Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2012/10636 E. 2012/15542 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/10636
- Karar No
- 2012/15542
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması Hüküm : TCK’nın 267/1, 269/1, 62, 53, 58/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Gerekçeli karar başlığında suç adının “iftira” olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiş, gerçek kimliği kolluk tarafından 17.10.2009 tarihli tutanak ile tespit edildikten sonra Cumhuriyet savcılığındaki aynı tarihli ifadesinde başkasına ait kimlik bilgilerini kullandığını söyleyen sanık hakkında TCK'nın 269. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- İddianamede yer almadığı halde ve sanığa CMK'nın 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı tanınmadan, TCK'nın 58/6. maddesinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 2- Sanığın eyleminin TCK’nın 268. maddesinde düzenlenen suçu oluşturmasına ve mahkemenin kabulünün de bu yönde olmasına rağmen, temel cezanın tayininde anılan maddenin gösterilmemesi sureti ile CMK’nın 232/6. maddesine muhalafet edilmesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 24.12.2012 tarihinde Bozmanın (1) nolu bendinin gerekçesi yönünden üye ...'in karşıoyu ve oyçokluğu ile diğer neden yönünden oybirliğiyle karar verildi. KARŞI OY: CMK’nın “Suçun niteliğinin değişmesi” başlıklı 226. maddesinin 1. fıkrasındaki düzenlemeye göre suçun niteliğinin değişmesi halinde, 2. fıkrasındaki düzenlemeye göre de cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hallerin ilk defa duruşma sırasında ortaya çıkması durumunda, sanığın bu hususlarda önceden haberdar edilip savunmasını yapabilecek bir halde bulundurulması gerekmektedir. Diğer bir deyişle, bu durumlara yönelik ek savunma yapabilme olanağının sağlanması icap eder. Ancak, sanığın mükerrir olduğunun yargılama sırasında tespiti, mükerrirliği bazı suçların nitelikli hali olarak öngören özel düzenlemeler ayrık tutulmak şartıyla, suçun hukuki niteliğinde bir değişiklik meydana getirmez. Ayrıca suçta tekerrür hali, yürürlükten kalkmış bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 81 ve 85. maddelerindeki düzenlemelerden farklı olarak, yeni ceza sisteminde mahkemece hükmolunacak ceza miktarında değişiklik veya artışa da neden olmamaktadır. Keza TCK’nın suçta tekerrürü düzenleyen 58. maddesi, “Güvenlik tedbirleri”ne ilişkin 53-60. maddeler arasında yer almakta ise de, güvenlik tedbiri niteliğinde değildir; mahiyeti itibariyle infaza taalluk eden ve şartla salıverilmeyi ilgilendiren bir kurumdur. Bu nedenlerle, CMK’nın 226. maddesinde sınırlı biçimde sayılan hallere girmeyen suçta tekerrür halinin TCK’nın 58. maddesi uyarınca kararda saptanacak olması, sanığın bu hususta savunma yapabilecek durumda bulundurulması zorunluluğunu doğurmaz. Başka bir deyişle, mükerrirliğin tespiti nedeniyle ek savunma verilmesi gerekli değildir. Buna karşılık, Ceza Muhakemesi Kanununun duruşmada okunması zorunlu belgeleri düzenleyen 209. maddesine göre, sanık hakkındaki adli sicil özetlerinin ve delil olarak kullanılacak belgelerden olması itibariyle de önceki mahkumiyet ilamlarının duruşmada okunması zorunludur. Somut olayda, sanığın adli sicil özeti duruşmada okunmamış, CMK’nın 209. maddesindeki zorunlu işlem yerine getirilmemiştir. Bu yanılgılı uygulama bir yandan savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurmuş, öte yandan, CMK’nın duruşmada okunmayan ve dolayısıyla yargılama sırasında yargılama süjelerinin bilgisine sunulmayan bir kanıta hükümde dayanılmasını yasaklayan 217. maddesine aykırılık oluşturmuştur. Bu itibarla, hükmün yukarıda açıklanan ve savunma hakkını kısıtlayan bu usul yanılgıları nedeniyle bozulması gerektiğini düşündüğümden, sayın çoğunluğun (1) nolu bentte kabul ettiği bozma gerekçesine katılmıyorum. 24.12.2012