Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/6999 E. 2026/4098 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6999
Karar No
2026/4098
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1446 E., 2025/506 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Elazığ Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/50 E., 2022/28 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Elazığ ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 1458 parsel sayılı ve 10.822 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 07... parsel numarasıyla 11.131,73 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında Hazineye ait 1 07... parsel sayılı taşınmazın paftayla fiili durum arasında farklılık oluştuğunu ve yüzölçümünün eksik belirlendiğini ileri sürerek, yüzölçümü eksikliğinin giderilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Kadastro Müdürlüğü cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "tüm dosya kapsamının yapılan incelemesinde; her ne kadar davacı taraf, dava konusu 1 07... nolu parselin alanının eksik ölçüldüğü, eksik yapılan ölçümün düzeltilmesi gerekçesiyle yapılan yenileme çalışmalarının iptalini talep etmiş ise de; dava konusu parselin bulunduğu ... köyünde tesis kadastrosu 1982 yılında köy yerleşim alanında grafik yöntem kullanılarak meskun alanda ise fotogrametrik yöntem kullanılarak tamamlanmıştır. Dava konusu parselin bulunduğu kısımda bulunan fotogrametrik paftaların konum hassasiyeti 1,5 metre arasında değişmektedir. Dava konusu parselin eski kadastro paftası ile güncelleme kadastro sınırlarının uyumlu olduğu hatta bu üç parselin üç sınırında tamamen eski kadastro pafta sınırının uygulanarak geçerli sınır tipinin oluşturulduğu, diğer bir sınır olan 1 07... numara parselle olan sınırında ise pafta ve zemin uyumu olduğundan emindeki sınırın sabit sınır olarak değerlendirildiği görülmüştür. Dava konusu parselde güncelleme sonrası azalma değil alan artışı olmuştur. Eski 382 numara parsele ait komisyon kararı ve ifraz beyannamesinin olduğu, ... numaralı parselinde 382 numaralı parselin ifraz edilmesi ile oluşturulduğu ve 10.822,00 m² olarak tapuya tescil edildiği, komisyon kararı sonucu oluşturulan ifraz beyannamesinin eski kadastro paftasında işlenmediği, güncelleme kadastrosunda ise ifraz beyannamesinin eski kadastro paftasına işlendiği ve güncelleme kadastrosu ile 1 07... parselde azalma değil artış olduğu, yapılan güncelleme çalışmasının doğru olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş" gerekçesiyle davanın reddine, 1 07... parsel sayılı taşınmazın uygulama kadastro tespiti gibi tapuya tesciline, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "tesis kadastrosuna en yakın 1984 yılı ile 19 94... yıllarına ait hava fotoğraflarının incelenmesinde dava konusu 1 07... parsel sayılı taşınmazın ekili ve dikili olmadığı, sınırlarının oluşmadığı, çevresinde yer alan 1 07... , 22... parsel sayılı taşınmazların ise ekili dikili oldukları ve sınırlarının oluştuğu, dava konusu taşınmazın tespit tarihindeki yüzölçümü 10.822 m² iken yenileme çalışmaları sonrasında 11.131,73 m²'ye yükseldiği, her ne kadar davacı Hazine tarafından taşınmazın önceki yüzölçümünün 18.400 m² olduğu ileri sürülmüş ise de, eski 382 numaralı parsele ait komisyon kararı ve ifraz beyannamesinin olduğu, ... numaralı parselinde 382 numaralı parselin ifraz edilmesi ile oluşturulduğu ve 10.822,00 m² olarak tapuya tescil edildiği, komisyon kararı sonucu oluşturulan ifraz beyannamesinin eski kadastro paftasında işlenmediği, güncelleme kadastrosunda ise ifraz beyannamesinin eski kadastro paftasına işlendiği ve güncelleme kadastrosu ile 1 07... parselde azalma değil artış olduğunun belirtildiği, ziraat ve jeoloji bilirkişilerin ortak raporunda; 1 07... parsel sayılı taşınmazın yenileme kadastrosu sırasında oluşturulan pafta sınırlarının zemindeki doğal ve yapay sınırlarla kısmen uyumlu olduğu, ancak güneyde kısmen ve doğuda komşu bulunan mera vasfı ile tayupa kayıtlı 1 07... numaralı parsel ile zeminde mevcut doğal ve yapay sınır oluşmadığı için yenileme kadastrosu pafta sınırı ile uyumlu olup olmadığının belirlenemediğinin bildirildiği, bu haliyle dava konusu taşınmazın ifraz sonrası yüzölçümünde azalma olmadığı, parsel sınırları oluşmadığından taşınmaz sınırlarının geçerli sınır kabul edilmesinde isabetsizlik olmadığı, bilirkişisi raporlarının yeterli bilimsel ve teknik incelemeye dayalı olduğu da nazara alındığında uygulama kadastrosunda bir isabetsizlik bulunmadığı, yerel Mahkeme kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığı" gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; yetersiz bilirkişisi raporlarına istinaden eksik araştırma ve inceleme neticesinde hüküm kurulduğunu ve hatalı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/6999, K. 2026/4098, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-6999-e-2026-4098-k-862446579219