Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4717 E. 2026/2556 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4717
Karar No
2026/2556
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1528 E., 2024/1088 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2018/23 E., 2021/46 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. .....Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 233 parsel sayılı 6.875 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1 16... parsel numarasıyla ve 6.079,87 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 232 parsel sayılı 8.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1 16... parsel numarasıyla ve 8.006,82 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 234 parsel sayılı 11.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1 16... parsel numarasıyla ve 11.291,79 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 239 parsel sayılı 7.500,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1 16... parsel numarasıyla ve 7.345,28 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 240 parsel sayılı 7.750,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 1 16... parsel numarasıyla ve 8.240,29 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 241 parsel sayılı 8.250,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 1 16... parsel numarasıyla ve 9.824,47 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında müvekkiline ait eski 233 (yeni 1 16... ) parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün azaldığını, azalmanın eski 232 (yeni 1 16... ) parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığını ileri sürerek, taşınmazın eski yüzölçümü ile adına tescilini talep etmiş; yargılama sırasında eski 234 (yeni 1 16... ), eski 239 (yeni 1 16... ), eski 240 (yeni 1 16... ) ve eski 241 (yeni 1 16... ) parsel sayılı taşınmaz malikleri davaya dahil edilmiştir. II. CEVAP Davalılar ... vekili, ... ve ... ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde; davalılar Hazine vekili, ... vekili ve davalı ... duruşmadaki beyanlarında; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tesis kadastrosu sırasında sınırların zeminde belirgin bir şekilde ayrılmadığı, tesis paftasına itibar olunarak karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu 1 16... , 10... parseller yönünden davanın kısmen kabulüne, 1 16... ve 9 parseller yönünden reddine, 1 16... , 10, 12... parsel sayılı taşınmazların uygulama tespitinin iptaline ve 10.02.2021 havale tarihli bilirkişi kurulu raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 93,50 metrekarelik alanın 1 16... parsel sayılı taşınmazdan, (B) harfi ile gösterilen 78,96 metrekarelik alanın 1 16... parsel sayılı taşınmazdan, (C) harfi ile gösterilen 36,11 metrekarelik alanın 1 16... parsel sayılı taşınmazdan çıkarılarak, 1 16... parsele eklenmesine, bu haliyle; 1 16... parsel sayılı taşınmazın 6.288,45 metrekare yüzölçümü ile 1 16... parsel sayılı taşınmazın 7.913,31 metrekare yüzölçümü ile 1 16... parsel sayılı taşınmazın 8.161,30 metrekare yüzölçümü ile 1 16... parsel sayılı taşınmazın 11.255,68 metrekare yüzölçümü ile ve bilirkişi kurulu raporuna ekli krokideki geometrik şekliyle tapu kütüğüne aktarılmasına, 1 16... ve 9 parsel sayılı taşınmazların uygulama tespiti gibi tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun hükme elverişli olmadığını, dosya içerisinde bilirkişi raporlarında çelişki bulunduğunu, çelişkinin giderilmediğini belirterek ve dilekçesinde yer alan diğer nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili idare bakımından davanın öncelikle husumetten reddi gerektiğini, Mahkemece gerekli araştırma yapılmadan eksik incelemeyle hüküm tesis edildiğini, davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini, Hazine aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanun hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürerek, dilekçesinde yer alan ve resen dikkate alınacak diğer nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davacı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı, uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait eski 233 (yeni 1 16... ) parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün azaldığını ve azalmanın eski 232 (yeni 1 16... ) parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığını ileri sürerek, eski 232 (yeni 1 16... ) parsel maliki ... ve Hazine'yi davalı göstererek dava açmış; yargılama sırasında da eski 234 (yeni 1 16... ), eski 239 (yeni 1 16... ), eski 240 (yeni 1 16... ) ve eski 241 (yeni 1 16... ) parsel sayılı taşınmaz malikleri davaya dahil edilmiştir. Davacıya ait eski 233 (yeni 1 16... ) parsel sayılı taşınmaz çevresinde Hazine taşınmazı bulunmadığı gibi davacı taşınmazında Hazineye ait bir taşınmazdan kaynaklanan azalma olduğu da ileri sürülmemiştir. Somut olayda, davalı Hazineye husumet düşmemektedir. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, davalı Hazine aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, bu yönde karar verilmemesi ve diğer davalıların dava açılmasına sebebiyet vermediklerinden bahisle yargılama gideri ve vekalet ücretinin Hazineye yükletilmesi isabetsiz olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda (V.B.1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (V.B.2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle temyiz olunan, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/4717, K. 2026/2556, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-4717-e-2026-2556-k-85232f825c45