Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/688 E. 2026/758 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/688
- Karar No
- 2026/758
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/688 - 2026/758 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/688 KARAR NO : 2026/758 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/02/2026 NUMARASI : 2026/46 E.
TALEP KONUSU : İhtiyati Tedbir
Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/02/2026 tarih ve 2026/46 Esas sayılı ihtiyati tedbire ilişkin kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbiri isteyen vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :İhtiyati tedbir isteyen vekili, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemli davada, dava konusu markanın tescil edilmemesi, 3. kişilere devrinin önlenmesi ve kullanılmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu markanın dava süresince tescil edilmemesi ve kullanılmaması yönündeki ihtiyati tedbir istemlerinin yerinde olmadığı ve bu yönden ihtiyati tedbir için yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkansız hale geleceği, bu nedenle ciddi bir zararın doğması ihtimalinin bulunması, markanın mahkemenin bilgisi haricinde devredilmesi ihtimalinde doğacak olumsuz sonuçların önlenmesi gereği de gözetilerek devrin önlenmesine ilişkin ihtiyati tedbir isteminin yerinde olduğu gerekçesiyle ihtiyati tedbir isteminin kısmen kabulüne, dava konusu marka tescil başvurusunun ve eğer tescil edilmiş ise markanın nihai kararın kesinleşmesine kadar 3. kişilere devrinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine, davanın niteliği ve tarafların durumuna göre takdiren teminat alınmasına yer olmadığına, davacının sair ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :İhtiyati tedbir isteyen vekili, ilk derece mahkemesi tarafından ihtiyati tedbir taleplerinin kısmen reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, söz konusu markanın tescil edilmesi halinde müvekkilinin zarar göreceğini, karşı tarafın kötü niyetinin korunarak marka başvurusunun tescil edilmesinin müvekkilinin kurulduğu yıldan bu yana onca emek ve çaba harcayarak, yatırım yaparak oluşturduğu ve piyasada bilinir hale getirdiği "p" ve "..." ibareli markalarından haksız bir şekilde yararlanmasına neden olacağını, kötü niyetli bir tescilin yapılmasının ticaret hayatına da derin zarar vereceğini, markalar arasında görsel ve işitsel açıdan yüksek benzerlik durumunun bulunduğunu, gerek markanın tescili işlemlerinin durdurulmasının gerekse de markanın kullanımının durdurulmasının söz konusu yargılama açısından büyük önem teşkil ettiğinii ileri sürerek, ilk derece mahkemesi ara kararının redde ilişkin kısmının kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir taleplerinin tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı SMK'nın 159/3. maddesi uyarınca, ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesi uyarınca da ihtiyati tedbirin ancak dava konusu olan şey hakkında verilebileceği, somut uyuşmazlığın YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin olduğu, bu tür bir davada uyuşmazlık konusunu oluşturmayan marka kullanımının önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gibi idarenin yerine geçilerek tescil işlemlerinin dava sonuna kadar durdurulmasına ve markanın dava süresince tescil edilmemesine de hükmedilemeyeceği anlaşılmakla, ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-İhtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir isteyen istinaf karar ve ilam harcından muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
3-İstinaf aşamasında ihtiyati tedbir isteyen tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın tebliğ ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 16/04/2026 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/04/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.