Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1537 E. 2026/3400 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1537
Karar No
2026/3400
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/337 E., 2025/36 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/529 E., 2024/40 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Eskişehir ili ... ilçesi ... Mahallesinde 1953 yılında yapılan tapulama çalışmaları sonucunda, 1107 parsel sayılı 171.480,00 m² yüzölçümlü taşınmaz, köyün kuruluşundan beri mera arazisi olduğu ve köylü tarafından kamu orta malı olarak kullanılageldiği gerekçesiyle mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline kaydedilmiştir. Yörede 2019 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi gereği yapılan kadastro çalışmaları sonucunda taşınmazın 171.311,09 m² yüzölçümüyle yeni 3 81... parsel numarasını aldığı, 08.06.2018 tarihli mera komisyon kararı ile taşınmazın 2.839,23 m² yüzölçümlü kesiminde içme suyu deposu ve içme suyu hattı olarak kullanılmak üzere tahsis amacı değişikliği yapıldığı ve 3 81... parselin 05.12.2019 tarihinde ifraz edilerek 3 81... , 30... parsellere ayrıldığı, 3 81... ve 30 parsel sayılı sırasıyla 164.036,60 m² ve 4.435,26 m² yüzölçümündeki taşınmazların mera özel sicilinde kayıtlı olduğu, 3 81... parsel sayılı 2.839,23 m² yüzölçümündeki taşınmazın, ham toprak vasfıyla Hazine adına tapuya tescil edildiği anlaşılmıştır. Yörede 1946 yılında yapılıp 1948 yılında ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun hükümleri uyarınca yapılan 2013 yılında ilan edilen 3116 tahdidinin aplikasyonu, sınırlandırma sırasında orman olduğu halde orman sınırları dışında kalan ormanların kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır. 2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Eskişehir ili ... ilçesi ... Mahallesi 3 81... , 30... parsel sayılı taşınmazların kesinleşen orman sınırları içinde kaldığını, eylemli durumları itibarıyla üzerilerinde orman örtüsünün bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazların tapu kayıtlarının iptaline, orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline ve beyanlar hanesindeki şerhlerin silinmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu uyuşmazlığın Orman İşletme Müdürlüğü ile Hazine arasında olduğunu, müvekkili Belediye açısından davanın husumet yönünden ve zamanaşımı bakımından reddine karar verilmesini, taleplerinin İlk Derece Mahkemesince kabul edilmediği takdirde esas bakımından davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; öncelikle zamanaşımı itirazlarının olduğunu, süresi içerisinde açılmayan davanın reddinin gerektiğini, 3 81... parsel sayılı taşınmazın 3 81... (1107) numaralı mera parselinden valilik oluru ile içme suyu deposu ve içme suyu hattı olarak kullanılmak üzere ifrazı yapılan ham toprak vasıflı bir taşınmaz olduğunu, orman vasfının bulunmadığını, taşınmazın mera olarak kullanıldığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun gereği dahil edildikleri davada ve alınan bilirkişi raporlarında aleyhe olan hususları kabul etmediklerini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporları doğrultusunda dava konusu taşınmazların orman sınırları içinde kaldığı ve orman vasfında bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 3 81... , 30... parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptaline ve taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların 30.12.2013 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu sırasında orman sınırları içine alındığı, orman tahdidi iptal edilmedikçe tahdide göre karar verilmesi gerektiği ve davalılar tarafından orman tahdidinin iptali davası açtıklarına dair beyan ve iddiada bulunulmadığına göre İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve esas yönünden kanuna aykırılık olmadığı gerekçesiyle davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; 3 81... parselin valilik oluruyla içme suyu deposu ve içme suyu hattı olarak kullanılmak üzere tahsisi yapılan ham toprak vasıflı bir taşınmaz olduğunu, taşınmazların kadim mera olduğunu, orman olmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların mera olduğunu, orman olmadığını, kamunun menfaati yönünden derin araştırma yapılması gerektiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3 81... , 30... parsel sayılı taşınmazların orman sınırları içerisinde yer alıp almadığı, taşınmazların orman vasfının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/1537, K. 2026/3400, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-1537-e-2026-3400-k-7dba24b4c441