Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/6843 E. 2026/4100 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6843
- Karar No
- 2026/4100
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1216 E., 2025/2654 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Beykoz Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/40 E., 2024/5 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. İstanbul ili .... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 10 parsel sayılı 1.950,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 23 77... parsel numarasıyla ve 1.818,70 metrekare yüzölçümlü olarak; davalılar adına tapuda kayıtlı bulunan eski 11 parsel sayılı 4.250,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 23 77... parsel numarasıyla ve 4.581,86 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında müvekkiline ait 23 77... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik belirlendiği ve bu eksikliğin davalılara ait 23 77... parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığını ileri sürerek, taşınmaz yüzölçümü eksikliğinin giderilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "bilirkişi heyeti 05.11.2023 tarihli ortak düzenledikleri raporlarında; güncelleme çalışmaları sırasında parsel sınırlarının yukarıda gösterilen ortofoto haritasında görüldüğü gibi sabit ve geçerli sınırlar baz alınarak ölçüm yapıldığı, 23 77... parselin batı tarafındaki dere ile kuzey tarafındaki 8 parselle olan sınırının geçerli sınır olduğu, doğu tarafındaki yine 8 parsel ile olan sınırında taşınmaza giriş ve tel çit bulunmakta olup sabit sınır bulunduğu, güneyinde davalılara ait 11 parsel ile müşterek sınırında ise duvar bulunduğu ve sabit sınır kabul edildiği, davacı ve davalılara ait taşınmazlarda yüzölçümü farklarının teknolojik farklılıktan kaynaklandığı zeminde kullanım durumunda herhangi bir küçülme ve büyüme olmadığı, tesis kadastrosundan itibaren kullanım alanlarının değişmemiş olduğu, güncelleme çalışması yapılırken zeminde kullanılan mevcut sınırların baz alındığı, eski hava fotoğraflarına bakıldığında yenileme kadastrosu sonucunda oluşturulan 23 77... parsel ve davalılara ait 11 parsel çakıştırıldığında eski kullanım sınırları ile uyumlu olduğu, 22/A kapsamının sınırlandırma, ölçüm ve tersimat hatalarını kapsadığı, 23 77... parsel ile davalılara ait 11 parselin müşterek sınırlarının dere tarafında (batısında) 2,69 metrekarelik farkın ilk tesis kadastrosunda yapılan sınırlandırma hatasından kaynaklandığı, ölçüm ve tersimatın sınırlandırma krokisine istinaden yapılmasından dolayı paftaya tersimatın da hatalı olmasına sebep olduğu, 19 70... yılı hava fotoğraflarında davalılara ait 11 parselin, halihazırdaki sabit sınır kabul edilen duvara kadar kullanılıyor olduğu, parselin sınırlarında küçülmeye ve büyümeye uygun sınırlar olmadığı, 23 77... parselin 22/A çalışmasında zeminde kullanıldığı şekilde ve doğal sınırlarına göre tahdit ve tespitinin yapıldığı, zemin durumunun, kadastral ve dijital paftaları ile çakıştırılan sınırlarla uyumlu olduğu tespitleri yapılmış olup, dava konusu 23 77... parselin 22/A çalışmasındaki tescil edilen durumunda değişiklik gerektirecek husus bulunmadığı kanaatine varıldığı rapor edilmiş, davacı taraf yapılan kadastro çalışmasının hatalı olduğu ve sınırların düzeltilmesini talep etmişse de, 3402 sayılı Kanun'un 22. maddesi kapsamında yapılan kadastro çalışmasında hata bulunmadığı denetime elverişli olan bilirkişi raporu kapsamından anlaşıldığı" gerekçesiyle davanın reddine, 23 77... ve 11 parsel sayılı taşınmazların uygulama tespitleri gibi tapuya tescillerine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmaz başında yapılan keşifte mahkeme gözlemi olarak da taşınmazın komşu taşınmazlar ile arasında kullanımdan kaynaklanan sınırı bulunduğu ve sınır üzerinde duvar bulunduğunun gözlemlendiği, dosyaya sunulan 05.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, dava konusu 23 77... parsel ile davalılara ait 11 parsel arasındaki sınırın eski hava fotoğraflarında 1968 yılında net olarak ara sınırın görülmediği, 1970 yılında bilgisayar ortamında, 1973 yılında hem bilgisayar ortamı hem fotoğrafta iki taşınmaz arasındaki sınırın halihazırdaki duvar (sabit sınır) ile uyumlu olduğu, bu kapsamda yenileme kadastrosu sonucunda mevcut duvara (sabit sınıra) uyulmasının isabetli olduğu, davalılara ait 11 parselin arazi yapısı, yenileme kadastrosu ile tescil edilen duvar sınırına kadar bir bütün olarak bahçe şeklinde kullanıldığı, bu tespite göre 22/A çalışması sonucunda 23 77... ve 11 parsel yönünden değişiklik gerektirecek husus bulunmadığının bildirildiği, davacı ve davalılara ait taşınmazlarda yüzölçümü farklarının teknolojik farklılıktan kaynaklandığı, zeminde kullanım durumunda herhangi bir küçülme ve büyüme olmadığı, tesis kadastrosundan itibaren kullanım alanlarının değişmemiş olduğu, güncelleme çalışması yapılırken zeminde kullanılan mevcut sınırların baz alındığı, eski hava fotoğraflarına göre yenileme kadastrosu sonucunda oluşturulan 23 77... parsel ve davalılara ait 11 parsel çakıştırıldığında eski kullanım sınırları ile uyumlu olduğu, 22/A kapsamının sınırlandırma, ölçüm ve tersimat hatalarını kapsadığı, 23 77... parsel ile davalılara ait 11 parselin müşterek sınırlarının dere tarafında (batısında) 2,69 metrekarelik farkın ilk tesis kadastrosundayapılan sınırlandırma hatasından kaynaklandığı, ölçüm ve tersimatın sınırlandırma krokisine istinaden yapılmasından dolayı paftaya tersimatın da hatalı olmasına sebep olduğu, 19 70... yılı hava fotoğraflarında davalılara ait 11 parselin, halihazırdaki sabit sınır kabul edilen duvara kadar kullanılıyor olduğu, parselin sınırlarında küçülmeye ve büyümeye uygun sınırlar olmadığı, 23 77... parselin 22/A çalışmasında zeminde kullanıldığı şekilde ve doğal sınırlarına göre tahdit ve tespitinin yapıldığı, zemin durumunun, kadastral ve dijital paftaları ile çakıştırılan sınırlarla uyumlu olduğu anlaşılmakla, alınan raporun denetime elverişli ve hükme esas alınmasında ve davanın reddine yönelik verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçeleriyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 732,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.