İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/98 E. 2026/408 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/98
- Karar No
- 2026/408
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/98 Esas KARAR NO : 2026/408
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 03/02/2026 KARAR TARİHİ : 15/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILMA TARİHİ : 14/05/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE;Dava konusu kazanın gerçekleşmesine sürücü ...... 'nın kusurunun olduğunu, halefiyet kuralınca müvekkili şirketin ödemek zorunda kaldığı bakiye hasar tazminatı tutarının asli ve tam kusuru ile hasara sebep olan davalı borçlulara rücu etmeye hak kazandığını, davalıdan bu bedelin talep edildiği, davalının ödeme yapmadığını bunun üzerine taraflarınca başlatılan Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamını, aleyhindeki takibe haksız ve kötü niyetle itiraz eden davalı aleyhine takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazmanıtına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE;Müvekkilinin kazada kusurunun bulunmadığını, rücu ilişkisinin ödeme ile sona erdiğini, davacının çelişkili davranışlarının olduğunu belirterek iş bu davaya konu Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı icra takip dosyasından dolayı davacı tarafa her hangi bir borçlarının olmadığını, takibin haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddini, davacı tarafın kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesini talep etmiştir. Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının ..... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ borçluların .... NAKLİYAT TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ve ..... olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun ödeme emrine itiraz ettiği takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, kasko sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesine göre kusurlu olan karşı araç işleteninden rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava konusu uyuşmazlık, 1.08.2024 tarihinde ..... plakalı araç ile ..... plakalı araçlar arasında gerçekleşen trafik kazası nedeniyle a) tarafların oransal kusur durumunun ne olduğu, b) davacının sigortalısına ait ..... plakalı aracın trafik kazasından kaynaklı hasar durumunun ne olduğu, aracın onarım tarihindeki rayiçlere göre bedelinin ne kadar olduğu, dosyaya sunulan hasar dosyası, kaza tespit tutanağı, davacının gönderdiği iki adet ihtar mektubu, davalının yaptığı ödemeler ve yazışmalar birlikte sunulduğunda davacının varsa bakiye hasar bedeli zararının olup olmadığı, varsa miktarının hesaplanması c)davacının icra takibinde talep ettiği alacak kalemlerinin incelenerek varsa alacak miktarının hesaplanması d) Mahkemenin görevi hususlarına ilişkindir. Emsal İstanbul BAM ..... HD’nin ESAS NO : ....., KARAR NO: .... ilamında; “ Dava, kasko sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesine göre kusurlu olan karşı araç işleteninden rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. HMK'nın 1.maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1. maddesine göre de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Aynı Kanun'un TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davalarında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; 22.03.1944 tarih, .... Esas, .... Karar sayılı (03.07.1944 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan) Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "sigortacının halefiyete dayalı açtığı davanın aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir. Somut olaya bakıldığında; davacının sigortalısı olan dava dışı ..... 'nın gerçek kişi olduğu anlaşılmaktadır. Davalı tüzel kişi tacir ise de halefiyete dayalı olarak açılan davada dava dışı sigortalı gerçek kişi olduğundan açılan dava TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafında ticari işletmesinden doğan ticari dava niteliğinde değildir. Bu durum karşısında, haksız fiilden doğan davada genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu, davacının halefiyete dayalı olarak açtığı rücuen tazminat davasında da Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek davanın esasına girilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır.” Somut olayın incelemesinde; davacı sigorta şirketinin halefiyete dayalı olarak ödediği bedelin tazmini için itirazın iptali davası açtığı, sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davalarında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; 22.03.1944 tarih, 37 Esas, 9 Karar sayılı (03.07.1944 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan) Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "sigortacının halefiyete dayalı açtığı davanın aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesinin benimsendiği, Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerektiği, Davacının sigortalısı olan dava dışı Görkem Yasin Karakoç'un gerçek kişi ve sigortalı aracın hususi olduğu, davalılardan SY Nakliyat'ın tüzel kişi olduğu bununla birlikte halefiyete dayalı olarak açılan davada dava dışı sigortalı gerçek kişi olduğundan açılan dava TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafında ticari işletmesinden doğan ticari dava niteliğinde olmadığından, haksız fiilden doğan davada genel görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu değerlendirilerek davacının halefiyete dayalı olarak açtığı rücuen tazminat davasında Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek açılan davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verildi. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacının davasının HMK 114/1-c maddesi kapsamında mahkememizin görevli olmaması sebebiyle HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, 2-HMK nun 20. maddesi gereğince gerekçeli kararın tüm taraflara tebliği ile kararın kesinleşmesinden itibaren yasal iki haftalık süre içinde talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli BAKIRKÖY NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE. 3-Belirtilen iki haftalık süre içinde talepte bulunulmaması veya süresinden sonra talepte bulunulması halinde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar (ek karar) verileceğinin taraflarca bilinmesine. 4-HMK nun 331. maddesi gereğince harç, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece bir karara bağlanmasına. 5-Talep olmadan işbu gerekçeli karar tebliğe çıkarılamayacağından, gider avansından gerekli harcama yapılarak; davanın karara bağlandığı ve talep halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğe çıkarılabileceği hususlarının tüm taraflara tebliğine. 6-Artan gider avansının dosyasına aktarılmasına. Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/04/2026
Katip ..... ¸e-imzalıdır
Hakim .... ¸e-imzalıdır