Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/2604 E. 2026/3399 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2604
- Karar No
- 2026/3399
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/157 E., 2026/28 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/115 E., 2023/154 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Antalya ili ... ilçesi ... (eski ...) Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a ve Ek-1 maddeleri uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, tapuda davalı Hazine adına kayıtlı bulunan eski 1962, 19 66... parsel sayılı sırasıyla 4.038,00 m², 7.553,00 m² ve 462,00 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, yeni 306 79... parsel, 306 79... ve 306 49... parsel numaralarıyla ve tapu kaydındaki yüzölçümleriyle tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Antalya ili ... ilçesi .../... Mahallesinde bulunan 306 79... (eski 1966), 306 79... (eski 1962), 306 49... (eski 3874) parsel sayılı taşınmazların eklemeli olarak 60 yıldan beri müvekkili tarafından imar-ihya edilerek, üstün emek ve para sarf edilmek suretiyle ekonomik amacına uygun olarak malik sıfatıyla kullanılageldiğini, taşınmazın esas malik olarak müvekkili adına tespit görmesi gerekirken Hazine adına tespitinin yapıldığını, taşınmazların evveliyatının 2/B vasfında Hazine adına orman dışına çıkarılan yerlerden olduğunu, ancak çalışmalar sırasında 2/B vasfı dikkate alınmadan Hazine adına tespit gördüğünü, itiraz olunan askı tutanağında müvekkilinin kullanıcı ve zilyet olduğunu, bu konuda bir tespit yapılmadığını, anılan taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ve müvekkili adına tapuya tescilini, mümkün olmadığı takdirde dava konusu taşınmazların 2/B vasfında Hazine adına orman dışına çıkarılan yerlerden olduğunun tespitiyle, dava konusu edilen bu taşınmazlarda müvekkilinin zilyet ve kullanıcı olduğunun tespitini ve tapu kaydının beyanlar hanesine bu hususun şerh verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu edilen ve Hazine adına kayıtlı taşınmazlar üzerinde 3402 sayılı Kanun'un Ek-1 maddesi uyarınca sayısallaştırma çalışmasının yapıldığını, taşınmazlarla ilgili gerçekleştirilen kadastro sayısallaştırma işlemine yönelik davada, taşınmazlara malik olmayan davacının taraf sıfatının bulunmadığını, davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, yapılan çalışmaların tapulama veya kadastro sonucu üretilen sayısal nitelikte olmayan haritalar ile bunlar üzerinde yapılan değişiklik işlemleri sonucu oluşan haritaların sayısallaştırılması, teknik hataların düzeltilmesi ve sayısallaştırma işlemine yönelik olduğunu, bu çalışmaların yeni bir kadastro çalışması olmadığını, çalışmalarda, parsel maliklerinin veya parsellerin niteliğinin değiştirilmediğini, askı ilanına karşı açılacak davalarda sadece yapılan çalışmanın Kanun ve ilgili yönetmeliğe uygun olup olmadığının incelenebileceğini, dava konusu edilen 1962 parsel sayılı taşınmazın, Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/426 Esas ve 2015/534 Karar sayılı kesinleşmiş kararıyla orman vasfıyla Hazine adına; 1966 parsel sayılı taşınmaz, Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/636 Esas ve 2019/714 Karar sayılı kesinleşmiş kararı ile orman vasfıyla Hazine adına; 3874 parsel sayılı taşınmaz, Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/88 Esas ve 2004/422 Karar sayılı kesinleşmiş kararıyla orman vasfıyla Hazine adına tescil edildiğini, orman niteliğindeki taşınmazların özel mülkiyete konu edilemeyeceğini, orman niteliğindeki taşınmazlar üzerinde zilyetlik tespiti yapılmasının da hukuken mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "...dava konusu 3874 parselin geldisinin ... Mahallesi 849 parsel sayılı taşınmaz olduğu, bu taşınmaza ilişkin Orman İdaresi tarafından açılan davanın Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/ 88... /422 Karar sayılı ilamıyla taşınmazın tapu kaydının iptaliyle bir bölümünün orman vasfıyla, bir bölümünün ise 2/B alanında kaldığından tarla vasfıyla Hazine adına, bir bölümünün ise, gerçek kişiler adına tesciline karar verildiği, orman vasfıyla karar verilen 462 m² bölümün infazı yapılarak 3874 parsel numarası verildiği anlaşılmıştır. Dava konusu 1962 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılar tespite itiraz davası Antalya Kadastro Hakimliğinin 1989/9 12... /792 Karar ve 1966 parsel sayılı taşınmaz hakkında Antalya Kadastro Hakimliğinin 1989/9 11... /791 Karar sayılı ilamyla taşınmazların tespitteki gibi Hazine adına karar verilmiş ve dosyalar kesinleşmiştir. Daha sonradan Orman İdaresi tarafından ... 1962 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan kullanıcı belirtmelerinin iptali istemi Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/4 26... /534 Karar sayılı ilamıyla ve yine ... 1966 parsel sayılı taşınmaz için açılan davada Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/6 36... /714 Karar sayılı ilamıyla taşınmazların kullanıcı şerhlerinin iptaliyle ve orman vasıfları ile tesciline karar verilmiş ve dosyalar kesinleşmiştir. Dava konusu taşınmazların tapu kaydı incelendiğinde orman vasfıyla Hazinenin malik olduğu görülmüştür. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin de 06.05.2013 tarihli ve 2013/42 18... /4888 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 22/a çalışmasına itiraz davası açma ehliyeti taşınmazın malikine ait olup; dava konusu taşınmazların mülkiyeti davacıya ait bir yer olmadığından, davacının Ek-1 madde gereği çalışmalara itiraz etmesinde aktif dava ehliyeti bulunmadığı, davacının taşınmazın tesciline ve kullanıcı şerhi verilmesine yönelik istemi yönünden ise 3402 sayılı Kanunun Ek-1 maddesi gereğince yapılan çalışmalarda mülkiyete yönelik iddiaların kadastro mahkemesinde dinlenemeyeceğinden Mahkememizin görevsiz olduğu..." gerekçesiyle davacının 3402 sayılı Kanun'un Ek-1 maddesi gereğince yapılan çalışmaya itirazının aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, mülkiyete yönelik isteminin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde verilen karar usul ve kanuna uygun olup istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği..." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddine karar verilirken eksik inceleme yapıldığını, mahallinde keşif yapılmadan ve sundukları deliller toplanmadan karar verildiğini, dava konusu taşınmazların hukuki ve fiili niteliklerinin tespiti için mahallinde keşif yapılmasının, tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarının alınmasının, teknik bilirkişilerin görüşlerine başvurulmasının zorunlu olduğunu beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların bulunduğu Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kanun'un Ek-1 maddesi uyarınca yapılan kadastro tespitine itiraz davasında, davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı, davacının mülkiyet talebi yönünden Kadastro Mahkemesinin görevli olup olamadığı hususlarına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Davacının yatırmış olduğu 732,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.