Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/6628 E. 2026/4092 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6628
- Karar No
- 2026/4092
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1346 E., 2025/1481 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/2 E., 2022/218 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Yapılan kullanım kadastrosu sonucunda, İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 1 38... , 1 39... ve 1 41... parsel sayılı ve sırasıyla 1.381.59 m², 15.702.71 m² ve 6.219.48 m² yüzölçümündeki taşınmazların kadastro tutanağının beyanlar hanesine "6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı" ve "işbu taşınmazlar tarla olarak 1989 yılından beri ...'nün varisleri kullanımındadır" şerhi verilerek tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir; bilahare, 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) kapsamında 1 41... parselin 10.12.2013, 1 39... parselin 12.12.20 13... ada 2 parselin 16.12.2013 tarihinde davalı ... adına satışları yapılarak tapuda kayden intikalleri yapılmıştır. 2. Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin miras bırakanı ...'nün vefat ettiğini, 1 38... , 1 39... ve 1 41... parsel sayılı taşınmazlarda 2/B kapsamında tek hak sahibi olduğunu, 6292 sayılı Kanun kapsamında davalının taşınmazları satın almak için tek başına başvurarak mülkiyetini üzerine aldığını, ancak tarafların miras paylarına göre alma hakları bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının müvekkillerinin hisseleri oranında iptali ile bu hisselerin müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların sehven 2/B maddesi gereğince müvekkili adına tescil edildiğini, taşınmazların üzerinde değişen oranlarda ve miktarda müvekkillerinde hakkı olduğunu, anlaşmak istediklerini, davanın sulhen bitirilmesi için taraflarına süre verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava esnasında tarafların sulh oldukları ve sulh protokolü sundukları görülmekle protokolün incelenmesinde; dava konusu taşınmazların taraflar arasında paylı mülkiyet oluşturacak şekilde paylaşıldığı ve bu haliyle tapuya tescilin talep edildiği görülmüştür. Her ne kadar sulh yargılamayı sona erdiren bir işlem olsa da sunulan sulh protokolünün infaza elverişli olması gerektiğinden, İlçe Tarım Müdürlüğüne ve Belediye Başkanlıklarına dava konusu taşınmazların İmar Kanunu madde 18/son ve Toprak Koruma Kanunları uyarınca paylı mülkiyete konu olacak şekilde iptal ve tescile konu edilip edilmeyeceğine dair müzekkereler yazılmış olup, ilgili müzekkere cevaplarında paylı mülkiyete konu olacak şekilde tescilin mümkün olmadığı bildirilmiştir. Yukarıda açıklanan gerekçeler ile tarafların taleplerinin paylı mülkiyete ilişkin olması sebebiyle taşınmazların paylı mülkiyet oluşturacak şekilde tescile konu edilmeleri hukuken mümkün bulunmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacılar tarafından, dava konusu edilen 1 41... , 1 39... ve 1 38... parsel sayılı taşınmazların öncesinde murisleri ...'a ait olduğu halde, davalı tarafça 6292 sayılı Kanun kapsamında adına tescil edildiği sebebi ile tapu iptali ve tescil istemi ile inceleme konusu davanın açıldığı, davalı tarafça sulh için süre talep edildiği, davalı vekilince 07.09.2021 tarihli sulh protokolünün dosyaya sunulduğu, Mahkemece taşınmazın paylı mülkiyete konu olacak şekilde tapu iptal tescilin mümkün olup olmadığının Belediye Başkanlığı ve İlçe Tarım Müdürlüğü'ne sorulmasına karar verildiği, verilen cevaplar üzerine İmar Kanunu'nun 18/son maddesi gereğince taşınmazların paylı mülkiyete konu edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, kararın davacılar vekilince taşınmazların muristen intikal ettiği, iradi satış bulunmadığı belirtilerek istinaf edildiği anlaşılmakta ise de, istinaf incelemesi sırasında dosya arasına alınan dava konusu edilen taşınmazların 6292 sayılı Kanun gereğince davacılarca verilen muvafakatnameler ile davalı ...'a satışının yapıldığı belirlendiği gibi, ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün bila tarih cevap yazısında da paylı mülkiyete konu olacak şekilde tescilinin mümkün olmadığının bildirildiği de nazara alındığında yazılı gerekçe ile verilen kararda isabetsizlik görülmediği" gerekçeleriyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kararın gerekçeden yoksun olduğunu, davalı ile sulh olunduğunu, kurumlardan görüş sormak yerine sulhe göre karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6292 sayılı Kanun uyarınca dava konusu taşınmazın satışı sonucu oluşan tapu kaydının iptalinin istenilip istenilemeyeceğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.