Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1568 E. 2026/677 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1568
Karar No
2026/677
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/1568

KARAR NO: 2026/677

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 07/06/2022

NUMARASI: 2019/1340 Esas - 2022/383 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/04/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının, .... İcra Dairesindeki ...E. Sayılı dosyası ile aleyhine yürüttükleri 50.754,92 TL tutarındaki icra takibi nedeniyle düzenlenen alacağa itiraz ettiğini, borcun itirazının haksız olup, borçlunun itirazında kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında kargo sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme unsurları gereği taşıyıcının taşıma taahhüdünde bulunduğunu, gönderenin ise taşıma ücretini vermeyi borçlandığını, bu sözleşme içerisinde mesafelere ulaştırma saatleri, davalı ve müvekkili şirketin yükümlülükleri, ücret tarifesi ve ödeme şekli, uyuşmazlık durumunda yetkili mahkemeleri hususlarının belirtildiğini, müvekkili şirketin, davalı ile aralarındaki kargo sözleşmesindeki taşıma taahhüdünü özen ve ivedilikle yerine getirmiş olup yapılan taşıma işlemleri neticesinde 14 adet fatura kestiğini, buna karşılık davalının, müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilmiş olan taşıma hizmetine karşılık olarak ödenmesi gereken ücreti ödemediğini, bu fatura değerlerinin toplamının 50.754,92 TL olarak çıktığını, müvekkili şirketin taraflar arasında imzalanan kargo sözleşmesi gereğince ifa yükümlülüğünde olduğu kendisine verilen kargoları tam ve özenle taşıma olan tüm edimleri eksiksiz bir şekilde yerine getirmiş olmasına rağmen davalı borçlu tarafın tek yükümlülüğü olan para verme edimini gereği gibi ifa etmediğini, toplam tutarı 50.754,92 tl olan 14 adet faturanın dilekçeleri ekinde sunulduğunu, belirtmek gerekir ki; işbu davaya ve ilgili icra takibine konu faturaların çoğu e arşiv fatura olarak düzenlendiğinden e-arşiv fatura uygulaması kapsamında oluşturulan faturaların elektronik mali mühür ve zaman damgası ile imzalanarak elektronik ortamda arşive alındığını, bu sebeple dosyaya sunulan faturaların asıl niteliğinde olduğunu, e-arşiv fatura kapsamında elektronik belge biçiminde oluşturulan faturaların davalı tarafa hem elektronik ortamda hem de fiziken teslim edildiğini, dava dilekçelerinin ekinde yer alan faturaların üzerinde de not olarak yazdığı üzere e- arşiv izni kapsamında elektronik ortamda iletildiğini, söz konusu e – arşiv faturaların ulaştırılması sorumluluğunun ...üzerinde olduğunu, müvekkili şirket tarafından bahse konu alacağın tahsili amacıyla davalı borçlu taraf ile defalarca iletişime geçilmiş olsa da bu borcu ödemekten kaçındıklarını, bunun neticesinde müvekkili şirket tarafından .... İcra Müdürlüğü ...E. Numaralı dosyasıyla icra takibi başlatılmış olup borçlu tarafından bu takibe kötü niyetli olarak itiraz edilmesi neticesinde takibin durduğunu, bu doğrultuda, davalı borçlu tarafından haksız ve alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla takibe yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, zira müvekkili şirketin faturaya ilişkin edim borcunu yerine getirmesine rağmen davalı borçlu tarafından bedel ödeme borcunun tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmediğini, T.C. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E. 2017/5529 K. 2018/5522 T. 6.11.2018 kararının bu yönde olduğunu iddia ederek, davalarının kabulüne, borçlunun .... İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı takibine yaptığı itirazının iptaline ve takibin devamına, kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı yan üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı cevap dilekçesi vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; taraflar arasında kargo hizmeti alım-satımına yönelik ticari ilişki bulunduğu, davacının faturalara dayalı alacağının tahsili istemiyle icra dosyasında takip yaptığı, davalının yasal süresi içerisinde yaptığı itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiği, davalı şirketin takip ve dava konusu fatura içeriği hizmetlerin alınmadığı yönünde herhangi bir itirazının bulunmadığı, davacının ve davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, faturaların ve alacağın davacının ve davalının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, bu durumda davalının bu fatura içeriği malları teslim aldığına dair karine oluştuğu, davalı tarafça borcu bulunmadığı hususunda ispata yarar delil ibraz edemediği, davalı tarafça ödeme yapıldığı ve ödemelerin mahsup edilmediği itirazında bulunmuşsa da ödemelere ilişkin yazılı bir belge sunamadığı, ticari defter ve kayıtlardan anlaşılamadığı bu haliyle davacı taraf takip konusu faturalardan dolayı davalıdan alacaklı olduğunu ispat ettiği anlaşılmakla, düzenlenen 01/05/2022 tarihli uzman bilirkişi raporunun da mahkememizce dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunması nedeniyle davacı tarafın davalıdan takip konusu faturalardan kaynaklanan 47.831,00 TL alacağının bulunduğu sabit olmuştur. Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 47.831,00 TL asıl alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, her ne kadar takipten önce işlemiş faiz talep edilmişse de; somut olayda davacının davalıyı takip tarihinden önce temerrüde düşürmediğinden temerrüt şartları oluşmadığından işlemiş faiz talebinin reddine, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si(9.566,20-TL) oranında icra inkar tazminatı yüklenmesine, ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece her ne kadar yerinde gerekçelerle, asıl alacağa karşı davalı tarafça yapılan itirazın iptaline karar verilmişse de asıl alacağa işlemiş faiz yönünden verilen ret kararının hakkaniyete aykırı olduğunu, mahkemece, ne davacı şirket ile davalı arasında imzalanan kargo sözleşmesindeki temerrüt hükmü ne de davalıya gönderilen ihtarname dikkate alınmış, eksik ve hatalı incelemeler ile hukuka aykırı kısmen kabul kararı verilmiş olduğunu, asıl alacağa işlemiş faiz alacağına yapılan itiraz hususunda verilen ret kararı TBK ve ilgili mevzuat hükümleri ile Yüksek Mahkeme kararlarına açıkça aykırı olduğunu, bu noktada TBK'nın 117. Maddesi "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer.

" hükmünü düzenlemekte olup, genel kural borçlunun temerrüdü için ihtarın varlığı gerektiğini, anılan hükmün devamında tarafların anlaşmasıyla borcun ifa edileceği gün belirlenmiş ise o gün ödeme yapılmaması hâlinde borçlunun mütemerrit sayılacağı da düzenleme altına alındığını, yani ihtarın tebliğ genel kural olmakla taraflar sözleşme ile temerrütte ihtar şartını ortadan kaldırabileceğini, davacı şirketin fatura alacağı için davalı tarafı ihtar ile temerrüde düşürmesi gerekmediğini, tarafların ifa zamanını ve temerrüt halinde uygulanacak faiz hususunda dahi anlaştığını, ancak Mahkemece anılan sözleşme hükmü dikkate alınmamış ve hatalı gerekçeler ile hüküm tesis edildiğini,

somut olayda, davacının şirket tarafından bir zorunluluk olmamasına rağmen davalı tarafa posta yolu ihtar da gönderildiğini, mahkemece bu husus dikkate alınmış ama söz konusu ihtarın davalı tarafa tebliğ olup olmadığı hususunda dosya kapsamında bir delilin bulunmaması gerekçe gösterilerek hukuka aykırı karar karar verildiğini, davalının söz konusu ihtarı tebliğ almadığına ilişkin herhangi bir savunması bulunmadığı gibi söz konusu tebliğ bilgisi bu kadar önem arz etmekte mahkemece delillerin toplanılmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yapılan ödemelerin mahsup edilmediğini, ödeme belgesinin hakkı ortadan kaldıran özelliği nedeni ile yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiğini, davalı şirketin ticari kayıtlarının incelenmediğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE : Dava, kargo taşıma sözleşmesine dayalı faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.

İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ödemelerin alacaktan düşülmesi gerekip gerekmediği ve davalının takipten önce temerrüte düşüp düşmediği noktasındadır.

Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, .... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasında, "faturalardan kaynaklanan alacak" sebebine dayalı olarak 47.831,00 TL asıl alacağın 2.923,92 TL işlemiş faizi ile birlikte tahsili istemiyle 26/06/2019 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.

Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.

İlk derece mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesine göre davacının, davalıdan 47.831,00 TL asıl alacağın bulunduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafça istinaf dilekçesi ekinde sunulan 3 adet dekonttaki ödemelerin mahsup edilmediği ileri sürülmüştür. Davacı vekilince sunulan 16/06/2021 tarihli beyan dilekçesinde ise sulh protokolü kapsamında 3 bono tutarının ödendiği banka bilgileri bildirilmiştir. Davalının sunduğu dekontlara göre ödemeler sulh protokolünde belirtilen banka hesabına yapılmıştır. Bu halde dava tarihinden sonra yapılan bu ödemelerin icra müdürlüğünce infaz aşamasında değerlendirilmesi gerekir. İlk derece mahkemesince bu hususun gözetilmemesi yerinde olmamıştır.

Davacı tarafça hükme temerrüt faizi yönünden itiraz edilmiş ise de, sunulun posta alındı belgesinde alıcıya gönderilen belge içeriğine ilişkin bir kayıt bulunmadığından bu belge ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiğini ispata elverişli değildir. Ayrıca davacı tarafından istinaf dilekçesinde kargo sözleşmesinden bahsedilmiş ise de, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama aşamasında dosyaya herhangi bir kargo sözleşmesi sunulmamıştır. Bu halde davalının takipten önce temerrüte düşürüldüğü ispat edilememiştir.

HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; İlk derece mahkemesi kararının davanın reddedilen kısmı yönünden usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine; buna karşın ilk derece mahkemesince dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin icra müdürlüğünce infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği hususu gözetilmeden ve bu hususta bir hüküm tesis edilmeden karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

1- Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile;

a) Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 47.831,00 TL asıl alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, temerrüt koşulları oluşmadığından faize yönelik fazlaya ilişkin istemin reddine,

b) Hükmolunan asıl alacağın %20'si(9.566,20-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,

c) Davalı tarafından davadan sonra 02/02/2021 tarihinde yapılan 14.000,00 TL, 02/03/2021 tarihinde yapılan 14.000,00 TL ve 01/04/2021 tarihinde yapılan 14.000,00 TL şeklindeki ödemelerin icra müdürlüğünce infaz sırasında nazara alınmasına,

2-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 3.267,34-TL nisbi karar harcından peşin yatırılan 866,76-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 2.400,58-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

3-)Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 7.018,03-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

4-)Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 2.923,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,

5-)Davacı tarafça yatırılan 44,40-TL başvuru harcı ve 866,76-TL peşin harç olmak üzere toplam 911,16-TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

6-)Davacı tarafından yatırılan 1.650,00-TL Bilirkişi ücreti ve 121,90-TL posta giderinden ibaret toplam 1.771,90-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 1.669,83-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, kalan kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,

7-)Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin kabul red oranına göre 1.243,96-TL'sinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 76,04-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,

8-)Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa re'sen iadesine,

9-)İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;

a-)Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

b-)Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,

c-)Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL, posta ve tebligat gideri 66,00 TL olmak üzere toplam 286,70 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

d-)Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 09/04/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/1568, K. 2026/677, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1568-e-2026-677-k-82e48140d049