İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/231 E. 2026/393 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/231
- Karar No
- 2026/393
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/231 Esas KARAR NO : 2026/393 Karar
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/04/2025 KARAR TARİHİ : 04/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVACI İDDİASI VE TALEP: Davalı taraf filo kiralama işi yapan müvekkilinin ... Plakalı aracına kusurlu olarak çarparak aracın zarar görmesine ve onarım için on üç (13) gün tamirde kalarak kazanç kaybına uğramasına sebebiyet verdiği, Fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin uğramış olduğu zararın işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden itibaren işletilecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI CEVABI : Davacı taraf, müvekkil şirketin araç maliki konumunda olmasından meydana gelen kazadan dolayı sorumlu tutulacağını iddia ettiği, müvekkili olduğu şirket ve çalışanın hiçbir sorumluluğu bulunmadığı, araç işletenin sorumlu tutulabilmesi için, araç işletme faaliyeti ile zarar arasında uygun illiyet (nedensellik) bağının bulunması gerektiği, Uygun illiyet bağı, bir olayın, olayların normal akışına göre ve olağan hayat tecrübelerine göre, gerçekleşen zararı meydana getirmeye elverişli bulunmasıdır. Somut olayda davacı sürücünün %100 kusurlu olmasından ötürü illiyet bağı kesileceği Dolayısıyla davacının zarar verici eylem ile müvekkil şirket arasında fonksiyonel bir bağlılık ve ilişki mevcut olmadığı, Davacı taraf kaza nedeniyle aracının çalışamadığını ve kazanç kaybı meydana geldiğini belirterek iş bu dava ile müvekkilinden haksız olarak kazanç kaybı talep ettiği, Nitekim, araçta meydana gelen hasarlar incelendiğinde basit müdahalelerle giderilebilecek nitelikteki hasarlar olup aracın uzun zaman alan bir tamirat süresi gerektirmediği bu nedenle itirazlarının kabulü ile müvekkili olduğu şirket aleyhine açılmış olan davanın görevsizlik ve dava şartı yokluğundan usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş olup,..., ... Ltd.şti tarafından gelen bilgi ve belge kayıtları dosya içerisine alınmıştır. Bilirkişiler tarafından hazırlanan 05/06/2026 tarihli raporunda; ... plakalı aracın hasar giderim aşamasında sağlanan işlemlerle, hasarlı araç fotoğrafları ve hasarlı araç fotoğrafları ile sağlanan iş ve işçiliklerin birbiriyle uyumlu olduğu görülmekle birlikte nihai takdir Sayın Mahkemenindir ... plakalı aracın 23.05.2023 tarihi KAZA nedeniyle gerçekleşen hasarlarının giderilebilmesi için gerekli olan Tamir Süresi Boyunca Kazanç Kaybı Bedeli 5.137 TL (KDV Dahil olmak üzere) olarak hesaplanabileceği hususları değerlendirilmekle birlikte/bu tutar kadri maruf olduğu mütalaa edilmiş olup nihai takdiri Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, Bu hususların takdirinin delillerle doğrudan temas eden Sayın Mahkemeye ait olduğu ve davacının ve/veya davalının savları yüce Mahkemece benimsenirse, iş bu davada dermeyan ettiği istem nazara alınarak hüküm kurulmasının ancak yüce yargı makamının takdir sınırları içinde düşünülebileceği sonuç ve kanaatine ulaşılmakla birlikte; asli takdirin tamamen sayın yargı makamına ait olduğu tekrar zikredilmek suretiyle iş bu rapor sunulmuştur. Davacı vekilinin 20/02/2026 tarihinde sunduğu dava değeri arttırım dilekçesi özetle; Taraflarınca başlangıçta 300,00 TL olarak talep edilen kazanç kaybına ilişkin alacağımızı işbu bilirkişi raporu doğrultusunda 4.837,00-TL artırarak toplam 5.137,00-TL olarak talep edildiği ve artırılan bedele dair harcı tamamlatıldığı hususunu beyan ederek dava ıslah edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; 23/05/2023 tarihli trafik kazasından kaynaklı ...plaka sayılı aracı ilişkin araç mahrumiyet bedeline ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; öncelikle alacak miktarının (kusur oranı tespiti, hasar tespiti, oranım süresi, kira kaybı vs) bilirkişi incelemesini gerektirdiği, bu nedenle belirsiz alacak davası açılmasına engel bir durum olmadığı değerlendirildiğinden bu yöndeki itirazlarının reddine karar verilmiştir. Her ne kadar davalı vekili cevap dilekçesinde zamanaşımı def'i ileri sürmüş ise de; zamanaşımı definin kaza tarihi(23.05.2023), zararın öğrenilme tarihi, arabuluculuk başvuru tarihi ile dava tarihi tarihi arasındaki süreyle KTK 109 md., TBK 154-156. Maddesi hükmü dikkate alınarak tazmin talebinin süresinde yapıldığının tespitiyle dikkate alınarak davalının zamanaşımına yönelik itirazlarının reddine karar verilmiştir. 6098 sayılı TBK‘nın 49 uncu maddesinin birinci fıkrası;“Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” hükmünü amir olup, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder”, şeklinde ifade edilmiştir. Konu ile ilgili olarak, Yargıtay 4.HD'nin ... E- ... -K sayılı kararında; "Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, meydana gelen kazada davacıya ait aracın hasarlandığını, aracın onarım süresince aracından mahrum kaldığını açıklayıp diğer taleplerinin yanında araç mahrumiyet bedelinin de tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50'nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı tarafından araç kiraladığına dair belge veya ödeme belgeleri sunulmasa da hakim zararı belirleyebilir. Bu durumda mahkemece, davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında alınan bilirkişi raporuna göre davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davacının bu talebini objektif kriter ve delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklinde karar vermiştir. Somut olayda, taraflar arasında tutulan maddi hasarlı trafik kaza tespit tutanağı incelendiğinde, ...plakalı araç sürücüsünün...plakalı davacıya ait araca arkadan çarpması nedeniyle aracın arka kısımlarından hasarlandığı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) Madde 84'e göre trafik kazalarında sürücü kusurları tespit edilir ve “asli kusur” sayılan haller arasında arkadan çarpma yer almakla arkadan çarpan sürücü, kanunen “asli kusurlu” kabul edilebilir. 2918 sayılı KTK Madde 56'da, “Araçlar arasındaki mesafe” başlığı altında sürücülerin önlerindeki aracı “güvenli ve yeterli mesafeden” takip etme zorunluluğu bulunmaktadır, bu kuralı ihmal eden, takip mesafesini uygun şekilde korumayan sürücü sorumludur yine Karayolları Trafik Yönetmeliği – Madde 107'ye göre “güvenli takip mesafesi” için bir ölçüt vardır: Bu mesafe, aracın hızının en az yarısı kadar metre olmalıdır. Sonuç olarak, ... plakalı araç sürücüsünün ... plakalı araca arkadan çarpması 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) Madde 84 ve madde 56 ile Karayolları Trafik Yönetmeliği – Madde 107 dikkate alındığında tam ve asli kusurlu olabileceği bilirkişi raporu ile tespit edilmekle bu tespite mahkememizce de itibar edilmiştir Teknik incelemeye konu ... plakalı ...Marka, ... Tip/Cins, 2020 model yıl, ... Şasi numaralı, 14/11/2020 tescil tarihli, Beyaz renkli, Dizel Yakıtlı, 179.675 kilometrede, 23/05/2023 tarihinde gerçekleşen iki taraflı trafik kazası nedeniyle arka kısımlarından hasara uğradığı, hasar giderim aşamasında sağlanan işlemlerle, hasarlı araç fotoğrafları ve hasarlı araç fotoğrafları ile sağlanan iş ve işçiliklerin birbiriyle uyumlu olduğu, ... plakalı aracın 23.05.2023 tarihli kaza nedeniyle gerçekleşen hasarlarının giderilebilmesi için gerekli olan tamir süresi boyunca kazanç kaybı bedelinin 5.137 TL (KDV Dahil olmak üzere) olarak hesaplandığı dava konusu ...plakalı aracın çalışamamasından kaynaklanan kazanç kaybından kusuru oranında 6098 Sayılı TBK.49. maddesine göre kaza tarihinde ... plakalı aracın işleteni olduğu anlaşılan ...Tic. A.Ş. İle davalı sürücü ...ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu tespit edilmiş olup, olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun bilirkişi raporundaki değerlendirmelere Mahkememizce de itibar edilmekle neticeten davacının davasının kabulü ile, 23.05.2023 günlü kaza olayı nedeniyle davacı adına kayıtlı ... plakalı araç için hesaplanan 5.137,00-TL (KDV dahil) kazanç kaybı alacağın olay tarihi 23.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KABULÜ ile, 23.05.2023 günlü kaza olayı nedeniyle davacı adına kayıtlı ... plakalı araç için hesaplanan 5.137,00-TL (KDV dahil) kazanç kaybı alacağının olay tarihi 23.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 2-Alınması gereken 732-TL karar harcından peşin ve ıslah ile alınan 698,00-TL harcın mahsubu ile bakisye kalan 34-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3- Davacı duruşmalarda kendisini avukat ile temsil ettirdiğinden, A.A.Ü.T. gereğince belirlenen 5.137,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4- Davacının yapmış olduğu 698,00- TL harç gideri ve 7.857,50- TL yargılama gideri toplamı olan toplam 8.555,50-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5- Davalının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-)Arabuluculuk sürecinde tarafların anlaşamaması nedeni ile devletçe karşılanan arabulucu ücreti 4.700,00 TL 'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına 7- Gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, davacı ve davalı dilek gıda vekilinin yüzüne karşı, davalı ...'ın tarafın yokluğunda 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/06/2026
Katip ¸E-İmzalıdır
Hakim ¸E-İmzalıdır