Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/6554 E. 2026/4096 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6554
- Karar No
- 2026/4096
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2207 E., 2025/1438 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/9 E., 2022/44 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kahramanmaraş ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 1002 parsel sayılı ve 11.250,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz , yeni 2 20... parsel numarasıyla 9.829,54 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... adına tapuya kayıtlı bulunan eski 1003 parsel sayılı ve 7.350,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 2 20... parsel numarasıyla 8.405,19 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında müvekkiline ait 2 20... parsel sayılı taşınmazın kuzeybatı kısmında bulunan yaklaşık 323,06 metrekarelik kısmın ve doğu kısmında bulunan yaklaşık 474,8 metrekarelik kısmın yol olarak bırakıldığını, taşınmazın güneybatı tarafında bulunan yaklaşık 727,14 metrekarelik kısmın da komşu 2 20... parsel sınırları içerisine dahil edildiğini ve müvekkiline ait taşınmazın yüzölçümünün eksik belirlendiğini ileri sürerek, yüzölçümü eksikliğinin giderilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; sınırların tesis kadastrosunda olduğu gibi düzenlenmesine muvafakatlerinin olduğunu savunmuştur. 2. Diğer davalılar, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "komşu 2 20... parsel sahibi davalı ... açılan davayı cevap dilekçesi ile kabul etmiştir. 6100 sayılı HMK'nin 308. maddesi gereğince; kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. Aynı maddenin ikinci fıkrası hükmüne göre; kabul, ancak, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur. Davayı kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur (HMK'nun 311/1). Davalının davayı kabul etmesi ile dava konusu uyuşmazlık sona erer. Bu nedenle, davacının dava konusu 2 20... parsele ilişkin davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmelidir.Somut olayımızda uygulama kadastrosunda tesis kadastro paftası esas alınmamış, sonradan genişletilen güney ve doğu sınırdaki yollar ada raporunda sabit sınır olarak belirlenmiştir. Tesis kadastrosunda farklı şekilde yer alan bir sınırın sabit sınır olarak belirlenmesinin hukuka uygun olduğundan söz edilemez. Kadastro Güncelleme Yönetmeliğinin 4. maddesine göre geçerli sınır (Paftası ile teknik belgelerinde hata bulunmaması halinde bu belgelere göre oluşturulan sınırı...) olarak belirlenmelidir. Bu nedenle yola ilişkin Hazine, .... Büyükşehir Belediyesi ve ... Belediye Başkanlığına karşı açılan davanın kabulü gerekir" gerekçesiyle davacının, davalı ... aleyhine açmış olduğu davanın kabul nedeniyle kabulüne, yola ilişkin davalılar Hazine, ... ve ... aleyhine açmış olduğu davanın kabulüne, 2 20... ve 21 parsel sayılı taşınmazların uygulama kadastro tespitlerinin iptali ile, 09.09.2022 tarihli bilirkişi raporuna Ek-2 tarihli krokide (A) harfi ile gösterilen 727,20 metrekarelik alanın 2 20... parselden alınarak 2 20... parsele eklenmesi, (B) ve (C) harfleriyle gösterilen toplam 800,42 metrekarelik alanların ise yoldan alınarak 2 20... parsele eklenmesi suretiyle, 2 20... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün (8405,19-727,20) 7.677,99 metrekare, 2 20... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün (9829,54+727,20+800,42) 11.357,16 metrekare olarak tapuya tescillerine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazların bulunduğu yerdeki tesis kadastro çalışmasının 30.05.1967 tarihinde fotogrametrik yöntemle yapıldığı anlaşılmış olup, askı ilan süresi içinde açılan eldeki davada Kadastro Mahkemesinin görevli olduğu, Yerel mahkemece dava konusu taşınmazlara ait teknik evraklar, kadastro tutanakları ve tapu kayıtları, tesis kadastro tarihine yakın hava fotoğrafı ve taşınmazları gösteren güncel uydu fotoğrafları celp edildikten sonra yapılan keşif, bilirkişi raporları ve alınan beyanlar incelendiğinde, dava konusu taşınmazlara ait tesis kadastro paftası ile uygulama kadastro paftasının çakıştırıldığı, yapılan uygulamaya göre paftaların çakışmadığı, tesis kadastro paftasına göre davacı taşınmazında kalan ancak uygulama kadastrosu ile davalı taşınmazı ve yol içerisinde gösterilen alanların fen ve harita mühendisi bilirkişi raporunda (A), (B) ve (C) harfleri ile gösterildiği, uygulama kadastro çalışmasında zemine uygulanabilir ve hata tespit edilmeyen tesis kadastro çalışmasının esas alınması gerektiği, tesis kadastro paftasında hata tespit edilmediği ve zemine uygulanabilir olduğu, tesis kadastro çalışmasına en yakın tarihli 1968 tarihli hava fotoğrafları üzerinde yapılan uygulamaya göre de (A), (B) ve (C) harfli alanların davacı taşınmazı içerisinde kaldığının ve dava konusu 2 20... parsel sayılı taşınmazın alanı ile şu anki zemin durumunun örtüştüğünün görüldüğü, tüm bu nedenlerle dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerel mahkeme kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı" gerekçesiyle davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun usul ve kanuna uygun tanzim edilmediğini, müvekkili idarenin dava dosyasına son aşamada dahil edildiğini ve keşfin yokluğunda icra edildiğinden savunma hakkının kısıtlandığını ve uygulama kadastrosu sırasında yol olarak terk edilen taşınmaz bölümü hakkında genel mahkemelerin görevli olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; uygulama kadastrosu çalışmalarının usul ve kanuna uygun yapıldığın ve mahalli bilirkişi beyanlarının da bu doğrultuda olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.