Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1570 E. 2026/1256 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1570
Karar No
2026/1256
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO : 2023/1570

KARAR NO : 2026/1256

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 26/04/2023

NUMARASI : 2020/578 Esas - 2023/394 Karar

DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat

KARAR TARİHİ: 22/05/2026

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;16.10.2012 tarihinde plakası tespit edilemeyen aracın, metal bariyer döşeme işi yapan yaya müvekkiline çarpıp kaçması sonucu meydana gelen kazada, müvekkilinin yaralanarak malul-sakat kaldığını, kazaya asli ve tam kusuruyla sebebiyet veren araç plakasının tespit edilemediğini, Sigortacılık Kanunu madde 14/2,a bendi gereği faili meçhul aracın sebep olduğu kaza neticesi oluşan maluliyete ilişkin tazminat ödemesinden ... Hesabı’nın sorumlu olduğunu, müvekkilinin elindeki rapor ve belgelerle maluliyet tazminatının alınması amacıyla davalı ... Hesabı'na başvuru yaptığını ancak taleplerinin reddedildiğini belirterek HMK. 107/1-2 maddesine göre dava açarken net tazminat miktarını bilinmediğinden ilerde eksik harcı tamamlayarak dava değerini artırma ve diğer fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; 200,00 TL bakıcı gideri, 300,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 6,500,00 TL daimi iş göremezlik (malullük-sakatlık-özür) olmak üzere toplam 7.000,00-TL malullük-sakatlık -özür (bakıcı, geçici ve daimi iş göremezlik tazminatının) maddi tazminatının, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt-avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Başvuru şartı yerine getirilmediğinden dava ikame edilmesinde müvekkili ... Hesabı'nın kusuru bulunmadığını, başvuru şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacının, Adli Tıp Kurumu veya mahkememizce takdir edilecek resmi ve yetkili bir hastane tarafından, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik esasları çerçevesinde muayene edilmesi sağlanarak usul ve yasaya uygun olarak düzenlenmiş, şahsın trafik kazasından kaynaklanan arazlar nedeniyle kesin ve kalıcı maluliyetini gösterir rapor aldırılması gerektiğini, sağlık giderleri teminatının Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğunu ve ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve ... Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesi hükmü gereğince sona erdiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü ile, 125.848,78-TL sürekli iş göremezlik tazminatının 13.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik maddi tazminat isteminin reddine" karar verilmiştir.

Bu karara karşı davalı ... Hesabı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı ... Hesabı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Yerleşik içtihat gereğince, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın varlığının somut delillerle ispat edilemez ise talebin reddedilmesi gerektiğini, kazanın meydana geliş şekli bakımından, kazaya plakası tespit edilemeyen aracın sebep olduğunun gösterebilecek tanık ve kamera kaydı gibi herhangi bir iz ve delil mevcut olmayıp, bilinmeyen aracın varlığının somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini, başvuru sahibinin, plakası tespit edilemeyen aracın varlığını ve kusurlu bulunduğunu ispat etmek ile yükümlü olduğunu, başvuru şartlarının yerine getirilmediğini, ıslah tarihi itibarıyla zamanaşımının dolduğunu, rapor ücreti ödenmesine hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, mevzuata uygun olmayan ve hükme esas alınmaması gereken rapora ilişkin söz konusu talebin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.

Dosya kapsamından 31/10/2020 tarihinde plakası tespit edilemeyen aracın, metal bariyer döşeme işi yapan davacı yaya ... ve dava dışı ...'a çarpıp kaçması sonucu meydana gelen kazada, davacının yaralandığı iddiası ile davalı aleyhinde maddi tazminat talep edilmektedir.

Mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araç sürücüsü, yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, aracının hızını mahal şartlarına uygun hale getirip yol üzerindeki yaya hareketlerini kontrolü altında tutması gerekirken, bu hususlara riayet etmeyerek, yol kenarında görünür vaziyette bulunan yayalara aracının muhtelif kısımlarıyla çarpması sonucu meydana gelen olayda, % 100 oranda asli derecede kusurlu, davacı ..., yol kenarında bariyer çalışması yapar iken kontrolsüzce gelen aracın sadmesine maruz kaldığı olayda, hatalı tutum ve davranışı bulunmadığından atfı kabil kusuru olmadığı bildirilmiştir. Bu durumda kusur raporunun olayın oluşuna uygun düştüğü, alınan kusur raporuna göre de davalının tam kusurlu olması nazara alındığında İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınmasında usule ve yasaya aykırılık bulunmadığından kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiği yönündeki istinaf yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E.- 2024/5474 K., 2023/12136 E. - 2024/5730 K., 2022/11212 E. - 2024/8084 K. sayılı kararları).

Kazaya karışan araç sigortasız olup davacılar tarafından kazaya karışan sigortasız araç için ... Hesabı'na başvuru yaptıktan sonra verilen eksik belge temini talebi üzerine dava açıldığına göre KTK'nın 97.madddesindeki başvuru koşulu yerine getirildiğinin kabul edilmesinde usul ve yasaya aykırılık yoktur.

İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından yürürlükte bulunan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir.

Dava, maddi tazminat yönünden HMK'nın 107/1. maddesi hükmüne göre belirsiz alacak davası olarak açılmıştır.

Belirsiz alacak davasında zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için değil, tüm dava için kesilir. 6100 sayılı HMK hükümleri gereğince davacının iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın, davanın başında belirtmiş olduğu alacak talebini HMK'nın 107/1. maddesi hükmüne göre bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak belirlendiği anda arttırması mümkündür. HMK'nın 107/2. maddesi gereğince yapılacak bu artırım bir ıslah olmadığı gibi bu artırım nedeniyle zamanaşımının da gerçekleştiğinden söz edilemeyeceğinden davalı vekilinin ıslah zamanaşımına ilişkin istinaf talebi yerinde değildir (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/20495 E.ve 2019/7842 K.sayılı kararı).

Dosya kapsamından 17/02/2021 tarihinde kaza tarihinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen kamyonetin davacıya çarpması nedeni ile kazanın meydana geldiğini, kaza nedeniyle yaralanarak malul kaldığını beyan ederek maddi tazminat isteminde bulunmuştur.

Dosya kapsamında kaza nedeniyle düzenlenen kaza tespit tutanağı bulunmadığı, kazayı gören kamera kaydının bulunmadığının tespit edildiği, davacının hastaneye kendisinin başvurduğu kayıtlara trafik kazası olarak girildiği, soruşturma dosyasında daimi arama kararı verildiği görülmektedir.

Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 6/1). 4721 sayılı Kanun’un bu hükmü 6100 sayılı Kanun’un 190. maddesinin birinci fıkrasında bir başka biçimde yinelenmiş olup; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir” denilmiştir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilememiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Diğer taraf, ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK m. 191/1). İspat yükü kendisine düşen taraf bir vakıayı ispat ettikten sonra, artık ispat yükü aksini iddia eden karşı tarafa geçer. Bunun üzerine karşı tarafın o olgunun doğru olmadığını veya başka bir olgu nedeniyle hükümsüz kaldığını ispat etmesi gerekir.

Somut olayda; kaza tespit tutanağının beyana göre düzenlendiği, ceza soruşturmasının yapıldığı Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığı’ nın 2012/4527 Soruşturma - dosyasında daimi arama kararı verilmiştir. Kaza anına ilişkin kamera görüntüsü tespit edilmemiştir. Kaza anında bulunan işçilerin tanık sıfatı ile beyanları alınmıştır.

Bu durumda iddia olunan trafik kazasının varlığını ve varsa araç sürücüsünün kusurunu ispat yükü davacıya aittir. Mahkemece öncelikle savcılık dosyası, kazaya ilişkin tüm belgeler, olay yeri görgü ve tespit tutanağı, tanık olarak beyanı alınan ...'nun davacıya araba çarpmadığına ilişkin beyanı, olayın meydana geliş şekli ve yeri göz önünde tutularak, davacıda oluşan yaralanmanın meydana geliş şekli itibari davacı beyanına göre gerçekleşip gerçekleşmeyeceği ve kusur durumu hususlarına ilişkin doktor bilirkişi ve trafik bilirkişisinden ayrıntılı, denetime elverişli şekilde rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/1593 E. ve 2020/4240 K. sayılı kararı).

Açıklanan nedenlerle, davalı ... Hesabı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :

1-Davalı ... Hesabı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,

4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,

5-Davalı ... Hesabı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/05/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1570, K. 2026/1256, T. 26.04.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1570-e-2026-1256-k-c71d9bfcd6bd