Diğer ·

2025/975 E. 2026/902 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
2025/975
Karar No
2026/902
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BAM

8. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2025/975

KARAR NO : 2026/902

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 02/07/2024

NUMARASI : 2017/1021 Esas - 2024/545 Karar

DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasından Kaynaklanan Cismani Zarar Sebebiyle Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/05/2026

Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

K A R A R

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...’nin işleteni, .... ... Kooperatifinin ... sigortacısı, ... A.Ş.’nin ... (Kasko) sigortacısı olduğu ... plakalı aracın, ...’nın sevk ve idaresinde iken 03/07/2015 tarihinde direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda yaya olan davacı ...’ya çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini, davalı sürücü ...’nın olayın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacının evlere gündelik temizliğe giderek, günlük net 100-150 TL arasında (aylık net 2.000,00 TL) ücret kazandığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak (HMK md. 107) daimi iş-güç kaybı ile tedavi giderlerinden kaynaklanan maddi tazminat tutarları belirlenerek, davalı sürücü ve işleten yönünden olay tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden poliçe teminat ve limitleriyle sınırlı olarak temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme olarak davalılardan tahsiline, 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan ortaklaşa ve zincirleme olarak tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı...vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde;

-Davanın maddi tazminat yönünden KABULÜNE, Manevi tazminat yönünden KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE;

-500,00 TL tedavi gideri, 1.365,65 TL geçici iş göremezlik zararı, 306.107,81 TL sürekli iş göremezlik zararı toplamı 307.973,46 TL'nin (davalı ... A.Ş.nin sorumluluğu 290.000,00 TL ile sınırlı, davalı ... A.Ş.nin sorumluluğu 17.973,46 TL ile sınırlı olmak üzere ve öncelikle davalı ... A.Ş.nin ... poliçe limiti tüketilmek şartıyla) davalı ... A.Ş ve ... A.Ş. yönünden 27/08/2015 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 03/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

-10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili ve davalı...vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

Davacı vekilinin istinaf nedenleri; dosya kapsamında Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesinden alınan maluliyet raporunda müvekkiline yönelik tespit edilen maluliyet oranının gerçek maluliyeti ile örtüşmediği, müvekkilinin maluliyetinin raporda belirtilenden daha fazla olduğu, rapora yönelik itirazlar dikkate alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğu, söz konusu raporda belirtilen maluliyet oranına ilişkin yapılan hesaplamanın da gerçek zarara karşı düşük olduğu, müvekkilinin gündelik temizliğe giderek kazanç sağladığının belirtildiği, tanık beyanları ile de bu husus ispatlandığı halde tazminat hesabının asgari ücret üzerinden yapılmasının hatalı olduğu, ATK raporunda belirtilen iyileşme süresinin hatalı olduğu, müvekkilinin kazadan sonra 2 yıl çalışamadığı, kazanın davalı araç sürücüsünün tam kusuru nedeniyle meydana geldiği, müvekkilinin kazada bir kusuru olmadığı gibi kaza anında 8 aylık hamile bulunması ve yaşadığı korku gözetildiğinde, hükmedilen manevi tazminat tutarının dosya kapsamına göre düşük olduğu bu nedenlerle mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın talep doğrultusunda kabulüne karar verilmesi gerektiğine yöneliktir.

Davalı...vekilinin istinaf nedenleri ise; davacı tarafından eldeki dava açılmadan önce sigorta şirketine usulüne uygun bir başvuru yapılmadığı, başvuru yapıldığı takdirde davacının sigorta şirketinden ödeme alacağı düşünüldüğünde, davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesi gerektiği, müvekkilinin maliki olduğu araç sürücüsü ...'ın kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu yönündeki bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğu, bilirkişi raporunda trafik kazasının meydana gelmesinde etkili olan yol sorunu, iklim koşulları gibi etmenlerin incelenmediği, kazanın meydana gelmesinde etkili olan tüm unsurların irdelenerek tarafların kusur durumunun Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince incelenerek tespit edilmesi gerektiği, maluliyet raporunun yürürlükte bulunan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olmadığı, davacının iyileşme süresi tamamlandıktan sonra Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek maluliyete yönelik yeni bir değerlendirme yapılması için dosyanın Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplama yönteminin hatalı olduğu, hesaplamanın TRH-2010 mortalite tablosu ile 1,8 teknik faiz uygulanarak hesaplama yapılması gerektiği, bu nedenlerle mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğine yöneliktir.

Dava; trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; dosya kapsamında alınan ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 19/01/2021 tarihli bilirkişi raporunun, kusura dair tespitinin, kaza tespit tutanağına, kazanın oluşuna uygun, Ceza Mahkemesi yargılamasındaki tespitler ile uyumlu, gerekçeli ve denetlenebilir olması nedeniyle bu rapora itibar edilerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamasına dava tarihinde sigorta şirketine başvuru zorunluluğunun bulunmamasına, tazminat hesabının yargıtay içtihatlarında belirtildiği şekilde TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak ve progresif rant yöntemi uygulanarak yapılmış olmasına göre davalı ... vekilinin; ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından davacı ... hakkında düzenlenen 10/09/2020 tarihli raporun kaza tarihinde geçerli Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış olup, iş bu raporun davacının somut olaya konu kaza nedeniyle (kaza ile illiyetli) yaralanmasına göre, tüm tedavi evrakları değerlendirilerek ve yeniden muayene edilmek suretiyle, alanında uzman hekimlerin katılımı ile oluşan heyet tarafından düzenlenmiş ve kişinin tüm vücut engellilik oranının %3 (yüzdeüç) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1,5 (birbuçuk) aya kadar uzayabileceğinin belirlenmiş bulunmasına; davacı tarafın gündelik temizlik işlerine gitmek suretiyle gelir elde ettiği, bu suretle günlük 100-150 TL kazandığını ileri sürmüş ise de, kazazedenin iddia edildiği gibi bir çalışması olduğunu gösterir herhangi bir somut bilgi ve belge sunulmadığı, bu durumun tanık beyanlarıyla kanıtlanacağı açıklandığı, gelirin asgari ücretin üzerinde olduğuna ilişkin böyle bir iddianın somut yan delillerle desteklenmediği (-kazazedenin var olduğu iddia edilen ve devamlılık gösterdiği belirtilen çalışmaları yaptığını ve bu çalışmalar karşılığında yapılan ödemelerin varlığını gösteren belge ve bilgi gibi-) sürece kural olarak sadece tanık beyanlarıyla ispatının mümkün olmadığı, Mahkemece dinlenen tanık beyanlarının davacının iddialarını ispat etmek için yeterli somut bilgi içermediği, kaldı ki davacı hakkında yapılan ... araştırmasında davacının ev hanımı olduğu ve aylık olarak herhangi bir gelirinin olmadığının belirlendiği (davacının 8 aylık hamile iken temizlik işi için evlerde çalışıyor olmasının hayatın olağan akışına uygun olmaması) hususları gözetildiğinde, kazazedenin düzenli olarak evlere temizliğe gittiği ve bu suretle ek gelir elde ettiği hususunun somut olarak kanıtlanabildiğinden söz etmek olanaklı bulunmadığından, davacı gelirinin asgari ücret olduğu varsayımından hareketle düzenlenen hesaplamanın hükme esas alınmasında somut olayın özelliklerine göre herhangi bir isabetsizlik tespit edilememiş olmasına göre ise davacı vekilinin bu hususlara temas eden istinaf kanun yolu başvurularının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.

Ancak, kaza tarihi, kazanın oluş şekli, kaza tarihi itibariyle paranın alım gücü, davacının yaralanmasının niteliği, (davacının ayak baş parmağını kaybetmesi), davacının kusursuz olması, tarafların sosyo ekonomik durumları, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ancak tatmin duygusuna ulaşılacak kadar olması gereği hep birlikte değerlendirildiğinde; mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının somut olayın özelliğine göre az olmasına göre davacı vekilinin bu hususa temas eden istinaf talebi yerinde bulunmuştur.

Ne var ki; manevi tazminat miktarına ilişkin hatalı uygulamanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin bu yönü amaçlayan istinaf itirazının kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,

1/İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/07/2024 tarih, 2017/1021 Esas, 2024/545 Karar

sayılı kararına yönelik olarak davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü gereğince KISMEN KABULÜNE; davalı...vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,

a/İstanaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde davacıya iadesine,

b/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ...'den alınması gerekli 21.037,66-TL harçtan peşin olarak yatırılan 5.430,18-TL harcın mahsubu ile bakiye 15.607,48 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

c/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer giderlerin ise takdiren üzerinde bırakılmasına,

ç/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,

2/İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/07/2024 tarih, 2017/1021 Esas, 2024/545 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,

a/Davanın maddi tazminat yönünden KABULÜNE, Manevi tazminat yönünden KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE;

-500,00 TL tedavi gideri, 1.365,65 TL geçici iş göremezlik zararı, 306.107,81 TL sürekli iş göremezlik zararı toplamı 307.973,46 TL'nin (davalı ... A.Ş.nin sorumluluğu 290.000,00 TL ile sınırlı, davalı ... A.Ş.nin sorumluluğu 17.973,46 TL ile sınırlı olmak üzere ve öncelikle davalı ... A.Ş.nin ... poliçe limiti tüketilmek şartıyla) davalı ... A.Ş ve ... A.Ş. yönünden 27/08/2015 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 03/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

-25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

b/Maddi tazminat davası yönünden; alınması gerekli 21.037,66-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.051,89-TL peşin(ıslah dahil) harçtan mahsubu ile bakiye 19.985,77- TL'nin davalılardan (davalı ... A.Ş.nin sorumluluğu 19.809,90 TL ile sınırlı, davalı ... A.Ş.nin sorumluluğu 1.227,77 TL ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,

c/Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 27,70-TL. başvurma harcı, 1.051,89-TL peşin harcın toplamı olan 1.079,59-TL'nin davalılardan (davalı ... A.Ş.nin sorumluluğu 1.070,09 TL ile sınırlı, davalı ... A.Ş.nin sorumluluğu 66,32 TL ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

ç/Manevi tazminat davası yönünden; alınması gerekli 1.707,75-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 341,55-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.366,20-TL'nin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,

d/Davacı tarafından sarfedilen toplam 8.018,10-TL yargılama giderinin davalılardan (davalı ... A.Ş.nin sorumluluğu 7.550,16 TL ile sınırlı, davalı ... A.Ş.nin sorumluluğu 467,94 TL ile sınırlı olmak üzere) alınarak davacıya verilmesine,

e/Davalı tarafından yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

f/Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,

g/Maddi tazminat davası yönünden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı taraf için takdir olunan 48.196,02-TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı ... A.Ş.nin sorumluluğu 47.771,91 TL ile sınırlı, davalı ... A.Ş.nin sorumluluğu 2.960,72 TL ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

ğ/Manevi tazminat davası yönünden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 25.000,00- TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

h/Manevi tazminat yönünden, davalı...kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise de, reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden, 14/03/2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 25/12/2024 tarihli, 2024/29 Esas ve 2024/226 Karar sayılı ilamı gereğince, davalı taraf lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına

ı/Adli Tıp Kurumu Başkanlığı' nın 28/07/2020 tarihli ve ... ... nolu 687-TL bedelli, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı' nın 19/11/2020 tarihli ve ... ... nolu 723-TL bedelli fatura toplamı 1.410,00 TL'nin davalılardan (davalı ... A.Ş.nin sorumluluğu 1.327,71 TL ile sınırlı, davalı ... A.Ş.nin sorumluluğu 82,29 TL ile sınırlı olmak üzere) alınarak Hazineye irat kaydına,

i/Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan ve arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK.m.361 hükmü uyarınca tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 20/05/2026

Atıf: Diğer, E. 2025/975, K. 2026/902, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/diger-karar-2025-975-e-2026-902-k-03f48218b753