Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/1475 E. 2026/2526 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1475
Karar No
2026/2526
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2191 E., 2025/1779 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/210 E., 2024/333 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı vekalet ücretine yönelik olarak davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı ... dava dilekçesinde; ...Mahallesi 7 23... parselin kuzeyi ile 7 22... parselin batı kısmında bulunan, yaklaşık 2.000,00 m² yüzölçümündeki tarla vasfındaki dava konusu taşınmazın tapuya kayıtlı olmadığını, dava konusu taşınmazın 2014 - 2015 yılında yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması dışında kaldığını, orman vasfı taşımayan yerlerden olduğunu, bu taşınmazı yıllardır kendisinin ekip, biçip ve dikmekte olduğunu, ıslah ettiğini, taşınmazın içinde kendisinin diktiği ve yetiştirdiği genç - yaşlı muhtelif yaşlarda ağaçlar olduğunu, 2018 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığının lehe düzenlemiş olduğu İmar Barışı Kanunu'nun 13. maddesi gereği bedelini ödemek kaydıyla anılan taşınmazı tescil ettirmek için başvuruda bulunduğunu, 2018 yılından bu yana düzenli olarak yüksek masraflar ederek anılan taşınmazda ıslah ve düzenleme çalışması yaptığını ve halen yapmaya devam ettiğini ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşulları oluştuğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesinde sayılan imar ve ihya edilerek kazanılacak yerlerden olmadığını, ayrıca ilgili taşınmazın imar ve ihya edilerek kazanılacak yerlerden olsa bile imar ve ihyasının henüz tamamlanmadığını, tamamlandığı farz edilse dahi tamamlama zamanından itibaren işleyecek zamanaşımı süresinin dolmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun anlaşılması halinde zilyetlikle kazanma koşulları araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 3. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; ...Mahallesinde orman kadastrosunun 09.05.1985 tarihinde kesinleştiğini, dolayısıyla öncelikle dava konusu taşınmazın orman tahdidi içinde kalıp kalmadığının tespit edilmesinin gerektiğini ve dava konusu taşınmaz yönünden imar ihya ile kazanım koşullarının gerçekleşmediğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tescilini talep ettiği (A) harfi ile gösterilen toplam 2.526.78 m²lik alanın, imar uygulaması öncesi 2 06... , 7 ve 8 numaralı parseller olarak tescilli iken 2015 yılında yapılan imar uygulaması sonucu park olarak bırakılan alanda kaldığı, bu durumda dava konusu taşınmazın tescilli bir alan iken, imar uygulaması sonucu tescile tabi olmayan park alanı haline geldiğini ve bu alanın tekrar tescilinin mümkün olmadığı gibi dava konusu taşınmazın imar ihyaya muhtaç yerlerden olmadığı, kamu hizmetine özgülenen tapulu taşınmazlardan olduğu, imar ihya ile kazanım koşullarının oluşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın güncel hali ile tescil harici alanda görünmekte ise de, fen bilirkişi raporuna göre, bu yerin 2015 yılında yapılan imar uygulaması sonucu 2 06... , 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazlardan park alanı olarak ayrılması sonucu tescil harici hale geldiği ve bu parsellerin ise 1958 yılında kesinleşen 181, 1 39... parsel sayılı kadastro parsellerinden oluştuğu anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve kanuna aykırı bir husus bulunmadığı gerekçesiyle istinaf edenin sıfatına ve istinaf nedenlerine göre davalı Hazine vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın değerinin 2.596.780,00 TL olarak belirlendiğini ve belirlenen bedel üzerinden davacı tarafça eksik harcın ikmal edilmesine rağmen taraflarına belirlenen dava değeri üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tescil talebinin reddine karar verilen davada, davalı lehine keşifte tespit edilen taşınmaz değeri üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilip edilemeyeceğine ilişkindir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dava, tescil talebine ilişkin olup, bu nitelikteki davalar nispi harç ve nispi vekalet ücretine tabidir. Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) amir hükümleri uyarınca, konusu para ve para ile değerlendirilmesi mümkün olan dava ve işlerde vekalet ücretinin, nispi tarifeye göre saptanması zorunludur. İlk Derece Mahkemesince, vekalet ücretinin mahallinde yapılan keşif sonucu belirlenen ve harcı ikmal edilen dava değeri üzerinden nispi olarak hesaplanması gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve Kanuna aykırı ise de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ve davalı Hazine dışındaki diğer davalıların hükmü temyiz etmedikleri de gözetilerek, 6100 sayılı Kanun'un 370/2. maddesi hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, Davalı Hazine vekilinin (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (3) numaralı "3-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine," bendinin hükümden çıkartılarak yerine; "3-Davalı Hazine kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 66.084.75 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Hazineye verilmesine, davalılar ..., ... ve ... kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 13.425,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak ..., ... ve Alanya Belediye Başkanlığına verilmesine" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2026/1475, K. 2026/2526, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2026-1475-e-2026-2526-k-e5f0dc24fdc6