İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/318 E. 2026/509 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/318
- Karar No
- 2026/509
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/318 KARAR NO : 2026/509
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) DAVA TARİHİ : 18/04/2024 KARAR TARİHİ : 03/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İlk olarak davacı sigorta şirketi ile dava dışı ---- arasında, uluslararası emtia nakliyatlarını güvence altına alan bir "Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesi" bulunduğunun belirtildiğini, bu poliçe kapsamında, sigortalıya ait olan ve ---- Türkiye'ye taşınacak 7 palet "Hidrolik Fren Ünitesi" cinsi emtianın sigortalandığını, taşıma organizasyonuna ilişkin detayların sunulduğunu, sigortalı --- ile davalılardan--- arasında "akdi taşıyan” (sözleşmesel taşıyıcı) sıfatıyla bir taşıma sözleşmesinin akdedildiğini, ---- ise bu taşıma işini fiilen gerçekleştirmesi için davalılardan --- görevlendirdiği ve böylece ---- "fiili taşıyan” sıfatını haiz olduğunu, taşıma sırasında 18.04.2023 tarihinde -- sınırları” içerisinde, fiili taşıyıcı --- ait olan ve emtiayı taşıyan aracın tek taraflı bir trafik kazasına karıştığı bildirildiğini, kaza neticesinde, taşınan emtianın tamamının hasarlandığı ve tam zayi olduğu (----) vurgulandığını, kaza sonrası yapılan hasar tespit sürecine de değinilmiştir; ---- tarafından yapılan ekspertiz sonucunda, hasar gören emtianın araçlar için bir "güvenlik parçası" niteliğinde olduğu, bu nedenle en ufak bir hasarın dahi büyük riskler teşkil edeceği ve bu sebeple emtianın tamamının hurdaya ayrılması gerektiğinin” raporlandığını belirttiğini, hasar sürecinin mali sonuçları da açıklandığını, sigortalı ---. tarafından yapılan hasar talebi üzerine, davacı --- tarafından, sovtaj (kurtarılan değer) bedeli mahsup edildikten sonra, sigortalısına 140.596,00 EUR tutarında tazminat ödendiği ve bu ödemenin 14.08.2023 tarihinde gerçekleştirildiği kayda geçirildiğini, buna ek olarak hasar tespit masrafları için de 1.405,20 EUR ekspertiz ücreti ödendiği ifade edildiğini, davanın hukuki dayanakları kapsamında, sigortacının, ödediği tazminat bedeli kadar sigortalısının yerine geçerek onun haklarına halef olacağını ve sorumlulara rücu edebileceğini düzenleyen Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1472. maddesine dayanıldığı görülmektedir. Taşımanın uluslararası niteliği sebebiyle, uyuşmazlığın çözümünde CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiği ileri sürülmüştür. Bu bağlamda, taşıyıcının malı teslim almasından teslim etmesine kadar geçen sürede meydana gelen zıya, hasar ve gecikmeden sorumlu olduğunu belirten CMR'nin 17. maddesi uyarınca, hem akdi taşıyan --- hem de fili taşıyan -- oluşan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu iddia edildiğini, diğer davalı sigorta şirketlerinin sorumluluğunun ise, taşıyıcılar için düzenledikleri poliçelerden kaynaklandığı belirttiğini, arabuluculuk sürecine başvurulduğunu ancak davalıların ödeme talebini kabul etmemesi üzerine 01.04.2024 tarihinde "anlaşamama" şeklinde son tutanağın düzenlendiğini bu sebeple davanın kabulünü, müvekkilinin alacağı olan 142.001,20 eur ya temerrüt tarihi olan 14/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %3 faizi ile birlikte, davalılardan tahsil edilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı --- vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin sigortalısı diğer davalı---- tarafından ---- emtianın kara taşıması sırasında hasarlanması iddiası ile oluşan zararların Karayolu ile Yapılan Uluslararası Emtia Taşımaları İçin Taşıyıcı Sorumluluk Sigorta Sözleşmesi kapsamında tazmini talebi ile açıldığını, davalı ---- no.lu Karayolu ile Yapılan Uluslararası Emtia Taşımaları İçin Taşıyıcı Sorumluluk Sigorta Sözleşmesi ile 01.10.2022 - 22.05.2023 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, hasar tarihi olduğu iddia edilen 18/04/2024 tarihinden itibaren 1 senelik süre geçtikten sonra işbu davanın ikame edildiğini, dava öncesi müvekkili şirkete başvuru yapılmadığını, davacı taraf dava şartını sağlamadığından huzurdaki davanın şirketimiz yönünden kesin şekilde reddini, dava öncesi müvekkili şirkete başvuru yapılmadığını, davacı taraf dava şartını sağlamadığından huzurdaki davanın şirketimiz yönünden kesin şekilde reddini, davacı tarafı dava konusu talebinin fahiş olduğunu, hiçbir şekilde davacı tarafın sınırlı sorumluluk hükümleri üzerinde kalan talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın emtianın tam zayi olduğu yönüdeki iddiası gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafça hatır ödemesi yapıldığının tespit edilmesi gerektiğini, ayrıca tazminat hesabında dikkate alınması gereken bir diğer husus ise taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun olduğunu, nitekim CMR m. 23/3 hükmü uyarınca tazminat, eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8,33 Özel Çekme Hakkını aşamayacağını, talep edilen faize ilişkin faizin başlangıç tarihi hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirkete dava öncesi başvuru yapılmadığından temerrüd oluşmadığını, davanın zamanaşımı sebebiyle reddini, dava öncesi müvekkili şirkete başvuru yapılmadığından dava şartı yokluğundan başvurunun reddini, davacı tarafın aktif husumet ehliyetine sahip olmadığından davanın reddini, CMR genel şartları gereği talep poliçe teminatı dışında kaldığından davanın reddini, hatır ödemesi yapıldığının tespit edilmesi halinde davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı ---vekili cevap dilekçesinde özetle; Yukarıda ---- için açıklanan aynı gerekçelerle, arabuluculuk başvurusunun ve davanın CMR Md. 32'de öngörülen | yıllık süre içinde yapıldığı tekrarlanarak zamanaşımı iddiasının reddi talep edildiğini, ayrıca hasarın teslim anında CMR belgesine şerh düşülerek bildirilmiş olmasının da yasal bildirim niteliğinde olduğu iddia edildiğini, kusursuz sorumluluk hakkında, uyuşmazlığa öncelikli olarak CMR Konvansiyonu'nun uygulanması gerektiği ve TTK'ya dayanan emsal kararların dikkate alınmaması gerektiği belirtildiğini, CMR Md. 17 uyarınca, taşıyıcının sorumluluğunun "yumuşatılmış kusursuz sorumluluk" esasına dayandığı, yani ispat külfetinin ters çevrildiği bir kusur sorumluluğu olduğu Yargıtay kararları ve doktrin görüşleriyle desteklendiğini, her ne kadar kaza üçüncü bir aracın çarpmasıyla meydana gelmiş olsa da, fiili taşıyıcı ---- bu kazanın sonuçlarını engellemek için en üst düzeyde özeni gösterdiğini kendisinin ispatlamakla yükümlü olduğunu, bu ispatı yapamadığı sürece sorumlu sayılacağı iddia edildiğini talep etmiştir. Davalı ----- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Hasar 18.04.2023 günlü trafik kazası neticesinde gerçekleştiğini, davalı --- Davalı ---- lehine tanzim ettiği ---- nolu Nakliye Aracısı /Komisyoncusu Sorumluluk Poliçesi> ise 31/12/2021 başlangıç ve 30/12/2022 bitiş tarihli olduğunu, Davalı ----, 17.04.2023 nakliye başlangıç tarihi ve 18.04.2023 hasar tarihi itibarı ile, Davalı ---- tanzim ettiği bir sorumluluk poliçesinin olmadığını, bu nedenle 18/04/2023 günü gerçekleşen dava konusu hasarın davalı ---- tanzim ettiği 31/12/2021 başlangıç ve 30/12/2022 bitiş tarihli poliçenin teminatı kapsamında olmadığını, davanın davalı ---- yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddini, davacı ----- aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, Trafik kazasında, 3.kişiye ait araç, Sigortalı nakliyeciye ait çekici +dorseden oluşan aracın, çekici kısmına çarptığını, davacı --- tarafından Davalı ---- herhangi bir ihbar yapılmadığını, Bu halde davacı ---- Davalı ---- 14/08/2023 tarihinden itibaren faiz talebinde bulunmadığını bu sebeple davanın reddini talep etmiştir. Davalı ---- Şirketi Vekili cevap dilekçesinde özetle; Alacağın zamanaşımına uğradığını, fiili taşıyıcı tarafından emtianın 20.04.2023 tarihinde teslim edildiği, CMR Madde 32 uyarınca zamanaşımının bu tarihte başladığı ve davacının arabuluculuk başvuru tarihi olan 26.04.2024 itibarıyla bir yıllık sürenin dolduğu belirtilmiştir. Ayrıca, davacı sigortalısı tarafından gönderilen 14.08.2023 tarihli ihtarnamenin usulüne uygun olmadığı ve hasarın kapsamının anlaşılamadığı iddia edildiğini, davanın müvekkili şirkete yöneltilmesinin hatalı olduğu savunulduğunu, taşıma işinin diğer davalı --- tarafından üstlenildiği, bunun eksper raporu ve CMR belgesi ile sabit olduğu belirtilerek davanın husumet yönünden reddi talep edildiğini, gerek TTK Md. 889 gerekse CMR Md. 30'da öngörülen bildirim sürelerine uyulmadığı iddia edilmiştir. Emtianın 20.04.2023'te teslim alındığı ancak davacıya ilk ihbarın 29.05.2023'te yapıldığı , davalılara ise usulsüz bir ihtarname ile 14.08.2023'te bildirimde bulunulduğu belirtilerek, yasal 7 günlük sürenin aşıldığı ve bu nedenle taşıyıcının tam teslim karinesinden yararlanması gerektiği savunulduğunu bu sebeple davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava konusu dava dışı sigortalısına ödeme yapan davacı sigortacının TTK'nun 1472.maddesine dayalı hasara neden olan akdi ve fiili taşıyıcı ile taşıyıcıların sigortacılarına karşı açtığı rücuen tazminat davası olduğu görülmüştür. Uyuşmazlık davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına yaptığı ödemeyi rücu edip edemeyeceği, ne kadarını kime rücu edebileceği noktasında toplanmıştır. Öncelikle davalılardan----husumet itirazı olduğu görülmüş ve çözülmüştür. Davalı---akdi taşıyan ---- poliçe nolu 31/12/2021 - 30/12/2022 tarihleri arasına kapsar karayolu taşımalarında komisyoncu sıfatıyla yürüttüğü faaliyetlerden kaynaklanan sorumluluklarını sigorta ettirdiği sigortacısı olduğu görülmüştür. Dava konusu hasara neden olan kaza 18.04.2023 günü saat 14.20’de gerçekleşmiş, kaza poliçe süresi içerisinde meydana gelmediğinden davalı ----pasif husumetinin olmadığı anlaşılmıştır. Diğer uyuşmazlıklar teknik inceleme gerektirmekte olup bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Bilirkişi Heyeti 27.10.2025 tarihli Raporunda özetle; satışın 7 kap, 3.021 kg (brüt) ağırlıkta, 1680 adet Hidrolik Ünite emtiasını kapsadığı, dava dışı ----ile davacının sigortalısı dava dışı ---- arasındaki satış sözleşmesine konu emtianın taşındığı, fatura üzerindeki ----- kaydı ile tarafların bu teslim şekli kapsamında anlaştığı, Davalı (1)---- isimli işletmenin kestiği ve dosyada yer alan fatura içeriği gözetildiğinde açıklamasının açık şekilde Navlun Bedeli olduğu, toplam 3.109,54 Euro bedeli içerdiği, faturanın not kısmında ise satış faturasındaki detaylar ile örtüşen 7 kap, 3.021 kg. yük / nicelik bilgilerinin sunulduğu, gönderen ve alıcı bilgisinin satış detayları ile uyuştuğunun görüldüğü, Davalı (1) --- işletmesinin akdi taşıyan olduğu, davalı (2) ---- tarafından kesilen CMR Senedinin de dosyada mevcut olduğu, davalı (2) ---- işletmesinin alt ve fiili taşıyan olduğu, dosyadaki CMR Senedi üzerinde 7 kap emtiadan 1 tanesinin "1 kap yırtıktır." Kaydı ifadesi ile senede şerh düşüldüğü, çeviri kaza tutanağı incelendiğinde davalı taşıyıcıların kusuruna ilişkin bir detay yer almadığı, emtiaların ambalaj yapısının lojistik ve taşıma süreçlerine uygun nitelikte olduğu kanaatine varıldığı, 1 paletin dış ambalajının hasarlı/yırtık olduğu, koli içerisinde emtiaların konumunda değişiklik ve kayma, separatörlerin hizasında kayma ve yamulma gözlendiği, iç yapılarının kazadaki darbe etkisiyle hasarlı olabileceğinin değerlendirildiğinin gözlendiği, uzmanlığımızın da olmadığını yineleyerek kadri marufunda 1 kap palet emtianın hasarlı olacağının değerlendirildiği, 1 palet 240 adet 431 kg. (brüt) emtianın zarar miktarı olarak ele alındığı, zarar tutarının (sovtaj düşüldükten sonra) 20.088,04 Euro olarak tespit edildiği, Trafik kazasının taşıma süreci içerisinde meydana geldiği, CMR Md. 17/1 uyarınca taşıyıcının teslim aldığı yükü aynı şekilde teslim etmekten sorumlu olacağı, CMR Md. 17/2'de öngörülen taşıyıcının önlemesine olanak bulunmayan olay ile kastedilen mücbir sebep sayılamayacağı, Kaçınılmazlık ilkesinin işletilebilmesi açısından ise TTK Md. 876'da da belirtilen taşıyıcının en yüksek özen yükünün taşıyıcılarca ispat edilmesi gerekeceği, mevcut halde yalnızca kaza tutanağında 3. Tarafın hız limitlerine uymadığı tespitinin taşıyıcının en yüksek özeni gösterdiği anlamına gelmeyeceği, dolayısıyla bu hususun ispata muhtaç kaldığının değerlendirildiği, dolayısıyla dava konusu süreçte zarardan taşıyıcıların müteselsilen sorumlu olacağı, Bu husustaki değerlendirmemizin aksi yönünde sayın mahkemenin taşıyıcıların CMR Md. 17/2 uyarınca kaçınılmazlık unsurunun söz konusu olacağına kanaat getirdiği durumda; yapılması gereken irdelemeye ilişkin de C3.1. başlığında alternatif görüşün izah edildiği, Taşıyıcıların CMR Konvansiyonu CMR Md. 17/1 uyarınca zarar sorumluluğu olduğu, CMR Md. 23/3 uyarınca 1 kap 240 adet emtianın ağırlığı üzerinden 1.999,2 SDR sınırlı sorumluluk üst limitinin hesaplandığı, yükleme tarihi açısından örnek hesaplamanın yapıldığı, taşıyıcıların bu hesaplamaya göre müteselsilen 1.999,2 SDR üst limitten sorumlu olacağının değerlendirildiği, dosyada hem CMR üzerinde hem de dava dışı ---- tutanağındaki şoför imzası ile taşıyıcının yükün hasarlı teslim edildiğine ilişkin bildirime sahip olduğu sonucuna varıldığı, mevcut olayda ayrıca CMR Md. 30/1 kapsamındaki bildirim süresinin aranmayacağı, CMR Md. 32/1-a uyarınca süreçte zamanaşımının söz konusu olmadığı, Davacı tarafın sigorta poliçesi gözetildiğinde zararın/rizikonun poliçe kapsamında ve geçerlilik tarihleri içerisinde gerçekleştiği, sigortalıya --- üzerinden ödeme yaptığı tutara ilişkin dekontu ve ibraname gözetildiğinde sigortalının halefiyet haklarına sahip olduğu ve rücu hakkı olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi heyetine makine mühendisinin eklenmesi ile alınan 23/03/2026 tarihli ek raporda özetle; 6 palet yönünden hasara konu hidrolik fren ünitelerinin tamamının kullanım dışı kaldığına ilişkin yeterli teknik veri bulunmadığını, ret kararının ancak ürün bazlı inceleme ile ortaya çıkarak belirlenmesi gerektiğini, 1 palet üzerinde ve dış ambalajında hasar olduğu, palet içerisindeki kolinin iç istifinin bozulduğu, ilgili paletin içindeki ürünlerde deformasyonların mevcut olması ile hasar oluştuğu kanaatine varılarak 1 palet yönünden hasarın 22.019,80 Euro olduğunu, sovtaj bedelinin düşülerek 20.088,04 Euro hasar oluştuğu, kök raporun c ve d bölümünün içeriğinde ve sonucunda açıklanan görüşte değişikliğe gidilmesine gerek olmadığı belirtilmiştir. Taşımanın güzergahı itibariyle uyuşmazlık CMR Konvansiyonu hükümlerine tabidir. Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu hususlarında ise 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. Dosya kapsamında davacı sigortacı tarafından sigortalısı olan ----ödemesine ilişkin dekonta yer verildiği, taşıma nedeniyle meydana gelen zararlardan CMR m. 17/1 gereğince taşıyanın sorumluluğu mevcut olduğundan davacının davayı açmakta hukuki yararı ve husumeti mevcut bulunmaktadır. Davacının sigortalısı tarafından ---- Türkiye' ye ihraç edilen toplamda 7 palet/1.680 adet/net 2.856 kg/brüt 3.021 kg Hidrolik Fren Ünitesi emtiasının taşımasının davalı --- fiili taşıyan, davalı ---- ise akdi taşıyan olarak üstlendiği, fiili taşıyan araç sürücüsünün ----, 18.04.2023 günü saat 14.20 civarında ----yabancı plakalı araçla çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davacının emtia blok abonman poliçesi kapsamında 140.596,00 EUR olarak emtia hasar bedelini dava dışı sigortalısına ödediği cevaba cevap dilekçesi ekinde yer alan (---- hesabından) dekont ve ibranameden görülmüştür. Davalı ---- isimli işletmenin kestiği ve dosyada yer alan fatura içeriği gözetildiğinde açıklamasının açık şekilde Navlun Bedeli olduğu, Davalı ---- işletmesinin sürecin akdi taşıyan olarak tespit edildiği, Davalı ---- tarafından kesilen CMR Senedini ve taşıma kapsamındaki belgelerden fiili taşıyıcı olarak tespit edildiği, davalı -- fiili taşıyan ---- poliçe nolu 01/10/2022 - 01/10/2023 tarihleri arasını kapsar CMR Konvansiyonundan kaynaklı sorumluluklarını sigorta ettirdiği sigortacısı olduğu, davalı --- akdi taşıyan ----- poliçe nolu 31/12/2021 - 30/12/2022 tarihleri arasına kapsar karayolu taşımalarında komisyoncu sıfatıyla yürüttüğü faaliyetlerden kaynaklanan sorumluluklarını sigorta ettirdiği sigortacısı olduğu görülmüştür. CMR Konvansiyonu'nun 17/1. maddesine göre taşıyan, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. 17/2.madde ise, "Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz." şeklindedir. Bu durumda kural olarak, taşıyan kendi kusurundan kaynaklanmayan bir sebepten ileri geldiğini ispat edemedikçe eşyaya gelen hasarı tazmin borcu altındadır. Bir başka deyişle, taşıyanın kusurlu olduğu karine olarak kabul edilir. Sorumluluktan kurtulabilmesi için kusurlu olmadığını ispat etmesi zorunludur. Somut olayda, yukarıda yer verilen bilirkişi heyet raporunda da belirtildiği üzere, rusca tutanağın tercümesi incelendiğinde "sürücü 1, gidiş güzergahı üzerinde ilerlerken hız aşımı yaparak aracın kontrolünü kaybetmiştir ve Sürücü 2' nin aracına çarpmıştır. Kaza sonucunda 2 araçta da maddi hasarlar oluşmuştur" şeklinde düzenlendiği, sürücü 2' nin nakliyenin gerçekleştirildiği araç, sürücü 1'in ise kazanın diğer tarafı olduğu, davalılar tarafından her ne kadar bu beyana dayanılarak fiili taşıyanın kusursuz olduğu ifade edilse de fiili taşıyan ----- cevap dilekçesinde kazada araçlarının hasar almadığını ve araç içindeki emtiaların sağlam olduğunun görüldüğünü, teslim yerine varıldığında 1 palette kap yırtığının mevcut olması nedeniyle başkaca kaza olmadığından bu olay nedeniyle mevcut olduğunun değerlendirildiği iddia edildiğinden paletteki kap yırtığının ve içindeki koli içerisinde emtiaların konumunda değişiklik ve kayma, separatörlerin hizasında kayma ve yamulmanın kaza nedeniyle olduğunun ve bu kazada kusursuz olduklarına yönelik illiyet bağının mevcudiyeti davalı fiili taşıyan tarafından da cevap dilekçesinde ortaya konulamadığı, kaza tutanağında sadece dava dışı üçüncü aracın hız limitlerini aşmasına yer verilmiş olup kusura ilişkin herhangi bir tespit tutanak içerisinde yer almadığından fiili taşıyanın kusursuz olduğu iddiasının ispat edilememiştir. CMR'nin 30/1. maddesinde alıcının, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde alındığına kanıt oluşturacağı ifade edilmiştir. Anılan maddesinin 2. fıkrasında ise, mal alıcı ve taşımacı tarafından kontrol edildikten sonra, bu kontrolün sonucuna uymayan kanıtların ancak açıkça görülmeyen ziyan ve hasarlar için ve alıcının kontrolden sonra yedi gün içinde (pazar ve resmi tatil dışında) durumu yazılı olarak taşımacıya bildirmesi halinde kabul olunabileceği düzenlenmiştir. CMR'nin anılan maddesi, esas itibariyle gönderilenin taşıyıcıya karşı haklarını kullanabilmesi için teslim anında yapılması gereken düzenlemeleri içermekte, usulüne uygun bir bildirimde bulunmaksızın malları teslim alması durumunda, malların sevk mektubuna uygun olarak teslim edildiğine dair bir karine öngörmektedir. Bu husus, tamamen ispat külfeti bakımından önem taşımakta olup, dava hakkının düşmesiyle bir ilgisi yoktur. CMR Konvansiyonu'na tabi taşımalarda da kural olarak taşıyıcı, malları teslim aldığı andan malları usulüne uygun şekilde teslim ettiği ana kadar meydana gelen hasar, kayıp ve gecikmeden sorumludur. Ancak, taşıyıcı CMR'de yazılı nedenleri ispat ederek bu sorumluluktan kurtulabilir. CMR'nin 30. maddesinde taşıyıcı lehine düzenlenmiş karinenin aksi, taşıtan veya onun halefi olan sigortacı tarafından kanıtlanabilir (Yargıtay ---- Hukuk Dairesinin 30.04.2012 tarihli ve---- Karar sayılı kararı). Somut olayda CMR senedine teslim anında açıkça görülen 1 palette yırtık mevcut olduğu hususu şerh düşüldüğünden 1 palet yönünden bildirimin teslim ile mevcut olduğu, geri kalan paletler yönünden ise dosya kapsamında davacının davalıya bildirildiğine ilişkin dosya kapsamında herhangi bir delilin yer almadığı, CMR m. 30' daki bildirim ve süreninin taşıyıcı lehine sadece karine olduğu, bu sürenin geçmesi halinde dahi geri kalan 6 palet yönünden davacı tarafından karinenin aksinin ispat edilerek zararlar istenebilecektir. CMR'nin 32/1. maddesine göre; bu sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir. Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır. Zamanaşımı başlangıcı ise; teslimde kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde teslim tarihi, tam kayıplarda kararlaştırılan zaman limiti bitiminden 30 gün sonra, kararlaştırılmış zaman limiti yoksa yükün taşıyıcı tarafından teslim alınmasından sonraki 60. Gündür. Dosya kapsamında teslim anında kısmi hasar CMR Senedine şerh düşüldüğünden kısmi hasar kapsamında zamanaşımının hesaplanarak teslim tarihi olan 20.04.2023 tarihinden itibaren 1 yıllık süre 20.04.2024 tarihinde dolduğu, arabuluculuğa başvurunun 12.02.2024 tarihinde yapıldığı ve son tutanağın tarihinin 01.04.2024 olduğu, dava tarihi 18.04.2024 olduğundan CMR m. 32 kapsamında dava süresinde açıldığından davalıların zamanaşımı itirazlarının yerinde olmadığı görülmüştür. Yine ödemeye dair dekont dosyada mevcut olmakla davacının aktif husumetin olmadığına dair itirazlar yersizdir. Zararın miktarına ilişkin uyuşmazlık da netleşmiştir. Davacı sigorta vekili tüm ürünün hasarlı olduğunu ispata yarayan bir delil tespiti veya denk bir delil ibraz edememiştir. Sadece araçların güvenliği için ürünün hassas olduğunu belirtmesi yeterli değildir.Ziya ve hasar halinde tazminatın hesaplanmasına ilişkin CMR'nin 23. maddesine göre; emtianın kısmen veya tamamen kaybı halinde tazminat, emtianın taşınmak üzere teslim edildiği yer ve tarihteki değerine göre hesaplanır. Ancak kısmi kayıp halinde, sorumluluk miktarının tespitinde kaybedilen kısmın ağırlığına göre taşıyıcının sorumlu olduğu miktar belirlenmelidir. Bu durumda tazminat, eksik brüt ağırılığın kilogram başına 8,33 SDR tutarını aşamaz. CMR'nin 29. maddesinde ise, "hasar taşımacının kendi kötü hareketinden veya isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusurdan ileri gelmiş ise, taşımacı, sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan yahutta kanıt yükünün karşı tarafa yükleyen bu maddenin hükümlerinden faydalanamaz" denilmek suretiyle taşımacının sınırsız sorumluluk halleri sayılmıştır. Dosya kapsamına göre davalı taşıyıcıların CMR 29. maddesi hükmüne göre ağır kusurlu olduklarından söz edilemez. Somut olayda davacılar tarafından tam ziya halinin mevcut olduğu belirtilerek 7 paletin tamamı yönünden sovtaj bedeli düşülerek sigortalıya yapılan ödemenin rücuen tazmini talep edilmişse de bilirkişi raporlarında sovtaj bedeliyle satılan ürünlerde inceleme yapılması gerektiği belirtilerek CMR senedine de şerh düşülen 1 palet dışındaki diğer paletler yönünden inceleme yapılmadan hasar yönünden değerlendirme yapılamayacağı belirtilmiştir. Bilirkişilerin bu tespiti mahkememizce de benimsenmiştir. Kaldı ki diğer 6 palet sovtaj bedeliyle üçüncü kişilere satıldığından ve satım öncesi bir tespit yaptırılmadığından, artık bir inceleme yaptırılması ve hasarın kaza sebebiyle oluşup oluşmadığının anlaşılması da mümkün değildir. Emtianın sadece otomotiv sektöründe önemli bir güvenlik ekipmanı olduğunu ileri sürmek veya bu varsayımı kabul etmek; taşıyan,taşıtan tarafından hiç bir tespitin yapılmadığı somut olayda davacının 7 paletin tamamının hasarını isteyebileceği sonucunu çıkarmaz. Taşıma esnasında hasarlanan ürünün 1 palet 240 adet 431 kg. (brüt) emtia olduğu belirlenmiş, tazminat hesaplaması yapılırken bu ağırlık esas alınmış, 431 X 8,33 = 1.999,2 SDR üst limiti ile davalıların hasarın bu kadarlık kısmından CMR kapsamında sınırlı sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Yargıtay ---. Hukuk Dairesi'nin 16.04.2018 tarih ve ----- Esas --- Karar ve benzer pek çok kararda belirtildiği üzere "...CMR Konvansiyonunun 23/7 maddesine göre SDR hesabında karar tarihine en yakın kurun esas alınması gerekmektedir”. Yine somut olaya uygun düşen Yargıtay ----. Hukuk Dairesi'nin 06.10.2022 tarih ve ---- Esas ---- Karar sayılı emsal ilamına göre “Bu itibarla mahkememizce karar tarihi güncel SDR kuru esas alınmak suretiyle hesaplama yapılması isabetli ise de, bulunan sınırlı sorumluluk miktarının (22.212,95 TL) yine karar tarihi kur esas alınmak suretiyle Euro’ya çevrilmesi ve bulunacak bu tutara hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile hesaplamada dava tarihindeki kurun dikkate alınması doğru olmamış” ilk derece kararı bozulmuştur. Karar tarihi itibariyle ---- ilan ettiği SDR/TL kuru 62,8199 olup; 1.999,2 X 62,8199 = 125.589,54 TL üst limit ile sorumlu olunacaktır. Türk Lirası cinsinden olan bu üst limit, yine karar tarihinde geçerli olan Euro efektif satış kuru olan 53,5642 oranına göre, 2.344,65 Euro’ya tekabül etmektedir. Davalıların sorumluluğu, talep edilen para birimi olan Euro cinsinden 2.344,65 Euro ile sınırlı olacaktır. Sonuç olarak, sigortalısının zararını karşılayarak haklarına halef olan davacı sigorta şirketinin, (kast veya kasta eşdeğer ağır kusurun varlığını ortaya koyamadığından sınırlı sorumluluk ilkesi uyarınca) 2.344,65 Euro’yu, sigorta tazminatını sigortalısına ödediği (14/08/2023) tarihten itibaren davalı ---- dışındaki diğer davalılardan CMR'nin 27. Maddesine uygun biçimde yıllık %5 faiz ile talep edebileceği anlaşılmış, aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın, davalı ----- dışındaki davalılar yönünden KISMEN KABULÜNE; 2.344,65 Euro maddi tazminatın (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalılar; --- Şirketi, ---- Şirketi'den 14.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %5 faiz ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın REDDİNE, 2-Davalı ----- yönünden davanın PASİF HUSUMET YOKLUĞU NEDENİYLE REDDİNE; 3-Alınması gerekli 5.568,93 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 84.319,20 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 78.750,27 TL' nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 5.568,93 TL peşin harcın toplamı olan 5.996,53 TL’ nin davalı; ---- Şirketi ile ---- Şirketi' nden müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından sarfedilen 73.000,40 TL toplam yargılama giderinin haklılık oranına göre takdiren (%1,65 kabul, %98,35 red) olmak üzere 1.206,00 TL’ nin davalı; ----- müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine, 8- Kabul edilen kısım için AAÜT'ne göre davacı vekili için takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı; --- Şirketi ile -----Şirketi' nden müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 9-Reddedilen kısım yönünden, AAÜT'ne göre takdir olunan 45.000,00 TL' lik vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı; ----Şirketi vekiline verilmesine, 10-Husumetten red kararı için davalı -----. vekili için AAÜT'ne göre takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı ---- vekiline verilmesine, 11-6325 Sayılı Kanun m. 18/A-13 uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 3.800,00-TL haklılık oranına göre takdiren (%1,65 kabul, %98,35 red) olmak üzere 62,74 TL' nin davalı; ---Şirketi ile ----- Şirketi' nden, kalan 3.737,26 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili, davalı ---- vekili ve e duruşma ile bağlanan ---- vekili ile ---- vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.