İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1236 E. 2026/343 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1236
Karar No
2026/343
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/1236 Esas

KARAR NO : 2026/343

DAVA : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

DAVA TARİHİ : 26/12/2025

KARAR TARİHİ : 15/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Dava dilekçesinde özetle; 22/09/2025 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ... ilçesi, ... Mahallesinde sürücü müvekkili idaresindeki ... plakalı araca çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucunda müvekkilinin ağır derecede yaralandığını ve malul kaldığını, kaza sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanağında kazaya neden olan ... plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, mahkemece aldırılacak kusur raporu neticesinde bu hususun ortaya çıkacağını, kazayla ilgili Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma açıldığını, müvekkilinin ilk müdahalesinin İzmir Şehir Hastanesi'nde yapıldığını, kazaya sebep olan ... plakalı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası olmadığı için ...'na başvuru yapıldığını, 14/10/2025 tarihli ... başvurusu ile davalı ... söz konusu aracın sebep olduğu kaza ve müvekkilinin sakatlık durumunun bildirildiğini, zararının karşılanması gerektiği aksi halde dava yoluna başvurulacağının ihtar ve ihbar edildiğini, fakat zararı karşılamadıklarını, Türk Ticaret Kanunumuz ile kabul edildiği üzere dava şartı zorunlu arabuluculuk sistemi çerçevesinde İstanbul Arabuluculuk Bürosu ... Numaralı dosyası ile arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak arabuluculuk son oturum tutanağından da anlaşılacağı üzere taraflar arasında bir anlaşma sağlanamadığını, müvekkiline ait tazminat miktarı açıkça belirlenebilir nitelikte olmadığından alacağın tespiti bilirkişi incelemesi gerektirdiğinden uyuşmazlık konusu bütün alacak için zaman aşımını kesmek ve ileride tespit edilecek bütün alacağa temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesini temin etmek amacıyla belirsiz alacak davası niteliğinde davanın açıldığını, müvekkilinin yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğunu, adli yardımdan yararlanmadığı takdirde müvekkilinin davayı takip etmekte zorluğa düşeceğinden Adli Yardım talep ettiklerini belirterek, fazlaya ilişkin tüm dava ve tazminat talep hakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle Adli Yardım talebinin kabulü ile; müvekkili için 10,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine,

İzmir Şehir Hastanesi'nde bulunan tedavi bulunan tüm tedavi belgelerinin istenmesine, Torbalı Cumhuriyet Savcılığınca yapılan ilgili soruşturma dosyasının incelenmek üzere celbine, ... plakalı aracın tescil belgelerinin istenmesine, müvekkiline ait sgk hizmet dökümü, maaş bordrosunun celbine, müvekkiline geçici iş göremezlik ödeneği ödemesi yapılıp yapılmadığının SGK'dan sorulmasına, dava masrafları ve vekalet ücretlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, dava şartı olan arabuluculuk aşamasında davacı müvekkilini temsil ettiklerinden lehe arabuluculuk vekalet ücretine de hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kuruma usule uygun başvuru yapılmadığını, 6704 Sayılı Kanun gereği dava açılmadan önce 02.08.2016 tarihli 29789 Sayılı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.2 maddesi kapsamında talep edilen belgeler ibraz edilerek kuruma başvuru yapılması gerektiğini, huzurdaki dava açılmadan önce ibrazı gereken belgelerin tamamlanarak müvekkiline sunulmadığını, geçerli bir başvuru yapılmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, 6098 sayılı TBK Madde 50 hükmüne göre zarar görenin zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğunu, huzurdaki davada davacı tarafından ispat yükümlülüğüne uygun olarak kazanın meydana geliş şekline ilişkin somut ve objektif nitelikte hiçbir sabit delil sunulmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, davayı kabul etmemekle birlikte davacı tarafın dava konusu kaza nedeniyle iş göremez duruma düştüğünü adli tıp kurumundan alınacak raporla ispatlaması gerektiğini, kazaya neden olduğu iddia edilen ... plakalı aracın motorlu bisiklet olduğunun tespit edildiğini, müvekkili kurum yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, kazanın medyana gelmesine etken kusur durumunun mahkemece Adli Tıp Kurumundan rapor alınarak tespit edilmesi gerektiğini, davayı kabul etmemekle birlikte davacı tarafça talep edilen tazminat miktarının alanında uzman bilirkişilerce hesaplanması gerektiğini, davacı tarafın zararın meydana gelmesinde kusurunun olup olmadığının araştırılması ve müvekkili aleyhine tazminata hükmedilmesi ihtimalinde hükmedilecek tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacı yana yapılan herhangi bir ödemenin var olup olmadığının tespiti için sosyal güvenlik kurumuna müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, müvekili kurumun geçici iş göremezlik tazminatından, sürekli ve geçici bakıcı giderlerinden, tedavi giderlerinden sorumluluğu bulunmadığını, bu taleplerin muhattabının müvekkili kurum olmadığından iş bu davanın husumet yokluğundan reddini talep ettiklerini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla HMK M.61 gereği davanın ... plakalı araç sürücüsü ve malikine ihbar edilmesini talep ettiklerini, araç maliki ve sürücüsü tarafından davacı yana herhangi bir ödeme yapılmış ise bu durumun tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili kurumun arabuluculuk ücretinden sorumlu olmadığını, davacı tarafın temerrüt tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine yönelik talebinin hukuki dayanaktan yoksun ve haksız olduğunu belirterek, öncelikle usul yönünden yapmış olduğumuz itirazların dikkate alınarak davanın usulden reddine, usul yönünden yapılan itirazların kabul görmemesi durumunda haksız ve mesnetsiz açılan davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir.

DELİLLER:

Trafik kazasına karışan araçların araç tescil raporlarının Uyap çıktısı, İzmir Şehir Hastanesi'ne, Torbalı İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne yazılan yazı cevapları dosyamıza kazandırılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, yaralamalı trafik kazası sonucu davacının yaralanması nedeniyle 2918 sayılı KTK kapsamında karayolları ZMMS poliçesi bulunmayan aracın (motosikletin) vermiş olduğu zararlardan sorumlu tutulan ...ndan maddi zararların (sürekli iş göremezlik) tazminine ilişkindir.

Davalı ...'nın sorumluluğunun 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; "Bu Kanunun 13 üncü maddesi, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile ihdas edilen zorunlu sorumluluk sigortaları ile bu Kanunla mülga 21/12/1959 tarihli ve 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu çerçevesinde ihdas edilmiş olan zorunlu sigortalara ilişkin olarak aşağıdaki koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde ... oluşturulur.

Hesaba;

a) Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için,

b) Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için,

c) Sigorta şirketinin malî bünye zaafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası halinde ödemekle yükümlü olduğu maddî ve bedensel zararlar için,

ç) Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işletenin sorumlu tutulmadığı hallerde, kişiye gelen bedensel zararlar için,

d) Yeşil Kart Sigortası uygulamaları için faaliyet gösteren Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunca yapılacak ödemeler için,

başvurulabilir. Cumhurbaşkanı, gerekli görülen hallerde, eşyaya gelecek zararların kısmen veya tamamen Hesaptan karşılanmasına karar vermeye yetkilidir.

Aynı mahiyetteki düzenleme, ... Yönetmeliği'nin 9/1 maddesinde de yer almıştır.

Buna göre;

a) Manevi zararlar,

b) Bedensel zararlar dışında kalan her türlü maddi zararlar (Hesabın yükümlü olduğu İflas etmiş veya ruhsatları iptal edilmiş sigorta şirketleri hariç),

c) Kazaya neden olan aracın işletenin veya sürücüsünün zararları,

ç) Motorlu aracı çalan veya gasp edenlerle, bunlara yardımcı olanların ve bu durumu bilerek araca binen sürücü veya yolcu zararları,

d) Motorlu araçların yarış için bulunması gereken sigortayı yaptırmaksızın yarışa katılması durumunda kişilere verdiği bedeni zararlar,

e) İşletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği zararlar,

f) İşleten tarafından ileri sürülebilecek tazminat talepleri,

g) Motorlu bisikletin sebep olduğu kazalardan doğan zararlar,

ğ) Motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan kimselere motorlu aracın bırakılması sırasında kişilere gelen zararlar,

h) Hastalık ve ferdi kaza sigortası yapan sigorta şirketlerinin rücu talepleri,

...ndan karşılanmayacak zararlar arasında sayılabilir.

Davacının bu davadaki talebi, meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle uğradığı bedensel zararlara ilişkin olup, ... plakalı aracın kazaya sebebiyet vermesi ve kaza tarihi itibariyle geçerli trafik sigortası bulunmaması nedeniyle davalı ...nın sorumlu tutulmasına yöneliktir. Bu kapsamda ... plakalı aracın trafik sigortası yaptırma zorunluluğu bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerekmektedir.

Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortasının kapsamına giren araçlar, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile Karayolları Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortası Genel Şartları doğrultusunda belirlenmiştir. Bunlar, işletilme halinde olan motorlu araçlar (m.A.2 (c)) ile römorklardır (m.A.3 f.2).

2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesine göre; motorlu bisiklet (Moped), azami hızı saatte 45 kilometreyi, içten yanmalı motorlu ise silindir hacmi 50 santimetreküpü, elektrik motorlu ise azami sürekli nominal güç çıkışı 4 kilovatı geçmeyen iki veya üç tekerlekli taşıtlar ile aynı özelliklere sahip net ağırlığı 350 kilogramı aşmayan dört tekerlekli motorlu taşıtlardır. Elektrik ile çalışanların net ağırlıklarının hesaplanmasında batarya ağırlıkları dikkate alınmaz. Motorlu bisiklet sürücülerinin sorumlulukları KTK m.92'de açıkça zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında sayılmamış olmakla birlikte, KTK m.103 ile genel hükümlere tabi tutulduğundan, bu araçların sebep oldukları zararlar da, karayolları ZMMS teminat kapsamı dışındadır (Karayolları Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası), Rauf KARASU, Ankara 2016, s.33. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortası Kapsamına Giren Teminat Türleri, Gülşah YILMAZ, İstanbul 2025, s.24). Karayolları Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.6 (ı) bendinde, motorlu bisiklet sürücülerinin verdikleri zararlar açıkça teminat kapsamı dışında tutulmuştur.

Anılan düzenlemeler gereği, kazaya sebebiyet veren aracın, KTK'nın 3. maddesindeki tanıma uyan 50 cc ve üzeri motor silindir hacmine sahip motosiklet olup olmadığının saptanması, kanun kapsamında motorlu araç olmadığı sonucuna ulaşıldığı takdirde davalı ...'nın bu aracın neden olduğu zarardan sorumlu olmadığı gözetilip sonuca ulaşılması gerekmektedir (Yargıtay 17. HD'nin 08/02/2021 tarihli 2019/4008 Esas, 2021/930 Karar sayılı kararı).

Somut olayda, trafik sigortası yaptırmamış ve kazaya sebebiyet verdiği ileri sürülen ... plakalı aracın, UYAP ortamından alınan trafik tescil kayıtlarına göre motorlu bisiklet olduğu, silindir hacminin 49 santimetreküp olduğu, 50 santimetreküpü geçmediği, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında bulunduğu, dolayısıyla davalı ...nın sorumluluğu kapsamında bulunmadığı (Yargıtay 4. HD'nin 29/05/2025 tarihli 2024/5827 Esas 2025/8789 Karar) anlaşılmakla davanın usulden reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine,

2-Alınması gerekli 732,00-TL karar harcı başlangıçta peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

4-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 10,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,

5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

6-Davacı tarafından yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,

Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ve bulunulan yer Asliye Hukuk (Ticaret) mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İzmir BAM nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.15/04/2026

katip ...

e-imzalı

Hakim...

e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/1236, K. 2026/343, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1236-e-2026-343-k-2801bc764978