Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/855 E. 2026/2651 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/855
Karar No
2026/2651
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1791 E., 2025/2389 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/811 E., 2021/119 K.

Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davacı ... vekili, davalılar Hazine, ... vekilleri ile fer'i müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı ... vekili, ...köyü 1016 parsel sayılı ve 5374,67 m² yüzölçümündeki taşınmaz hakkında 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) uyarınca yapılan doğrudan satış başvurusuna taşınmazın 2/B madde alanında kalmadığı gerekçesiyle olumsuz cevap verildiğini, ancak taşınmazın 2/B alanında kaldığını belirterek, taşınmazın tapu kaydına 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve davacının kullanımında olduğuna dair şerh verilmesini talep etmiştir. 2. Fer'i müdahale talebinde bulunan ... vekili, dava konusu taşınmazın Hazine adına kayıtlıyken Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 04.10.2013 tarihli ve 2013/67 sayılı kararıyla özelleştirme kapsamına alındığını, İdarenin 09.08.2017 tarihli yazısıyla davalı şirkete devri yapılarak, 13.09.2017 tarihinde tapuda tescil işleminin gerçekleştirildiğini, davalı şirketin İdarelerine ait kamu şirketi olduğunu, taşınmazın İdareleri tasarrufunda olması nedeniyle öncelikle müdahale talebinin kabulüne; davaya davalı yanında müdahil olarak katılmalarına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.02.2021 tarihli ve 2020/811 Esas, 2021/119 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne; dava konusu taşınmazın şerhler hanesine "bu parsel 2/B arazisi olup ...'ün zilyetliği altındadır" şerhinin yazılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince davalı ... vekili ile davalı ... vekili ve fer'i müdahil ... vekilinin istinaf başvurularının kabulüne; İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.02.2021 tarihli ve 2020/811 Esas, 2021/119 Karar sayılı kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 22.06.2022 tarihli ve 2021/16425 Esas, 2022/6036 Karar sayılı ilamıyla "Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, dava konusu taşınmazın 1940 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakıldığı, bilahare yapılan aplikasyon ve düzeltme çalışmalarında da bu durumunu muhafaza ettiği ve hiçbir zaman 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışarısına çıkarılmadığı, 1998 yılında da 1956 yılında yapılan tapulama çalışmalarında birlik sınırı dışında bırakıldığı gerekçesiyle genel arazi kadastrosuna tabi tutulduğu ve ...adına tespit edildiği, Hazinece yapılan itiraz neticesinde Eyüp 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/703 Esas ve 2005/148 Karar sayılı kararıyla 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) aranan kazanma koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle Hazine adına tesciline karar verildiği ve hükmün Yargıtayca onanarak kesinleştiği, hükmün onanmasına dair Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 2006/1325 Esas ve 2006/2764 Karar sayılı kararında taşınmazın 1988 yılında yapılan 2/B çalışmalarında orman dışına çıkarıldığına dair ibare yer almakta ise de hiçbir zaman orman sınırları içerisine alınmayan bir taşınmazın orman sınırları dışarısına çıkarılmasının hukuken mümkün olmaması karşısında bu ibarenin taraflar yönünden bağlayıcılığı olmadığı, keza taşınmazın 6292 sayılı Kanun'a göre satışa konu edilmemesi işlemine karşı davacı tarafından açılan davada taşınmazın ormanla ve 2/B uygulamasıyla ilgisi olmadığı gerekçesiyle verilen davanın reddi kararının Danıştay 8. Dairesinin 2016/2123 Esas ve 2018/2030 Karar sayılı kararıyla onandığı, dosya içerisinde bulunan ve taşınmazın 2/B alanında kaldığını gösteren güncelleme listesinin ise dayanağının tespit edilemediği ve 3402 sayılı Kanun'un Ek 4. maddesi uyarınca kullanım kadastrosu yapılmayan bir taşınmaza 2/B sınırları içerisinde kaldığına ve kullanıma dair şerh verilmesi mümkün olmadığına" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. Davacı tarafından Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulması üzerine Anayasa Mahkemesi 1. Bölüm tarafından verilen 13.03.2025 tarihli ve 2022/92131 başvuru numaralı kararıyla "Hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine, kararın bir örneğinin hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesine (2021/1081 Esas ve 2021/1397 Karar) iletilmek üzere İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesine (2020/811 Esas ve 2021/119 Karar) gönderilmesine" karar verilmiştir. Söz konusu karar üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacının tespit öncesi nedene dayalı zilyetlik şerhi verilmesi talebi hakkında 3402 sayılı Kanun'da yer alan hak düşürücü sürenin geçtiği, davacının hak sahipliğinin devraldığını ileri sürdüğü Ramazan Uzgör lehine gerek kadastro tespit çalışmalarında, gerekse güncelleme çalışmalarında verilmiş bir şerh bulunmadığı ve davacının akdi halefiyet iddiasına itibar edilmesinin 6292 sayılı Kanun'un ilgili maddesi uyarınca olmadığı, taşınmazın öncesinin orman olduğu ve ihlal kararında belirtildiği üzere 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı hususlarındaki vakıalar kabul edildiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesinin 2022/92131 başvuru numaralı ve 13.03.2025 tarihli ihlal kararı gereğince, Dairenin 2021/1081 Esas ve 2021/1397 Karar sayılı ve 10.06.2021 tarihli kararı yeniden yargılama yapılmak üzere gönderilmiş olmakla, yeniden yapılan yargılama üzerine, dava konusu ... köyü 1016 parsel sayılı taşınmazın Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı gereğince, öncesi itibarıyla orman vasfında olduğunun, orman tahdit çalışmalarında 2/B niteliğiyle orman sınırları dışına çıkarıldığının ve 2/B arazisi olduğunun tespitine, davacının tespit öncesi eklemeli zilyetlik nedenine dayanan zilyetlik şerhi verilmesi talebinin 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesi uyarınca hak düşürücü süreden reddine, davacının 05.11.2012 tarihli ve ... yevmiyeli muvafakatnameye dayalı kullanımında olduğunun tespiti ve zilyetlik şerhi verilmesi talebinin esastan reddine, karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hak düşürücü sürenin dolmadığını, taşınmaz Hazineye ait olmasa bile taşınmaz üzerine zilyetlik şerhi verilebileceğini ve taşınmazın kendi kullanımında olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın hukuken orman ve 2/B alanı olmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; önceki Mahkeme kararının kesin hüküm teşkil etmediğini ve kararın hatalı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 4. Fer'i müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın hukuken orman veya 2/B alanı olmadığını ve özelleştirme kapsamına alındığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmazda davacı yararına 2/B ve zilyetlik şerhi verilip verilemeyeceğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili, davalılar Hazine, ... vekilleri ile feri müdahil ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve ...'ndan harç alınmasına yer olmadığına, Davacı ... ve davalı ...Üretim ve Ticaret Anonim Şirketine ait 732,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2026/855, K. 2026/2651, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2026-855-e-2026-2651-k-7bb7959987ac