Diğer ·

2022/472 E. 2026/940 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
2022/472
Karar No
2026/940
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BAM

8. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2022/472

KARAR NO : 2026/940

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 07/12/2021

NUMARASI : 2017/844 Esas - 2021/992 Karar

DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/06/2026

İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

K A R A R

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... A.Ş nezdinde hem ... Sigorta Poliçesi hem de Kasko+İMM Sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan, davalı ...A.Ş' ne ait ... plakalı aracın, davalı...'in sevk ve idaresindeyken vekil edeni davacının yönetimindeki ...plakalı ticari taksiye çarpması neticesinde meydana gelen 08/12/2015 günlü trafik kazasında, müvekkilinin vücudunda kemik kırığı oluşacak biçimde yaralanarak iş gücü ve kazanç kaybına uğradığını, talep konusu kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün tam kusurlu bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişen haklar saklı kalmak kaydıyla (-belirsiz alacak) 1.000,00-TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 40.000,00-TL manevi tazminatın da davalı...'ten ve poliçe limitiyle sınırlı kalmak kaydıyla davalı ... A.Ş.'den kaza tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş; müteakip sunduğu, 21/03/2019 günlü dilekçe ile maddi tazminata ilişkin 1.000,00-TL'lik talebin 500,00-TL'sinin müvekkilinin uğradığı meslekte kazanma gücü kaybı zararına, 500,00-TL'sinin de çalışamadığı dönemdeki zarara ilişkin olduğunu açıklamış; 10/11/2021 günlü talep arttırım dilekçesi ile de geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin istek miktarını bilirkişi raporu doğrultusunda 11.627,79-TL'ye arttırdıklarını beyan etmiştir.

Davalılar ise davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.

Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları, ceza yargılamasına ilişkin dava dosyası ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; davacının yaralanmasıyla sonuçlanan 08/12/2015 günlü trafik kazasının oluşumunda davalı araç sürücüsü...'in tam kusurlu olduğu, davacı karşı araç sürücüsünün ise kusursuz bulunduğu, davacının geçirmiş olduğu kazaya bağlı yaralanması nedeniyle maluliyete uğramadığı, ancak iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceğinin ATK raporuyla belirlendiği, kazaya sebebiyet veren ... plakalı araç her ne kadar ...A.Ş adına kayıtlı ise de kiralama işiyle iştigal eden bu şirketin söz konusu aracı uzun süreli (36 ay) kiralama sözleşmesi kapsamında dava dışı ... Limited Şirketi'ne kiralandığı, kazanın da kiralanma süresi içerisinde meydana geldiği, bu durumda işleten sıfatı bulunmayan araç malikinin sorumluluğu yoluna gidilemeyeceği, ancak hükme esas alınmaya elverişli aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda diğer davalıların geçici iş göremezlik zararının giderilmesinden birlikte sorumlu bulundukları; davacının davalı araç sürücüsü ve davalı ... A.Ş.'ye yönelik manevi tazminata ilişkin talebinin de kısmen kabulüne karar verilmesinin somut olayın özelliklerine uygun olacağı şeklindeki özet gerekçeyle;

-Davalı ...aleyhine açılan maddi manevi tazminat talepli davanın REDDİNE,

-Diğer davalılar aleyhine açılan maddi tazminat istemli Davanın KISMEN KABULÜ ile davacının geçici iş görmezlik talebinin kabulü ile 11.627,79-TL'nin davalı ... yönünden 12/07/2016, diğer davalı... yönünden 08/12/2015 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine fazlaya ilişkin istemin reddine,

-Davalılar ... ve ... aleyhine açılan manevi tazminat isteminin KISMEN KABULÜ ile 5.000-TL manevi tazminatın sigorta yönünden 12/07/2016, davalı ... yönünden 08/12/2015 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazla ve diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili, davalı ... A.Ş vekili, davalı... vekili ve katılma yolu ile de davaya ihbar olunan ... Limited Şirketi vekili tarafından ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

Davacı vekilinin istinaf nedenleri; vekil edeninin kaza tarihindeki kazancının asgari ücret üzerinde olduğu tanık beyanlarıyla belirlendiği halde, davacı gelirinin asgari ücret olduğu varsayımına dayalı şekilde hazırlanan aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmiş olmasının doğru olmadığı, yani geçici iş göremezlik tazminatının eksik hesaplandığı, ayrıca kabule göre de; kusur durumu, yaralanmanın niteliği, iyileşme süresinin uzunluğu dikkate alındığında vekil edeni yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının son derece yetersiz olduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak, açıklanan hususlara yönelik hatalı uygulamanın düzeltilmesi gerektiğine yöneliktir.

Davalı ... A.Ş vekilinin istinaf nedenleri; vekil edeni aleyhine açılan dava retle sonuçlandığı halde, yararına ret vekalet ücreti takdir edilmemiş olmasının usul ve yasaya aykırı bulunduğuna ilişkindir.

Davalı... vekili ile davaya ihbar olunan ... Limited Şirketi vekilinin istinaf nedenleri ise; benzer mahiyette olup, davacının kaza anında emniyet kemeri takılı olmadığından müterafik kusurlu sayılması gerektiğine ilişkin itirazları dikkate alınmadan karar verilmiş olmasının hukuka aykırı bulunduğu ve dahi kaza neticesinde herhangi bir maluliyete uğramayan davacının manevi tazminata ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının isabetsiz bulunduğu hususlarına yöneliktir.

Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen bedensel zarara dayanılarak açılmış maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

(1)Bilindiği üzere; hükme karşı kanun yollarına başvuru hakkı, davada taraf olan kişilere aittir. Bu nedenle de kendisine dava ihbar olunan, davaya katılmadıkça ( müdahil olmadıkça) kanun yollarına başvurma hakkı yoktur. Ancak mahkemece usul ve yasaya aykırı olarak taraf sıfatını almayan davanın ihbar olunduğu kişi hakkında hüküm kurulmuşsa, ihbar olunan hükmün kendisiyle ilgili bölümününe karşı kanun yoluna başvurubilir.

Somut olayda; istinaf yasa yoluna başvuran ... Limited Şirketi aleyhine dava ikame edilmemiş, dahili dava dilekçesi verilmemiştir. ... Limited Şirketi'ne dava, davalı ... A.Ş'nin talebi doğrultusunda ihbar edilmiş ancak ihbar olunan tarafından müdahale talebinde bulunulmamış ve yapılan yargılama neticesinde aleyhine hüküm oluşturulmamıştır.

Bu durumda ... Limited Şirketi'nin görülmekte olan davada ihbar olunan sıfatı dışında başkaca bir sıfatı bulunmadığı ve aleyhine hüküm de oluşturulmadığı dolayısıyla karara karşı istinaf kanun yoluna başvurma hakkı olmadığı anlaşılmakla; ihbar olunan ... Limited Şirketi vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.

(2) Haksız bir eylem nedeniyle meydana gelen bedensel zarara dayanılarak açılmış maddi tazminat istemli bir davada, zarara uğrayan kişinin gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmakta olup; mahkemece; bedensel zararların tazmini davalarında doğru sonuca ulaşabilmesi için zarar görenin zararının belirlenmesine etki edecek hususların tereddütsüz belirlenmesi temin edilmek durumundadır. Bu kapsamda da zarar görenin kaza tarihi itibariyle mesleği ve geliri tespit edilmelidir. Kişinin herhangi bir işi yoksa, zarar görenin geliri asgari ücret olarak kabul edilerek, raporun hazırlandığı tarihteki net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılacaktır. Eğer gelirin asgari ücret üzerinde olduğu, diğer bir anlatımla herhangi bir iş yerinde çalıştığı veya bir meslek icra ettiği ve asgari ücret üzerinde gelir elde edildiği iddia ediliyorsa bunun davacı tarafça kanıtlanması gerekir. Bu nedenle mahkeme, zarar gören asgari ücret üzerinde bir gelir elde ettiğini iddia etmiş ise, zarar görenin trafik kazasının olduğu tarihteki ücret ve gelirlerini gösterir belgeleri SGK'dan eksiksiz bir biçimde getirtmesi ve kişi belirli bir iş yerine bağlı olmaksızın belirli bir mesleği (duvar ustası, kaynak ustası, sıvacı gibi) icra eden kişilerden ise ekonomik ve sosyal durumu ile ilgili zabıta araştırması yanında, o meslek odasından o mesleği icra edenlerin kaza tarihi itibariyle ortalama ücretleri sorulmalıdır. Diğer yandan iddia edene iddiasını kanıtlama olanağı tanınmalıdır.

Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde, dava açan dilekçede davacının kaza tarihinde taksi şoförü olarak çalıştığı ve ailesinin geçimini bu suretle sağladığının açıklandığı ve fakat bu çalışma karşılığından ne kadar gelir elde ettiği konusunda somut bir beyanda bulunulmadığı gibi herhangi bir bilgi ve belge de sunulmadığı, aksine kişi taksi şoförü olduğu için günlük belli bir standart geliri olmadığının beyan edildiği görülmüştür.

İstanbul Otomobilciler Esnaf Odası'nın 20/12/2018 günlü cevabi yazısında da kaza tarihi itibariyle şoför olarak çalışan bir kişinin alabileceği emsal ücretin ne olduğuna dair Oda tarafından belirlenmiş bir ücret tarifesi olmadığı, konuya ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı, bu nedenle de emsal ücretin ne olduğunun bilinmediğinin belirtildiği görülmüştür.

Dosya kapsamında mevcut 03/03/2020 günlü cevabi yazı ekindeki SGK Hizmet Döküm Cetveli'ne göre davacının kazadan önce servis elemanı (-garson) olarak 4A kapsamında bir iş yerine bağlı olarak çalışmakta iken, 21/04/2015 tarihinde işten ayrıldığı, müteakip kazadan sonra 30/04/2016 tarihinde servis aracı şoförü olarak başka bir iş yerinde çalışmaya başladığı ve aynı gün işten ayrıldığı, daha sonra 20/02/2019 tarihinde aynı iş yerinde ve yine servis aracı şoförü olarak çalışmaya başladığı ve bu iş yerindeki çalışmasının cevabi yazı tarihine kadar devam ettiği, davacının kazadan önce ve sonra kayıtlara geçen çalışması karşılığında elde ettiği gelirin asgari ücret düzeyinde bulunduğu tespit edilmiştir.

Her ne kadar 12/02/2019 günlü duruşma oturumunda dinlenen ve davacının amcası olan tanık ... ..., davacının 2015 yılı itibariyle ticari taksilerde şoför olarak günlük net 150,00-TL yevmiye karşılığında haftada 6 gün çalıştığını beyan etmesi ve 15/11/2019 tarihinde icra olunan duruşma oturumunda davacı tanığı ...'da, davacıyla aynı taksi durağında çalıştığını, davacının çalıştırdığı taksinin kendisine ait olmadığını ve davacının normal olarak haftada 6 gün çalışıp günlük 150,00-TL aldığını, ancak kazadan sonra 8-9 ay çalışamaması nedeniyle geçimini ailesinin ve arkadaşlarının desteği ile sürdürdüğünü yönünde açıklamada bulunması üzerine, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 06/07/2020 günlü dilekçe ile; vekil edeni... ...'in kazanç durumunun tanık beyanlarıyla tespit edildiğini, bu durumda geçici iş göremezlik dönüm zararının tespit edilen bu gelir durumuna göre hesaplanması gerektiğini ileri sürmüş ise de; kazazede... ...'in iddia edildiği gibi süreklilik gösteren bir gelire sahip olduğu hususunda herhangi bir somut bilgi ve belge (-sözleşme, banka hesabı vs) sunulmadığı, bu suretle kazadan önceki süreklilik gösteren bir gelir bulunduğu ve bu gelirin asgarin ücretin üzerinde olduğu yönündeki iddianın yan delillerle desteklenmediği sürece, sadece tanık beyanlarıyla ispatının mümkün olmadığı dikkate alındığında, mahkemece davacı...'in gelirinin asgari ücret olduğu kabul edilerek düzenlendiği anlaşılan aktüer bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle davacının uğradığı geçici iş göremezlik zararına hükmedilmiş olmasında somut olayın özelliklerine göre herhangi bir yanılgı bulunmadığından, davacı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatına esas alınan gelirin hatalı belirlendiğine ilişkin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir.

(3)Davalı ... A.Ş vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf itirazı ile davalı... vekilinin müterafik kusura ilişkin istinaf itirazları birlikte değerlendirildiğinde;

Toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ve gerekçesiyle birlikte istinaf başvuru sebepleri de göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde, dosyadaki bilgi ve belgelere göre ilk derece mahkemesince delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde usul ve yasaya aykırılık olmamasına ve özellikle zarar gören davacının, davasını açmadan önce işletenin kim olduğunu araştırma yapmakla yükümlü olmadığı, olağan olanın, davanın trafik kaydında adı yazılı kişiye yöneltilmesi olduğu, bu nedenle davacının, kayden araç maliki olan davalıya karşı dava açmasında kusuru bulunmadığı, davacının aracın kiraya verildiğini bilemeyeceği, kayden malik görünen davalıya karşı dava açmasında iş bu davaya özgü koşullar göz önünde bulundurulduğunda davalı şirket lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının Dairemizin de katıldığı yerleşik yargısal içtihatlara uygun bulunmasına (Bkz. Yargıtay 17.HD'nin 2014/21009 Esas, 2014/17379 Karar sayılı ilamı);

Bundan ayrı, her ne kadar kazazedenin kaza anında emniyet kemerinin takılmadığı, bu nedenle de müterafik kusurlu sayılması ileri sürülmüş ise de; olaydan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağında sürücü... ...'in emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirsiz olarak işaretlenmesi yanında yaralanmasının niteliği (-davacı bacağında kemik kırığı oluşacak biçimde yaralanmıştır) dikkate alındığında, mahkemece müterafik kusur indirimi cihetine gidilmeksizin sonuca ulaşılmış olmasında hukuka aykırılık olmamasına göre; açıklanan tüm bu hususları amaçlayan davalı taraf istinaf itirazlarının da yerinde bulunmadığı reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.

(4)Taraf vekillerinin davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının takdirinde hata yapıldığına ilişkin istinaf itirazları değerlendirildiğinde;

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı, adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.

Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Hal böyle olunca; davacı kaza nedeniyle maluliyete uğramamış olmakla birlikte, vücudunda kemik kırığı oluşacak ve 9 ayda iyileşebilecek şekilde yaralanması (-Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi'nın 17/04/2019 tarihli raporuyla tespit edilmiştir) ve davacının kaza tarihindeki yaşı (33), zararlandırıcı eylemin tarihi (-08/12/2015), olayın meydana geliş şekli ve sonuçları, kusur durumu (kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün tam kusurlu oluşu), kaza tarihindeki paranın alım gücü, tarafların dosyaya yansıyan sosyo-ekonomik durumları ile manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması, sadece manevi huzuru sağlayabilecek kadar olması gerekliliği birlikte değerlendirildiğinde, yaralanma ile sonuçlanan taksirli bir eylem nedeniyle, davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının yukarıda açıklanan ilkelere ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde düzenlenen takdir hakkının kullanmasına ilişkin kurala göre fazla veya az olmadığı, isabetli bulunduğu sonucuna varılmakla; davalı... vekilinin ve davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf başvurularının da yerinde olmadığı reddi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca,

1/İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/12/2021, 2017/844 Esas - 2021/992 Karar sayılı kararına yönelik olarak davalı... vekili, davalı ... A.Ş vekili ve davacı vekili arafından yapılan istinaf başvurularının yukarıda (2),(3)ve (4) nolu bentlerde gösterilen nedenlerle HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE; davaya ihbar olunan ... Limited Şirketi vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise (1) nolu bentte açıklanan sebeple HMK'nın 352. madde hükmü uyarınca USULDEN REDDİNE,

2/İstinaf yasa yoluna başvuran davacıdan karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan, peşin yatırıldığı anlaşılan 80,70-TL harcın düşümü ile bakiye 651,30-TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,

-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı...'ten alınması gereken 1.135,84-TL harçtan peşin yatırılan 284,00-TL harcın düşümü ile bakiye 1.419,84-TL istinaf karar ve ilam harcının davalı...'ten tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,

-İstinaf yasa yoluna başvuran davaya ihbar olunan ... Limited Şirketi tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan 283,98-TL istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde adı geçen şirkete iadesine,

-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ... Anonim Şirketi'nden karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan, peşin yatırıldığı anlaşılan 80,70-TL harcın düşümü ile bakiye 651,30-TL istinaf karar ve ilam harcının iş bu davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,

3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,

4/İstinaf yasa yoluna başvuranlar tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ise yapan üzerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.04/06/2026

Atıf: Diğer, E. 2022/472, K. 2026/940, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/diger-karar-2022-472-e-2026-940-k-7aa5a9917cab