Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/673 E. 2026/1020 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/673
Karar No
2026/1020
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/891 E., 2025/1621 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/837 E., 2022/221 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı banka vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi ile davalıya kullandırılan nakdi ve gayri nakdi kredi borcunun ödemesi üzerine 07.12.2018 tarihli ihtarı ile borcun istendiğini, davalı hakkında 10.12.2018 tarihinden geçerli olmak üzere 3 ay süreyle geçici mühlet kararı verildiğini, müvekkilinin 08.01.2019 tarihli dilekçesi ile konkordato davasına müdahil olduğunu, 29.07.2019 tarihli dilekçe ile 3.779.087,29 TL nakdi ve 60.800,00 TL gayrinakdi alacağın kaydı talebinde bulunduğunu, bu alacağın 143.769,81 TL'sinin davalı tarafından kabul edildiğini, kalan kısmının ise kabul edilmediğini ileri sürerek, şimdilik faiz ve masraflar hariç olmak üzere 416.522,08 TL nakdi ve 60.800,00 TL gayri nakdi alacağın tespitine, tespit edilen miktarın konkordato koşullarına uygun olarak ödenmesine, konkordatonun ortadan kalkması halinde alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkete ilişkin 10.12.2018 tarihinde geçici mühlet kararı verildiğini, müvekkili şirketin projesinin geçici mühlet tarihindeki anapara borçlarını ödemeye yönelik olduğunu, ayrıca faizsiz ve vadeli olduğunu, bu nedenle işlemiş faiz ve ferilerinin kabulünün mümkün olmadığını, davacı şirketin sunduğu kredi ekstresi incelendiğinde; 06.12.2018 tarihli 110.000,00 TL'lik çek bedelinin düşülmediğini, tedbir tarihinden sonraki dönem için kredi borcundan mahsup-takas işlemleri yapıldığını, faiz işletildiğini, oysaki nakdi 3.328.342,19 TL alacağın rehinle teminat altına alınmamış olduğundan faiz işletilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin 10.12.2018 tarihi itibariyle anapara borcunun 3.438.315,00-110.000,00-TL = 3.328.315,00 TL olduğunu, müvekkilinin davacı bankaya 30.000,00 USD ile 3.024.572,38 TL'lik çekleri verdiğini ve bunların bedelinin tahsil edildiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket hakkındaki geçici mühlet karar tarihinin 10.12.2018 tarihi olduğu, davacı bankanın alacağı rehinle teminat altına alınmadığından adi alacak niteliğinde olduğu, geçici mühlet tarihinden sonra faiz işletilmesinin mümkün olmadığı, bilirkişi heyetince taraf kayıtları üzerinde yapılan inceleme ile geçici mühlet tarihi itibariyle davacı bankanın alacaklı olduğu tutarın 3.718.287,29 TL olduğunun tespit edildiği, geçici mühlet süresince tahsil edilen çek bedelleri toplamının 3.294.679,38 TL olduğu, kalan alacak tutarının 423.607,91 TL olduğu, 143.769,81 TL'nin ise konkordato nisabında daha önce kabul edildiği, buna göre davacı bankanın bakiye alacağının 279.838,10 TL olduğu, diğer taraftan davacı banka gayri nakdi risklerden kaynaklı alacak talebinde de bulunmuş ise de gayri nakdi riskin nakde dönüşmediği gibi alacağın varlığı ve miktarını ispata yarar bir delil de bulunmadığından davacı bankanın bu kaleme yönelik alacak talebinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davacı bankanın 279.838,10 TL alacağının bulunduğunun tespiti ile bu miktarın projeye dahil edilmesine ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin alacağının 416.522,08 TL olduğunu, bu miktar üzerinden hüküm kurulması gerektiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin kabul ve ret oranına göre paylaştırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, gayri nakdi alacak talebine konu çeklerin ne zaman nakde dönüşeceği belirsiz olduğu ve riskin devam ettiğini, çeklerin iadesinin ya da çek bedelinin depo edilmesi gerektiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İcra ve İflas Kanunu'nun 308/b maddesi uyarınca çekişmeli alacağın tespiti ile konkordato projesine eklenmesi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/673, K. 2026/1020, T. 25.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2026-673-e-2026-1020-k-0a5409663ad7