Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/17 E. 2026/4029 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/17
Karar No
2026/4029
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1332 E., 2025/1517 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ünye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/91 E., 2024/176 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım Kadastrosu sonucunda, Ordu ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 81... parsel sayılı 4.145,31 m² yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı, 1/5 hissesi ..., 1/5 hissesi ..., 1/5 hissesi ..., 1/5 hissesi ... ve 1/5 hissesinin ...'ın 2007 yılından beri kullanımında olduğu şerhi yazılarak fındık bahçesi vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; 1 81... parsel sayılı taşınmazın ...'ın zilyetliğinde iken çocuklarının kullanımında olduğu beyanlar hanesine şerh edilerek, Hazine adına tespit edildiğini, davalıların, davacının anne farklı baba bir olan abisi ...'ın çocukları olduğunu, ...'ın ise ..'ın eşi olduğunu, dava konusu taşınmazın davacının murisi olan babası ... tarafından ormandan açılarak ve fındık dikilerek kullanıldığını, davacının da dava konusu taşınmazın ihyası döneminde çalıştığını, davacının babasının taşınmazı ölene kadar kullandığını, dava konusu taşınmazın ...'a ait olmadığı gibi davalılara intikalinin de söz konusu olmadığını, taşınmazın muris ...'ın mirasçılarına köy büyükleri tarafından bölündüğünü ancak ...'ın taşınmazı davacıya kullandırmadığını, taşınmazın halihazırda davacının kardeşi ... tarafından kullanıldığını belirterek, dava konusu 1 81... parsele yönelik kadastro tespitinin iptaline, taşınmazın veraset ilamı oranında davacının kullanımında olduğunun beyanlar hanesine şerh edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; Hazine aleyhine açılan davanın husumetten reddi gerektiğini, 2/B çalışmalarının orman komisyonu tarafından, zilyetlik tespitlerinin komisyon tarafından yapıldığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, 2/B çalışmalarının yasal mevzuata uygun yapıldığını, Hazine aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... ve arkadaşları vekili cevap dilekçesinde; davacının aynı vasıf ve mahiyette Ünye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/30 Esas sayılı dosyasıyla dava açtığını, davanın reddedildiğini, davacının iddialarının asılsız olduğunu, davanın görevsiz Mahkemede açıldığını, görevli Mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, davacının tek başına dava açamayacağını, tüm mirasçıların birlikte dava açması gerektiğini, davacının dava değerini düşük gösterdiğini, eksik harcın tamamlanması gerektiğini, davacının, miras bırakanın ikinci eşinden çocuğu olduğunu, davacının ikinci eşi olan ...'nun murisin evinde yaşamadığını, murisin bağında, bahçesinde emeği ve çalışmasının da olmadığını, dava konusu taşınmazın imar-ihyasında davalı ... ve murisin ilk eşinden olan çocuklarının emeği olduğunu, taşınmazın etrafını ...'in ihya ettiğini, sınırlarını belirlediğini, davacı ... ve annesi ...'nun bu yerde hakkı olmadığını, davacının annesi ile birlikte yaşadığını, babasının evine hiç gelmediğini, murisin 1994 yılında vefat ettiğini, davanın ise 29 yıl sonra açıldığını, davacının tapulu arazilerden hakkını aldığını, 2/B niteliğinde taşınmazın davaya konu edilemeyeceğini, davacının itirazının zamanaşımı ve hak düşürücü süreye uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazın kök muris ... tarafından intikal ettiği, (tanık ..., tanık ... beyanı) kök murisin mirasının taksiminin erkek çocukları olan ... ve ... arasında yapıldığı diğer iki çocuk ... ve davacı ...'nın taksime katılmadığı (tanık ..., tanık ...) davalıların dava konusu taşınmazdaki kullanımının uzun yıllara dayandığı, kök murisin vefatıyla davalıların murisi olan ... ve sonrasında çocukları tarafından kullanıldığı, kadastro geçtiği zamanda da davalıların kullanımda olduğu (tanık ..., tanık ..., tanık ..., mahalli bilirkişi... ve ...) davacı ...'nın davalıların 25-30 yıllır süren kullanımına karşı çıktığına dair dosyada bilgi belge olmadığı, taraflar arasında mirasın kullanımına ilişkin bir anlaşmazlık olmadığı, davalıların fiili kullanımının kök muris ... terekesi adına sürdürdüğüne dair dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, ayrıca kök muris ...'ın diğer mirasçılarının da bu hususa dair itirazının olmadığı, kadastro geldiği sırada davalıların uzun süren kullanımının olduğu, dava konusu taşınmazın 2/B arazisi olması da dikkate alındığında yukarda yazılı Yargıtay kararı doğrultusunda da davalıların fiili kullanımının esas alındığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, Mahkemece yapılan keşifte alınan mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından taşınmazların davalılar tarafından ekonomik amaca uygun şekilde kullandığının anlaşılmasına göre, Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, tanık olarak dinlenen ...'ın davalı ...'ın babası bir kısım davalıların ise dedesi olduğunu ve tanığın bu durumu gizlediğini, tanığın yakın akraba olması nedeniyle yalan beyanda bulunduğunu, tanığa yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını, Mahkemece tanığın çelişkili beyanlarına rağmen taşınmazın iki erkek kardeşe bölündüğünü kabul ettiğini, Mahkemenin gerekçesinde tanık beyanına hangi sebeple üstünlük tanıdığını açıklamadığını, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları ile taşınmazın ortak muristen geldiğinin anlaşıldığını, davalıların, davacının tapulu yerlerden hakkını aldığını beyan ederek davacının miras gelen taşınmazlardan bulunan hak istemini ve dava konusu taşınmazda yer alan kullanımın terekeden kaynaklandığını kabul ettiklerini, davalıların taşınmazı mirastan dolayı kullanmadıklarını ve şahsi kullanımları olduğu iddiasında da bulunmadıklarını ancak imar-ihya savunmasında bulunduklarını, davanın reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacının kullanım hakkının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2026/17, K. 2026/4029, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2026-17-e-2026-4029-k-ee4534025110