Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/900 E. 2025/4820 K. – Kullanım Kadastro
Konu: Kullanım Kadastrosuna İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/900
- Karar No
- 2025/4820
- Karar Tarihi
- Konu
- Kullanım Kadastrosuna İtiraz
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2851 E., 2024/3138 K. DAVA TARİHİ : 19.08.2022 KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak esas hakkında hüküm kurulması
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/527 E., 2023/247 K.
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ..... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un (7143 sayılı Kanun) Geçici 1. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sonucunda, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 7793 ada 21 parsel sayılı 289,79 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 7143 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi hükmüne tabi tutulduğu ve kullanıcısının tespit edilemediği şerhi yazılarak arsa vasfıyla davalı ..... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın müvekkillerinin fiili kullanımında bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine müvekkilleri lehine kullanıcı şerhi verilmesini istemiştir. Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde; 7143 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi gereğince çalışmaların Kadastro Müdürlüğü tarafından yürütüleceği açıkça belirtildiğinden idari ve hukuki sorumluluğun müvekkili Belediyeye ait olmadığını belirterek, davanın müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle, aksi durumda ise esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişiler ve tanık beyanları ile bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde; dava konusu yerin kullanılmadığı, alınan bilirkişi raporunda hava fotoğrafları incelendiğinde dava konusu taşınmazın 1982 yılından bugüne kadar boş olduğu, taşınmazın, emlak vergi beyanı ve alan bakımından 7793 ada 21 sayılı parsel ile benzerlik göstermekle birlikte satış senedi ekinde özel ifraz krokisi bulunmaması nedeniyle halihazır ve kadastral paftalar açısından değerlendirme yapılamadığı, dava konusu taşınmazın bulunduğu yere isabet edip etmediğinin tespit edilemez nitelikte olduğu, hava fotoğrafları, bilirkişi raporu bir bütün olarak dikkate alındığında davacının kullanımının söz konusu olmadığının sabit olduğu, zilyetlik olgusu davacı tarafça ispat edilemediği, davacı tarafça ispat edilemediğine göre, satış sözleşmesi düzenlenmesinin, emlak vergisi bildiriminde bulunmanın ve ödenmesinin zilyetlik olgusunu göstermeyeceği, kaldı ki bilirkişi raporu ile de açıkça tespit edildiğine göre satış senedinin dava konusu taşınmaza yönelik olup olmadığının tespit edilemez olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "Mahkemece, davacıların fiili kullanımının bulunmadığı, taşınmazın boş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan değerlendirmenin hatalı olduğu, dava konusu taşınmazın etrafının tel örgü ile çevrili olduğu, davacılar tarafından 1988 yılında harici satış sözleşmesi ile satın alındığı, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre taşınmazın davacıların zilyetliğinde bulunduğu, davacılar tarafından dava konusu yer alındıktan sonra inşaat temelinin atıldığı, ancak inşaatın tamamlanmadığı, yapılan keşifte bilirkişi tarafından atılan beton temel kalıntılarının tespit edildiği, davacılara ait satış kaydı ile emlak kayıtlarının dava konusu taşınmazla uyumlu olduğu, dava konusu taşınmazın arsa olarak yatırım amacıyla davacıların fiili kullanımında bulunduğu anlaşılmış olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin doğru olmadığı" belirtilerek, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine, "dava konusu taşınmaz arsa olarak davacılar ....., ....., ..... ve ...mirasçılarının fiili kullanımındadır" şeklinde şerh verilmesine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, davalı ..... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davalı ..... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, .....'nın yatırmış olduğu 615,40 TL perşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.