Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1049 E. 2026/1608 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1049
Karar No
2026/1608
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1049

KARAR NO : 2026/1608

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 30/01/2026

NUMARASI : 2026/48 E - 2026/90 K

DAVANIN KONUSU: Alacak

KARAR TARİHİ: 04/06/2026

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ...'nın 2021 yılı Temmuz ayında davalılardan ...'nın sahibi diğer davalı ... ile 400.000TL karşılığında sözlü olarak %50 ortaklık anlaşması yaptıklarını, yapılan anlaşmaya göre halihazırda bulunan işletmeye %50 ortak olunacağına ve aynı binada bulunan en üst kata yeni bir işletme daha açıp oraya da %50 %50 ortak olunacağına karar verildiğini, davalı ...'a müvekkilinin ödeyeceği 400.000 TL'nın 200.000TL'lik kısmını kendisine, kalan 200.000 TL'lik kısmını da kendisi adına düşen masraflar için üst katta yapılması planlanan tadilatı yapacak olan Kasım isimli şahsa verilmesi ve bu şekilde ortaklığın başlanacağının söylendiğini, davacılardan ...'ya ait hesaptan davalılardan ...'nın hesabına 12/10/2021 tarihinde 190.000TL tutarında ödeme yapıldığını, ancak, davalı firma tarafından taahhüt edilen firma payı bugüne kadar verilmediğini, davalı tarafın sözünü tutmadığını, yapılan bu ödemeye rağmen, davalı firma tarafından ödenen paranın iadesinin de gerçekleştirilmediğini, ülkemizde yaşanan yüksek enflasyon ve döviz kurundaki dalgalanmalar neticesinde, ödenen 190.000,00TLnin ciddi anlamda değer kaybettiğini, paranın ödendiği tarihteki alım gücü ile iade edilmesi gereken veya bugün ulaştığı tarihteki alım gücü arasında fahiş bir fark oluştuğunu, bu parayla, ödendiği tarihte alınabilecek mal veya hizmetin aynı miktarı aradan geçen süre nedeniyle artık alınamadığını, olağan faiz ile karşılanması mümkün olmayan bu zararın, müvekkilini somut ve gerçek anlamda zarara uğrattığını belirterek müvekkili tarafından ödenen 190.000TL'nin 12/10/2021 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesini, ödenen paranın geri iade edilmemesinden dolayı değer kaybına uğraması sebebiyle, şimdilik 1.000,00 TL olarak talep edilen munzam zararın 12/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde tam ve kesin olarak belirlenecek miktarın da aynı şekilde davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar ... Ltd.Şti ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın usulden reddi gerektiğini, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacı yanın dava konusu taleplerinin zamanaşımına uğradığını, açılan davanın kötü niyetli olduğunu belirterek davanın görevsizlik kararı verilerek usulden reddedilmesine, mahkeme aksi kanatte ise davanın öncelikle gerçek kişi ... yönünden pasif husumet yokluğu ve zamanaşımı nedeniyle reddine, sonrasında haksız dayanaksız ve mesnetsiz davanın esastan reddini talep etmiştir.

Asliye hukuk mahkemesinde açılan davada görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiği,ancak dosyanın gönderildiği mahkemece bu kez;

"1-İş bu davaya bakmaya Mahkememiz görevli olmadığından HMK.'nun 114/1-c ve 115/2 madde uyarınca Mahkememizin karşı GÖREVSİZLİĞİNE davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, görevli mahkemenin İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğuna,

2-Mahkememiz kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde daha önce İstanbul 33. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/401 Esas, 2025/404 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verildiğinden olumsuz görev uyuşmazlığının halli merci tayini için dosyanın HMK. 22/2 maddesi uyarınca İSTANBUL B.A.M. 37 Hukuk Dairesine gönderilmesine,

3-Merci tayini sonrasında verilen kararda mahkememizin görevli bulunmaması halinde dosyanın re'sen görevli İstanbul 33. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,

4-6100 sayılı HMK. 331/2 madde ve bendi uyarınca yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkemece değerlendirilmesine" dair istinafı kabil olarak karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu ve kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;

Dava,adi ortaklığa alınmak için ödendiği ileri sürülen bedelin iadesi talebine yöneliktir.

Davacı taraf davalının işlettiği restauranta ortak olmak amacıyla davalıya gönderdiği 190.000 TLnın,adi ortaklık ilişkisinin yerine getirilmediği iddiasıyla iadesini talep ettiğinden,olayın adi ortaklık ilişkisinden kaynaklandığı gözetilerek tarafların tacir olduklarına dair dosyada delil bulunmadığı,bu açıdan davanın mutlak ticari dava olmadığı gibi,ticaret kanununda belirtilen unsurları da içermediğinden davada görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu anlaşılmıştır.

Bu nedenle davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğinden,mahkemenin karşı görevsizlik kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur.

Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir

K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,

Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,

İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,

Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 04/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1049, K. 2026/1608, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1049-e-2026-1608-k-5a3ac0c094e8