İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/704 E. 2026/434 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/704
- Karar No
- 2026/434
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/704 Esas KARAR NO : 2026/434 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/08/2025 KARAR TARİHİ : 07/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACI: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; dava dışı -------- ait --------- plaka sayılı aracın --------- Ş. tarafından kasko sigortası ile teminat altına alındığı, 10.01.2025 tarihinde kasko sigortalı araç ile davalı ---------- Ş. nezdinde ZMMS poliçeli ---------- plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kaza tespit tutanağında ve tramer kayıtlarında kasko sigortalı araca hatalı şekilde kusur atfedildiği, oysa kazanın meydana geldiği yerin kontrolsüz kavşak olduğunu ve Karayolları Trafik Kanunu'nun 57. maddesi uyarınca sağdan gelen araç olarak kasko sigortalı aracın geçiş üstünlüğüne sahip bulunduğu, -------- plaka sayılı araç sürücüsünün geçiş hakkını ihlal ederek kazaya sebebiyet verdiği ve %100 kusurlu olduğu, kaza tespit tutanağındaki kusur oranının maddi ve hukuki gerçeklerle bağdaşmadığı, kasko sigortalı araçta meydana gelen hasarın eksper tarafından KDV dahil 232.779,96 TL olarak tespit edildiği, onarım faturasına istinaden 17.02.2025 tarihinde 205.622,30 TL ödeme yapıldığı, Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca sigortacının sigortalısının haklarına halef olduğunu, davalı sigorta şirketine rücu ihbarında bulunulduğunu ancak talebin 24.4.2025 tarihinde reddedildiğini, dava öncesinde--------- Arabuluculuk Bürosu'nun --------- numaralı dosyası ile arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, kasko sigortalı aracın kusursuzluğunun ve karşı tarafın %100 kusurlu olduğunun tespitini, ödenen 232.779, 96-TL tazminatın 24.04.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; dava konusu talebin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109/4 maddesinde öngörülen iki yıllık rücu zaman aşımı süresinin dolması nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiği, 10.01.2025 tarihinde meydana gelen kazada --------- plaka sayılı araç sürücüsü -------- tam ve asli kusurlu olduğu, bu durumun sigortalı araç sürücüsünün fiili ile zarar arasındaki illiyet bağını kestiği, hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin 2918 sayılı Kanun'un 92/g maddesi ve Genel Şartlar'ın A. 6. maddesi uyarınca teminat dışı kaldığı, müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığı, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla kusur tespiti için dosyanın --------- Dairesi'ne gönderilmesini talep ettikleri, davacı tarafça yargılama öncesinde alınan ekspertiz ve bilirkişi raporlarının tek taraflı olup hüküm kurmaya elverişli olmadığı, Yargıtay içtihatları uyarınca yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, maddi hasar tazminatı hesaplamasında Genel Şartlar'ın B. 2. maddesi gereğince orijinal parça yerine eşdeğer parça kullanımının esas alınması gerektiği, sigorta şirketinin anlaşmalı onarım merkezleri üzerinden iskonto uygulama hakkının bulunduğu, hasar bedelinin KDV hariç tutarlar üzerinden hesaplanması gerektiği, faize hükmedilmesi halinde başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiği, uyuşmazlığa konu aracın hususi olması nedeniyle uygulanması gereken faiz türünün yasal faiz olduğu belirterek davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, davacı sigorta şirketinin ödediği bedelin TTK 1472 maddesi gereğince halefiyete dayalı rücu edip edemeyeceği ve rücu miktarı noktalarında toplanmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; kazanın değerlendirilmesinde, 10.01.2025 günü saat 16:00 sıralarında-------- ili, -------- ilçesi, --------Sokak ile -------- Sokak (adı verilmemiş) kavşağında sürücüsü --------- sevk ve idaresindeki --------- plakalı araç ile sürücüsü --------- yönetimindeki ---------- plakalı aracın çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, meydana gelen bu kazada, yol ve araçların birbirlerine karşı konumlarına göre --------- plakalı otomobil soldan kavşağa girmekte, --------- plakalı araç ise sağdan kavşağa girmekte olduğu, bu durumda ---------- plakalı aracın diğer araca göre geçiş öncelik hakkı olduğu, kazanın olduğu söz konusu kavşağı oluşturan caddelerin trafik yoğunluğu bakımından farklı oldukları trafik düzenini sağlayan birimler tarafından işaretlerle belirlenmediği, kavşak kontrolsüz bir kavşak olduğu, bu nedenle kavşağa giren araçlarda soldan gelen araç sağdan gelen araca ilk geçiş hakkını vermek zorunda olduğu, ---------- plakalı otomobil sürücüsü ---------- kavşağa yaklaşırken süratini yeterince azaltması, kavşak kollarını göremiyorsa durarak kendisine göre kavşağın sağ kolundaki araç geçişlerini kontrol etmesi, uygun olursa kavşağa girmesi gerekirken gerekli kontrolü yapmamış, sağından gelen sürücüye ilk geçiş hakkını vermemiş, trafik dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmemiş ve --------- yönetimindeki ---------- plakalı aracın kendi aracına çarpmasına neden olduğu, -------- plakalı otomobil sürücüsü -----------, bu nedenlerle Karayolları Trafik Kanununun 57/c-2 ve 84/h maddelerinde ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 109/c-3 ve157/8 maddelerinde belirtilen kuralları ihlal etmiş olup kazaya karıştığı, ---------, kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, --------- plakalı otomobil sürücüsü ---------- kazanın oluşumunda alabileceği bir önlem olamayacağı, kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığı kanaatine varıldığı,-------- plakalı araç --------- marka, -------- model, --------- tipi elektrik yakıtlı otamatik vitesli hususi otomobildir. Araç dizel yakıtlı, otomatik vitesli, kaza tarihinde 43.591 kilometrede, 4 yaşında hususi otomobil olduğu, araç rayiç değeri: yapılan piyasa araştırmasına göre 2025 yılı hasarsız emsal araç için kaza tarihi itibarı ile rayiç değeri 1.250.000 TL olduğu, araç gerçek hasar bedeli KDV dahil, iskonto dahil 232.779,96 TL olduğu görülmüştür. Sigorta yönünden yapılan değerlendirmede davacı ---------Ş nezdinde ----------- plakalı aracın 14.06.2024-14.06.2025 tarihleri arası ---------- sayılı poliçesi ile kasko sigortası mevcut olduğu,10.01.2025 tarihinde kasko sigortalı -------- plakalı vasıtanın -------- plakalı vasıta ile çarpışması sonrasında sigorta şirketi sigortalısı aracın onarımını gerçekleştirmiş ve onarımı yapan ---------Ş firması -------Ş ne 21.01.2025 tarih ----------- sayılı 232.779,98 TL tutarlı Tevkifatlı faturayı tanzim etmiştir.Faturada sigorta şirketinin sorumlu olduğu KDV 27.157,66 TL ve onarım firmasına yapılacak ödeme tutarı da 205.622,32 TL olarak yer aldığı, davacı şirket 17.02.2025 tarihinde -----------Ş ne 205.622,32 TL ödediği, KDV ile toplam ödemesi 232.779,96 TL olduğu, banka ödeme dekontu dosyada mübrez olduğu, davalı ----------Ş.de , kazaya etken ----------- plakalı aracın 23.09.2024- 23.09.2025 tarihleri arası ----------- sayılı ZMMS poliçesi bulunmaktadır. Kaza tarihi itibarı ile trafik sigortası araç başına teminat limitinin 300.000 TL dir. Sigortalısının % 100 kusurlu olduğu teknik bilirkişi tarafından tespit edilmiş olmakla, davacıya karşı poliçe teminatı kapsamında sorumlu olacağı kanaatine varıldığı belirtilmiş, raporun sonuç kısmında özetle; kusur yönünden: ----------- plakalı otomobil sürücüsü ----------, kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu, --------- plakalı otomobil sürücüsü --------- kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığı, araç malikinin davaya konu kazada gerçek hasar bedeli KDV dahil, iskonto dahil 232.779,96 TL olduğu, davalının sürücüsünün %100 kusurlu olması nedeni ile davacının davalıdan talep edebileceği hasar bedelinin 232.779,96 TL olduğu, davalı şirketin davacının rücu talebini 24.04.2025 tarihinde red ettiği, davacının ret tarihi itibari ile faiz talep ettiği mütala edilmiştir. TTK m. 1472’de düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve ---------- E. - --------- K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17.01.1972 t. ve ------- E., --------- K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise, o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanununun 44 üncü maddesine (TBK m. 52) de dayanabileceği; tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır. Somut olayda davacı sigorta şirketi sigortalısına ödediği tazminatı rücu için , sigortalısının haklarına halef olarak kazaya karışan karşı tarafın sigortasına karşı rücu davası açmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Aynı kanunun 91. Maddesinde ise “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir. Sorumluluk sigortaları TTK.nın 1473. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. “(1) Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.” şeklinde belirtilmiştir. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir . 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Bir zarar sigortası türü olan kasko sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir . Davacı sigorta şirketi TTK 1472 madde kapsamında sigortalısının haklarına halef olmuş araç maliki aleyhine rücu davası açmıştır. Tüm dosya kapsamı, yukarıda yer alan açıklamalar ve bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde; --------- plakalı otomobil sürücüsü ---------, kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu,-------- plakalı otomobil sürücüsü ---------- kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığı, araç malikinin davaya konu kazada gerçek hasar bedeli KDV dahil, iskonto dahil 232.779,96 TL olduğu, davalının sürücüsünün %100 kusurlu olması nedeni ile davacının davalıdan talep edebileceği hasar bedelinin 232.779,96 TL olduğu, tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu ile sabit olduğu anlaşılmakla davacının sigortalısının zararını tazmin etmekle halefiyet ilkesi gereği ödediği zararı rücuen davalıdan isteyebileceği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere) Davanın KABULÜ İLE, 1-232.779,96 TL alacağın 24/04/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-Karar harcı 15.901,19 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 3.975,30 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 11.925,89 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 3.975,30 TL TL peşin harç olmak üzere toplam 4.590,7 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 110,00 TL tebligat, müzekkere gideri ve 19.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 19.110,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca--------- bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde --------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/05/2026