Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1432 E. 2026/896 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1432
Karar No
2026/896
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1432 - 2026/896 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1432 KARAR NO : 2026/896

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20.05.2024 NUMARASI : 2023/827 Esas 2024/397 Karar

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 14.05.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 01.06.2026

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 27.12.2017 tarihinde davalı ...'ın idaresindeki ... plakalı araçla davacı şirketin işleteni olduğu ... plakalı aracın çarpışması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında her iki sürücünün yeşil ışıkta geçtiklerini iddia etmeleri sebebiyle kusur tespiti yapılamadığının belirtildiğini, olayın oluş biçimi ve her iki araçta meydana gelen hasar dikkate alındığında davalı ...'ın kendisine kırmızı ışık yandığı sırada geçiş yaptığının anlaşıldığını, ışık ihlalinde bulunan davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, davacıya ait araç sürücüsüne yüklenebilecek kusur bulunmadığını, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle ... plakalı araçta oluşan hasar nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak 100,00 TL hasar tazminatının, meydana gelen değer kaybı nedeniyle 50,00 TL, onarım süresince mahrum kalınan kira kaybı ve ikame araç bedeli olarak 100,00 TL olmak üzere 250,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında hasar bedelini 26.034,20 TL, değer kaybı bedelini 28.139,43 TL, mahrumiyet zararı talebini 1.687,40 TL’ye artırmıştır. Davalı ..., hasar tespiti yapılamayan bir kazada salt araçlardaki hasar temel alınarak tam kusurlu olduğu iddiasının iyi niyet prensibiyle bağdaşmadığını, olayda somut delillerle gerekçelendirilmeden tarafının kusurlu olduğu hususunda temelsiz iddialar ortaya atıldığını, dosya kapsamından anlaşılacağı üzere salt tanık beyanları da hükme esas alınamayacağını, olay sırasında kullandığı ... plakalı araçla ... plakalı aracın 07.12.2017 tarihinde kaza yaptığını, olayın olduğu esnada trafikte aracıyla kurallara uygun bir biçimde hareket etmekte olduğunu, kendi güzergâhındaki yolun trafik ışığı yeşil yandığını, kendi seyir ettiği güzergâhta yeşil ışık yanan bir sürücünün hız sınırlarına uygun bir şekilde geçme hakkı bulunduğunu, tarafına kusur yükletilemeyeceğini, olay yerindeki trafik ışıklarına ait kamera görüntüsünün mahkemeye sunulduğunu, ayrıca kazanın yaşandığı yerde keşif yapılması halinde kusuru olmadığının anlaşılacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Sigorta AŞ vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın karıştığı kaza sebebiyle ... plakalı araçta oluşan hasar, değer kaybı ve ikame araç bedelinin talep edilmekte olduğunu, 07.06.2018 tarihinde 26.090,77 hasar için ödeme gerçekleştirildiğinden davanın reddi, aksi takdirde hesaplanacak tutardan düşülmesi gerektiğini, poliçe teminat limitinin 33.000,00 TL olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığının ve kusur oranının belirlenmesi gerektiğini, ikame araç bedeli zorunlu mali mesuliyet sigortası tarafından karşılanmayacak olduğundan söz konusu taleplerin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, 29.09.2020 tarihli ve 2018/470 Esas, 2020/327 Karar sayılı kararla davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla Dairenin 09.11.2023 tarihli ve 2021/1042 Esas, 2023/839 Karar sayılı kararı ile hükmün kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararından sonra yapılan yargılamada davanın trafik kazasından kaynaklanan hasar bedeli, değer kaybı ve kazanç kaybı nedeniyle tazminat istemine ilişkin olduğu, mahallinde keşif yapılarak alınan 20.04.2024 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde her iki araç sürücüsünün %50'şer oranda kusurlu olduğunun belirtildiği, bilirkişi raporundaki tespitlere göre davalının kusur oranına göre sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler ile davacının değer kaybı ve hasar bedeli zararının karşılandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile araç hasar bedeli ve araç değer kaybı bedeli yönünden açılan davanın reddine, araç yoksunluk bedeli yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile 850,00 TL'nin olay tarihi olan 27.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde, kararın maddi hataya dayalı olarak verildiğini ve araç hasarı ve değer kaybı talebi yönünden sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin mükerrer olarak düşüldüğünü, bilirkişi raporunda hesaplama yapılırken bakiye hasar bedeli belirlenirken ödeme düşüldükten sonra kararda yapılan hesaplamada tekrar düşüldüğünü, mahkemece kaldırma kararı sonrasında mahallinde keşif yapılarak alınan raporda her iki araç sürücüsüne %50 oranında kusur verilerek tazminatın belirlendiğini, bilirkişi raporunun kaldırma kararına aykırı olup kusur durumuna ilişkin tespiti kabul etmediklerini, kaldırma kararındaki hususlar nazara alınmadan rapor düzenlendiğini, bir kısım tanık beyanlarının nazara alınmadığını, tanık ifadelerinin birbirini doğruladığını, tanık ifadelerine göre aracın çarpma noktaları ve aracın aldığı hasarın ağırlığı dahi davalı araç sürücüsünün kırmızı ışıkta geçtiğini ispatlar nitelikte olup aracın çarpma noktaları ve hasarlı kısımlarına ilişkin inceleme yapılmadan, hiçbir teknik ve ayrıntılı inceleme yapılmadan kusur durumunun değerlendirildiğini ve davalı sürücünün kırmızı ışıkta geçtiğinin ispatlandığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Davacı vekili, 27.12.2017 tarihinde davalıların sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu araç ile davacı şirkete ait aracın karıştığı kaza sonucunda davacıya ait aracın hasar gördüğünü belirterek hasar bedeli, değer kaybı ve kazanç kaybı taleplerinde bulunmuş, mahkemece Dairenin 09.11.2023 tarihli ve 2021/1042 Esas, 2023/839 Karar sayılı kaldırma kararından sonra yapılan yargılamada 20.04.2024 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde her iki araç sürücüsünün %50'şer oranda kusurlu olduğunun belirtildiği, bilirkişi raporundaki tespitler ile mahkemece yapılan hesaplama sonucunda araç hasar bedeli ve araç değer kaybı bedeli yönünden açılan davanın reddine, araç yoksunluk bedeli yönünden açılan davanın kısmen kabulü karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 1-Dosya içeriğinden, kaza tespit tutanağına göre sürücü ... idaresindeki araç ile varyant köprü üzerine geldiğinde kavşak sisteminde aracının ön kısmı ile beyanına göre yeşil ışık yanarken geçişi esnasında, sürücü ... idaresindeki araç ile aynı yerde yine beyanına göre yeşil ışık yanarken geçişi esnasında aracın sol yan kısmı ile çarpması sonucunda kaza meydana geldiği, Daire kaldırma kararı uyarınca kazanın meydana geldiği dört yönlü ışıklı kavşağa ilişkin sinyalizasyon kayıtları getirtilerek mahallinde keşif yapılmak suretiyle düzenlenen makine mühendisi bilirkişi raporunda olayda her iki sürücünün de yeşil ışıkta geçtiğini beyan ettiği ve tanık beyanlarının birbiri ile çelişkili olduğu belirtilerek her iki sürücünün de %50 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, raporun kaza tespit tutanağı, kaza ile ilgili düzenlenmiş tutanaklar, sinyalizasyon kayıtları, sürücü ve tanık beyanları ile toplanan tüm deliller değerlendirilmek suretiyle düzenlendiği anlaşıldığından mahkemece hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, davacı vekilinin kusura ilişkin istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. 2-Davacı vekilinin hasar bedeli ve değer kaybı taleplerinin reddine ilişkin hükme yönelik istinaf nedenlerinin incelenmesinde, hükme esas alınan 20.04.2024 tarihli raporda davacıya ait 2016 model ... marka araçta kaza nedeniyle meydana gelen hasar bedelinin 61.574,21 TL, değer kaybının 30.000,00 TL olarak saptandığı, davalı sürücünün %50 oranında kusur oranına isabet eden hasar bedelinin 30.787,10 TL, değer kaybı bedelinin ise 15.000,00 TL olarak hesaplandığı, bu tutarlardan davalı sigorta şirketi tarafından hasar bedeli olarak 07.06.2018 tarihinde yapılan 26.090,77 TL ödemenin mahsubu ile bakiye hasar bedelinin 4.696,33 TL olarak belirlendiği, mahkemece belirlenen bu değerler üzerinden davalıların sorumluluğu belirlenerek hüküm kurulması gerekirken bilirkişi raporunda mahsup edilen sigorta ödemesi mükerrer olarak mahsup edilerek yazılı gerekçelerle bu taleplerin reddine karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi mahkemece verilen davanın kabulüne dair ilk karara karşı davalı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapıldığı, davalı sigorta şirketi tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmadığından sigorta şirketi yönünden ilk karar ile hükmedilen tazminat miktarı şekli olarak kesinleştiği halde Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararından sonra kesinleşen yönler dikkate alınmaksızın sigorta şirketi yönünden de davanın reddine karar verilmiş olması da doğru görülmemiştir. Bu durumda 20.04.2024 tarihli bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak 4.696,33 TL hasar bedeli ve 15.000,00 TL değer kaybı esas alınarak ve 6.909,23 TL bakiye poliçe limiti gözetilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması, önceki hükme karşı davacı ve davalı sigorta şirketi tarafından istinaf başvurusunda bulunulmadığı hususu da nazara alınmak suretiyle kesinleşmiş yönler korunarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 4.696,33 TL hasar bedeli ve 15.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 19.696,33 TL maddi tazminatın -davalı sigorta şirketinin sorumluluğu yönünden bakiye poliçe limiti olan 6.909,23 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere- davalı ... yönünden 27.12.2017 tarihinden davalı sigorta şirketi yönünden 19.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, Araç yoksunluk bedeli yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile 850,00 TL'nin olay tarihi olan 27.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 1.403,52 TL harçtan peşin alınan 35,90 TL'nin tamamlanan 949,70 TL harçların mahsubu 417,92 TL bakiye karar harcının davalılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı taraf vekil ile temsil edildiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 20.546,33 TL vekalet ücretinin (davalı sigorta şirketi 6.909,23 TL ile sınırlı olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu olacak şekilde) davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı taraflar vekil ile temsil edildiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ret edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 19.700,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-Davacı tarafından peşin yatırılan 1.021,50 TL harcın davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacının yapmış olduğu ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen diğer yargılama giderleri toplamı 7.002,90 TL'nin kabul ve redde göre yapılan oranlamada takdiren 2.575,66 TL yargılama giderinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı ...'ın yapmış olduğu 154,30 TL yargılama giderinin kabul ve redde göre yapılan oranlamada takdiren 97,55 TL sinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 8-HMK 333. Maddesi uyarınca Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,

II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: 1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından 310,00 TL yargılama gideri ile 1.269,40 TL istinaf başvuru harcının davalılardan tahsil edilerek davacıya verilmesine, 3-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 14.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1432, K. 2026/896, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1432-e-2026-896-k-d00672878c02