İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/681 E. 2026/496 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/681
Karar No
2026/496
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/681 Esas KARAR NO : 2026/496

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/09/2025 KARAR TARİHİ : 08/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının yük taşımacılığı işi yapmış verdiği taşıma hizmeti gereğince faturalar düzenlendiğini, faturalar ödeme gününde ödenmediğini, bugüne kadar da herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı hakkında ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasıyla faturaya dayalı olan alacağın tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalının borca haksız olarak itiraz ettiğini beyanla, davalının haksız ve dayanaksız itirazı neticesinde zarara uğramış olup, mağduriyetinin giderilmesi amacı ile takip bedelinin %20’sinden az olmamak üzere icra tazminatına hükmolunmasını, davalının teminatsız taşınır malları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi ve tensip tutanağı tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafça süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşıldı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava ; taşıma işi kapsamında doğan fatura alacağının tahsiline yönelik ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkememiz dosyasına, ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ...Talimat sayılı dosyasında Mali Müşavir bilirkişi ...tarafından sunulan bilirkişi raporunda özetle; dosya kapsamında yer alan tüm tüm bilgi ve belgeler ile davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda; Davacı şirkete ait 2025 yılı e-defterlerinin şekli yönden usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin ticari defter kayıtlarında davalı şirket adına düzenlenmiş; 02.06.2025 tarih ve 18.560,00 TL tutarlı ve 16.06.2025 tarih ve 7.200,00 TL tutarlı olmak üzere toplam 25.760,00 TL tutarında faturanın kayıtlı olduğu, incelenen ticari defter kayıtlarında söz konusu faturalar karşılığında davalı tarafından yapılmış bir ödeme kaydına rastlanmadığı, takip tarihi itibariyle davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre davalı şirketten 25.760,00 TL alacaklı göründüğü, davacı şirket ticari defter kayıtlarında alacağın mevcut olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davalı şirketin defter ve kayıtların incelenmesi yönünde 20/04/2026 tarihli duruşmada ara karar kurulduğu, söz konusu duruşma zaptının 04/05/2026 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, ancak davalı tarafça belirlenen inceleme gün ve saatinde herhangi bir defter ve belgenin sunulmadığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; HMK'nın 222/3 maddesinde tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği belirtilmiştir. Mahkememizce duruşma ara kararı ile taraflara ticari defter ve belgelerini mahkememizce belirlenen inceleme gün ve saatinde hazır etmeleri, aksi halde 222/3. maddesi gereğince ,inceleme günü defter, kayıt ve belgelerini ibraz etmedikleri ve ayrı sürede delilleri ile birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret te göstermedikleri yada belgenin ellerinde bulunduğunu inkar ettikleri ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmedikleri taktirde mahkemenin belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanının kabul edilebileceğinin ihtarına karar verilmiştir. Anılan ara karar duruşmada taraflara tebliğ edilmiş, davacı tarafça ticari defterler talimat mahkemesi aracılığı ile ibraz edilmiş ise de, davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği, davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesinde ise takibe konu edilen faturaların defterlerde kayıtlı olduğu, ticari defterlerin şekil şartını sağlayarak kanun gereği sahibi lehine delil teşkil ettiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davanın ticari ilişki içindeki fatura alacağından kaynaklandığı, 28 Temmuz 2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan 7251 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile değişiklik yapılan 6100 sayılı HMK m. 222/3 “İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir” hükmünü havi olduğu, tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilerek bilirkişi incelemesi için gün tayin edilerek taraflara meşruhatlı bir şekilde ihtarda bulunulduğu, mahkememizce belirlenen günde davacı tarafın ticari defter ve belgelerini bilirkişi incelemesi için sunduğu ancak davalı tarafça defterlerin ibraz edilmediği, davacı ticari defterleri üzerinden yapılan inceleme sonucunda ibraz edilen raporda davacının ticari defterlerinde icra takibinde talep edilmiş olan takibe konu edilen faturaların davacı defter kayıtlarında yer aldığının tespit edildiği, 6100 sayılı HMK m. 222/3 maddesi gereğince, yapılan ihtara rağmen davalı taraf ticari defter ve kayıtlarının incelemeye sunulmamış olması nedeniyle usul ve yasaya uygun olarak tutulmuş olan davacı şirket ticari defter kayıtlarının, sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi gerektiği, buna göre incelenen davacı defterleri uyarınca davacı tarafça ispat yükünün yerine getirilmiş olduğu anlaşılmakla davalının icra takibine itirazın iptaline takibin aynen devamına, takibin faturaya dayalı olması ve ispat yükünün yerine getirilmesi karşısında alacak likit kabul edilerek asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulüne, 2-Davalının ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 1.795,49TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.180,09 TL harcın davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat iadesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı ile 615,40 TL peşin harcından oluşan toplam 1.230,80 TL bedelin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat müzekkere gideri olan 2.010,00 TL ve bilirkişi ücreti olan 6.000 TL toplamı 8.010 TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 26.284,55 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL bedelin davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, 8-Bakiye gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere karar verildi. 08/06/2026

Katip E-imzalıdır

Hakim E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/681, K. 2026/496, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-681-e-2026-496-k-ed931c31e867