaçlandığını, karşı tarafça sunulan sağlık raporuna açıkça itiraz ettiklerini, davaya konu poliçenin tanzim tarihi 04.01.2021 olup 01.06.2015 tarihli trafik sigortası genel şartları hükümlerinin uygulanacağının sabit olduğunu ve dolayısıyla bu kapsamda yapılacak tazminat hesaplamalarında zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigortası genel şartlarınca benimsenen trh-2010 kadın/erkek tablosu ve %1,8 teknik faiz oranının kullanılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu olmadığını da belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı --------- vekili ise cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazlarının bulunduğunu, müvekkili ---------- hayatın her alanında olduğu gibi araç kullanırken de tüm kurallara harfiyen uyan ve dikkat eden bir yapıya sahip olduğunu, emniyet kamera görüntüleri ve çözümlerinden de anlaşılacağı üzere yine bu olayda da tüm trafik kurallarına harfiyen uyarak sola dönüş yaptığını, fakat aşırı hızlı (sınırın üç katı kadar) davacı taraf müvekkilinin aracına sokağa girdikten sonra vurduğunu, müvekkilinin 10.02.2021 günü --------- şehir merkezinden saat 20 :00 civarı evine gitmek üzere ayrılmış , -------- caddesi üzerinde--------- konakları önüne geldiği zaman , önünde yaklaşık 40 km hız ile gitmekte olan beyaz bir otomobili izleyerek evinin olduğu sokağa yaklaşıp ve oba çayı köprüsüne gelmeden önde ki aracın ve arkada ki araçların da sola dönüş yapacağını anlaması için yaklaşık 80-100 mt önce sola dönüş İşareti vermiş ve sokak karşısına gelince duraklayıp yolu kontrol ettikten sonra sokağa dönüş yaptığını, sokağa girince aşırı bir darbe ile sarsılmış ve aracı kendiliğinden durduğunu, durma sebebi davacının kullanımda olan motorun aşırı hızından kaynaklanan darbe ile müvekkiline ait araç yürüyemeyecek hale gelmiş olup , ön tekerlekleri oynayamaz ve direksiyonu döndürülemez hale geldiğini, üstelik hız ve darbenin şiddeti ile yaklaşık 2000,00 kg ağırlığındaki araç motorun çarpması ile yaklaşık 3-4 mt ileri sürüklendiğini, çarpma noktasından aracın sürüklendiği alana tekerlekleri dönerek gelmesinin imkanı yoktur fiziken ve teknik olarak müvekkilinin hızlı olarak sokağa girme ihtimali olmadığını ve yolda durup , uygunluğu gözetlemiş ve hareket ettiğini, üstelik sokağa girince sokakta düz ilerlemeyecek olup tekrar sol taraftaki 6. Sokağa gitmek için döneceğini, kazadan sonra müvekkilinin aracının , hareket edememesi , direksiyonun ve ön tekerlerin hareket edememesi nedeni ile çekici aracına halatla alınabildiğini, müvekkilinin çarpan motoru hiç görmediğini, motorun farları yanmadığını, davacının müvekkilinin aracına vurduğu yer itibariyle de şerit içinde ilerlemediği dosya da ki mevcut deliller ile de sabit olduğunu, davacıların taleplerinin kazanın oluşuna göre dayanaksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Tanık olarak dinlenen " ---------- beyanında " Ben davalı -------- komşum olması nedeni ile tanırım, oturduğum yer kaza yerinin tam karşısında bulunmaktadır, ben kaza anını gördüm. Kaza esnasında ben balkonda sigara içiyordum. Kazaya karışan küçük bir kamyonet boyutundaki çift kabinli bir arazi aracı bizim sokağa doğru sinyal verip döndü, hızı çok yavaştı, tam o esnada bir patlama oldu. Ben araba patladı zannettim, kaza esnasında siyah bir cismin havaya uçtuğunu gördüm, cisim yere düştü, bu cisim kazanan gerçekleştiği yerden 50 metre uzağa düştü, ben ilk başta köpek araca çarptı zannettim. Ben havaya sıçrayan şeyin köpek olduğunu zannettim halen de öyle olduğunu düşünüyorum. Kazanın gerçekleştiği yere gittiğimizde yerde bir insanın yattığını gördüm. Benim havaya sıçrarken gördüğüm cisim insanmış. Ayrıca komşular bahsettiğim aracın ters istikametinde yaklaşık 100 metre ilerisinde bir motosikletin durduğunu söylediler. Komşular bu motorın yerde yatan kişiye ait olduğunu söylediler. Sonra aracı kullananın davalı --------- olduğunu farkettim. Ben bir motosikletin herhangi bir araca çarptığını görmedim, davalı --------- aracını ışıkların altında olduğu için net bir şekilde gördüm. Kaza esnasında hava karanlıktı, davalı ---------aracı ışığın altında olduğu için net bir şekilde seçiliyordu. Ben bu aracın herhangi bir şeye çarptığını görmedim. Ben sadece bir cismin gelip bu araca çarptığını gördüm. Büyük bir gümleme duydum bu sesi bütün komşular duydu, çok büyük bir gürültü olduğu için herkes balkona çıktı, ama dediğim gibi bir motosikletin çarptığını görmedim. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir. Tanıklık ücreti talep etmiyorum dedi. " şeklinde beyanda bulunmuştur. Yine tanık olarak dinlenen --------- beyanında " Ben davalı ----------- eşi olurum, ben kaza anını görmedim, kazanın gerçekleştiği sırada kardeşimin evindeydim. Eşim beni aradı ve kaza yaptığını söyledi. Ben de bunun üzerine hemen kaza yerine gittim. Kaza yerine gittiğimde kazaya uğrayan çocuğu bulunduğu yerden ambulansa alıyorlardı, biraz ötesinde de siyah renkli bir motosiklet duruyordu, kazadan sonra hastaneye gittik, ben de doktor olduğum için kazaya uğrayanın durumunu yakından takip ettik. Doktor arkadaşlarımızı yönlendirdik, kazaya uğrayanın ailesine yardımcı olduk. Kazaya uğrayanın elinde kırık oluşmuş ancak bunu bir hafta boyunca tespit edemediler, bu sırada kazaya uğrayanın kalçasında enfeksiyon gelişmiş. Bunda hastanenin payı olabilir. Biz bu süreçte her türlü yardımı yapmaya çalıştık, aile ile yazışmalarımız da bulunmaktadır. Ancak bizimle iletişimi kestiler. Bu nedenle yardım edemedik. Tanıklık ücreti talep etmiyorum. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir dedi. Davalı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu: Ben olay yerine geldiğimde kazaya uğrayanın siyah bir giysi giydiğini gördüm, hastaneye gittiğimde de sırt/omurga koruyucu bir giysisinin olduğu söylendi. Olay yerine geldiğimde motosikletin farı yanmıyordu. Eşimin kullandığı araç da kullanılamaz ve çalıştırılamaz vaziyette olduğu için çekici götürdü, tamiri de aylar sürdü dedi. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
DAVANIN NİTELİĞİ, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE :Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 10/02/2021 tarihli kaza nedeniyle davacının uğramış olduğu zarara ilişkin geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, tedavi giderleri ve manevi tazminat talep edilmiştir. Dava tarafları arasında, dava konusu trafik kazasındaki kusur durumu, davacının uğradığı zararını türü ve miktarı, zararın davalıdan tazmin edilip edilemeyeceği; edilebilir ise ne miktarlarda tazmin edilebileceği ihtilaflıdır.--------- Esas sayılı dosyasında sanık --------- Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma suçundan yargılamasının yapıldığı, adli para cezası ile cezalandırılmış olduğu anlaşıldı.Davalı ---------Ş. Vekili tarafından davacı vekili ile sulh olunduğuna ilişkin beyan dilekçesi, makbuz ve ibraname sunulmuş, bu doğrultuda davacı vekiline 22/06/2022 tarihinde 464.502,55 TL ödeme yapılmış olduğu anlaşılmıştır. Söz konusu ibraname içeriğinde "---------Ş. tarafından yapılacak ödeme nedeniyle --------Ş.'nin ve sigortalısının (poliçe gereği sorumlu olunan tutar kadar) başkaca bir sorumluluğu kalmayacağını, hasara, hasar dosyasına ve poliçeye konu alacaklarımız yönünden, fazlaya ilişkin ve / veya faiz talebi, asli ve fer'ileri kapsamında ve sair herhangi başkaca bir nam altında da bir hak ve talebimizin olmadığını, olmayacağını ----------Ş. ye karşı herhangi bir itiraz, defi ve her ne nam altında olursa olsun herhangi bir talep, dava ileri sürmeyeceğini, ---------- E. Sayılı başvurumuzdan feragat edeceğimizi kabul ve beyan ederiz. Fazlaya ilişkin hak, alacak ve talepler ile işbu hasara ilişkin her türlü dava ve hukuki işlem başlatma, temyiz hakkımızdan, feragat ettiğimizi kabul, beyan ve imza ederiz." ifadesi yer almaktadır.2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesine göre; Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır. ---------- sayılı Kararı ile, 2918 sayılı KTK'nın 90/1. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesine göre; İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesine göre; Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir. 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre; Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. Anılan yasal düzenlemelere istinaden bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur. Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.Mahkememize sunulan 28/01/2025 tarihli raporun kusura ilişkin kısmında; Dava konusu olayda davalı ---------- sigortalısı ---------- plakalı araç sürücüsü davalı ---------- %75 (Yüzde Yetmişbeş) oranında Asli Kusurlu olduğu, ---------- plakalı araç sürücüsü davacı -------- %25 (Yüzde Yirmibeş) oranında Tali Kusurlu olduğu kanaatleri bildirilmiştir. Söz konusu raporun kazanın oluş şekline, kaza tespit tutanağına, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporuna ve dosyadaki delillere uygun olması sebebiyle hükme esas alınması gerekmiştir. Dava konusu kazadaki müterafik kusur durumu yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus -------- sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır.2918 Sayılı yasa ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre motorsiklet sürücüsünün kask takmaması kazanın gerçekleşmesinde etken sebep olmayıp, kaza sonucunu ağırlaştıran müterafik kusurlardandır. Somut olayda, davacının kaza anında koruyucu ekipman olarak kask takıp takmadığının belirsiz olduğu, ayrıca kaza tespit tutanağında -------- (belirsiz) olarak işaretlenmiş olduğu dikkate alındığında mütefarik kusuru bulunmadığı kanaati ile müterafik kusur ve indirim uygulanmamıştır.Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 23/09/2024 tarihli maluliyet raporunda; Davacının oluşan kazada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğine göre; kişinin tüm vücut engellilik oranının %19 (ondokuz) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18(onsekiz) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 3 (üç) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği bildirilmiştir. Söz konusu raporun kazanın oluş şekline, ceza dosyası içeriğine ve dosyadaki delillere uygun olması sebebiyle hükme esas alınması gerekmiştir. Mahkememize sunulan 21/01/2025 tarihli raporun hesaba ilişkin kısmında; i-Ödeme Tarihi Esas alınarak Yapılan Hesaplamada; davacı ---------- %19 Sürekli İş Göremezlik Oranı ve %75 Davalılar Müşterek Kusuru esas alınarak hesaplanan; Geçici İş Göremezlik zararının 47.456,00 TL, olduğu, Tedavi Gideri zararının 38.002,50 TL olduğu bu zarar kalemleri toplamı yönünden davalılar tarafından yapılan ödeme olmadığı, Sürekli İş Göremezlik Zararının, TRH-20101 Yaşam Tablosu / Progresif Rant Yöntemine göre 352.937,56 TL olduğu, davalılardan ---------Ş. tarafından yapılan 395.000,00 TL ödeme ile davacının ödeme tarihindeki verilere göre hesaplanan Sürekli İş Göremezlik Zararının % 111,92 oranında karşılandığı, Ödeme tarihi itibariyle davacının hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının aşarak karşılandığından günümüz rapor/hesap tarihi verilerine göre hesaplamaya gerek olmadığı, kanaatleri bildirilmiştir. Raporun denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olduğu kabul edilmiştir. Davacı TBK'nun 56/2. maddesi uyarınca manevi tazminat isteminde bulunmakla, ülkenin ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, iş göremezlik oran ve süreleri gibi özellikler göz önünde tutularak, olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde, manevi tazminat isteyen davacının sosyal ve ekonomik durumu ile davalı gerçek kişilerin sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davadan önce davalı sigorta şirketine 02/08/2021 tarihinde başvuru yapıldığından davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi 8 iş günü sonrası olan 13/08/2021 tarihi olarak, diğer davalılar yönünden ise temerrüt tarihi kaza tarihi olan 10/02/2021 tarihi olarak kabul edilmiştir. Sigortalı araç hususi olduğundan yasal faize hükmedilmesi gerektiği kaaatine varılmıştır.Mahkememizce alınan bilirkişi raporu dikkate alındığında ödeme tarihi itibariyle davacının hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının aşarak karşılandığından sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilerek ve davacı vekili dosyaya sunmuş olduğu 13/01/2026 tarihli talep arttırım dilekçesi dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KISMEN KABULÜNE, 47.456,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 13/08/2021 tarihinden itibaren, davalı --------- kaza tarihi olan 10/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı --------- verilmesine, Davacı --------- sürekli iş göremezlik tazminatı talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, 38.002,50 TL tedavi gideri tazminatının davalı ---------- kaza tarihi olan 10/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacı --------- verilmesine, Davacı --------- için 50.000,00 TL, davacı ----------- için 10.000,00 TL, davacı ---------- için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 70.000,00 TL manevi tazminatın davalı -------- kaza tarihi olan 10/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Maddi tazminat yönüyle; Alınması gerekli 5.837,67 TL harcın 4.216,82 TL'sinin davalı -----------; 1.620,85 TL'sinin davalı sigorta şirketinden tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafça karşılanan 815,00 TL peşin harç ve 1.500,00 TL ıslah harcının davacı tarafa karar kesinleştiğinde iadesine, Manevi tazminat yönüyle; Alınması gerekli 4.781,7 TL harcın davalı ----------- tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacılar tarafından dava nedeniyle yapılan posta gideri, bilirkişi ücretleri ATK fatura bedelleri olmak üzere toplam 21.364,00 TL yargılama giderinin kabul oranı üzerinden hesaplanan 11.240,88 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı ----------- tarafından dava nedeniyle yapılan 617,25 TL yargılama gideri masrafının reddedilen kısım üzerinden hesap olunan 292,47 TL'sinin davacılardan alınarak iş bu davalıya verilmesine, Maddi tazminat yönüyle; Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul miktarı dikkate alınarak takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, Manevi tazminat yönüyle; Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul miktarı dikkate alınarak takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ---------- alınarak davacı tarafa verilmesine, 7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irat kaydına, Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde ---------- ile konutta ödemeli olarak taraflara İADESİNE, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/04/2026