Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/996 E. 2026/9865 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/996
- Karar No
- 2026/9865
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2012 Esas, 2025/1997 Karar KARAR : Esastan ret
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 23 15... parsel sayılı taşınmazdan ifrazen oluşan 18 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında okul alanında kaldığını, taşınmaza davalı idarece kamulaştırmasız el atıldığını ileri sürerek tazminatın davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçelerinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, dava konusunun imar planından kaynaklı tazminat davası olduğunu, parselin mülkiyetinin Maliye Hazinesi olduğunu, dolayısıyla davanın husumetinin kendilerine yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu, belediyenin kanun gereği kop parsellerini ayırması gerektiğini, kop parseli olmasa bile tazminatın belediyeden talep edilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddi gerektiğini, dava konusu işlemin idarece yapılmadığını, davanın ilgili ... Belediye Başkanlığına karşı açılması gerektiğini, husumete yönelik itirazlarının yerinde görülmemesi halinde davacı tarafından usulüne uygun olarak idareye uzlaşma başvurusunun bulunmadığını, dava konusu parsel kop parseli olmasa bile dava konusu tazminatın haksız düzenlemeden dolayı kanun gereği ilgili Belediye Başkanlığından talep edilmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, ayrıca davacının faiz talebinin yersiz olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvuruda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmaza, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında okul/eğitim alanında bırakılması sureti ile davalı idare tarafından hukuki olarak el atıldığı, dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu, bilirkişi heyetince emsal karşılaştırması yapılarak taşınmazın değerinin hesaplandığı, arsa vasfındaki taşınmaz için metrekare birim bedelinin 2.165,01 TL olarak bulunduğu, bilirkişi raporu ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza uygun emsal taşınmaz gözetilerek ve bilimsel yolla değer biçilmesinin yerinde olduğu, netice itibariyle metrekare birim değeri olarak 2021 dava yılı için 2.165,01 TL'nin tespit edilip bedelinin ve davacıların hissesinin hesaplanması, ıslah dilekçesi dikkate alınarak ıslah edilen bedel üzerinden davanın kabulüne ve bu bedele dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, dava konusu taşınmazdaki davacıların murisi adına kayıtlı hissesinin iptali ile Maliye Hazinesi adına tesciline karar verilmesi uygun bulunduğu, dosya arasında alınan davalı idareye ait 13.01.2023 tarihli yazı cevabında davaya konu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında eğitim alanı olarak ayrılması için ilgili Belediye Başkanlığına talepte bulunduğu anlaşılmakla Yargıtay 5.Hukuk Dairesi içtihatlarına göre bu halde davalı idarenin sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik görülmediği, İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan hükmün ve yapılan yargılamanın usul ve kanuna, Yargıtay yerleşik içtihatlarına uygun olduğu gerekçesi ile davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; İstinaf dilekçesinde bulunan hususları tekrar ederek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz değerinin tespit edilmesi ve idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin sorumlu davalı idareden tahsili ile davacı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davacı adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.