Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/6166 E. 2026/4095 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6166
- Karar No
- 2026/4095
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1297 E., 2025/1468 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/42 E., 2021/403 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sonucunda, İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1 09... parsel sayılı sırasıyla 318,14 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine "6831 sayılı Orman Kanun'u (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve parselin tamamı ve üzerindeki bina 1990 yılından beri ... oğlu ...'in kullanımında olduğu" şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın ecrimisil tespitinde 600 m² olarak geçtiği, ancak kadastro çalışmasında 320 m² olarak eksik tespit yapıldığını, taşınmazın ve önünde yol olarak bırakılan kısmın kendi kullanımında olduğunu ileri sürerek, adına kullanım şerhi tespiti yapılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... vefat etmiş olup ardında eşi davacı ... dışında ... ve ... isimli iki mirasçısı kalmıştır. ... keşifte bulunarak parselin davacı adına beyan verilmesini beyan etmiştir. Diğer davalı ... ise 08.04.2021 tarihinde sunmuş olduğu dilekçe ile davacı adına beyan verilmesini istemiştir. Davalıların ikrarları dikkate alınarak davacının kendi adına beyan verilmesi talebi kabul edilmiştir. Davacının diğer bir talebi olan ve bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 90,61 m²lik kısım yönünden ise alınan rapor neticesinde bu alanın yol olarak kullanılan kısımda kaldığı ve tescil harici bırakılarak herhangi bir parsel adı altında tespite bağlanan bir parsel içerisinde kalmadığı anlaşılmıştır. Kadastro sırasında tespit dışı bırakılan, kadastro tutanağı düzenlenmeyen bir taşınmaz hakkındaki davaya kadastro mahkemelerinde bakılamamaktadır. Bu kısmın davalı parsele dahil edilerek davacı adına kullanım beyanı verilmesine ilişkin talebin genel hukuk mahkemelerinde görülmesi gerekeceğinden bu kısım yönünden görevsizlik kararı vermek gerekmiştir." gerekçesiyle davacının taşınmazın kendi adına beyanlar hanesinde şerh verilmesi talebi yönünden davanın kabulüne; 1 09... parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağındaki beyanlar hanesindeki "parselin tamamı ve üzerindeki bina 1990 yılından beri ... oğlu ...'in kullanımındadır." beyanın iptali ile bu şerhin yerine "parselin tamamı ve üzerindeki bina 1990 yılından beri ... kızı ...'in kullanımındadır." beyanının yazılarak tapuya tespit ve tesciline, davacının diğer bir talebi olan ve 05.10.2021 tarihli bilirkişisi raporunda ekli krokide (A) harfiyle 90,61 m² olarak gösterilen alanın tesciline yönelik kısım hakkında görev yönünden usulden reddi ile mahkememizin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde, talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "somut olayda, 1 09... parselin kullanım kadastrosu çalışmaları sırasında davacının murisi lehine kullanıcı şerhi tespiti yapıldığına, dahili davalıların kararı istinaf etmediğine, esasen davacının dava ettiği yerin yol olarak bırakılıp ölçülmeyen kısımda kaldığı ve bu kısma ilişkin de görevsizlik kararı verildiği anlaşıldığına göre, parselde halihazırda gerçek kişi lehine kullanıcı şerhi mevcut olup davalı Hazinenin de şerhe yönelik istinafında bu sebeple hukuki yararı bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçeleriyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını, eksik inceleme ve araştırma ile hukuka aykırı karar verildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazda davacının kullanım hakkı bulunup bulunmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.