Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/778 E. 2026/2539 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/778
Karar No
2026/2539
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/797 E., 2025/441 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 9. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/335 E., 2017/174 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ...Mahallesi çalışma alanında bulunan 281 95... parsel sayılı taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesine göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda Ek-4 madde uyarınca yapılan çalışma sonucunda taşınmazın "....oğlu ... kullanımında" olduğuna ilişkin şerh düşüldüğünü ancak, taşınmazın bulunduğu bölgelere yönelik hiç kimsenin kullanımında olmayan fundalık, makilik, taşlık alanların şahıslar tarafından kullanıldığına yönelik gerçeğe aykırı tutanak tanzim edilmesiyle ilgili Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/11148 Esas sayılı dosyasında soruşturma başlatıldığını, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazın davalı adına yapılan zilyetlik tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararı ile ‘’... Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu taşınmazın bitki örtüsü, toprak ve topoğrafik yapısı itibarıyla Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden (çalılık, taşlık, kayalık) olduğu, toprak yapısı, toprağın homojenliği, bitki örtüsü topraktaki bitki kök ve parçalarının ayrışma durumu topoğrafik yapısı gözönüne alınan taşınmazın genel olarak imar-ihyasının yapılmadığı, parselin tamamının sürülmediği, tarım yapılmadığı 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun öngördüğü zilyetlik koşullarının gerçekleşmediği, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu bilirkişice belirlenmiş olduğundan ayrıca dava konusu yerin zilyet edildiğine ilişkin taşınmaz üzerinde emare bulunmamış olması, imar-ihyada edilmemiş olması ..." gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydında yer alan kullanım şerhinin silinmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "...somut olayda davacı Hazine, 6292 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra 08.07.2014 tarihinde, kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki kullanıcı şerhinin terkini istemiyle dava açtığından, dolayısıyla Hazine tarafından 2/B kapsamında olan bu taşınmaz hakkında 6292 sayılı Kanuna göre işlemler sonuçlanıncaya kadar dava açılması mümkün bulunmayıp, bu husus yargılama süreci boyunca davalılar vekilince sunulan cevap dilekçesi ve sonrasında sunulan dilekçelerde de belirtildiği halde İlk Derece Mahkemesince 6292 sayılı Kanun'un 9/2. maddesi gözönüne alınarak dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı gerekçeyle kabul kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu...’’ gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ve İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde bulunan kullanıcı şerhinin iptalinin istenip istenilmeyeceğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup dava Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2026/778, K. 2026/2539, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2026-778-e-2026-2539-k-bbbbc9f2e398