İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/124 E. 2026/542 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/124
Karar No
2026/542
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/124 KARAR NO : 2026/542

DAVA : İflas (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156)) DAVA TARİHİ : 30/12/2021 KARAR TARİHİ : 10/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan İflas (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilİ davacı şirket yüklenici sıfatıyla 2010 yılından 2015 yılları yılları arasında eski ünvanı ---- olan davalı şirket ile imzalamış olduğu İnşaat Taahhüt Sözleşmeleri dahilinde, --- Mevkiinde, ---- içinde bulunan-----sayılı parsellerde sırasıyla " Katı Atık Toplama, Aktarma ve Katı Atık İşleme Entegre Tesisleri anahtar teslimi yapılması, montajı işlerini ve Soğuk Hava Deposu inşaatını gerçekleştirdiğini, ana sözleşme ve mutabakat konusu işler dışında, yapılması gereken ek işler ve tedarik gereken mal ve ürünler de davalı şirket tarafından, müvekkili davacı şirkete sipariş edildiğini, müvekkili şirketin, Alt Yüklenici Sözleşmeleri kapsamında yüklendiği işlerin tümünü yerine getirdiğini, müvekkili davacı Şirket, üstlendiği işlerin tümünü zamanında bitirmiş olmasına ve bitirdiği işlere ilişkin hak edişlerine ilişkin faturaları, sözleşmeye uygun şekilde düzenlemesine ve davalı şirkete teslim etmesine rağmen, davalı şirket ödemelerini gecikmeli ve eksik olarak yapmış ve 2018 yılından sonra da müvekkili davacı şirkete yaptığı ödemeleri tümüyle durdurduğunu, davalı şirketin müvekkili şirkete yaptığı ödemeler, fatura bazında düzenli olarak yapılmadığından, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi olmasa da, yıllar boyunca karşılıklı hesap mutabakatları yapılmak suretiyle, müvekkili şirketin güncel alacaklarının kaydı tutulduğunu, davalı şirketin, müvekkili davacı şirkete karşı olan sözleşmelerden doğan borçlarını ödememekte ısrar etmesi üzerine, tarafımızca ----.İcra Müdürlüğü' ----. Sayılı iflas yolu ile adi takibi davalı şirkete karşı başlatıldığını, Mahkememiz tarafından icra dosyası celp edildiğinde görüleceği üzere, takip dayanağı olarak müvekkili şirketin 2014-2018 yıllarına ilişkin faturaya bağlı alacaklarından, faturaların düzenleme tarihlerinden sonra, yasal ödeme süreleri dikkate alınarak, davalı şirket tarafından yapılmış ödemeler düşüldükten sonra, faturaların temerrüt tarihlerinden itibaren TL olanlarına T.T.K. Md.1530' da dikkate alınmak suretiyle yıllık avans ve Avro olanlara ise kamu bankalarının en yüksek mevduat faizi oranından faiz yürütülmüş ve işlemiş faiziyle birlikte feri'leri dışında davalı şirketten takip tarihi itibariyle talep ettiğimiz tutar 406.176,00 Avro ve 6.550.048,43 TL olduğunu, örnek 11 İflas Yolu İle Adi Takibe ilişkin Ödeme emri 18.01.2021 tarihinde davalı şirkete tebliğ edilmiş ve davalı şirketin süresinde davalı itiraz etmemesinden ötürü takibimiz kesinleşmiş ise de daha sonra tebligattan geç haberdar oldukları iddiasıyla davalı şirket tarafından takibin tümüne itiraz edilmiş ve tebligat tarihinin 01.03.2021 olarak düzeltilmesi için ---.İcra Hukuk Mahkemesi'ne ---- Esas sayılı davası açılmış ve bu talepleri de bizce haksız olsa da adı geçen Mahkemenin ----Sayı ve 31.03.2021 tarihli karar ile kabul edildiğini, karara karşı tarafımızca istinaf başvurusu yapılmış ise de dosya henüz istinaftan dönmediğini, davalı şirketin, tebligatın düzeltilmesine ilişkin şikayetinden önce takibin kesinleşmiş olmasından ötürü tarafımızca, iflas davası açısından zorunluluk oluşturması nedeniyle, ---Bürosu' na --- no' lu başvuru yapılmış ve ---- arabulucuk numarası ile başvuru yapılmış ve 31.03.2021 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek özetle davanın kabulü ile davalı şirketin iflasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle usuli olarak itirazları bulunduğunu, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiğini, bununla birlikte zamanaşımı itirazları da bulunduğunu, müvekkili şirketin her türlü katı atığın toplanması, bunların ayrıştırılarak geri dönüşüm ve geri kazanım yollarıyla değerlendirilmesi, enerji elde edilmesi, organik atıklardan gübre ve kompost elde edilmesi, elde edilen enerjinin kullanımı, tehlikeli atıkların proliz v.b. metotlarla bertaraf edilmesi amacıyla tesisler kurmak ve işletmek faaliyeti ile iştigal ettiğini, bu kapsamda; ----- nüfusun gıda ihtiyacının karşılanması için, sınırlı su ve toprak kaynaklarına rağmen, kurguladığı iş modeli ile katı atıkların kaynakta ayrıştırılarak toplanması, işlenmesi, geri dönüştürülmesi, biyogaz aracılığı ile elektrik ve ısı enerjisi elde edilmesi, kompost ve organomineral gübre üretilmesi ve değerlendirilemeyen atıkların da nihai bertarafı alanlarında, Dünyada ve Türkiye’deki son teknolojiye sahip olarak ---- yöresinde faaliyet göstermekte olup alanında kendini kanıtlamış köklü bir şirket olduğunu, müvekkili şirket bir takım nedenlerle konkordato talep etmiş olup ilgili dosya şu anda ---- Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- Sayılı dosyası ile derdest olduğunu, hatta anılan konkordato talepli ----. Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosyanın da; davacısının ---- 20/12/2021 tarihinde konkordatoya başvurması, konkordato geçici mühlet kararı verilmesi ve halihazırda dosyanın derdest olması, ---- davacıları ---- tek ortağı ve yöneticisi olması, şirketler arasında organik ve fiili bağ bulunması, konkordato tasdik yargılamasında verilecek kararların her üç şirketi doğrudan etkileyeceği ve tasdik yargılamalarının birlikte görülmesi gerektiği anlaşılmakla, HMK'nun 166.maddesi gereğince ---Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine dair karar verildiğini, bu nedenle eldeki davaya ilişkin olarak konkordato talebine dair herhangi bir karar verilmeden hüküm kurulamayacağından ve de konkordato talepli davanın eldeki davanın esasını etkileyeceği açık olduğundan ----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---Esas sayılı Sayılı dosyasının eldeki dava açısından bekletici mesele yapılmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek sonuç olarak özetle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, İİK 154. maddesinde düzenlenen iflas yolu ile takibe karşı yapılan itirazın kaldırılması ile borçluların iflasına karar verilmesi istemine ilişkindir.Mahkememizin ----sayılı dosyasında yapılan ilk yargılamada, dava şartlarının tamam olduğu anlaşılmış, esasa geçilmiş, kök ve ek raporlarla bilirkişi marifetiyle alacağın varlığı anlaşılmış, itirazın kaldırılmasına karar verilmiş, ilanlar yaptırılmış, depo emri hazırlanarak borçluya gönderilmiş depo emri yerine getirilmediği için davalının iflasına karar verilmiştir. Bu karar borçlu tarafından istinaf edilmiş, --- Bam ---- HD nin ----- sayılı kararıyla borçlunun zamanaşımı defi yönünden inceleme yapılmadığı, dayanak faturaların 30/12/2011 ila 26/11/2018 tarihleri arasında muhtelif zamanlarda düzenlenmiş muhtelif sayıda faturalar olduğu, davalı tarafça muhtelif tarihlerde kısmi ödemelerde bulunduğu, davacı tarafça 29/12/2020 alacağın tahsili amacıyla iflas yolu ile adi takip başlatıldığı, faturaya konu işlerin teslim tarihi belirlenmek suretiyle TBK’nın 149. maddesi uyarınca, müeccel alacakların muacceliyet tarihleri tespit edilerek, davalı tarafça yapılan kısmi ödemelerde dikkate alınarak TBK 147,6 ve 154 Maddeleri gereğince davalının zamanaşımı itirazının değerlendirilmesi” gerekçesiyle kaldırılmıştır.Kaldırma kararı sonrası dosya iş bu esasa kaydedilmiş, taraflar istinaf kararına göre beyanlarını ve yazılı delillerini sunmuştur. Davacı, davalı şirkete alt yüklenici olarak edimlerini ifa ettiklerini ancak davalının hakedişe konu faturaları ödemediğini, bakiye 406.176 Euro ve 6.550.048,43 TL alacağın tahsili için iflas yoluyla takip başlattıklarını davalının ödeme emrine itiraz ettiğini, itirazın kaldırılması ve davalının iflasına karar verilmesini talep etmiştir.İcra dosyası celp edilerek incelendiğinde; davacının 30/12/2020 tarihli takip talebi ile ---- İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı iflas yoluyla adi takibi başlattığı görülmüştür.Borçlunun ödeme emrinin tebliği hususunun icra mahkemesine yapılan şikayetlere konu olduğu, --- İcra hukuk mahkemesinin----sayılı kararında öğrenme tarihinin 01/03/2021 olarak kabul edilidği, bu kararın istinaf edilmesi üzerine ---. BAM ---- HD nin-----sayılı kararla esastan red kararı verildiği, bu kararın temyiz edildiği, Yargıtay ---- HD nin ---- sayılı Kararla onanmasına karar verildiği; böylece sonuçta borçlunun 01/03/2021 tarihinde takibi öğrendiği ve 03/03/2021 tarihinde süresi içinde borca, faize, ferilerine itiraz ettiği anlaşılmıştır. Davacının sunduğu hesap mutabakatlarına göre taraflar (davalı şirketin o tarihteki muhasebecisi ile davacı şirketin muhasebecisi arasında yapılmış) 2016, 2017, 2018 ve 31 Aralık 2019 tarihli sene sonu borç alacak mutabakatları yapmışlardır. Bunlara göre davalı şirketin davacı şirkete olan borcu 31 Aralık 2016 itibariyle TL bazında 365.542,35 TL ,Euro bazında ise 329.989,77 TL, 31 Aralık 2017 itibariyle TL bazında 692.263,29 TL Euro bazında 329.989,77 TL, 31 Aralık 2018 ve 31 Aralık 2019 itibariyle TL bazında 977.616,04 TL ve 329.989,77 Euro' dur. Davacı şirketin Euro bazında olan alacağına ilişkin olarak 2011-2014 tarihleri arasında düzenlediği faturalara ilişkin davalı 20.01.2015' de 50.000,00 Euro, 26.01.2015' de 100.000,00 Euro ve 26.05.2016' da 71.540,00 Euro ödemeleri yapmıştır. Kısmi ödemelerle zaman aşımı süresinin kesildiği açıktır. Kaldı ki nihayetinde davalı şirketi muhasebecisi ----- tarafından, müvekkil davacı şirketin muhasebecisi ----- gönderilen 19.08.2019 tarihli e-mail mesajında davalı şirketin, davacıya 329.989,77 Euro ve 329.989,77 TL borcu olduğu belirtilmiştir. Takip tarihinin 30/12/2020 olduğu, alacağın TBK nun 147, 154 maddelerine göre zaman aşımına uğramadığı anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından BAM kaldırma ilamı sonrası 05.03.2026 tarihli beyan dilekçesi ile; 2010 yılına ait sözleşmede geçen birim fiyat listesinin sunulmadığını ve sunulmaktan kaçınıldığını, sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, eser sözleşmesinde parça parça teslimin kararlaştırılması halinde her parçanın teslimi ile alacağın muaccel hale geleceğini, iflas davasına konu olan icra takibinin çoğunluğunun 2014 tarihli faturalardan oluştuğunu, müvekkili şirketin yöneticisinin veya yetkilisinin mutabakatta bulunmadığını, 2016-2017-2018 yıllarına ait mutabakatta şirket yöneticisi veya yetkilisinin imzasının bulunmadığını, taraflar arasında cari hesap sözleşmesinin bulunmadığını, banka dekontlarında herhangi bir açıklamaya yer verilmediğini, bu ödemelerin dava konusuna ait olduğunun davacı tarafından ispatlanmak zorunda olduğunu, borca batık olmadıklarını beyan etmiştir. Davacı tarafından beyan dilekçesi ekinde kısmi ödemelere ilişkin dekontların sunulduğu görülmüştür. 20.01.2015 tarihli --- Dekontunda davalının 50.000,00 EUR ödeme yaptığı, 16.06.2016 tarihli ---- dekontunda davalının 71.540,00 TL ödeme yaptığı, 06.01.2016 tarihli ---- dekontunda davalının 100.000,00 EUR ödeme yaptığı görülmüştür. Davalı tarafından işlem açıklamasına yer verilmemesine ayrıca dayanılmış ise de havale yoluyla bankadan gönderilen paranın açıklamasız gönderilmesi durumunda yerleşik yargıtay kararları uyarınca borcun ödendiği kabul edildiğinden taraflar arasında başkaca bir sözleşme veya borç ilişkisi de öngörülmediğinden ödemenin bu davaya konu sözleşmeler ve faturalar nedeniyle ödendiğinin kabulü gerekmektedir. Taraflar arasında 13.09.2010 tarihli sözleşme ile başlayan ve 31.12.2015 tarihli ek protokolle 15.04.2016 tarihine kadar sözleşmenin uzatıldığı, bu kapsamda taraflar arasındaki ilişkinin 6 yıla yakın bir süreye yayıldığı, tarafların sözleşmeden kaynaklanan alacakların sürekli borç ilişkisine benzeyen eser sözleşmesinde kabule kadar devam etmesi gerektiği, 15.04.2016 tarihinden itibaren 5 yıllık süreçte sözleşmeden kaynaklanan alacakların istenebileceği, kaldı ki zamanaşımının bu tarihten itibaren işleyeceği kabul edilmese dahi davalı tarafından 20.01.2015 tarihli --- Dekontunda davalının 50.000,00 EUR ödendiği, sözleşme imza tarihi 13.09.2010 olduğu gözetildiğinde teslim değil imza tarihinden itibaren bile 5 yıl süre geçmeden kısmi ödemenin gerçekleştirilerek TBK m. 154/1 kapsamında zamanaşımının kesildiği, davalının beyan dilekçesinde sunduğu 30.12.2011 tarihli faturanın kısmi borç ödemesi olarak kabul edilmesi gerektiği değerlendirildiğinde ilk zamanaşımı kesilmesinin bu tarih itibariyle başladığı, tarafların BA / BS Formlarının bilirkişi raporlarında her sene uyumlu olduğu da tespit edildiğinden davalının vergi dairesine her sene bildirdiği tutarlar hakkında zamanaşımı itirazında bulunamayacağı, Beyan dilekçesi ekinde davacı tarafından sunulan cari hesap mutabakatları incelendiğinde 31 Aralık 2016 tarihli mutabakatta tarafların şirket kaşe imzası altında davalı ----- tarafından denetim için istenen cari hesap mutabakatının ----- tarafından gönderildiği, tarafların bu mutabakatı imzaladığı değerlendirildiğinde 31 Aralık 2016 tarihi itibariyle de zamanaşımının kesildiği, sonra her sene 2017-2018-2019 tarihinde ---- tarafından gönderilen mutabakatın davacı tarafından imzalandığının görüldüğü, en son davalının muhasebecisinin 19.08.2019 tarihli maili ve 2019 tarihli mutabakat formunun birbiriyle uyumlu olduğu da değerlendirildiğinde mutabakat tarihleri itibariyle de zamanaşımının kesildiği, en son 30/12/2020 tarihli iflas yoluyla takiple de zamanaşımının kesildiği, davanın tarihinin 30/12/2021 olduğu da gözetildiğinde zamanaşımının dolmadığı anlaşılmıştır. Davalı şirket, muhasebecisinin yaptığı mutabakatları kabul etmediklerini belirtmişlerse de, kaldırma öncesinde de ve sonrasında şirket çalışanına dair bir itirazları, açılmış bir davaları yoktur. Her yıl verilen BA ve BS formlarının uyumlu olması, davalının ticari defterlerini sunmaması bir arada değerlendirildiğinde bu hesap mutabakatlarını inkar dürüstlük kuralına aykırıdır. Alacağın zamanaşımına uğramadığı anlaşılmış, davalının defter ibrazından kaçındığı somut olayda tekrar defter incelemesi yapılması gerekmediği anlaşılmış, itirazın kaldırılmasına karar verilmiştir. Eksiklik olmaması için İİK.nun 166. Maddesine göre ilanlar tekrar yaptırılmıştır.(--- 13/05/2026, BİK’nda 01/05/2026) İcra müdürlüğüne yazılan yazı cevabına gelen güncel kapak hesabına göre, Yargıtay ---. Hukuk Dairesinin 05/09/2013 tarihli ----sayılı kararında da belirtildiği gibi depo emrine esas olacak tutarın kararın verildiği güne kadar alacağın esas ve eklentileri hesaplattırılıp duruşma günü tarihi itibariyle hesaplanmış ve depo emri hazırlanmıştır. Depo emri Türk Lirası cinsinden olması gerektiğinden (Y. -- HD, --- asıl alacak ve faiz yönünden Euro alacağı TL efektif satış kuruna çevrilmiştir. 10/06/2026 duruşma tarihine göre hesaplanan güncel depo emri, borçlu şirkete ve vekiline ayrı ayrı 02/05/2026 tarihinde tebliğ edilmiş, depo emri yerine getirilmemiş, davalının iflasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE; 2----- Ticaret Sicil Müdürlüğünde ---- ticaret sicil numarasında kayıtlı, ----- ŞİRKETİ’nin İİK.nun 158.maddesi uyarınca İFLASINA, 3-İflasın 10/06/2026 günü saat 16:25 itibariyle açılmasına, 4-İflas kararının ----- İflas Müdürlüğüne derhal bildirilmesine, 5-İflas avansının İflas Müdürlüğü’ne aktarılmasına, 6-İflas Kararının --- Gazetesinde İİK'nun 166. Maddesindeki usulle ilanına, 7-Alınması gerekli 732,00-TL başvurma harcı ile 732,00-TL peşin harcın toplamı olan 1.464,00-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 8-Davacı tarafından yapılan 50.446,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 10-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine, 11-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.ye göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili, ---- vekili ve e-duruşma yolu ile celseye katılan davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/124, K. 2026/542, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-124-e-2026-542-k-02ffbeee3d7b